GDO’lar: Transgenik Organizmalar

Amanda Aman 24.06.2016

Bu trans-tehdidin farkında mısınız?

Gerek merak edenler, gerekse GDO'yu savunmaya çalışanlar pek çok soru soruyor. Ben de bunları soru-cevap şeklinde cevaplamaya karar verdim. Nasıl besleneceğiniz konusunda seçim sizin.

Gerek merak edenler, gerekse GDO'yu savunmaya çalışanlar pek çok soru soruyor. Ben de bunları soru-cevap şeklinde cevaplamaya karar verdim. Nasıl besleneceğiniz konusunda seçim sizin.

Canlıların genetiği yıllardır değişiyor. Neden şimdi sorun oldu?

Evrim süresince genetik değişim hep olmuştur. Evrimsel süreçte, insan dahil olmak üzere tüm canlılar genetik değişime uğramıştır. Ancak bu değişim, doğanın seçtiği şekilde, tür içinde ilerlemiş, biyolojinin elverdiği ölçüde gerçekleşmiştir.

Canlıların genetiği yıllardır değişiyor. Neden şimdi sorun oldu?

Evrim süresince genetik değişim hep olmuştur. Evrimsel süreçte, insan dahil olmak üzere tüm canlılar genetik değişime uğramıştır. Ancak bu değişim, doğanın seçtiği şekilde, tür içinde ilerlemiş, biyolojinin elverdiği ölçüde gerçekleşmiştir.

Fakat insan tanrıyı oynamaya çok hevesli. İnsan, algılayamadığı, anlamadığı bir şey ile oynadığının farkında mı? Sonuçlar ortada, olasılıklar yeterince tehlikeli değil mi? Tanrıcılık oynamayı bırakmak için ille gelecek nesillerin zarar görmesi mi gerekiyor? 30’lu yıllarda fiziği teknoloji ile birleştirerek atom bombası üreten Rockafeller’lar, ürettikleri atom bombasından ne kadar gurur duymuşlardır?

Fakat insan tanrıyı oynamaya çok hevesli. İnsan, algılayamadığı, anlamadığı bir şey ile oynadığının farkında mı? Sonuçlar ortada, olasılıklar yeterince tehlikeli değil mi? Tanrıcılık oynamayı bırakmak için ille gelecek nesillerin zarar görmesi mi gerekiyor? 30’lu yıllarda fiziği teknoloji ile birleştirerek atom bombası üreten Rockafeller’lar, ürettikleri atom bombasından ne kadar gurur duymuşlardır?

Bitki klonlamak da genetik değişim. Buna neden karşı çıkılmıyor?

Doku kültürü, bitkiyi tohum yerine dokudan üretmektir. Sağlıklı bitki, hızlı süreç hedeflenilir, üretim tür içinde gerçekleşir. Her ne kadar laboratuvar şartlarında gerçekleşse de organizmalar arası genlerle oynama gibi bir durum söz konusu değildir.

Bitki klonlamak da genetik değişim. Buna neden karşı çıkılmıyor?

Doku kültürü, bitkiyi tohum yerine dokudan üretmektir. Sağlıklı bitki, hızlı süreç hedeflenilir, üretim tür içinde gerçekleşir. Her ne kadar laboratuvar şartlarında gerçekleşse de organizmalar arası genlerle oynama gibi bir durum söz konusu değildir.

GDO’lar: Transgenik Organizmalar
GDO’lar: Transgenik Organizmalar
Görsel: Huffington Post
Görsel: Huffington Post

Tarım ilacına dirençli genetiği değiştirilmiş tohum iyi değil mi? Hem daha az ilaç kullanılır, hem ürünler zarar görmez.

Doğru, herbisitlere direnç kazanması için genetiği ile oynanan trans-soya, pamuk ve mısır zarar görmüyor. Yabani otlar ölürken, diğer ürünlere zarar gelmiyor. Fakat bir süre sonra bu yabani otlar da herbisitlere dirençli hale geliyor. Dolayısıyla daha fazla herbisit kullanmak gerekiyor. Bu zehiri kullanan çiftçi, topraktaki mikroorganizmalar, etrafta yaşayan hayvanlar zarar görüyor, yer altı canlılığı ölüyor. Herbiside toleranslı GDO’lu tohumu üreten şirket ile herbisit üreten şirketin aynı olması, GDO’lara şüpheyle yaklaşmak için yeterli bir sebep değil mi?

Tarım ilacına dirençli genetiği değiştirilmiş tohum iyi değil mi? Hem daha az ilaç kullanılır, hem ürünler zarar görmez.

Doğru, herbisitlere direnç kazanması için genetiği ile oynanan trans-soya, pamuk ve mısır zarar görmüyor. Yabani otlar ölürken, diğer ürünlere zarar gelmiyor. Fakat bir süre sonra bu yabani otlar da herbisitlere dirençli hale geliyor. Dolayısıyla daha fazla herbisit kullanmak gerekiyor. Bu zehiri kullanan çiftçi, topraktaki mikroorganizmalar, etrafta yaşayan hayvanlar zarar görüyor, yer altı canlılığı ölüyor. Herbiside toleranslı GDO’lu tohumu üreten şirket ile herbisit üreten şirketin aynı olması, GDO’lara şüpheyle yaklaşmak için yeterli bir sebep değil mi?

Başka bir örnek; BT-Corn adıyla bilinen genetiği değiştirilmiş mısır. Mısır koçan kurduna karşı, Monsanto tarafından geliştirildi. Değiştirilmiş genleri sayesinde toksin üreten mısır üzerindeki kurtlar ölüyor. Diğer bir deyişle, harici ilaca gerek kalmıyor ve böcek ölüyor. Buraya kadar her şey tamam. Fakat mısır zararlısı başka böcekler için başka ilaçların kullanılması gerekiyor. Ayrıca hedef olmayan diğer organizmalar, örneğin mısır koçanını yiyen diğer hayvanlar da zarar görebiliyor, suya karıştığında sucul böcekler ölüyor, yayılan polenlerle kelebekler heba oluyor.

Başka bir örnek; BT-Corn adıyla bilinen genetiği değiştirilmiş mısır. Mısır koçan kurduna karşı, Monsanto tarafından geliştirildi. Değiştirilmiş genleri sayesinde toksin üreten mısır üzerindeki kurtlar ölüyor. Diğer bir deyişle, harici ilaca gerek kalmıyor ve böcek ölüyor. Buraya kadar her şey tamam. Fakat mısır zararlısı başka böcekler için başka ilaçların kullanılması gerekiyor. Ayrıca hedef olmayan diğer organizmalar, örneğin mısır koçanını yiyen diğer hayvanlar da zarar görebiliyor, suya karıştığında sucul böcekler ölüyor, yayılan polenlerle kelebekler heba oluyor.

GDO’lar: Transgenik Organizmalar
GDO’lar: Transgenik Organizmalar

GDO’ların insan sağlığı üzerindeki zararları kanıtlanmadı ki?

Kanıtlanmadı, çünkü bu bir jenerasyon meselesi. İnsan ömründe 3 neslin araştırılabilmesi için gereken süre, en az 150 sene. Fareler insanlara oranla çok daha hızlı ürerler - bir yılda yaklaşık 3 nesil. Bu sebeple fareler GDO araştırmalarında tercih sebebi olmuştur. Ve fareler üzerinde yapılan araştırmalarda ciddi böbrek ve bağırsak sorunlarının yanı sıra üreme yeteneğinin köreldiği gözlemlenmiştir.

GDO’ların insan sağlığı üzerindeki zararları kanıtlanmadı ki?

Kanıtlanmadı, çünkü bu bir jenerasyon meselesi. İnsan ömründe 3 neslin araştırılabilmesi için gereken süre, en az 150 sene. Fareler insanlara oranla çok daha hızlı ürerler - bir yılda yaklaşık 3 nesil. Bu sebeple fareler GDO araştırmalarında tercih sebebi olmuştur. Ve fareler üzerinde yapılan araştırmalarda ciddi böbrek ve bağırsak sorunlarının yanı sıra üreme yeteneğinin köreldiği gözlemlenmiştir.

Genetiği değiştirilmiş organizmaların mantığı basitçe şu şekilde: Bir organizmadan gen alınıyor, bu trans gen antibiyotik dirençli belirteç eşliğinde başka bir organizmanın içerisine yerleştiriliyor. Transgenik, taneleri düzgün mısırlar, yuvarlak ve iri domatesler, yetiştirildikleri bölgede diğer canlılarla etkileşime girdiği için risk büyük. Genetiği ile oynanmış organizmalar, DNA’larında taşıdıkları antibiotiğe dirençli genler ile patlamaya hazır bir bomba niteliğinde. 2012 yılında Çin’de bilimadamları 6 ırmaktan numune topladı, incelemelerde antibiyotik dirençli transgenik bakterilere rastlandı. Bu bakteriler nasıl antibiyotiğe dirençli hale geldi dersiniz?

Genetiği değiştirilmiş organizmaların mantığı basitçe şu şekilde: Bir organizmadan gen alınıyor, bu trans gen antibiyotik dirençli belirteç eşliğinde başka bir organizmanın içerisine yerleştiriliyor. Transgenik, taneleri düzgün mısırlar, yuvarlak ve iri domatesler, yetiştirildikleri bölgede diğer canlılarla etkileşime girdiği için risk büyük. Genetiği ile oynanmış organizmalar, DNA’larında taşıdıkları antibiotiğe dirençli genler ile patlamaya hazır bir bomba niteliğinde. 2012 yılında Çin’de bilimadamları 6 ırmaktan numune topladı, incelemelerde antibiyotik dirençli transgenik bakterilere rastlandı. Bu bakteriler nasıl antibiyotiğe dirençli hale geldi dersiniz?

GDO’lar: Transgenik Organizmalar
GDO’lar: Transgenik Organizmalar
Görsel: Beyond GM
Görsel: Beyond GM

Geçmişte insan sağlığına zararlı pek çok madde / teknoloji / gıdanın kullanımının çeşitli kurum, kuruluş ve hatta hükümetlerce teşvik edildiği bilinen bir gerçek. Örneğin ticari gübre olarak nitelendirebileceğimiz 1939 doğumlu DDT, İkinci Dünya Savaşı sırasında bomba yapımının ana malzemesi olarak kullanıldı. Savaş sona erdi, elde kalan bol miktarda DDT ve bu zehirli malzemeyi işleyecek fabrikalar boşta kaldı. Çözüm olarak ziraat sektörüne yönelindi, DDT bu kez tarım zararlıları ile savaşta kullanıldı.

Geçmişte insan sağlığına zararlı pek çok madde / teknoloji / gıdanın kullanımının çeşitli kurum, kuruluş ve hatta hükümetlerce teşvik edildiği bilinen bir gerçek. Örneğin ticari gübre olarak nitelendirebileceğimiz 1939 doğumlu DDT, İkinci Dünya Savaşı sırasında bomba yapımının ana malzemesi olarak kullanıldı. Savaş sona erdi, elde kalan bol miktarda DDT ve bu zehirli malzemeyi işleyecek fabrikalar boşta kaldı. Çözüm olarak ziraat sektörüne yönelindi, DDT bu kez tarım zararlıları ile savaşta kullanıldı.

Rachel Carson’ın 1962 yılında basılan kitabı Silent Spring (Sessiz Bahar) büyük yankı uyandırdı. DDT’nin tarımda yaygın kullanımına ilk karşı duruşlardan biri sayılan bu eser devrim niteliğindeydi. Peki üreticiler daha önce DDT’nin zararlarını bilmiyor muydu? Tabii ki biliyorlardı!

Rachel Carson’ın 1962 yılında basılan kitabı Silent Spring (Sessiz Bahar) büyük yankı uyandırdı. DDT’nin tarımda yaygın kullanımına ilk karşı duruşlardan biri sayılan bu eser devrim niteliğindeydi. Peki üreticiler daha önce DDT’nin zararlarını bilmiyor muydu? Tabii ki biliyorlardı!

Verimlilik oranları karşılaştırıldığında Türkiye’de GDO’suz verim, ortalama olarak, dünya çapında GDO’lu tarım uygulamasının üzerinde. O halde GDO’ya neden gerek duyuyoruz? Önümüze koyulan pek çok bilginin gerçekliğini sorguladığımız bu çağda, yaşadığımız gezegene trans-tehdit niteliğindeki GDO’lar hakkında daha çok düşünmek, araştırmak ve sorgulamak şart.

Verimlilik oranları karşılaştırıldığında Türkiye’de GDO’suz verim, ortalama olarak, dünya çapında GDO’lu tarım uygulamasının üzerinde. O halde GDO’ya neden gerek duyuyoruz? Önümüze koyulan pek çok bilginin gerçekliğini sorguladığımız bu çağda, yaşadığımız gezegene trans-tehdit niteliğindeki GDO’lar hakkında daha çok düşünmek, araştırmak ve sorgulamak şart.

Amanda Aman


Amanda Aman


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.