Futboldan Basketbol Yıldızlığına Ulaşmak

Umut Tarı 03.05.2016

Bugün, NBA'de bizlere birçok ilki yaşatan ve senelerece A Milli Takım formasını terleten Mehmet Okur'dan bahsetmek istedik.

Mehmet Okur 26 Mayıs 1979'da, Yalova'da dünyaya geldi. Memo doğduğunda 63 cm gibi inanılmaz bir boydaydı. Doğduğu günden itibaren hastalıklarla boğuştu. 1.5 yaşına kadar bronşit ile mücadele eden Memo'nun, 2 yaşına geldiğinde astım hastası olduğu belirlendi. Astım hastalığından, annesinin hazırladığı zeytinyağına 8 gün yatırılmış damla sakızını yiyerek kurtuldu.


Memo, çocukluk yıllarında dersleriyle pek ilgili değildi. Daha çok oyunlara ve spora ilgi duyuyordu. Spora olan ilgisi başlarda futbol üzerineydi ve Yalova'nın altyapı kulüplerinden birinde kalecilik hayatına başladı. Gelecek vaat etmesine rağmen her geçen gün uzayan boyu yüzünden kalecilik yapması zorlaşmaya başladı. Bu arada derslerini çok boşlaması ve devamsızlık yüzünden okuldan atılma seviyesine gelince, babası onu, gerçekleri görmesi için, Yalova'da bir çay bahçesinde garson olarak çalıştırmaya başladı.

Memo basketbola ise televizyonda izlediği basketbol maçlarından etkilenerek başladı. Basketbola başladıktan sonra bir gün Orhan Gazi Göktaş Fabrikaları basketbol antrenörü Ahmet Bey tarafından keşfedildi ve basketbol takımında oynamaya başladı. 14 yaşına geldiğinde boyu 1.92 olan Memo, babasının da desteğiyle 1. Lig takımlarından Oyak Renault takımına girdi. Basketbola başladıktan sonra okul hayatına çeki düzen veren Memo liseyi bitirdi.

Memo, basketbola 14 yaşında başlamasına rağmen, futboldan kazandığı çabukluk ve kalecilikten kazandığı her topu yakalayabilme becerisini iyi kullanıyordu. Antrenörlerinin de özel ilgisiyle kendini her açıdan geliştirmeye devam ediyordu lakin bir sorun vardı. Oyak Renault o sezon 1. Lig'den 2. Lig'e düştü. 17 yaşında 2. Lig'de takımda kendine yer bulan Memo, takımının tekrardan 1. Lig'e yükselmesine katkıda bulundu. Bu sırada Oyak Renault Yıldız Takımı ile Türkiye Şampiyonası'nda yer alarak, takımının Türkiye 3.'sü olmasında da büyük bir pay sahibi oldu. 1997-1998 sezonunda, 18 yaşında, 1. Lig'de oynamaya başladı. İlk sezonunda aldığı sınırlı sayıda dakikalarda 4.4 sayı ve 3.3 ribaunt ortalamalarını tutturdu. Sonraki sezon Tofaş'a transfer olan Memo, ilk sezonunda 12.4 dakikada 4.6 sayı ve 4.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı. Tofaş sezon sonunda tam tamına 4 kupa (Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Türkiye Play-Off'ları ve Türkiye Ligi) kazandı. İstatistiklerini her geçen yıl yükseltti ve sonraki sezon 6.7 sayı ve 5.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı.


Bu arada Memo'nun boyu 2.11 m. olmuştu bile.

Tofaş ile 2 sene üst üste lig şampiyonluğu yaşanırken, Tofaş'ın basketbol şubesi sürpriz bir biçimde kapatıldı. Bununla birlikte Efes ile 1 yıllık kontrata imza attı. Takımın amacı FIBA tarafından sadece 1 yıl düzenlenen Supro League adlı turnuvada dörtlü finallerde oynamaktı ve Efes finallere katılıp Avrupa 3.'sü oldu. Memo sezonu 8.9 sayı ve 6.2 ribaunt ortalamaları ile tamamladı. Efes o sezon finalde Ülkerspor'a yenilmesine rağmen, Memo 2. kez MVP ödülünü kazandı.

Memo sene sonunda draft'lara katıldı ve Detroit Pistons tarafından 38. sıradan seçildi. Fakat gelişimini tamamlamak için Türkiye'de kalıp Efes ile 1 sezon daha oynadı ve ligde 13.5 sayı, 8.5 ribaunt, 1 top çalma ve 1.5 asist; Euroleauge'de 12.1 sayı, 6.6 ribaunt ve 1.1 blok ortalamalarını tutturdu. Sene sonundaki Dünya Şampiyonası'nda A Milli Takım ile mücadele eden Memo, en iyi 10 oyuncu arasında gösterilerek ne kadar değerli olduğunu ispatladı.

Dünya Şampiyonası'ndan sonra Detroit Pistons ile 2 yıllık sözleşme imzalayan Memo, ilk sezonunda 6.9 sayı, 4.7 ribaunt, 1 asist ortalamaları ile oynadı. İkinci sezonunda daha fazla dakika almaya başlayarak sezonu 9.6 sayı ve 5.9 ribaunt ortalamaları ile bitirdi ve Detroit Piston NBA Şampiyonu oldu. Böylece Memo, NBA şampiyonluğu olan ilk ve tek Türk oyuncu oldu.


Sezon biterken sözleşmesi de biten Memo, Detroit Pistons'ta yeterli bütçe olmaması nedeniyle iyi bir teklif alamadı ve Utah Jazz ile 6 yıllık sözleşme imzaladı. Memo ilk sezonunda 12.9 sayı ve 7.5 ribaunt ortalamalarını tutturdu fakat takımı play-off'lara kalamadı. İkinci sezonunda 18 sayı ve 9.1 ribaunt ortalamalarını tutturunca, Steve Nash'in sakatlığı sonrası, 2007'de All-Star kadrosunda kendine yer buldu ve Memo yine bir ilki başararak ilk All-Star seçilen Türk oldu.


All-Star'da 4 sayı, 2 ribaunt, 1 asist ile oynadı. Sonraki sezonda da 19 sayı ortalama tutturan Memo, 2009'da Utah Jazz ile 2 yıllık yeni sözleşme imzaladı.Sakatlıklardan dolayı sonraki kariyeri sekteye uğrayan Memo, 2011'de New Jersey Nets'e takas oldu. Lock-Out döneminde Türkiye'ye dönüp Türk Telekom'da da mücadele etti. Son olarak 2012'de Portland Trail Blazers'a takas oldu ve takas olduktan 1 hafta sonra serbest bırakıldı. Sonrasında da basketbol kariyerini noktaladı.

Şu an Utah-Jazz takımında 'Takım Temsilcisi' olarak görev yapıyor.

Mutlu haftalar ❤ #Okurs #greatweektoall ❤
mehmetokur13 (@mehmetokur13) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bu da Mehmet Okur'un, ağzımızın alıştığı şekliyle Memo'nun, garsonluktan NBA şampiyonluğu ve All-Star olmasına uzanan hayat hikayesiydi.


Umut Tarı


Mehmet Okur 26 Mayıs 1979'da, Yalova'da dünyaya geldi. Memo doğduğunda 63 cm gibi inanılmaz bir boydaydı. Doğduğu günden itibaren hastalıklarla boğuştu. 1.5 yaşına kadar bronşit ile mücadele eden Memo'nun, 2 yaşına geldiğinde astım hastası olduğu belirlendi. Astım hastalığından, annesinin hazırladığı zeytinyağına 8 gün yatırılmış damla sakızını yiyerek kurtuldu.


Memo, çocukluk yıllarında dersleriyle pek ilgili değildi. Daha çok oyunlara ve spora ilgi duyuyordu. Spora olan ilgisi başlarda futbol üzerineydi ve Yalova'nın altyapı kulüplerinden birinde kalecilik hayatına başladı. Gelecek vaat etmesine rağmen her geçen gün uzayan boyu yüzünden kalecilik yapması zorlaşmaya başladı. Bu arada derslerini çok boşlaması ve devamsızlık yüzünden okuldan atılma seviyesine gelince, babası onu, gerçekleri görmesi için, Yalova'da bir çay bahçesinde garson olarak çalıştırmaya başladı.

Memo basketbola ise televizyonda izlediği basketbol maçlarından etkilenerek başladı. Basketbola başladıktan sonra bir gün Orhan Gazi Göktaş Fabrikaları basketbol antrenörü Ahmet Bey tarafından keşfedildi ve basketbol takımında oynamaya başladı. 14 yaşına geldiğinde boyu 1.92 olan Memo, babasının da desteğiyle 1. Lig takımlarından Oyak Renault takımına girdi. Basketbola başladıktan sonra okul hayatına çeki düzen veren Memo liseyi bitirdi.

Memo, basketbola 14 yaşında başlamasına rağmen, futboldan kazandığı çabukluk ve kalecilikten kazandığı her topu yakalayabilme becerisini iyi kullanıyordu. Antrenörlerinin de özel ilgisiyle kendini her açıdan geliştirmeye devam ediyordu lakin bir sorun vardı. Oyak Renault o sezon 1. Lig'den 2. Lig'e düştü. 17 yaşında 2. Lig'de takımda kendine yer bulan Memo, takımının tekrardan 1. Lig'e yükselmesine katkıda bulundu. Bu sırada Oyak Renault Yıldız Takımı ile Türkiye Şampiyonası'nda yer alarak, takımının Türkiye 3.'sü olmasında da büyük bir pay sahibi oldu. 1997-1998 sezonunda, 18 yaşında, 1. Lig'de oynamaya başladı. İlk sezonunda aldığı sınırlı sayıda dakikalarda 4.4 sayı ve 3.3 ribaunt ortalamalarını tutturdu. Sonraki sezon Tofaş'a transfer olan Memo, ilk sezonunda 12.4 dakikada 4.6 sayı ve 4.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı. Tofaş sezon sonunda tam tamına 4 kupa (Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Türkiye Play-Off'ları ve Türkiye Ligi) kazandı. İstatistiklerini her geçen yıl yükseltti ve sonraki sezon 6.7 sayı ve 5.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı.


Bu arada Memo'nun boyu 2.11 m. olmuştu bile.

Tofaş ile 2 sene üst üste lig şampiyonluğu yaşanırken, Tofaş'ın basketbol şubesi sürpriz bir biçimde kapatıldı. Bununla birlikte Efes ile 1 yıllık kontrata imza attı. Takımın amacı FIBA tarafından sadece 1 yıl düzenlenen Supro League adlı turnuvada dörtlü finallerde oynamaktı ve Efes finallere katılıp Avrupa 3.'sü oldu. Memo sezonu 8.9 sayı ve 6.2 ribaunt ortalamaları ile tamamladı. Efes o sezon finalde Ülkerspor'a yenilmesine rağmen, Memo 2. kez MVP ödülünü kazandı.

Memo sene sonunda draft'lara katıldı ve Detroit Pistons tarafından 38. sıradan seçildi. Fakat gelişimini tamamlamak için Türkiye'de kalıp Efes ile 1 sezon daha oynadı ve ligde 13.5 sayı, 8.5 ribaunt, 1 top çalma ve 1.5 asist; Euroleauge'de 12.1 sayı, 6.6 ribaunt ve 1.1 blok ortalamalarını tutturdu. Sene sonundaki Dünya Şampiyonası'nda A Milli Takım ile mücadele eden Memo, en iyi 10 oyuncu arasında gösterilerek ne kadar değerli olduğunu ispatladı.

Dünya Şampiyonası'ndan sonra Detroit Pistons ile 2 yıllık sözleşme imzalayan Memo, ilk sezonunda 6.9 sayı, 4.7 ribaunt, 1 asist ortalamaları ile oynadı. İkinci sezonunda daha fazla dakika almaya başlayarak sezonu 9.6 sayı ve 5.9 ribaunt ortalamaları ile bitirdi ve Detroit Piston NBA Şampiyonu oldu. Böylece Memo, NBA şampiyonluğu olan ilk ve tek Türk oyuncu oldu.


Sezon biterken sözleşmesi de biten Memo, Detroit Pistons'ta yeterli bütçe olmaması nedeniyle iyi bir teklif alamadı ve Utah Jazz ile 6 yıllık sözleşme imzaladı. Memo ilk sezonunda 12.9 sayı ve 7.5 ribaunt ortalamalarını tutturdu fakat takımı play-off'lara kalamadı. İkinci sezonunda 18 sayı ve 9.1 ribaunt ortalamalarını tutturunca, Steve Nash'in sakatlığı sonrası, 2007'de All-Star kadrosunda kendine yer buldu ve Memo yine bir ilki başararak ilk All-Star seçilen Türk oldu.


All-Star'da 4 sayı, 2 ribaunt, 1 asist ile oynadı. Sonraki sezonda da 19 sayı ortalama tutturan Memo, 2009'da Utah Jazz ile 2 yıllık yeni sözleşme imzaladı.Sakatlıklardan dolayı sonraki kariyeri sekteye uğrayan Memo, 2011'de New Jersey Nets'e takas oldu. Lock-Out döneminde Türkiye'ye dönüp Türk Telekom'da da mücadele etti. Son olarak 2012'de Portland Trail Blazers'a takas oldu ve takas olduktan 1 hafta sonra serbest bırakıldı. Sonrasında da basketbol kariyerini noktaladı.

Şu an Utah-Jazz takımında 'Takım Temsilcisi' olarak görev yapıyor.

Mutlu haftalar ❤ #Okurs #greatweektoall ❤
mehmetokur13 (@mehmetokur13) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bu da Mehmet Okur'un, ağzımızın alıştığı şekliyle Memo'nun, garsonluktan NBA şampiyonluğu ve All-Star olmasına uzanan hayat hikayesiydi.


Umut Tarı


Mehmet Okur 26 Mayıs 1979'da, Yalova'da dünyaya geldi. Memo doğduğunda 63 cm gibi inanılmaz bir boydaydı. Doğduğu günden itibaren hastalıklarla boğuştu. 1.5 yaşına kadar bronşit ile mücadele eden Memo'nun, 2 yaşına geldiğinde astım hastası olduğu belirlendi. Astım hastalığından, annesinin hazırladığı zeytinyağına 8 gün yatırılmış damla sakızını yiyerek kurtuldu.


Memo, çocukluk yıllarında dersleriyle pek ilgili değildi. Daha çok oyunlara ve spora ilgi duyuyordu. Spora olan ilgisi başlarda futbol üzerineydi ve Yalova'nın altyapı kulüplerinden birinde kalecilik hayatına başladı. Gelecek vaat etmesine rağmen her geçen gün uzayan boyu yüzünden kalecilik yapması zorlaşmaya başladı. Bu arada derslerini çok boşlaması ve devamsızlık yüzünden okuldan atılma seviyesine gelince, babası onu, gerçekleri görmesi için, Yalova'da bir çay bahçesinde garson olarak çalıştırmaya başladı.

Memo basketbola ise televizyonda izlediği basketbol maçlarından etkilenerek başladı. Basketbola başladıktan sonra bir gün Orhan Gazi Göktaş Fabrikaları basketbol antrenörü Ahmet Bey tarafından keşfedildi ve basketbol takımında oynamaya başladı. 14 yaşına geldiğinde boyu 1.92 olan Memo, babasının da desteğiyle 1. Lig takımlarından Oyak Renault takımına girdi. Basketbola başladıktan sonra okul hayatına çeki düzen veren Memo liseyi bitirdi.

Memo, basketbola 14 yaşında başlamasına rağmen, futboldan kazandığı çabukluk ve kalecilikten kazandığı her topu yakalayabilme becerisini iyi kullanıyordu. Antrenörlerinin de özel ilgisiyle kendini her açıdan geliştirmeye devam ediyordu lakin bir sorun vardı. Oyak Renault o sezon 1. Lig'den 2. Lig'e düştü. 17 yaşında 2. Lig'de takımda kendine yer bulan Memo, takımının tekrardan 1. Lig'e yükselmesine katkıda bulundu. Bu sırada Oyak Renault Yıldız Takımı ile Türkiye Şampiyonası'nda yer alarak, takımının Türkiye 3.'sü olmasında da büyük bir pay sahibi oldu. 1997-1998 sezonunda, 18 yaşında, 1. Lig'de oynamaya başladı. İlk sezonunda aldığı sınırlı sayıda dakikalarda 4.4 sayı ve 3.3 ribaunt ortalamalarını tutturdu. Sonraki sezon Tofaş'a transfer olan Memo, ilk sezonunda 12.4 dakikada 4.6 sayı ve 4.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı. Tofaş sezon sonunda tam tamına 4 kupa (Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Türkiye Play-Off'ları ve Türkiye Ligi) kazandı. İstatistiklerini her geçen yıl yükseltti ve sonraki sezon 6.7 sayı ve 5.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı.


Bu arada Memo'nun boyu 2.11 m. olmuştu bile.

Tofaş ile 2 sene üst üste lig şampiyonluğu yaşanırken, Tofaş'ın basketbol şubesi sürpriz bir biçimde kapatıldı. Bununla birlikte Efes ile 1 yıllık kontrata imza attı. Takımın amacı FIBA tarafından sadece 1 yıl düzenlenen Supro League adlı turnuvada dörtlü finallerde oynamaktı ve Efes finallere katılıp Avrupa 3.'sü oldu. Memo sezonu 8.9 sayı ve 6.2 ribaunt ortalamaları ile tamamladı. Efes o sezon finalde Ülkerspor'a yenilmesine rağmen, Memo 2. kez MVP ödülünü kazandı.

Memo sene sonunda draft'lara katıldı ve Detroit Pistons tarafından 38. sıradan seçildi. Fakat gelişimini tamamlamak için Türkiye'de kalıp Efes ile 1 sezon daha oynadı ve ligde 13.5 sayı, 8.5 ribaunt, 1 top çalma ve 1.5 asist; Euroleauge'de 12.1 sayı, 6.6 ribaunt ve 1.1 blok ortalamalarını tutturdu. Sene sonundaki Dünya Şampiyonası'nda A Milli Takım ile mücadele eden Memo, en iyi 10 oyuncu arasında gösterilerek ne kadar değerli olduğunu ispatladı.

Dünya Şampiyonası'ndan sonra Detroit Pistons ile 2 yıllık sözleşme imzalayan Memo, ilk sezonunda 6.9 sayı, 4.7 ribaunt, 1 asist ortalamaları ile oynadı. İkinci sezonunda daha fazla dakika almaya başlayarak sezonu 9.6 sayı ve 5.9 ribaunt ortalamaları ile bitirdi ve Detroit Piston NBA Şampiyonu oldu. Böylece Memo, NBA şampiyonluğu olan ilk ve tek Türk oyuncu oldu.


Sezon biterken sözleşmesi de biten Memo, Detroit Pistons'ta yeterli bütçe olmaması nedeniyle iyi bir teklif alamadı ve Utah Jazz ile 6 yıllık sözleşme imzaladı. Memo ilk sezonunda 12.9 sayı ve 7.5 ribaunt ortalamalarını tutturdu fakat takımı play-off'lara kalamadı. İkinci sezonunda 18 sayı ve 9.1 ribaunt ortalamalarını tutturunca, Steve Nash'in sakatlığı sonrası, 2007'de All-Star kadrosunda kendine yer buldu ve Memo yine bir ilki başararak ilk All-Star seçilen Türk oldu.


All-Star'da 4 sayı, 2 ribaunt, 1 asist ile oynadı. Sonraki sezonda da 19 sayı ortalama tutturan Memo, 2009'da Utah Jazz ile 2 yıllık yeni sözleşme imzaladı.Sakatlıklardan dolayı sonraki kariyeri sekteye uğrayan Memo, 2011'de New Jersey Nets'e takas oldu. Lock-Out döneminde Türkiye'ye dönüp Türk Telekom'da da mücadele etti. Son olarak 2012'de Portland Trail Blazers'a takas oldu ve takas olduktan 1 hafta sonra serbest bırakıldı. Sonrasında da basketbol kariyerini noktaladı.

Şu an Utah-Jazz takımında 'Takım Temsilcisi' olarak görev yapıyor.

Mutlu haftalar ❤ #Okurs #greatweektoall ❤
mehmetokur13 (@mehmetokur13) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bu da Mehmet Okur'un, ağzımızın alıştığı şekliyle Memo'nun, garsonluktan NBA şampiyonluğu ve All-Star olmasına uzanan hayat hikayesiydi.


Umut Tarı


Mehmet Okur 26 Mayıs 1979'da, Yalova'da dünyaya geldi. Memo doğduğunda 63 cm gibi inanılmaz bir boydaydı. Doğduğu günden itibaren hastalıklarla boğuştu. 1.5 yaşına kadar bronşit ile mücadele eden Memo'nun, 2 yaşına geldiğinde astım hastası olduğu belirlendi. Astım hastalığından, annesinin hazırladığı zeytinyağına 8 gün yatırılmış damla sakızını yiyerek kurtuldu.


Memo, çocukluk yıllarında dersleriyle pek ilgili değildi. Daha çok oyunlara ve spora ilgi duyuyordu. Spora olan ilgisi başlarda futbol üzerineydi ve Yalova'nın altyapı kulüplerinden birinde kalecilik hayatına başladı. Gelecek vaat etmesine rağmen her geçen gün uzayan boyu yüzünden kalecilik yapması zorlaşmaya başladı. Bu arada derslerini çok boşlaması ve devamsızlık yüzünden okuldan atılma seviyesine gelince, babası onu, gerçekleri görmesi için, Yalova'da bir çay bahçesinde garson olarak çalıştırmaya başladı.

Memo basketbola ise televizyonda izlediği basketbol maçlarından etkilenerek başladı. Basketbola başladıktan sonra bir gün Orhan Gazi Göktaş Fabrikaları basketbol antrenörü Ahmet Bey tarafından keşfedildi ve basketbol takımında oynamaya başladı. 14 yaşına geldiğinde boyu 1.92 olan Memo, babasının da desteğiyle 1. Lig takımlarından Oyak Renault takımına girdi. Basketbola başladıktan sonra okul hayatına çeki düzen veren Memo liseyi bitirdi.

Memo, basketbola 14 yaşında başlamasına rağmen, futboldan kazandığı çabukluk ve kalecilikten kazandığı her topu yakalayabilme becerisini iyi kullanıyordu. Antrenörlerinin de özel ilgisiyle kendini her açıdan geliştirmeye devam ediyordu lakin bir sorun vardı. Oyak Renault o sezon 1. Lig'den 2. Lig'e düştü. 17 yaşında 2. Lig'de takımda kendine yer bulan Memo, takımının tekrardan 1. Lig'e yükselmesine katkıda bulundu. Bu sırada Oyak Renault Yıldız Takımı ile Türkiye Şampiyonası'nda yer alarak, takımının Türkiye 3.'sü olmasında da büyük bir pay sahibi oldu. 1997-1998 sezonunda, 18 yaşında, 1. Lig'de oynamaya başladı. İlk sezonunda aldığı sınırlı sayıda dakikalarda 4.4 sayı ve 3.3 ribaunt ortalamalarını tutturdu. Sonraki sezon Tofaş'a transfer olan Memo, ilk sezonunda 12.4 dakikada 4.6 sayı ve 4.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı. Tofaş sezon sonunda tam tamına 4 kupa (Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Türkiye Play-Off'ları ve Türkiye Ligi) kazandı. İstatistiklerini her geçen yıl yükseltti ve sonraki sezon 6.7 sayı ve 5.3 ribaunt ortalamalarıyla oynadı.


Bu arada Memo'nun boyu 2.11 m. olmuştu bile.

Tofaş ile 2 sene üst üste lig şampiyonluğu yaşanırken, Tofaş'ın basketbol şubesi sürpriz bir biçimde kapatıldı. Bununla birlikte Efes ile 1 yıllık kontrata imza attı. Takımın amacı FIBA tarafından sadece 1 yıl düzenlenen Supro League adlı turnuvada dörtlü finallerde oynamaktı ve Efes finallere katılıp Avrupa 3.'sü oldu. Memo sezonu 8.9 sayı ve 6.2 ribaunt ortalamaları ile tamamladı. Efes o sezon finalde Ülkerspor'a yenilmesine rağmen, Memo 2. kez MVP ödülünü kazandı.

Memo sene sonunda draft'lara katıldı ve Detroit Pistons tarafından 38. sıradan seçildi. Fakat gelişimini tamamlamak için Türkiye'de kalıp Efes ile 1 sezon daha oynadı ve ligde 13.5 sayı, 8.5 ribaunt, 1 top çalma ve 1.5 asist; Euroleauge'de 12.1 sayı, 6.6 ribaunt ve 1.1 blok ortalamalarını tutturdu. Sene sonundaki Dünya Şampiyonası'nda A Milli Takım ile mücadele eden Memo, en iyi 10 oyuncu arasında gösterilerek ne kadar değerli olduğunu ispatladı.

Dünya Şampiyonası'ndan sonra Detroit Pistons ile 2 yıllık sözleşme imzalayan Memo, ilk sezonunda 6.9 sayı, 4.7 ribaunt, 1 asist ortalamaları ile oynadı. İkinci sezonunda daha fazla dakika almaya başlayarak sezonu 9.6 sayı ve 5.9 ribaunt ortalamaları ile bitirdi ve Detroit Piston NBA Şampiyonu oldu. Böylece Memo, NBA şampiyonluğu olan ilk ve tek Türk oyuncu oldu.


Sezon biterken sözleşmesi de biten Memo, Detroit Pistons'ta yeterli bütçe olmaması nedeniyle iyi bir teklif alamadı ve Utah Jazz ile 6 yıllık sözleşme imzaladı. Memo ilk sezonunda 12.9 sayı ve 7.5 ribaunt ortalamalarını tutturdu fakat takımı play-off'lara kalamadı. İkinci sezonunda 18 sayı ve 9.1 ribaunt ortalamalarını tutturunca, Steve Nash'in sakatlığı sonrası, 2007'de All-Star kadrosunda kendine yer buldu ve Memo yine bir ilki başararak ilk All-Star seçilen Türk oldu.


All-Star'da 4 sayı, 2 ribaunt, 1 asist ile oynadı. Sonraki sezonda da 19 sayı ortalama tutturan Memo, 2009'da Utah Jazz ile 2 yıllık yeni sözleşme imzaladı.Sakatlıklardan dolayı sonraki kariyeri sekteye uğrayan Memo, 2011'de New Jersey Nets'e takas oldu. Lock-Out döneminde Türkiye'ye dönüp Türk Telekom'da da mücadele etti. Son olarak 2012'de Portland Trail Blazers'a takas oldu ve takas olduktan 1 hafta sonra serbest bırakıldı. Sonrasında da basketbol kariyerini noktaladı.

Şu an Utah-Jazz takımında 'Takım Temsilcisi' olarak görev yapıyor.

Mutlu haftalar ❤ #Okurs #greatweektoall ❤
mehmetokur13 (@mehmetokur13) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bu da Mehmet Okur'un, ağzımızın alıştığı şekliyle Memo'nun, garsonluktan NBA şampiyonluğu ve All-Star olmasına uzanan hayat hikayesiydi.


Umut Tarı


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.