Enerji Endüstrisinin Geleceği

Gökbey İnaç 17.09.2016

Gezegenimiz en büyük iki sorunu, hızla artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek ve bu enerji tüketiminin sonucu olarak da küresel ısınma. İnsanlık olarak bu iki soruna çözüm bulabilecek miyiz?

Her geçen gün enerji ihtiyacımız artıyor, biz enerji tükettikçe atmosfer daha da ısınıyor ve atmosfer ısındıkça tüm insanlığın sonunu getirebilecek kötü senaryonun bir parçası daha gerçekleşiyor. Karamsar olmamalıyız, daha fazla çaba göstererek çözümleri aramalı ve bulduğumuz her çözümü hayata geçirmeliyiz ve kesinlikle şunu bilmeliyiz ki geleceğimiz enerji endüstrisinin nasıl gelişeceğiyle doğru orantılı olarak şekillenecek. Peki ihtimaller neler? Nasıl gelişmeler olsa gelecek bizim için daha parlak olabilir?

Verimli Bir Solar Enerji Ekonomisi Yaratabiliriz


Her 88 dakikada bir toplam 470 EJ (exajoule) enerji Güneş'ten gelerek Dünya yüzeyine erişiyor. 470 EJ ne kadarlık bir enerji eder derseniz, bu modern insanlığın 1 yılda tükettiği enerjiden daha fazla eder. Yani çok fazla. Bir de şöyle bakın: Güneş'ten Dünya'ya her 88 dakikada bir ulaşan enerji dalgaları var ya, o dalgalar 5 günden daha kısa bir sürede 36 ZJ (zettajoules) enerjiyi Dünya'ya ulaştırıyor ki bu da şu anda gezegenimizdeki fosil yakıt rezervlerinden çok daha fazla enerji demek oluyor.

Rakamlara baktığımızda potansiyelimizi pek gerçekleştiremediğimiz ortada. İnsanlık olarak Güneş'ten gelen enerjinin 1000’de 1’ini elde edebilsek, şu an ürettiğimizden 6 kat daha fazla enerji elde edebiliriz.

Önümüzdeki 20 yıl içerisinde güneş enerjisine dayalı enerji üretimi kesinlikle vazgeçilmez bir yol olacak ve bu alandaki teknolojik gelişmeler hız kazanacak gibi duruyor. Özellikle Türkiye’de Borusan ve Zorlu gibi büyük şirketlerin güneş enerjisi sektörüne giriş yapması, aslında gelişmekte olan ülkelerin de bu alanda hizmet sağlamaya başladığının göstergesi de denebilir. Bu alanda yatırım yapıldıkça güneş enerjisiyle üretilen enerji birim başına maliyetleri de aynı oranda düşmeye başlayacak ve öncelikli endüstriyel üretimle başlayan güneş enerjisi üretimi hanelere de yayılacaktır. Özellikle güneşli mevsimlerin yılın büyük bölümünü oluşturduğu ülkemizde güneş enerjisine dayalı enerji üretimi yapılırsa, Türkiye’nin önümüzdeki 20 yılın enerji devi ülkelerden biri olması kaçınılmaz olabilir. Yurt dışına bakıldığında ise kişisel girişimler halinde güneş panelleriyle elektrik üreterek bitcoin ile bulundukları apartmanlara enerji satan örnekleri de görebiliyoruz ki bunlar şu anda çok uç örnekler.

Pil Teknolojisi Dönüm Noktasına Geldi


Enerji üretmek kadar üretilen enerjinin depolanması da bir o kadar önemli. Zira bu alanda da insanlık olarak sahip olduğumuz teknolojiyi geliştirmeye çalışıyoruz ve aslında son 3 yılda meydana gelen gelişmeler bu işin bir dönüm noktasına geldiğini gösteriyor. En basit anlamda akıllı telefon teknolojisinin hayatımıza girmesiyle 2-3 gün giden telefon sarjlarının bir anda 8 saate inmesi hepimizi mutsuz etmişti ki tüm akıllı telefon üreticisi firmaların en büyük pazarlama vaadi uzun gidecek olan pil ömrü idi. Basit anlamda tüketici gözüyle baktığımızda mevzu buralardayken, uzayda seyahat ya da hayatta kalmamız için de pil teknolojisindeki gelişmelere oldukça ihtiyacımız olduğu aşikar.

Aşağıdaki 5 trendin geleceğin pil teknolojisini şekillendireceğini görebiliyoruz.

  • Lithium-ion Teknolojisi: Bu teknolojinin fiyat olarak gitgide ucuzlaması ve pil kapasitesinin de aynı oranda artmasıyla birlikte yaygınlaşmasını sağladı. Özellikle son 20 yılda bu teknolojideki gelişmeler umut verici oldu.
  • Tesla Pil Teknolojisi: Tesla marka olarak elektrikli otomobil üretimi konusunda lider marka olmasıyla birlikte, kendi pilini de üreten bir marka. Dev fabrikasında lithium-ion teknolojisini her geçen gün daha da geliştiren Tesla, önümüzdeki 20 yılda enerji depolama konusunda lider teknoloji sahibi olacaktır.
  • Akışlı Pil (Flow Batteries): Yeni yeni pazara girmeye başlayan bu teknoloji iki farklı kimyasal sıvının enerji biriktirmesi ve tekrar enerji ile doldurulabilmesinden ibaret, mevcut sarjlı pillerden farkı, kimyasal içeriğin daha hassas olması. Normal lithium-ion pillerden 10 kat daha fazla enerji üretebiliyor ve 5.000 defa tekrar sarj edilebiliyor.
  • Sıkıştırılmış Hava Depolaması: Lightsail gibi enerji şirketlerinin ürettiği bu piller 10.000 kere sarj edilebiliyor, henüz geliştirilmekte olan bu teknoloji endüstriyel anlamda ilerleyen dönemde enerji depolama konusunda trend olabilir.
  • Elektrik Tüketim Zamanlaması: ABD’de başlayan bu trend elektrik kullanımının saatlere göre fiyatlandırılması demek oluyor. Elektrik talebinin yoğun olduğu saatlerde birim başına oluşan maliyet daha yüksek oluyor, talebin düşük olduğu saatlerde ise maliyetler de aynı oranda düşüyor. Böylece elektrik tüketimini dengelemek ve tüketimden elde edilen geliri de kontrollü bir şekilde tutmak daha da kolaylaşıyor. Özellikle ülkemizde bu anlamda tasarrufun ön plana çıktığı günlerde böyle bir kullanım trendi çok işe yarayabilir.

Gelecekte Neler Olabilir?


Gelecekte her hane kendi elektrik üretimini kendisi yapacak gibi duruyor, tamamını olmasa bile en azından alt yapısal ihtiyaca ek olarak oluşan talebe yönelik enerjinin üretimi mümkün olabilir.

Solar sistemlerin yaygınlaşması ve diğer sürdürülebilir enerji üretim yöntemlerinin de gelişmesiyle muhtemel olarak sahip olduğumuz yaşam alanlarının mimari yapıları da değişecektir, enerji üretimi için yeni alanlara ihtiyaç duyacağız.

Mahalle mahalle ya da bölge bölge yerel elektrik üreticileri doğabilir. Şu an New York’ta bitcoin ile sürdürülen böyle bir yapı var. Ülkemizde gerekli yasal prosedürlerin oluşturulması durumunda böyle bir sektör oluşabilir.

Her geçen gün enerji ihtiyacımız artıyor, biz enerji tükettikçe atmosfer daha da ısınıyor ve atmosfer ısındıkça tüm insanlığın sonunu getirebilecek kötü senaryonun bir parçası daha gerçekleşiyor. Karamsar olmamalıyız, daha fazla çaba göstererek çözümleri aramalı ve bulduğumuz her çözümü hayata geçirmeliyiz ve kesinlikle şunu bilmeliyiz ki geleceğimiz enerji endüstrisinin nasıl gelişeceğiyle doğru orantılı olarak şekillenecek. Peki ihtimaller neler? Nasıl gelişmeler olsa gelecek bizim için daha parlak olabilir?

Verimli Bir Solar Enerji Ekonomisi Yaratabiliriz


Her 88 dakikada bir toplam 470 EJ (exajoule) enerji Güneş'ten gelerek Dünya yüzeyine erişiyor. 470 EJ ne kadarlık bir enerji eder derseniz, bu modern insanlığın 1 yılda tükettiği enerjiden daha fazla eder. Yani çok fazla. Bir de şöyle bakın: Güneş'ten Dünya'ya her 88 dakikada bir ulaşan enerji dalgaları var ya, o dalgalar 5 günden daha kısa bir sürede 36 ZJ (zettajoules) enerjiyi Dünya'ya ulaştırıyor ki bu da şu anda gezegenimizdeki fosil yakıt rezervlerinden çok daha fazla enerji demek oluyor.

Rakamlara baktığımızda potansiyelimizi pek gerçekleştiremediğimiz ortada. İnsanlık olarak Güneş'ten gelen enerjinin 1000’de 1’ini elde edebilsek, şu an ürettiğimizden 6 kat daha fazla enerji elde edebiliriz.

Önümüzdeki 20 yıl içerisinde güneş enerjisine dayalı enerji üretimi kesinlikle vazgeçilmez bir yol olacak ve bu alandaki teknolojik gelişmeler hız kazanacak gibi duruyor. Özellikle Türkiye’de Borusan ve Zorlu gibi büyük şirketlerin güneş enerjisi sektörüne giriş yapması, aslında gelişmekte olan ülkelerin de bu alanda hizmet sağlamaya başladığının göstergesi de denebilir. Bu alanda yatırım yapıldıkça güneş enerjisiyle üretilen enerji birim başına maliyetleri de aynı oranda düşmeye başlayacak ve öncelikli endüstriyel üretimle başlayan güneş enerjisi üretimi hanelere de yayılacaktır. Özellikle güneşli mevsimlerin yılın büyük bölümünü oluşturduğu ülkemizde güneş enerjisine dayalı enerji üretimi yapılırsa, Türkiye’nin önümüzdeki 20 yılın enerji devi ülkelerden biri olması kaçınılmaz olabilir. Yurt dışına bakıldığında ise kişisel girişimler halinde güneş panelleriyle elektrik üreterek bitcoin ile bulundukları apartmanlara enerji satan örnekleri de görebiliyoruz ki bunlar şu anda çok uç örnekler.

Pil Teknolojisi Dönüm Noktasına Geldi


Enerji üretmek kadar üretilen enerjinin depolanması da bir o kadar önemli. Zira bu alanda da insanlık olarak sahip olduğumuz teknolojiyi geliştirmeye çalışıyoruz ve aslında son 3 yılda meydana gelen gelişmeler bu işin bir dönüm noktasına geldiğini gösteriyor. En basit anlamda akıllı telefon teknolojisinin hayatımıza girmesiyle 2-3 gün giden telefon sarjlarının bir anda 8 saate inmesi hepimizi mutsuz etmişti ki tüm akıllı telefon üreticisi firmaların en büyük pazarlama vaadi uzun gidecek olan pil ömrü idi. Basit anlamda tüketici gözüyle baktığımızda mevzu buralardayken, uzayda seyahat ya da hayatta kalmamız için de pil teknolojisindeki gelişmelere oldukça ihtiyacımız olduğu aşikar.

Aşağıdaki 5 trendin geleceğin pil teknolojisini şekillendireceğini görebiliyoruz.

  • Lithium-ion Teknolojisi: Bu teknolojinin fiyat olarak gitgide ucuzlaması ve pil kapasitesinin de aynı oranda artmasıyla birlikte yaygınlaşmasını sağladı. Özellikle son 20 yılda bu teknolojideki gelişmeler umut verici oldu.
  • Tesla Pil Teknolojisi: Tesla marka olarak elektrikli otomobil üretimi konusunda lider marka olmasıyla birlikte, kendi pilini de üreten bir marka. Dev fabrikasında lithium-ion teknolojisini her geçen gün daha da geliştiren Tesla, önümüzdeki 20 yılda enerji depolama konusunda lider teknoloji sahibi olacaktır.
  • Akışlı Pil (Flow Batteries): Yeni yeni pazara girmeye başlayan bu teknoloji iki farklı kimyasal sıvının enerji biriktirmesi ve tekrar enerji ile doldurulabilmesinden ibaret, mevcut sarjlı pillerden farkı, kimyasal içeriğin daha hassas olması. Normal lithium-ion pillerden 10 kat daha fazla enerji üretebiliyor ve 5.000 defa tekrar sarj edilebiliyor.
  • Sıkıştırılmış Hava Depolaması: Lightsail gibi enerji şirketlerinin ürettiği bu piller 10.000 kere sarj edilebiliyor, henüz geliştirilmekte olan bu teknoloji endüstriyel anlamda ilerleyen dönemde enerji depolama konusunda trend olabilir.
  • Elektrik Tüketim Zamanlaması: ABD’de başlayan bu trend elektrik kullanımının saatlere göre fiyatlandırılması demek oluyor. Elektrik talebinin yoğun olduğu saatlerde birim başına oluşan maliyet daha yüksek oluyor, talebin düşük olduğu saatlerde ise maliyetler de aynı oranda düşüyor. Böylece elektrik tüketimini dengelemek ve tüketimden elde edilen geliri de kontrollü bir şekilde tutmak daha da kolaylaşıyor. Özellikle ülkemizde bu anlamda tasarrufun ön plana çıktığı günlerde böyle bir kullanım trendi çok işe yarayabilir.

Gelecekte Neler Olabilir?


Gelecekte her hane kendi elektrik üretimini kendisi yapacak gibi duruyor, tamamını olmasa bile en azından alt yapısal ihtiyaca ek olarak oluşan talebe yönelik enerjinin üretimi mümkün olabilir.

Solar sistemlerin yaygınlaşması ve diğer sürdürülebilir enerji üretim yöntemlerinin de gelişmesiyle muhtemel olarak sahip olduğumuz yaşam alanlarının mimari yapıları da değişecektir, enerji üretimi için yeni alanlara ihtiyaç duyacağız.

Mahalle mahalle ya da bölge bölge yerel elektrik üreticileri doğabilir. Şu an New York’ta bitcoin ile sürdürülen böyle bir yapı var. Ülkemizde gerekli yasal prosedürlerin oluşturulması durumunda böyle bir sektör oluşabilir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.