Fenerbahçe Şaşırtmadı

Emre Aydın 22.08.2016

Fenerbahçe yeni sezona "belalı" deplasmanda başladı. Sonuç ise beklenildiği gibi oldu.

Fenerbahçe 2016-2017 futbol sezonunu Başakşehir deplasmanı ile açmış bulundu efendim. Gönül isterdi ki benim tuttuğum takım da 3 puanla başlasın lige, gol ve goller atsın; ancak olmadı. Bir Başakşehir deplasmanından daha puansız ayrıldı Fenerbahçe.

Fenerbahçe 2016-2017 futbol sezonunu Başakşehir deplasmanı ile açmış bulundu efendim. Gönül isterdi ki benim tuttuğum takım da 3 puanla başlasın lige, gol ve goller atsın; ancak olmadı. Bir Başakşehir deplasmanından daha puansız ayrıldı Fenerbahçe.

Fenerbahçe Şaşırtmadı
Fenerbahçe Şaşırtmadı

Bakıldığı zaman sadece bir maç olarak, sadece alınamayan bir 3 puan olarak değerlendirilebilir ve pek tabii ki ülke futbolunun değişmez sözü olan "Bu köprünün altından çok sular akar" atasözü pek alâ kullanılabilir. Ancak bu bakış açısı Fenerbahçe'yi uçuruma sürükleyen ve olmayan futbol aklı(!)'nın isteyebileceği, destekleyebileceği bir bakış açısıdır. Sezon içinde maç yazılarından bağımsız olarak bu futbol aklının Fenerbahçe'yi nerelere getirdiğine, nasıl getirdiğine çokça değineceğim. Şimdilik dün oynanan maçı yeşil sahada kalarak değerlendirelim ve Fenerbahçe'nin son durumuna bir göz atalım.

Bakıldığı zaman sadece bir maç olarak, sadece alınamayan bir 3 puan olarak değerlendirilebilir ve pek tabii ki ülke futbolunun değişmez sözü olan "Bu köprünün altından çok sular akar" atasözü pek alâ kullanılabilir. Ancak bu bakış açısı Fenerbahçe'yi uçuruma sürükleyen ve olmayan futbol aklı(!)'nın isteyebileceği, destekleyebileceği bir bakış açısıdır. Sezon içinde maç yazılarından bağımsız olarak bu futbol aklının Fenerbahçe'yi nerelere getirdiğine, nasıl getirdiğine çokça değineceğim. Şimdilik dün oynanan maçı yeşil sahada kalarak değerlendirelim ve Fenerbahçe'nin son durumuna bir göz atalım.

Fenerbahçe Şaşırtmadı
Fenerbahçe Şaşırtmadı

Fenerbahçe'nin başına 10 gün önce getirilen Dick Advocaat'ın en büyük şanssızlığı belki de Başakşehir gibi yıllardır birlikte oynama alışkanlığı bulunan oyuncu grubuna sahip bir takımın deplasmanında lige başlamaktı. Kendi oyun felsefesini takıma anlatmayı bırakın, sahip olduğu futbolcuların özelliklerini bile tanıma zamanı olmayan Advocaat, muhtemelen geçmiş sezon maç kasetlerini izleyerek ve eldeki oyuncularına göre bir ilk 11 belirledi. Kağıt üstünde bakıldığında gayet de iyi sayılabilecek bir ilk 11 olduğunu söylemek yanlış olmaz. Eleştirilecek tek husus belki sakatlıktan daha bu hafta çıkan Volkan Şen tercihi olabilirdi ancak onun yerine oynayacak Atıf'ın da oyuncu profili açısından pek farkı yoktu.

Fenerbahçe'nin başına 10 gün önce getirilen Dick Advocaat'ın en büyük şanssızlığı belki de Başakşehir gibi yıllardır birlikte oynama alışkanlığı bulunan oyuncu grubuna sahip bir takımın deplasmanında lige başlamaktı. Kendi oyun felsefesini takıma anlatmayı bırakın, sahip olduğu futbolcuların özelliklerini bile tanıma zamanı olmayan Advocaat, muhtemelen geçmiş sezon maç kasetlerini izleyerek ve eldeki oyuncularına göre bir ilk 11 belirledi. Kağıt üstünde bakıldığında gayet de iyi sayılabilecek bir ilk 11 olduğunu söylemek yanlış olmaz. Eleştirilecek tek husus belki sakatlıktan daha bu hafta çıkan Volkan Şen tercihi olabilirdi ancak onun yerine oynayacak Atıf'ın da oyuncu profili açısından pek farkı yoktu.

Fenerbahçe Şaşırtmadı
Fenerbahçe Şaşırtmadı

Fenerbahçe, Vitor Pereira döneminden diziliş anlamında çok farklı bir kadro ile sahaya çıkmasa da oyuncu tercihi anlamında, özellikle orta sahada, çok farklı bir oyuncu grubu ile maça başladı. Geçen sezon adeta yapışık ikiz gibi olan Souza ve Topal ikilisi, Advocaat döneminin ilk lig maçında bozuldu. Aslında bu tercih bile Advocaat'ın kafasındaki oyun planını anlatan bir tercih diyebiliriz. Zira geçen sezon Souza ve Mehmet Topal ile bir türlü orta saha ve hücum bölgesi arasındaki bağlantı yapılamıyordu. Çünkü ne Topal ne de Souza böyle bir oyuncu profili değillerdi. Dün akşam oynanan maçta ise Advocaat Salih-Ozan-Topal tercihi ile Ozan'ı iki yönlü kullanacağını gösterdi. Bu plan ne kadar tutar, Ozan bu görevi şu şartlarda yapabilir mi, Fenerbahçe hem Salih hem de Ozan konusunda sabırlı olabilecek mi sorularını cevaplamak ise şu anda çok zor.

Fenerbahçe, Vitor Pereira döneminden diziliş anlamında çok farklı bir kadro ile sahaya çıkmasa da oyuncu tercihi anlamında, özellikle orta sahada, çok farklı bir oyuncu grubu ile maça başladı. Geçen sezon adeta yapışık ikiz gibi olan Souza ve Topal ikilisi, Advocaat döneminin ilk lig maçında bozuldu. Aslında bu tercih bile Advocaat'ın kafasındaki oyun planını anlatan bir tercih diyebiliriz. Zira geçen sezon Souza ve Mehmet Topal ile bir türlü orta saha ve hücum bölgesi arasındaki bağlantı yapılamıyordu. Çünkü ne Topal ne de Souza böyle bir oyuncu profili değillerdi. Dün akşam oynanan maçta ise Advocaat Salih-Ozan-Topal tercihi ile Ozan'ı iki yönlü kullanacağını gösterdi. Bu plan ne kadar tutar, Ozan bu görevi şu şartlarda yapabilir mi, Fenerbahçe hem Salih hem de Ozan konusunda sabırlı olabilecek mi sorularını cevaplamak ise şu anda çok zor.

Bütün bu zorluklarla ve dezavantajlarla maça başlayan Fenerbahçe bir de 2. dakikada kalesinde golü gördü ve 1-0 yenik duruma düştü. Abdullah Avcı takımlarına karşı en istenmeyen senaryo gerçekleşti. 2. dakikadan sonra Başakşehir, takım haline topun arkasına geçti ve Fenerbahçe'nin olmayan hücum aksiyonlarına karşı çareler üretmeye çalıştı. 10 kişi kalana kadar da çok başarılı bir şekilde istediklerini yaptılar.

Fenerbahçe tarafına gelecek olursak, yenilginin baş mimarı olarak "uyumsuzluk" sorununu belirleyebiliriz. Takım birbirini yeşil sahanın içinde hiç tanımıyor ve bu çok net bir şekilde belli oluyor. Böyle zor bir deplasmanda daha ilk dakikadan itibaren kötü bir bireysel performans sergileyen Mehmet Topal olunca da puan kaybı kaçınılmaz oluyor.

Bütün bu zorluklarla ve dezavantajlarla maça başlayan Fenerbahçe bir de 2. dakikada kalesinde golü gördü ve 1-0 yenik duruma düştü. Abdullah Avcı takımlarına karşı en istenmeyen senaryo gerçekleşti. 2. dakikadan sonra Başakşehir, takım haline topun arkasına geçti ve Fenerbahçe'nin olmayan hücum aksiyonlarına karşı çareler üretmeye çalıştı. 10 kişi kalana kadar da çok başarılı bir şekilde istediklerini yaptılar.

Fenerbahçe tarafına gelecek olursak, yenilginin baş mimarı olarak "uyumsuzluk" sorununu belirleyebiliriz. Takım birbirini yeşil sahanın içinde hiç tanımıyor ve bu çok net bir şekilde belli oluyor. Böyle zor bir deplasmanda daha ilk dakikadan itibaren kötü bir bireysel performans sergileyen Mehmet Topal olunca da puan kaybı kaçınılmaz oluyor.

Ancak maç sonunda bu sezonun geleceği için umutlu olan Fenerbahçe'lilerin sayısının bir hayli fazla olduğunu gördüm. Sanırım Vitor Pereira'nın hamleleri sonrasında gördükleri Advocaat'ın hamleleri fena halde göze hoş gelmiş ki, haksız sayılmazlar. Zira bir Fenerbahçe'li olarak, 46. dakikadan itibaren bir forvet ısınmasını, tam zamanında, tam yerinde hamleleri özlemiştik.

Son olarak, Dick Advocaat'ın camiaya yeni bir heyecan getirdiği aşikar. Ligin 5. maçına kadar da kapsamlı bir değerlendirme -hem övgü hem de yergi açısından- çok yanlış olur. Bekleyip görmek gerekiyor.

Ancak maç sonunda bu sezonun geleceği için umutlu olan Fenerbahçe'lilerin sayısının bir hayli fazla olduğunu gördüm. Sanırım Vitor Pereira'nın hamleleri sonrasında gördükleri Advocaat'ın hamleleri fena halde göze hoş gelmiş ki, haksız sayılmazlar. Zira bir Fenerbahçe'li olarak, 46. dakikadan itibaren bir forvet ısınmasını, tam zamanında, tam yerinde hamleleri özlemiştik.

Son olarak, Dick Advocaat'ın camiaya yeni bir heyecan getirdiği aşikar. Ligin 5. maçına kadar da kapsamlı bir değerlendirme -hem övgü hem de yergi açısından- çok yanlış olur. Bekleyip görmek gerekiyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.