Genç İşsizlik

S. Emre Özcan 11.10.2016

İşsizlik sorununa gençlerin gözünden bakıyor ve işsizlik ile ilgili 15 Temmuz'da yaşanan trajikomik bir hikayeyi paylaşıyoruz.

“İş var da biz mi çalışmıyoruz!”

Günümüz gençlerinin dilinden düşmeyen bir cümle. İşsizlik ile ilgili savunma cümlelerini en çok ebeveynlerine, özellikle de babalarına karşı kullanıyorlar. Daha iyi savunma yapabilmek için daha farklı bahaneler üretiyor ve işsizlik ile ilgili bir konu açıldığı zaman kaçacak delik arıyorlar. Haklılar çünkü sevdikleri, 4-5 yıldır bölümünü okudukları alanlarda çalışamıyorlar. Ülkenin büyük çoğunluğu ya bölüm dışı ya da hiç hazzetmediği bir işte görev yapıyor. Neden mi? Zorunluluktan. Çünkü şartlar böyle gerektiriyor. İşsizlik ve sırf para kazanmak için sevmediği bir işte çalışma durumu yeni mezunlarda, işe yeni başlayacaklarda tedirginlik ve korku uyandırıyor. Bu durum da içlerinde zaten zar zor uyanmış (uyandırılmış!) çalışma hevesini yerle bir ediyor.

Genç İşsizlik

İşsizlik İle İlgili 15 Temmuz Gününe Ait Bir Anı

İşsizlik ve bir işte zorla çalışmayla ilgili tuhaf ve trajikomik bir anım var. Sizlerle paylaşmak istiyorum.

İstanbul’da yaşayan bir arkadaşım altı aydır hiç sevmediği bir ofiste çalışıyor, ne hayallerle girdiği ilk işinde patronlarının kompleksi ve dar görüşlülüğü yüzünden kendi deyimiyle işkence çekiyordu. Ne maaşını zamanında alabiliyor, ne de sigortasını yaptırabiliyordu. Arkadaşım yaşadığı zulme artık dayanamayacağını ve istifasını verip içine düştüğü cehennemden kurtulmak istediğini söylüyordu. Sonunda kesin kararını verdi ve ofisten gerçekten ayrıldı. Artık işsizdi. 3 milyon Türk insanı gibi işsizdi. İşsiz olduğu için memnundu. Ama arkadaşımın istifa ettiği gün 15 Temmuz günüydü. Malum kanlı olayların yaşanacağı ve sonrasında OHAL'in ilan edileceği gün… Olacaklardan habersiz ve çok doğru bir hareket yaptığından sonuna kadar emin arkadaşım beni telefonla aradı ve "geçici işsizliğini" kutlamamız(!) gerektiğini söyledi. Biz de gece olacaklardan habersiz Taksim’de buluştuk ve yemek yiyip bir şeyler içerek geçici işsizliğini sözde kutladık. Arkadaşım artık “tecrübeli” bir eleman olduğu için bir hafta geçmeden kendisini başka bir ofisten arayacaklarını düşünüyor ve işsiz kalma ihtimalini aklına bile getirmiyor, getirmek istemiyordu.

Genç İşsizlik

Ve 15 Temmuz Gecesi...

Sonunda gece oldu ve korkulu, gergin saatler başladı. Arkadaşım bir anlık içgüdüyle bizi sokağa çıkarmış ve eve erzak götürmemiz gerektiğini söylemişti. Böyle bir zamanda üzerindeki soğukkanlı ve ne yaptığını bilen tavrı beni hayli şaşırtmıştı. Çünkü ikimiz de aynı yaştaydık ve ikimiz de ülkedeki son darbeden yaklaşık on yıl sonra doğmuştuk. Ama beni asıl şaşırtan şey, arkadaşımın yüzündeki saklamaya çalıştığı belli belirsiz memnunluktu, kendini biraz daha zorlasa içinde bulunduğumuz durumdan neredeyse mutluluk duyacaktı. Çünkü anne ve babasına karşı bahanesi hazırdı, daha doğrusu artık bir bahane bulmasına bile gerek yoktu. İşsizlik bahanesi ayağına kadar gelmişti. Ülkede ya sıkıyönetim ilan edilecekti ya da olağanüstü hal ve iki durumda da arkadaşım en az bir iki ay boşta kalıp dinlenebilecek ve aradığı işe (bu saatten sonra bulabilirse!) daha rahat bir şekilde girebilecekti. Söylememde yarar var, arkadaşım öyle anarşist ruhlu bir insan da değildi. Demokrasiye önem veren, haksızlığa karşı sonuna kadar mücadele eden bir kişilikti. Ama kendi işiyle (işsizliğiyle!) ilgili sorunu, onu böyle şeyler düşünmeye itiyordu. Arkadaşım ne haklı, ne de haksızdı: Yüz binlerce yeni mezun ve işsiz gibi sadece çaresizdi.

Genç İşsizlik

İşsiz Genç Arkadaşlara Bir Teselli Denemesi

Peki işsizlik ile ilgili bu çaresizliğe nasıl bir çözüm bulunabilir ya da bir çözümü var mı? Hem evet, hem hayır. Hayır dememin nedeni bazı şeylerin bizim elimizde olmaması, sistemin, sektörün ve yokluğun bize istemediğimiz tarz işlerde çalışma zorunluluğu dayatması. Evet, dememin nedeni ise içimdeki umut, daima bir çıkış yolu bulunabileceği umudu - ki ayrıca tüm işsiz genç arkadaşlara ve yeni mezunlara verebileceğim sayılı tesellimden biri... Bence bir süre yapılabilecek en iyi şey, hangi sektör olursa olsun girdiğimiz işte en iyi şekilde çalışmak ve kendimizi güvenceye almak. Kendimizi güvenceye aldıktan sonra da elimizdeki tecrübeyle kendimize daha uygun bir iş bularak nihayetinde mutlu sona ulaşmak...

Örneğin bahsettiğim arkadaşım daha iki ay geçmeden kendine yeni bir iş buldu ve şimdi işinden öyle memnun ki işten kovulur ya da istifa ederse hiçbir kutlama yapmaz sanıyorum…

İşte ikinci tesellim de bu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.