Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor

Süleyman Okan 13.08.2016

Beklenmeyen ölçümleriyle herkesi şaşırtan KIC 8462852 yıldızındaki gizemler giderek artıyor.

Geçen yıl amatör astronomlar Kepler Uzay Teleskobu’nda çok garip davranışlar sergileyen bir yıldızı işaretlediğinde, kimse meselenin bu kadar uzamasını ve belki de evrende karşılaştığımız ilk uzaylı ayakizini göstermesini beklemiyordu. Eylül 2015’ten beri resmi incelemeye alınan KIC 8462852 yıldızının gizemi gün geçtikçe azalacağına artıyor.

Geçen yıl amatör astronomlar Kepler Uzay Teleskobu’nda çok garip davranışlar sergileyen bir yıldızı işaretlediğinde, kimse meselenin bu kadar uzamasını ve belki de evrende karşılaştığımız ilk uzaylı ayakizini göstermesini beklemiyordu. Eylül 2015’ten beri resmi incelemeye alınan KIC 8462852 yıldızının gizemi gün geçtikçe azalacağına artıyor.

Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor
Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor

Tabby’nin yıldızı olarak da bilinen KIC 8462852’yi gözlemleyen Kepler’in, yıldızdan okuduğu enerji seviyesinin bazen %20’lere varan seviyelerde azalması ve sonra tekrar artması, bu yıldızın incelenmeye başlamasına sebep vermişti. Normalde gözlemlenen yıldızların okunan enerji seviyelerinin düşmesi şaşılacak bir şey değil. Teleskop ile yıldız arasına bir cisim girerse (mesela bu cisim yıldızın etrafında dönen bir gezegen olabilir) doğal olarak teleskobun okuyabildiği parlaklıkta azalma olacaktır.

Fakat normal şartlar altında, bir yıldızın önünden geçen gezegenin yıldızın gözlemlenen parlaklığını %1 civarında kısması beklenir. Ayrıca, aynı Dünya’nın Güneş etrafında her zaman 365 günde dönmesi gibi, yıldızın etrafında dönen bu cismin eşit aralıklarla yıldızla teleskop arasına girmesi gerekir.

KIC 8462852’nin etrafında dönen şey her neyse, hem onun ışığını düzensiz aralıklarla bloke ediyor hem de beklenenden 20 kat daha fazla bloke ediyor. Bu size normal gibi gelebilir, fakat Kepler’in takip ettiği 150 bin yıldız arasında, Tabby’nin yıldızı gibi davranan başka tek bir yıldız bile yok. Hatta Kepler dışında da bugüne kadar gözlemlediğimiz hiçbir yıldız, KIC 8462852’ye benzemiyor.

Tabby’nin yıldızı olarak da bilinen KIC 8462852’yi gözlemleyen Kepler’in, yıldızdan okuduğu enerji seviyesinin bazen %20’lere varan seviyelerde azalması ve sonra tekrar artması, bu yıldızın incelenmeye başlamasına sebep vermişti. Normalde gözlemlenen yıldızların okunan enerji seviyelerinin düşmesi şaşılacak bir şey değil. Teleskop ile yıldız arasına bir cisim girerse (mesela bu cisim yıldızın etrafında dönen bir gezegen olabilir) doğal olarak teleskobun okuyabildiği parlaklıkta azalma olacaktır.

Fakat normal şartlar altında, bir yıldızın önünden geçen gezegenin yıldızın gözlemlenen parlaklığını %1 civarında kısması beklenir. Ayrıca, aynı Dünya’nın Güneş etrafında her zaman 365 günde dönmesi gibi, yıldızın etrafında dönen bu cismin eşit aralıklarla yıldızla teleskop arasına girmesi gerekir.

KIC 8462852’nin etrafında dönen şey her neyse, hem onun ışığını düzensiz aralıklarla bloke ediyor hem de beklenenden 20 kat daha fazla bloke ediyor. Bu size normal gibi gelebilir, fakat Kepler’in takip ettiği 150 bin yıldız arasında, Tabby’nin yıldızı gibi davranan başka tek bir yıldız bile yok. Hatta Kepler dışında da bugüne kadar gözlemlediğimiz hiçbir yıldız, KIC 8462852’ye benzemiyor.

Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor
Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor

Bugüne kadar ne açıklama getirilmeye çalışıldıysa yeterli olmadı. Etrafında biçimsiz toz ve gaz bulutu olan genç bir yıldız olabilir dendi. Fakat hızı, konumu ve NASA’dan gelen diğer değerler onun genç olmadığını gösteriyor. Patlamış bir gezegenin biçimsiz şekli ve yarattığı parçacık bulutunun yıldızı bloke edebileceği tartışıldı. Fakat etrafa yayılması gereken toz bulutuna dair bir ipucu bulunamadı. Bunun üzerine NASA yıldızın etrafında nedeni açıklanamayacak kadar çok ve dağınık meteor olabileceğini önerdi. Yapılan matematiksel analizlere göre bunun bugüne kadar rastlanmış en büyük meteor grubundan bile kat be kat büyük olması gerekiyor. Ortaya atılan diğer bir teoriye göre birçok cismin, kendi etrafında aşırı hızlı dönen şekli yamuk bir yıldızın etrafında dönmesi durumunda böyle bir parlaklık farkı oluşabilir dendi. Her ne kadar bu teori parlaklık farkını açıklasa da yıldızın kendi etrafında şeklini yamultacak bir hızda dönmediğini biliyoruz.

Bu da geriye en heyecanlı açıklamayı bırakıyor: Bu yıldızın enerjisini toplamaya çalışan uzaylı bir uygarlığı keşfetmiş olabiliriz! Elbette açıklanamayan her duruma uzaylı yaması yapıştırılması bilimsel olarak sevilen bir yaklaşım değil. Öte yandan gelişmiş bir yabancı uygarlık varsa, onların yıldızlarının enerjisini aynı bu şekilde kullanıyor olmasını bekliyoruz. 1964’te Sovyet astronom Kardashev’in modeline göre, kendi yıldızlarının enerjisini doğrudan biriktiren uygarlıklar Tip II uygarlıklar olarak geçiyor. Tip II uygarlıkların bir yıldızın enerjisini toplamak için kurmaları gereken dev yapının da bir adı var: Dyson küresi.

Bugüne kadar ne açıklama getirilmeye çalışıldıysa yeterli olmadı. Etrafında biçimsiz toz ve gaz bulutu olan genç bir yıldız olabilir dendi. Fakat hızı, konumu ve NASA’dan gelen diğer değerler onun genç olmadığını gösteriyor. Patlamış bir gezegenin biçimsiz şekli ve yarattığı parçacık bulutunun yıldızı bloke edebileceği tartışıldı. Fakat etrafa yayılması gereken toz bulutuna dair bir ipucu bulunamadı. Bunun üzerine NASA yıldızın etrafında nedeni açıklanamayacak kadar çok ve dağınık meteor olabileceğini önerdi. Yapılan matematiksel analizlere göre bunun bugüne kadar rastlanmış en büyük meteor grubundan bile kat be kat büyük olması gerekiyor. Ortaya atılan diğer bir teoriye göre birçok cismin, kendi etrafında aşırı hızlı dönen şekli yamuk bir yıldızın etrafında dönmesi durumunda böyle bir parlaklık farkı oluşabilir dendi. Her ne kadar bu teori parlaklık farkını açıklasa da yıldızın kendi etrafında şeklini yamultacak bir hızda dönmediğini biliyoruz.

Bu da geriye en heyecanlı açıklamayı bırakıyor: Bu yıldızın enerjisini toplamaya çalışan uzaylı bir uygarlığı keşfetmiş olabiliriz! Elbette açıklanamayan her duruma uzaylı yaması yapıştırılması bilimsel olarak sevilen bir yaklaşım değil. Öte yandan gelişmiş bir yabancı uygarlık varsa, onların yıldızlarının enerjisini aynı bu şekilde kullanıyor olmasını bekliyoruz. 1964’te Sovyet astronom Kardashev’in modeline göre, kendi yıldızlarının enerjisini doğrudan biriktiren uygarlıklar Tip II uygarlıklar olarak geçiyor. Tip II uygarlıkların bir yıldızın enerjisini toplamak için kurmaları gereken dev yapının da bir adı var: Dyson küresi.

Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor
Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor

Teoride bir Dyson küresi hem çok büyük olacağından yıldızın enerjisinin %20’sini bloke edebilir, hem de doğal değil suni bir obje olduğundan şeklen bildiğimiz hiçbir şeye benzemek zorunda değil. Bu teori ortaya atılır atılmaz heyecanlanan uzaylı araştırma grubu SETI, 42 radyo teleskobunu birden KIC 8462852’e yönlendirdi. Fakat SETI’nin verilerine göre o bölgeden gelen radyo dalgalarında mega bir Dyson küresine işaret eden bir okuma bulunamadı.

Fakat geçtiğimiz hafta yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, Dyson küresi ihtimali biraz daha güç kazandı. Neden mi? Çünkü California Institute of Technology ve Observatories of the Carnegie Institution of Washington’dan iki bilim adamına göre KIC 8462852’nin enerjisi son dört yılda görülmemiş derecede azaldı. Bu azalma hem aşırı hızlı gerçekleşti, hem de normalde bekleneceği gibi çizgisel gerçekleşmedi. Büyük parçalarda birkaç enerji azalması atlatan yıldız, tekrar enerji kaybetmeyen bir çizgiye oturdu. İncelediğimiz yok olan yıldızlarda bu biçimde hareketler bugüne dek gözlemlenmediğinden, dikkatler yine bunun bilinçli bir enerji toplama projesi olup olmadığına çevrildi.

Teoride bir Dyson küresi hem çok büyük olacağından yıldızın enerjisinin %20’sini bloke edebilir, hem de doğal değil suni bir obje olduğundan şeklen bildiğimiz hiçbir şeye benzemek zorunda değil. Bu teori ortaya atılır atılmaz heyecanlanan uzaylı araştırma grubu SETI, 42 radyo teleskobunu birden KIC 8462852’e yönlendirdi. Fakat SETI’nin verilerine göre o bölgeden gelen radyo dalgalarında mega bir Dyson küresine işaret eden bir okuma bulunamadı.

Fakat geçtiğimiz hafta yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, Dyson küresi ihtimali biraz daha güç kazandı. Neden mi? Çünkü California Institute of Technology ve Observatories of the Carnegie Institution of Washington’dan iki bilim adamına göre KIC 8462852’nin enerjisi son dört yılda görülmemiş derecede azaldı. Bu azalma hem aşırı hızlı gerçekleşti, hem de normalde bekleneceği gibi çizgisel gerçekleşmedi. Büyük parçalarda birkaç enerji azalması atlatan yıldız, tekrar enerji kaybetmeyen bir çizgiye oturdu. İncelediğimiz yok olan yıldızlarda bu biçimde hareketler bugüne dek gözlemlenmediğinden, dikkatler yine bunun bilinçli bir enerji toplama projesi olup olmadığına çevrildi.

Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor
Evrenin En Gizemli Yıldızı Giderek Garipleşiyor

Bu garipliklerin üst üste yığılması, en katı bilim adamının kafasında bile “acaba mı?” ampulünü yakmayı başardı. Bugüne kadar incelediğimiz hiçbir uzay cismine benzemeyen yıldızın başına gelenlerin hâlâ doğal mı yoksa canlı eliyle mi yapılmış bir etki olduğunu bilmiyoruz. Sonuç ne olursa olsun, KIC 8462852 bize evren hakkında çok şey öğretecek.

Bu garipliklerin üst üste yığılması, en katı bilim adamının kafasında bile “acaba mı?” ampulünü yakmayı başardı. Bugüne kadar incelediğimiz hiçbir uzay cismine benzemeyen yıldızın başına gelenlerin hâlâ doğal mı yoksa canlı eliyle mi yapılmış bir etki olduğunu bilmiyoruz. Sonuç ne olursa olsun, KIC 8462852 bize evren hakkında çok şey öğretecek.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.