Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Oğuz Taktak 10.09.2016

Dünyanın ilk süpermarketi 100 yıl önce, bu hafta açıldı.

Bir süpermarkete gidip, ihtiyaçlarınızı, yiyeceklerinizi seçip bir alışveriş sepetine doldurma işi günümüzde hepimizin birer rutini oldu. Ancak, bu tabii ki her zaman böyle değildi.

Taa ki Clarence Saunders isimli bu abi, süpermarket fikrini bulana dek.

Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Clarence Saunders kimdir?

Clarence Saunders isimli 14 yaşındaki bir velet, okulunu bırakmış ve bir bakkal dükkanında tezgahtarlık yapmaya başlamıştı. Tezgahtar dediğim de bakkal çırağı işte. Olaylar Amerika'da geçtiğinden tezgahtar demek daha doğru gibi geldi. Clarence Saunders müşterilerin siparişlerini alır, bazen de sırf bahşiş alabilmek için siparişleri evlere teslim ederdi. O da patronu izin verirse tabii. Ancak henüz 14 yaşında olan ve eğitimini yarıda bırakmış bu veledin inanılmaz bir gözlem yeteneği vardı ve kafası ticarete basıyordu. Üstelik her türlü probleme çok yenilikçi çözümler üretebiliyordu. Zeki çocuk.

Clarence Saunders bakkal çıraklığına 4 yıl boyunca devam etti. Eh, 4 yıl çıraklığa can mı dayanır? Dayanamadı tabii çocuk. Zaten genç adam, kanı kaynıyor.

Çok sıkılan Saunders "Eeeh, yeter be" diyerek işten ayrıldı. Hem biraz gezip tozmak istiyordu, hem de karşısına çıkacak farklı fırsatları yakalamak ve hatta mümkünse değerlendirmek gibi bir niyeti vardı.

Clarence Saunders, ülke çapında satış yapan bir toptancıyla tanıştı ve onun yanında işe başladı. Hem ülkeyi dolaşıp hem de çalışarak burada da bir 4 yıl takıldı Saunders. 4 yılın sonunda burada da sıkıldı ve 1905'te şehir içinde satış yapan bir diğer toptancının yanında çalışmaya başladı. Görevi de "satış memuru" olmuştu.

Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Yukarıda "iyi bir gözlem yeteneği vardı" dememizin nedeni işte tam burada. Saunders, tüm bu işlerde çalıştığı süre boyunca iş yerlerinin neden başarılı olamadıklarını ve hatta neden battıklarını çözmüştü.

1. O yıllarda kredili satış yapmak neredeyse iflasa "buyurun, hoş geldiniz" demekti.
2. İşin yapılması için çok fazla gider kalemi vardı ve bu kalemler çok yüksek fiyatlar anlamına geliyordu.

Saunders, problemleri boşa tespit etmemişti. Çünkü kafasında bir takım fikirler vardı ve yakaladığı tüm bu problemler aslında yeni bir iş modeli planlamasına yardımcı oluyordu. 1915 yılında kendisi için de insanlık için de oldukça iri bir adım atarak Tenessee, Clarksville’deki işinden ayrıldı. Saunders-Blackburn Co.’yu kurdu.

Aradan henüz birkaç ay geçmişti, takvimler 6 Eylül 1916’yı gösteriyordu. Memphis (Amerika'nın Tenessee eyaletinin en büyük şehri) yeni bir marketle, dünya ise daha önce hiç görülmemiş bir alışveriş modeliyle tanışıyordu.

Karşınızda dünyanın ilk süpermarketi Piggly Wiggly!

Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Saunders, müşterilerine ilk şoku mağazanın üzerindeki tabelayla yaşattı. Bu iyi bir şey. Zaten istediği de buydu: Dikkat çekici, çarpıcı bir marka yaratmak. Dükkanın adını ‘Piggly Wiggly’ koymuştu. Türkçe'ye nasıl çevrilir bilmiyorum ama sanırım "oynak domuzcuk" gibi bir şey olmalı.

Saunders'ın neden böyle bir isim koyduğunu en az sizin kadar tüm dünya da merak etmişti ama olayın üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen bunun nedeni hâlâ bilinmiyor.

Zigzag çizilerek yürünen labirentler ve ardından kasaya ulaşmak.

Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Hoppalaaa...

Bu dükkan öyle "ben tezgahın önünde durayım, sen benim siparişimi al, sonra siparişlerimi hazırla ve bana ver" kafasından çok uzaktı. Müşteriler önce bir takım karmaşık koridorlardan yürüyerek kasaya yönlendiriliyordu. Dükkana bir kapıdan giriyorlardı ama başka bir kapıdan çıkıyorlardı. En önemlisi ise o güne kadar alacağı ürünle sadece kasada ve bir kese kağıdı içinde buluşan müşteriler, artık alacakları şeyleri raflara gidip kendisi seçiyor, üstelik bunu ellerine aldıkları bir sepetle yapıyorlardı.

Düşünsenize...
O zamanlar için çok acayip bir sistem.

Saunders, resmen tezgahtar maliyetlerini yok etmişti. Üstelik alışıldık alışveriş kurallarını yıkarak peşin satışlara başlamıştı.

Bu garip alışveriş tarzı aldı yürüdü.

Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Saunders, bulduğu bu fikri çok güzel hayata geçirmiş ve o dönemler halkın her ne kadar ödeme gücü zayıf olsa da çok acayip bir şekilde tutmuştu. Fikir güzeldi ve sistem takır takır işliyordu. 1920’lerde yaşanan Büyük Buhran'a rağmen ülke çapında mağaza sayısı 1220’ye, 1932’de ise 2660’a ulaştı. Şirket o zamanın parasıyla 180 milyon dolarlık bir değere sahip oldu. (Güzel para.)

Hesaplayan adamlara kötü bir haberim var ki, bu güzel paranın hepsi Saunders'a ait değildi. 1923’te Wall Street’te hisselerine Merrill Lynch gibi borsanın güçlü elleri müdahale etmiş, oluşan manipülasyon ortamında Saunders iflas edip şirketten çekilmek zorunda kalmıştı. Daha sonra da şirket parçalara ayrıldı ve ülkenin dört bir köşesindeki değişik yatırımcılara satıldı.

Dünyanın İlk Süpermarketi ve Bu Sistemi Bulan Adam

Saunders, bugün süpermarketlerde görmeye alışık olduğumuz birçok şeyi hayata geçirdi. Kasa önü bankosu, raflarda gördüğünüz fiyat etiketleri, meyve-sebze reyonu için buzdolabı kasaları ve turnikeler bunlardan yalnızca birkaçı.

Ayrıca Saunders, maliyetlerini düşürerek perakendecilikte "düşük kâr marjı ile sürüm" uygulayan, işçilerine tek tip üniforma giydiren ve patentini aldığı mağaza yerleşkesini ‘franchising’ yöntemiyle satan ilk perakendecidir de aynı zamanda.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.