Dumankara: Hayat Bir Yangındı

Volkan Levent Soylu 22.09.2016

Ankara üçlemesinin ilk bölümü Dumankara: Hayat Bir Yangındı aslında bir Ankara hikayesi değil, insanın değişen dönemlerle yaşadıklarının kısa bir özeti.

Sinema, edebiyat gibi çizgi romanlar da ana akımından uzaklaştıkça sade, basit işlenmiş öyküler yerini, alışılmadık anlatımlar eşliğinde alışılmadık hikayelere bırakıyor. Dumankara: Hayat Bir Yangındı bu tanımla son derece uyumlu. 2013 yılında İletişim Yayıncılık’tan çıkan çizgi roman Ankara üçlemesinin ilk kitabı (diğeri Emanet Şehir ve Uzak Şehir). Levent Cantek kendi deyimiyle çizgi roman okuru dışındaki okurlara da hitap etmek istemiş. Bunu yaparken hem elinde birikmiş materyalleri kullanmış hem de senaristi olduğu Mor Menekşeler dizisinde yakaladığı havayı sürdürmüş. Yazdığı 21 öyküyü 19 çizerin ortaklığında sayfalara dökmüş. Çizerler Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan, birbirinden farklı işlerle uğraşan kişiler. Yine de Cantek’in diliyle yarattığı havayı çizgilere en iyi şekilde dökmeyi başarmışlar.

Dumankara: Hayat Bir Yangındı

Levent Cantek'ten Ankara’nın yüzleri

Aslında Dumankara, adından da anlaşılacak şekilde, sürekli geçtiği yer olan Ankara’yı anlatmıyor. Levent Cantek’in de önsözde ve diğer röportajlarında sık sık söylediği gibi, her sayfayı çevirdiğimizde karşılaştığımız şey aslında insana dair farklı hikayelerden başka bir şey değil. Vardığımız nokta bir Ankara değil, insanoğlu gerçeği yani. Bu sırada Ankara’nın yer yer karanlık, puslu, yer yer de bakir, değişimden henüz mahrum havasını soluyoruz. Emanet Şehir’de vurguladığım bir nokta vardı, Ankara oradaki ana karakterin (Şefik) hayatına paralel bir şekilde giderek soluyor, ıssızlaşıyordu. Benzer bir çizgiyi burada da gördüğümüzü söyleyebilirim. Cumhuriyet öncesinde geçen Ankara 1916’dan başlayan hikayeler, çok nizamlı bir kronolojiye sadık olmasa da yakın tarih ve günümüze kadar geliyor. Bu sırada değişiyor, karmaşıklaşıyor, insanı içine hapsediyor.

Dumankara: Hayat Bir Yangındı

Tarih de var, insan da

Hikayelerin zaman dilimi değişse de sabit kalan tek nokta insanın namus, yalan, fahişelik, intikam, önyargı benzeri sarmallar içerisinde yaşadığı sorunlar ve hayatlar. Kimi baş karakterler kabadayı, kimisi katil, sapık, bunların hiçbiri değilse mağdur. Bu etmenler bazen dönemsel olayların (mesela Milli Mücadele) gölgesinde var olurken, bazense insanın şehrin ya da çağın değişen koşullarının zorluklarına bir şekilde ayak uydurması üzerinden gidiyor. Bazı hikayelerdeki dönemsel vurguların da baskın olması çizgi romandaki derinliği besliyor. Şunu söylemeden geçmeyeyim, genellikle karakterlerin ağzından yapılan anlatımlar belki de bu derinliği en ciddi şekilde etkileyen unsur. Levent Cantek’in ustalığı her bir kutuya işlemiş adeta. Çizimler de ona aynı beceriyle eşlik etmiş.

Her bir öyküde tanık olduğunuz olaylar, istisnalar dışında ironik, karamsar, hüzünlü ve umutsuzlukla bezenmiş. Bir o kadar da gerçek. Bahsi geçen olaylar o dönemki toplumsal koşullar ya da algılarla beslenen söylentilerden olduğu kadar, Cantek’in tanıklıklarından da ilham almış. Kimi hikayeler söylenti havasında bize aktarılıyor ve dönemin gerçekleriyle hayal iç içe geçiyor. Genellikle kötü bitiyor öyküler. Okurken kendinizi kaptırdıktan sonra bu şekilde bittiğini gördüğünüzde belirgin olmayan bir şeye kızabileceksiniz.

Karakalem çizimlerin her bir çizerin değişik tonlarına ve üsluplarına bürünmüş olmasını iyi buldum. Bazı hikayeler çizgilerde hak ettiği kasvete bürünürken, kimileri de basit çizimler eşliğinde sade anlatımına güç kazanmış.

Dumankara: Hayat Bir Yangındı

Eksikleri yok mu peki?

Dumankara’yı okurken dikkatimi çeken şey, bazı hikayelerin oldukça kısa sürmesiydi. Bundan dolayı gidişatın ya da karakterlerin havada kalmışlığı hissini verdiği oldu. Tabii, Ankara 1916, Efkar, Mazhar ile Galip gibi dönemlerden yoğun şekilde beslenen öykülerin leziz oluşundan ötürü damağımda kalması da bunda etken oldu.

Güzel Cemile, Orhan Kemal gibi bazı hikayelerin kısalığına karşın hak ettiği derinlik ustaca işlenmişse de yüzeysel olarak işlenen hikayeler, karakterler yok değil. Yine de bir kere başladığınızda öyküler arasında kaybolup gitmeniz muhtemel.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.