Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2

Ertuğ Alagöz 04.08.2016

Futbolun sanatçılarından orta sahanın savaşçılarına, hafızalara yer etmiş orta saha oyuncularını derledik.

Johan Cruyff

O, futbolun Pisagor'u, total futbolun en önemli temsilcisi, bugünkü Barcelona'nın da mimarıydı. Johan Cruyff futbolda bir şeyleri kökünden değiştirme gayesi güden az sayıda futbol adamından biri olarak 24 Mart 2016'da Barcelona'da hayata gözlerini yumduğunda, arkasında onun büyüklüğünü hafızalarında yaşatacak milyonlar bıraktı. Hollandalı efsane Johan Cruyff Nisan 1947'de Amsterdam'da dünyaya geldi. 12 yaşındayken ise onu futbol oynaması için yüreklendiren babasını kaybetti. Bu olay onun futbola biraz daha bağlanmasına neden olurken Ajax'ın altyapı sistemine dahil oldu ve buradan da profesyonel oldu. Sonrası ise şampiyonluklarla, gol rekorlarıyla geçen bir kariyer. Ajax'ta oynadığı 366 maçta 267 gol atan Cruyff, kulüp ve milli takım kariyerinde toplamda 400'den fazla golün altına imzasını attı. Ayrıca kendine has bir çalımı (Cruyff dönüşü) da futbola kazandıran Cruyff'ün en önemli özelliği ise pek tabii Rinus Michels'in total futbolunda kilit bir öneme sahip olmasıydı. Ayrıca sonradan bunu daha da geliştiren Cruyff teknik direktörlüğüyle birlikte Barcelona'nın hala değişmeyen sisteminin temelini atarken Katalanların Real Madrid'e yetişip sonra da bir adım önüne geçmesinde en önemli pay sahibi oldu.

Johan Cruyff

O, futbolun Pisagor'u, total futbolun en önemli temsilcisi, bugünkü Barcelona'nın da mimarıydı. Johan Cruyff futbolda bir şeyleri kökünden değiştirme gayesi güden az sayıda futbol adamından biri olarak 24 Mart 2016'da Barcelona'da hayata gözlerini yumduğunda, arkasında onun büyüklüğünü hafızalarında yaşatacak milyonlar bıraktı. Hollandalı efsane Johan Cruyff Nisan 1947'de Amsterdam'da dünyaya geldi. 12 yaşındayken ise onu futbol oynaması için yüreklendiren babasını kaybetti. Bu olay onun futbola biraz daha bağlanmasına neden olurken Ajax'ın altyapı sistemine dahil oldu ve buradan da profesyonel oldu. Sonrası ise şampiyonluklarla, gol rekorlarıyla geçen bir kariyer. Ajax'ta oynadığı 366 maçta 267 gol atan Cruyff, kulüp ve milli takım kariyerinde toplamda 400'den fazla golün altına imzasını attı. Ayrıca kendine has bir çalımı (Cruyff dönüşü) da futbola kazandıran Cruyff'ün en önemli özelliği ise pek tabii Rinus Michels'in total futbolunda kilit bir öneme sahip olmasıydı. Ayrıca sonradan bunu daha da geliştiren Cruyff teknik direktörlüğüyle birlikte Barcelona'nın hala değişmeyen sisteminin temelini atarken Katalanların Real Madrid'e yetişip sonra da bir adım önüne geçmesinde en önemli pay sahibi oldu.

Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2
Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2

Michel Platini

Platini her ne kadar UEFA başkanlığı döneminde pek sevilmese, hatta adı skandallara karışmış olsa da futbolculuğunu ayrı değerlendirmek gerekiyor. Zira kendisi Fransa'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri olmakla birlikte, ülkesinin 1984 Avrupa Şampiyonası'nı kazanmasında da en önemli pay sahibi oldu. Haziran 1955'te Joeuf'te dünyaya gelen Platini futbola buranın futbol takımında başlarken sonrasında Metz'deki denemeyi nefes alma sorunları ve kalbinin zayıf olması sebebiyle geçemedi. Bu, aynı zamanda onun futbol hayallerinin de sonu anlamına gelebilirdi. Ancak daha sonra Nancy'ye transfer olmayı başardı ve ardından da St. Etienne, Juventus gibi büyük kulüplerde forma giydi. Aynı zamanda uzun süre Fransa tarihinin en skorer oyuncusu da olan Platini (41 gol), Henry'nin 2008'de onu geçmesiyle bu unvanını kaptırmış oldu. Üstün oyun zekası, oyun kurucu özellikleri ve ölümcül frikikleriyle öne çıkan Platini sonrasında 1992 Avrupa Şampiyonası'nda Fransa Milli Takımı'nın başında teknik direktörlük görevini üstlense de bu görevde pek başarılı olamadı. Esasen takım elemelerde hiç fena değildi hatta maçlarının tamamını kazanmıştı. Ancak gruplarda son maçta sonradan turnuvayı şampiyon tamamlayacak olan Danimarka'ya 2-1 mağlup oldular ve turnuvaya veda ettiler. UEFA başkanlığı dönemi ise futbolculuğunun da önüne geçerken insanların onu efsane olmaktan uzak bir yerlerde istenmeyen adam olarak görmeleri onun iyi bir futbolcu ancak kötü bir yönetici olduğunun en büyük kanıtı oldu. Sanırım "Futbolu futbolun içinden gelenler yönetmeli" anlayışının bir parça iflas ettiği nokta da onun başkanlığı oldu.

Michel Platini

Platini her ne kadar UEFA başkanlığı döneminde pek sevilmese, hatta adı skandallara karışmış olsa da futbolculuğunu ayrı değerlendirmek gerekiyor. Zira kendisi Fransa'nın gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri olmakla birlikte, ülkesinin 1984 Avrupa Şampiyonası'nı kazanmasında da en önemli pay sahibi oldu. Haziran 1955'te Joeuf'te dünyaya gelen Platini futbola buranın futbol takımında başlarken sonrasında Metz'deki denemeyi nefes alma sorunları ve kalbinin zayıf olması sebebiyle geçemedi. Bu, aynı zamanda onun futbol hayallerinin de sonu anlamına gelebilirdi. Ancak daha sonra Nancy'ye transfer olmayı başardı ve ardından da St. Etienne, Juventus gibi büyük kulüplerde forma giydi. Aynı zamanda uzun süre Fransa tarihinin en skorer oyuncusu da olan Platini (41 gol), Henry'nin 2008'de onu geçmesiyle bu unvanını kaptırmış oldu. Üstün oyun zekası, oyun kurucu özellikleri ve ölümcül frikikleriyle öne çıkan Platini sonrasında 1992 Avrupa Şampiyonası'nda Fransa Milli Takımı'nın başında teknik direktörlük görevini üstlense de bu görevde pek başarılı olamadı. Esasen takım elemelerde hiç fena değildi hatta maçlarının tamamını kazanmıştı. Ancak gruplarda son maçta sonradan turnuvayı şampiyon tamamlayacak olan Danimarka'ya 2-1 mağlup oldular ve turnuvaya veda ettiler. UEFA başkanlığı dönemi ise futbolculuğunun da önüne geçerken insanların onu efsane olmaktan uzak bir yerlerde istenmeyen adam olarak görmeleri onun iyi bir futbolcu ancak kötü bir yönetici olduğunun en büyük kanıtı oldu. Sanırım "Futbolu futbolun içinden gelenler yönetmeli" anlayışının bir parça iflas ettiği nokta da onun başkanlığı oldu.

Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2
Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2

Claude Makelele

Makelele dünya tarihine belki de en fazla iz bırakmış defansif orta sahalardan biridir. Futbola "Makelele rolünü" kazandıran Fransız futbolcunun ne kadar önemli bir isim olduğunu Real Madrid'den gönderilmeden önce takımın durumuyla o gittikten sonra takımın geldiği durumu kıyaslarsak rahatlıkla anlayabiliriz. Şubat 1973'te Zaire'de dünyaya gelen Makelele 4 yaşında Fransa'ya taşındı ve futbola da burada başladı. 18 yaşında da Nantes'ta profesyonel olmayı başardı ardından da Olympique de Marseille, Celta Vigo, Real Madrid, Chelsea ve Paris Saint Germain gibi takımların formasını terletti. Oyunu okuması, çalışkanlığı, agresif mücadelesi, kaptığı toplarla öne çıkan Makelele ayrıca üstün bir top kullanma becerisine sahipti. Defansın hemen önünde ilk topları kullanan Makelele, bir nevi oyun kurucu görevi de görüyordu. Daha sonrasında başladığı teknik direktörlük kariyeri ise o kadar parlak olmadı. Aslında Bastia'da iyi başlamıştı ancak devamını getiremedi ve kısa süre sonra da görevinden ayrıldı. Makelele futbola gerçekten iz bırakan oyunculardan biri olmayı başarırken, kendisinden sonra gelen çoğu iyi defansif orta saha ilk olarak onunla kıyaslandı.

Claude Makelele

Makelele dünya tarihine belki de en fazla iz bırakmış defansif orta sahalardan biridir. Futbola "Makelele rolünü" kazandıran Fransız futbolcunun ne kadar önemli bir isim olduğunu Real Madrid'den gönderilmeden önce takımın durumuyla o gittikten sonra takımın geldiği durumu kıyaslarsak rahatlıkla anlayabiliriz. Şubat 1973'te Zaire'de dünyaya gelen Makelele 4 yaşında Fransa'ya taşındı ve futbola da burada başladı. 18 yaşında da Nantes'ta profesyonel olmayı başardı ardından da Olympique de Marseille, Celta Vigo, Real Madrid, Chelsea ve Paris Saint Germain gibi takımların formasını terletti. Oyunu okuması, çalışkanlığı, agresif mücadelesi, kaptığı toplarla öne çıkan Makelele ayrıca üstün bir top kullanma becerisine sahipti. Defansın hemen önünde ilk topları kullanan Makelele, bir nevi oyun kurucu görevi de görüyordu. Daha sonrasında başladığı teknik direktörlük kariyeri ise o kadar parlak olmadı. Aslında Bastia'da iyi başlamıştı ancak devamını getiremedi ve kısa süre sonra da görevinden ayrıldı. Makelele futbola gerçekten iz bırakan oyunculardan biri olmayı başarırken, kendisinden sonra gelen çoğu iyi defansif orta saha ilk olarak onunla kıyaslandı.

Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2
Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2

Zinedine Zidane

Kimilerine göre 21. yüzyılın en iyi orta sahası Zinedine Zidane, kariyerini Marco Materazzi'ye kafa atarak sonlandırdığında kuşkusuz pek çoğumuz derinden üzülmüştük. Zira o, belki de Maradona'dan bu yana gelmiş en yaratıcı oyuncu ve bir efsaneydi. Oyun görüşü muazzamdı. Bunun yanında uzaktan şutları, kafa toplarındaki etkinliği, frikikleri, yüksek top tekniği de onu çok üst düzey oyuncu yapmaya yeten diğer özellikleriydi. Haziran 1972'de Marsilya'da dünyaya gelen Zidane, Fransa'daki hemen hemen her Cezayirli gibi büyük sıkıntılar çekerek büyüdü. Profesyonel futbola Cannes'da başladıktan sonra esas yıldızının parladığı takım olan Bordeaux'ya geçti ve burada Ligue 1 Yılın Oyuncusu ödülünün sahibi oldu. Aynı yıl Juventus'a transfer olduktan sonra 5 yıl burada top koşturdu ve Los Galacticos projesinin temel taşlarından biri olarak Real Madrid'e transfer oldu. İspanyol deviyle futbolculuk kariyerindeki ilk ve tek Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan -ki finalde efsane bir gol atmıştı- Zidane 2006 Dünya Kupası finalinden sonra da kariyerine noktayı koydu. Fransa Milli Takımı kariyerine ise bir dünya bir de Avrupa kupası sığdıran Cezayir asıllı efsane futbolcu, daha sonrasında teknik direktörlüğe soyundu. Real Madrid'in yardımcı hocalığı, B takımın koçluğu derken en sonunda da kendini A takımın başında buldu ve bu görevin altından başarıyla kalkarak kulübe 1 yıl aradan sonra yeniden Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Teknik direktörlüğünde de oyunculuğu gibi başarılı olacağının sinyallerini veren Zidane henüz yolun başında. Ancak zirvedeki teknik adamlardan biri olmaması için de hiçbir sebebi yok.

Zinedine Zidane

Kimilerine göre 21. yüzyılın en iyi orta sahası Zinedine Zidane, kariyerini Marco Materazzi'ye kafa atarak sonlandırdığında kuşkusuz pek çoğumuz derinden üzülmüştük. Zira o, belki de Maradona'dan bu yana gelmiş en yaratıcı oyuncu ve bir efsaneydi. Oyun görüşü muazzamdı. Bunun yanında uzaktan şutları, kafa toplarındaki etkinliği, frikikleri, yüksek top tekniği de onu çok üst düzey oyuncu yapmaya yeten diğer özellikleriydi. Haziran 1972'de Marsilya'da dünyaya gelen Zidane, Fransa'daki hemen hemen her Cezayirli gibi büyük sıkıntılar çekerek büyüdü. Profesyonel futbola Cannes'da başladıktan sonra esas yıldızının parladığı takım olan Bordeaux'ya geçti ve burada Ligue 1 Yılın Oyuncusu ödülünün sahibi oldu. Aynı yıl Juventus'a transfer olduktan sonra 5 yıl burada top koşturdu ve Los Galacticos projesinin temel taşlarından biri olarak Real Madrid'e transfer oldu. İspanyol deviyle futbolculuk kariyerindeki ilk ve tek Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan -ki finalde efsane bir gol atmıştı- Zidane 2006 Dünya Kupası finalinden sonra da kariyerine noktayı koydu. Fransa Milli Takımı kariyerine ise bir dünya bir de Avrupa kupası sığdıran Cezayir asıllı efsane futbolcu, daha sonrasında teknik direktörlüğe soyundu. Real Madrid'in yardımcı hocalığı, B takımın koçluğu derken en sonunda da kendini A takımın başında buldu ve bu görevin altından başarıyla kalkarak kulübe 1 yıl aradan sonra yeniden Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Teknik direktörlüğünde de oyunculuğu gibi başarılı olacağının sinyallerini veren Zidane henüz yolun başında. Ancak zirvedeki teknik adamlardan biri olmaması için de hiçbir sebebi yok.

Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2
Futbol Tarihinin En Unutulmaz Orta Sahaları-2

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.