Fenerbahçe Kazanmayı Bildi

Emre Aydın 26.08.2016

Fenerbahçe, İsviçre deplasmanında konuk olduğu Grasshoppers’ı 2-0 mağlup ederek UEFA Ligi'nde gruplara kalmayı başardı.

Dick Advocaat yönetiminde Avrupa'da 2. maçına çıkan Fenerbahçe, rakibini 70.dakikadan sonra peş peşe bulduğu gollerle 2-0 mağlup etti ve ilk etapta hedeflediği "gruplara kalma" hedefini gerçekleştirdi. Peki "Fenerbahçe nasıl oynadı? Gruplar öncesinde ne gibi hamleler yapmak gerekiyor?" soruları ışığında akşam oynanan maçı değerlendirmek lazım. Zira Fenerbahçe kendi sahasında 3-0 yenerek büyük bir psikolojik rahatlıkla İsviçre'ye gitmişti.

Fenerbahçe'nin İlk 11'i

Fenerbahçe Kazanmayı Bildi

Advocaat hocaya karşı ön yargım her geçen maç azalıyor. Nedeni ise, geldiği günden bu yana her maç daha iyi 11 çıkarması. Bu veri takımla ilgilendiğini, rakibi analiz ettiğini ve oyuncuları giderek tanımaya başladığı gösteriyor.

Grasshoppers deplasmanında çıkan 11'e hemen bir göz attığımda ilk etapta şunları gördüm:

1) Savunma tandemini hala kafasında belirleyememiş hoca ancak deniyor. Zaten 3-0'ın avantajında tam da hocanın istediği şartlarda oynandı maç. Kjaer'in dönüşü ile Roman'ı keserek Skrtel- Kjaer tandemi ile oynadı. Hoş, zorlayıcılık açısından ne kadar ölçüt bir maç, soru işareti. Ancak birlikte oynamaya alışmak açısından önemli bir tercih oldu.

2) Vitor Pereira'nın göz bebeği olan Souza bu maçta da oynamadı. Advocaat'ın tamamen kafasında sildiğine emin oldum.

3) Alper ve Stoch'tan oluşturduğu kanatlar hocanın hâlâ deneme aşamasında olduğunu gösteriyor. İlk maçta Aatıf ve Emenike'yi kanatlarda değerlendirmişti. İkinci maç sonrasında ise Alper'i sağ açıkta denedi ve sanıyorum ki olmadığını anlamıştır.

4) Olası bir transfer yapamama durumunda ise Ozan ve Salih üzerinden işleyecek orta saha aksiyonları herhalde Advocaat'ın en çok düşündüğü sorundur diye tahmin ediyorum. Zira Salih ve Ozan koskoca sezonu 3 kulvarda nasıl geçirecek bilinmiyor.

5) Van Persie'nin maç kondisyonu kazanması açısından da bu maç önemliydi. Her ne kadar oyundan çıkana kadar pek bir varlık gösteremese de böyle zorluk derecesi az olan maçlarda forma giyerek form tutacağını tahmin ediyorum. Tahminden ziyade, aslında çok istiyorum çünkü arkasında 102 kilo olan bir Fernandao ve "Emenike" var.

Zaman Kaybı = İlk 45 Dakika

Fenerbahçe'de oyuncular arasındaki uyumsuzluk hâlâ göze çarpıyor. Bu uyumsuzluk, birlikte maç oynayarak giderilebilecek bir durum olsa da Advocaat'a Pereira'dan kalan enkazın ne kadar sürede toparlanacağı merak konusu durumlardan biri. 1 senelik hoca ile 1 sene daha heba etmeye çok yakın Fenerbahçe. Her zaman dediğim gibi uçurumun kenarında seyreden koskoca bir kulüp var ortada. Neyse, eleştirileri şimdilik içimize atıp maça dönmek gerekirse; ilk yarı herhangi bir hücum planı olmayan, çok basit top kayıpları yapan ve topu "her zamanki gibi" ikinci bölgeden üçüncü bölgeye taşıyamayan bir Fenerbahçe vardı. Bu sorunların ne kadarı sadece "uyumsuzluk" ile açıklanabilir peki? Bu sorunun cevabı bambaşka bir yazı konusu...

Fenerbahçe Kazanmayı Bildi

Fenerbahçe sonradan açıldı...

İkinci yarı da hem Fenerbahçe hem de Grasshoppers açısından ilk yarının kopyası gibi başladı. Samimi söylüyorum ki, ilk gol biraz daha gecikseydi maç sonuna kadar kesin uyurdum.

53. dakika maçın sıkıcı gidişatı için dönüm noktası oldu. Salih Uçan'ın oyundan çıkıp Aatıf'ın oyuna girmesi ile birlikte Alper hapis kaldığı sağ kanattan merkeze geçti. Bu durum Fenerbahçe'ye topu daha dikine ve hızlı bir şekilde dolaştırma imkanı verdi. Lakin bu halde de bir sorun vardı. Van Persie'nin pili bitmişti ve kısmen hızlanan Fenerbahçe'ye ayak uyduramıyordu. Bu sorunu 68. dakikada gören Advocaat Fernandao'u Persie'nin yerine oyuna aldı ve bu dakikadan sonra ileride bütün toplar Fenerbahçe'de kalmaya başladı.

77. dakikada Alper ve Van Der Wiel'in ortak yapımında Fenerbahçe tam da aradığı golü buldu ve turun kapısını ardına kadar araladı. Çok geçmeden Mehmet Topal da harika bir pas ile Stoch'u buluşturdu ve durum 2-0'a geldi.

Maç 2-0 Fenerbahçe lehine bitti. Gruplara kalındı. Buraya kadar her şey çok güzel.

Peki Fenerbahçe daha oturaklı ve güçlü takımlara karşı nasıl bir hücum planı oluşturacak, topu nasıl taşıyacak ve takımın beyni kim olacak?

Fenerbahçe'nin önündeki engeller saymakla bitmiyor. Cevap verilecek o kadar soru var ki...

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.