Endüstriyel İnternet ve Beraberinde Getirdikleri

Mehmet Berkay Önen 13.05.2016

Son yıllarda gerçekleşen teknolojik devrimler sayesinde, artık sadece insanlar değil, makineler de kendi aralarında interneti kullanarak iletişim kuruyorlar.

Biz insanlar yıllardır internetin tadını çıkarıyoruz da makineler boş boş oturuyorlar mı sanıyorsunuz? İnsanoğlu Facebook ve Instagram’da vakit öldürürken, onlar kendi aralarında konuşarak nasıl daha verimli olabileceklerini tartışıyorlar.

Şaka bir yana, internet sadece bizim kullandığımız bazı web tabanlı hizmetlerden ve e-mail’den oluşmuyor. Son yıllarda gerçekleşen teknolojik devrimler sayesinde, artık sadece insanlar değil, makineler de kendi aralarında interneti kullanarak iletişim kuruyorlar. Sahne arkasında gerçekleşen bu devrimi anlayabilmek için biraz geriye gidip bakmak gerekiyor.


Buhar makinesi ile başlayıp elektrik kullanımının yaygınlaşması ile devam eden sanayi devrimini 20. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bilgisayar ve internet gibi buluşlar devam ettirdi. Günümüzde ise nesnelerin interneti ve endüstriyel internet gibi kavramlar bu devrimi bir nebze daha ileriye taşıma niyetindeler. Peki nedir bu endüstriyel internet?

Nesnelerin interneti devrimi ile beraber hayatımızdaki her nesne internete bağlanır oldu. Bundan 5-6 sene önce televizyonlarımız tek başlarına salonda öylece oturuyorlardı ama bugün neredeyse tüm yeni televizyonlar internete bağlanarak sadece televizyon kanallarını değil, Youtube, Netflix gibi diğer içerik sağlayıcılarını da izleyiciye sunuyorlar. Evimizdeki ampulleri cep telefonumuzdaki uygulamalarla kontrol edebiliyor, termostatı daha eve gelmeden istediğimiz sıcaklığa ayarlayabiliyoruz.

Daha önceleri internet ile alakası olmayan cihazların internet bağlantısı ile buluşması sonucu oluşan bu sinerji, nesnelerin internetini oluşturdu. Şimdi ise bu söylediklerimizi daha büyük ölçekte düşünün. Şehirlerin elektrik sistemlerinin, sokak lambalarının, su ve kanalizasyon altyapılarının, rüzgar türbinlerinin, sokaklardaki boş park yerlerinin, trafik ışıklarının ve güç santrallerinin internete bağlandığını ve birbirleriyle konuştuğunu hayal edin. Alın size endüstriyel internet! Şimdi olayı biraz da teatral hale getirelim.

Bir rüzgar enerji santrali düşünün. Çanakkale’nin rüzgarlı tepelerinden birinde kurulu bu santralde 40 adet rüzgar türbini beraberce çalışarak elektrik üretiyorlar. Türbinlerden biri güney yönünden esen güçlü bir rüzgar olduğunu farkediyor ve diğer 39 arkadaşının biraz sonra karşılaşacakları bu rüzgara hazır olmasını istiyor. Hemen endüstriyel internet kullanarak diğer arkadaşlarına kanatlarını 5 derece güneye doğru döndürmeleri gerektiğini iletiyor. Arkadaşlarından gelen bu habere hemen karşılık vererek güneye dönen diğer türbinler, normalde üretecekleri elektrik miktarından %5 daha fazla elektrik üretiyorlar. 40 türbin, biraz daha fazla elektrik üretmiş olmanın verdiği gururla dönmeye devam ediyorlar.

Endüstriyel internet, yukarıda anlatıldığı gibi teatral olmayabilir ama etkilerinin çok büyük olacağını şimdiden kestirmek hiç de zor değil.


Berkay Önen

Görsel Kaynağı: GE

Biz insanlar yıllardır internetin tadını çıkarıyoruz da makineler boş boş oturuyorlar mı sanıyorsunuz? İnsanoğlu Facebook ve Instagram’da vakit öldürürken, onlar kendi aralarında konuşarak nasıl daha verimli olabileceklerini tartışıyorlar.

Şaka bir yana, internet sadece bizim kullandığımız bazı web tabanlı hizmetlerden ve e-mail’den oluşmuyor. Son yıllarda gerçekleşen teknolojik devrimler sayesinde, artık sadece insanlar değil, makineler de kendi aralarında interneti kullanarak iletişim kuruyorlar. Sahne arkasında gerçekleşen bu devrimi anlayabilmek için biraz geriye gidip bakmak gerekiyor.


Buhar makinesi ile başlayıp elektrik kullanımının yaygınlaşması ile devam eden sanayi devrimini 20. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bilgisayar ve internet gibi buluşlar devam ettirdi. Günümüzde ise nesnelerin interneti ve endüstriyel internet gibi kavramlar bu devrimi bir nebze daha ileriye taşıma niyetindeler. Peki nedir bu endüstriyel internet?

Nesnelerin interneti devrimi ile beraber hayatımızdaki her nesne internete bağlanır oldu. Bundan 5-6 sene önce televizyonlarımız tek başlarına salonda öylece oturuyorlardı ama bugün neredeyse tüm yeni televizyonlar internete bağlanarak sadece televizyon kanallarını değil, Youtube, Netflix gibi diğer içerik sağlayıcılarını da izleyiciye sunuyorlar. Evimizdeki ampulleri cep telefonumuzdaki uygulamalarla kontrol edebiliyor, termostatı daha eve gelmeden istediğimiz sıcaklığa ayarlayabiliyoruz.

Daha önceleri internet ile alakası olmayan cihazların internet bağlantısı ile buluşması sonucu oluşan bu sinerji, nesnelerin internetini oluşturdu. Şimdi ise bu söylediklerimizi daha büyük ölçekte düşünün. Şehirlerin elektrik sistemlerinin, sokak lambalarının, su ve kanalizasyon altyapılarının, rüzgar türbinlerinin, sokaklardaki boş park yerlerinin, trafik ışıklarının ve güç santrallerinin internete bağlandığını ve birbirleriyle konuştuğunu hayal edin. Alın size endüstriyel internet! Şimdi olayı biraz da teatral hale getirelim.

Bir rüzgar enerji santrali düşünün. Çanakkale’nin rüzgarlı tepelerinden birinde kurulu bu santralde 40 adet rüzgar türbini beraberce çalışarak elektrik üretiyorlar. Türbinlerden biri güney yönünden esen güçlü bir rüzgar olduğunu farkediyor ve diğer 39 arkadaşının biraz sonra karşılaşacakları bu rüzgara hazır olmasını istiyor. Hemen endüstriyel internet kullanarak diğer arkadaşlarına kanatlarını 5 derece güneye doğru döndürmeleri gerektiğini iletiyor. Arkadaşlarından gelen bu habere hemen karşılık vererek güneye dönen diğer türbinler, normalde üretecekleri elektrik miktarından %5 daha fazla elektrik üretiyorlar. 40 türbin, biraz daha fazla elektrik üretmiş olmanın verdiği gururla dönmeye devam ediyorlar.

Endüstriyel internet, yukarıda anlatıldığı gibi teatral olmayabilir ama etkilerinin çok büyük olacağını şimdiden kestirmek hiç de zor değil.


Berkay Önen

Görsel Kaynağı: GE

Biz insanlar yıllardır internetin tadını çıkarıyoruz da makineler boş boş oturuyorlar mı sanıyorsunuz? İnsanoğlu Facebook ve Instagram’da vakit öldürürken, onlar kendi aralarında konuşarak nasıl daha verimli olabileceklerini tartışıyorlar.

Şaka bir yana, internet sadece bizim kullandığımız bazı web tabanlı hizmetlerden ve e-mail’den oluşmuyor. Son yıllarda gerçekleşen teknolojik devrimler sayesinde, artık sadece insanlar değil, makineler de kendi aralarında interneti kullanarak iletişim kuruyorlar. Sahne arkasında gerçekleşen bu devrimi anlayabilmek için biraz geriye gidip bakmak gerekiyor.


Buhar makinesi ile başlayıp elektrik kullanımının yaygınlaşması ile devam eden sanayi devrimini 20. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan bilgisayar ve internet gibi buluşlar devam ettirdi. Günümüzde ise nesnelerin interneti ve endüstriyel internet gibi kavramlar bu devrimi bir nebze daha ileriye taşıma niyetindeler. Peki nedir bu endüstriyel internet?

Nesnelerin interneti devrimi ile beraber hayatımızdaki her nesne internete bağlanır oldu. Bundan 5-6 sene önce televizyonlarımız tek başlarına salonda öylece oturuyorlardı ama bugün neredeyse tüm yeni televizyonlar internete bağlanarak sadece televizyon kanallarını değil, Youtube, Netflix gibi diğer içerik sağlayıcılarını da izleyiciye sunuyorlar. Evimizdeki ampulleri cep telefonumuzdaki uygulamalarla kontrol edebiliyor, termostatı daha eve gelmeden istediğimiz sıcaklığa ayarlayabiliyoruz.

Daha önceleri internet ile alakası olmayan cihazların internet bağlantısı ile buluşması sonucu oluşan bu sinerji, nesnelerin internetini oluşturdu. Şimdi ise bu söylediklerimizi daha büyük ölçekte düşünün. Şehirlerin elektrik sistemlerinin, sokak lambalarının, su ve kanalizasyon altyapılarının, rüzgar türbinlerinin, sokaklardaki boş park yerlerinin, trafik ışıklarının ve güç santrallerinin internete bağlandığını ve birbirleriyle konuştuğunu hayal edin. Alın size endüstriyel internet! Şimdi olayı biraz da teatral hale getirelim.

Bir rüzgar enerji santrali düşünün. Çanakkale’nin rüzgarlı tepelerinden birinde kurulu bu santralde 40 adet rüzgar türbini beraberce çalışarak elektrik üretiyorlar. Türbinlerden biri güney yönünden esen güçlü bir rüzgar olduğunu farkediyor ve diğer 39 arkadaşının biraz sonra karşılaşacakları bu rüzgara hazır olmasını istiyor. Hemen endüstriyel internet kullanarak diğer arkadaşlarına kanatlarını 5 derece güneye doğru döndürmeleri gerektiğini iletiyor. Arkadaşlarından gelen bu habere hemen karşılık vererek güneye dönen diğer türbinler, normalde üretecekleri elektrik miktarından %5 daha fazla elektrik üretiyorlar. 40 türbin, biraz daha fazla elektrik üretmiş olmanın verdiği gururla dönmeye devam ediyorlar.

Endüstriyel internet, yukarıda anlatıldığı gibi teatral olmayabilir ama etkilerinin çok büyük olacağını şimdiden kestirmek hiç de zor değil.


Berkay Önen

Görsel Kaynağı: GE

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.