Empatinin Kökleri

"Başkasının ayakkabısını giyme" meselesi...

Empati, bir başka insanın durumunu, onun perspektifinden anlamaya çalışma deneyimidir. Kelime anlamı ile Yunanca kökenli “Empathia” sözcüğünden kaynak alır. Em; içeride, pathia; hissetme demektir. İngilizcede “başkasının ayakkabılarını giyme” olarak kullanılmaktadır. Karşınızda üzülen biri varken, ona dönüp “Sanırım çok üzülüyorsun” diyebilmektir. Bunu yapabilmek için öncelikle karşınızdakinin üzgün olduğuna dair ipuçlarını görmeniz ve yorumlamanız gerekmektedir. Nörobilim çalışmaları ile önemli bir yerde bulunan N. Schore, iki kişi karşılıklı geldiğinde, sözel ifadelerden ziyade sağ beynin aktif olduğu bilinçdışı zihinlerinin iletişime geçtiğini ifade etmektedir. Söylemek istediği, biz birinin üzgün olduğunu bakarak görmekten ziyade hissederiz. Bu, canı sıkkın olan bir yakınınız size her ne kadar her şeyin yolunda olduğunu ifade etse de sizin onda bir şeyler olduğunu anlamanıza benzer. Bu aynı zamanda bağlanma çalışmalarının ifade ettiği, duyguların insanın surat ifadeleri, ses tonu, duruşu ile tanınmasının altındaki biyolojik mekanizmaya benzerdir.

Empatinin biyolojik mekanizmasını anlamaya çalışan birçok araştırma yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. Özellikle ayna nöronların keşfedilmesi empatinin biyolojik anlamının kazanılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

"Esneyen birini görünce neden esneriz?" sorusunun cevabı, ayna nöronların keşfi

İtalya Parma Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı beyin aktiviteleri üzerindeki çalışmalarına devam ederken, maymunların başka canlıları bir şey yaparken gözlemlediklerinde sanki o şeyi kendileri yapmışçasına beyin aktivitelerinin harekete geçtiğini gözlemlediler. Buradan yola çıkarak bu aynalamanın insanlarda nasıl bir yol izlediği araştırmaları hızla devam etti ve insanların birbirlerinin duygularını aynalayabilme, dolayısıyla anlayabilme becerisinin biyolojik kökenleri araştırılmaya başlandı. Örneğin esneyen birini görünce esnemek, kaygılı bir yüz ifadesi karşısında kaygılanmak, göz göze bakınca tepki vermek gibi, birbirimizin ifadelerinden etkilenip sanki biz yaşıyormuşuzcasına tepki vermemizin altındaki biyolojik mekanizma ayna nöronlara dayandırıldı.

Empatinin Kökleri

Empati nasıl geliştirilir?

Bir başkasının nasıl hissettiğini anlayabilme becerisi doğumdan itibaren gelişmeye başlayan bir süreçtir. Anne-bebek bağlanmasında empatik davranışlar bağlanmayı kuvvetlendirir ve bebeğin sakinleşmesine yardım eder. Kendi kendini sakinleştirebilme becerisini kazanmada da destek olur. Küçük çocuklarda, özellikle iki yaş sonrasında diğerlerinin duyguları hakkında fikir sahibi olma ya da diğerlerinin de duygularının ve düşüncelerinin olacağı fikri daha net belirmeye başlar. Bebeklik döneminde bir bebek ağlamaya başladığında diğerinin de ağlaması empatinin bulaşıcı şeklidir. Gerçek anlamda bir diğerini anlayabilme dört yaş civarında daha netleşir.

Çocuğun empati yeteneğini geliştirmek

Empati bize, insanlarla ve de kendimizle ilişkide birçok şey kazandırır. Yokluğu ise ilişkilerde karışıklık, güvensizlik, uyumsuzluk gibi birçok soruna yol açar. İyi olan nokta empatinin doğuştan gelen bir özellik değil, öğrenilebilen bir olgu olmasıdır. Sonraki yazılarda çocuğunuzun empati geliştirmesi adına ona nasıl destek olabileceğinizden ve tabii kendiniz için hangi noktalara dikkat etmeniz gerektiğinden bahsedeceğim.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.