Donanma Başkenti Tophane

Adil Fide 20.05.2016

Boğaz kıyısında bir Sinan camiinden, önceki asrın en güzel sivil mimari örneklerine kadar, İstanbul’un tarihi katmanları tek mahallede. Bugünün müze ve mekanları ise ekstrası.

İstanbul’un fethini takiben Sultan’a gönüllü teslim politikası güden Galata’ya bir sözleşme ile özerk bir yapı verildi. Kendini Magnifica Communita di Pera (muhteşem Pera cemaati) olarak tanımlayan grubun statüsü neredeyse 1700’lere kadar sürdü. Galata surları içindeki nüfusta gayrimüslim çoğunluk devam etse de Boğaz ve Haliç’teki iki kapının dışına Fatih döneminde ilk inşa ettirilen tersane ve donanma tesisleri ile bu yakanın ilk müslüman mahalleleri kurulmuştu. Doğal şartlar da belli ki Tophane’yi işaret ediyordu denizcilere. 1600’lerden bir Fransız kaptanın notlarına baktığınızda, Tophane sahilinin derinlik ve akıntı bakımından denizciler için en uygun yer olduğunu görebiliyorsunuz. Hem top fabrikasına yakınlık dolayısı ile donanma hem de (modern zamanlarda liman Karaköy tarafına kaymadan önce) ticari gemi trafiği bu sahilde yoğunmuş.


Gezmek için buraya en güzel geliş yolu Boğazkesen’den iniş. Mesela eski Fransız Yetimhanesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Bu 67 numaralı büyük kapıdan girince çok güzel bir avlu göreceksiniz. Bina içinde müzelik bir kartonpiyer koleksiyonunu mesleğin gerçek ustasının atölyesinde ziyaret etmek gibi özgün bir başlangıç yapabilirsiniz. 1885’ten bugüne Beyoğlu’ndan ya da Boğaziçi’nden birçok meşhur binanın eski dekoratif parçaları burada toplanmış.

#kartonpiyermüzesi #istanbul #tophane #vscocam
orkun ozbay (@orkozby) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Tam Tophane sahiline varmak üzere olduğunuz köşede Yazıcızade Han bulunur. Han olarak geçer ama aslında altı dükkan, üstü ayrı konutlardan oluşan bir binadır. 1905 yılında eski konak ve hanların yerini alan apartmanların en estetik örneklerinden biridir. Bu geçiş dönemi yenilikçi yapısı süslemelerle bezeli cephelerinde hala eskinin cumba zevkini taşımaktadır. Özellikle yalılardaki cihannümaları andıran köşe cumbası dikkat çeker. Tophane-i Amire binası üzerinden sahile cepheli, tam köşeye konumlandırılmış apartmanın girişi Defterdar Yokuşu tarafındadır.

Friday Nightfever in Tophane💥💥#inspiration #design #fridaynight #fridaydesigns #decoration #interior #showroom #furniture #furnitureshowrooms#historicalbuildings #luxuryinterior
COTE DECO (@cotedecoturkey) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
City on fire. #istanbul #tophane #city #fire #instadaily #vsco #vscocam #photooftheday #photo #l4l #like4like #followme #bestoftheday #instalike #aniyakala #capture #evening #zamanidurdur #old #building
Ozan Yılmaz (@oznylmz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Hemen dip köşede Tophane-i Amire binası var. İlk halinin neye benzediğini bilmiyoruz ama Fatih devrinde bile burada bir tophanenin bahsi geçiyor. Devrin yerli İtalyan kökenli Levantenleri de Galata surlarının bu kısmına “Porta della Bombarde” demeye başlamışlar. Kanuni devrinde yenilendiğinin de izleri mevcut ki, Evliya Çelebi’nin dediğine göre, dışarıdan kale gibi görünürmüş. Daha sonra defalarca tamirat geçiren bugünkü yapı, 1743’te hem mimar hem topçubaşı olan (doğru kişi olduğuna şüphe yok!) Mustafa Ağa tarafından yapılmış. 1825’te son kez mahalledeki büyük dönüşüm esnasında bir yenilemeye tabi tutulan yapı, 1850’de top döküm işi tamamen Zeytinburnu’na taşındığında emekli olmuş. Nihayet 1992’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne devredilerek sergi salonuna dönüştürülmüş.

Tartışmasız, bu dökümhanenin en fotojenik kısmı kubbe üstü bacaları

Brick building is the 19th century makeover of former foundry. Now It's eight-domed ceiling shelters a very different endeavour; it hosts university and private art exhibitions
Semih Ertuna (@soulshakee) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


İçeride bir sergi

Turkish artist Devrim Erbil's exhibition "50 Years at the Academy" ends this Sunday, Nov 15. Get down to the Tophane-i Amire Cultural Center and take a look at his impressive work before the show closes. #devrimerbil #tophaneiamire #exhibition #İstanbul
The Guide Istanbul (@theguideistanbul) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Sahile indiğimizde biraz solda kalan Nusretiye Cami ile sınırı çizebiliriz. Zafer manasına gelen ismi, sultanın yeniçeri ocağını lağvetmesine bir göndermedir. Aslında 1823’teki büyük yangından sonra hazırlıklarına başlanmıştır. Ancak 1826’da bittiğinde, II. Mahmud’un yeni ordusunun yeni kışlalarının yanında bir tür zafer nişanesi gibi yükselmiştir. Mimarı daha sonra bütün sahil saraylarını inşa edecek olan Balyan ailesinden Kirkor Kalfa’dır. Mimari ve dekoratif üslubunda ise klasik Osmanlı planının barok ve ampir başta olmak üzere batılı akımlarla buluşması dikkat çeker.


Tophane limanından saat kulesi ve Nusretiye

Kaynak
Kaynak

Buradan Karaköy tarafına dönerseniz, parkın içinde Tophane Kasrı’nı göreceksiniz. Bugün ayakta olan İngiliz Konsolosluk binası dahil Beyoğlu’ndaki bir çok yapının mimarı William James Smith imzalıdır. 1850’lerde bir sahil kışlasının avlusu olan buraya, Sultan Abdülmecid için karşılama amaçlı bir misafirhane olarak yapılıştır.


Kot farkından önce

Tophane Kasrı (~1900. Sebah&Joaillier) #istanbul #TophaneKasri
İstanbul Tarihi (@guzelistanbultarihi) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Sonra

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Yüksekokulu..
Asuman Pişkinsoy Denizli (@cloudydoor) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bir sonraki eser ise Tophane Çeşmesi olarak bilinen I. Mahmud Çeşmesi. 1732’ye tarihlenen eser, şehrin en büyük meydan çeşmelerinden birisidir. Aynı dönemde yapılan altyapı çalışmaları sayesinde uzaklardan getirilip Taksim’den dağıtılan suların en gösterişli çıkış noktasıdır. Başka bir deyişle, Taksim Meydanı’ndaki makseme girdiğinizde gördüğünüz lülelerden biri suyu (Beyoğlu’nun diğer aşağıdaki mahallelerine olduğu gibi) buraya kadar yönlendirmekte. 19. yüzyılda kaybolan çatısı, eski görsellerdeki hali taklit edilerek 1950’lerde yapılmıştır.
Meydan çeşmeleri Osmanlı İstanbul’unda hep en büyük kamusal alanları etrafına toplamıştır. Burada da 1800’lerin başından bir gravür bulunuyor.

Kaynak

💧Tophane Fountai (photo via abbi61) #tophane #istanbul #türkiye #photo #photos #pic #pics #TagsForLikes #picture #pictures #snapshot #art #beautiful #instagood #picoftheday #photooftheday #color #all_shots #exposure #composition #focus #capture #moment
Hussein Slim (@husseinslim) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Kaynak

Çeşme ve cami, siyah/beyaz
#istanbul#architecture #architecturelovers #instagram #latergram #instagood #instalike #ottoman#tophane#sunset#architectureporn #baroque #turkey
Seda Debre (@sedadebre) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bu sahile, Galata’daki tebanın önemli bir kısmı gibi kendisi de İtalyan kökenli olan, esir olarak başladığı serüvenden mühtedi bir kaptan-ı derya olarak çıkan Kılıç Ali Paşa’dan daha iyi bir figür düşünülemezdi herhalde. 1550’lerde kaptanlık payesi alan Uluç Ali, yirmi yıl sonra 1572’de felaketle sonuçlanan İnebahtı Savaşı’nda donanmanın bir kanadını kurtarması sayesinde deniz kuvvetlerinin başı olur. Bu meşhur “kesilen sakalın yerine yenisinin çıkması“ olarak hatırlanan, donanmanın tamamen yenilenmesi hikayesi burada başlar. Bu girişimin biri sadrazam, diğeri amiral iki baş aktörünün ismiyle bugünün Galata’sının iki sahil köşesindeki iki cami tesadüf değildir. İkisi de tersane, kışla, liman, tophane gibi tesislerin bir parçası ya da uzantısı olarak yerleştirilmiştir. Diğer uç Azapkapı için de bu notları düşmüştük.

1570’lerde, yani Sinan Ayasofya’dan hevesini muhtemelen çoktan almışken, Ayasofya’nın biraz küçültülmüşü olan bu iç plan ilginç bir tercih olarak kafa karıştırır. Osmanlı camilerinde yaptıranın statüsü ile yapının ebatları, dekorasyon zenginliği ve konum açısından hep bir hiyerarşi görülür. Bu hiyerarşinin yukarı doğru en fazla zorlandığı mekanlardan biri bu Tophane’deki külliyedir. Bu kadar güzel bir yerde, en büyük sadrazamların yapılarıyla boy ölçüşecek biçim ve büyüklüktedir. İlaveten her tarafı renkli camlar, çini ve kaligrafik panellerle donatılmıştır. Bunu ancak, denizcilik konusundaki birikimi sayesinde Sultan III. Murad’ın kayırdığı bir kişi yapabilirdi. Sultanın ona, Topkapı hareminde şahsi odasının inşasının takibini bile emanet edecek kadar da itimadı vardı. Bu inşaatlarda filosunun, bu esirlikten gelme kaptanın elindeki forsalarının çok emeği vardır. Kim bilir, belki 1575’te esir düşen İnebahtı gazisi Cervantes de son anda fidyesi ödenmese muhtemelen buraya çalışmaya gelecekti...

Renkli cam ve kaligrafik çini panolarından bir örnek

#mirackandili #kandil #kilicalipasa #tophane #mimarsinan
Perfect and Simple (@bertucyo) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Benzerlik sebebiyle, Ayasofya 1830’lardaki büyük restorasyondan geçerken, aynı hatlı panelleri buraya da yaptırmışlar.

#Kaptan-I DeryaKılıçAliPaşaCamii #Tophane #Beyoğlu #İstanbul #Türkiye #
Özcan Yılmaz (@ozcnylmaz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Daha da uzatmadan külliyenin devam eden yapılarına göz atarsanız medresenin sürmekte olan bir restorasyona tabi olduğunu görürsünüz. Cumhuriyet’ten sonra 90’lara kadar Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından dispanser olarak kullanılmış. Tabii esas can sıkıcı nokta, zamanında kotun yükseltilmesi ile yapıların gömüldüğünün burada daha da belli olması. Hamam ise eskiden yine uzun süre metruk halde, evsizlerin kullandığı bir mekan imiş. Henüz geçtiğimiz yıllarda yenilendi ve bugün şehrin en popülerlerinden biri. Gitmek isterseniz bir uygunluk sorun. Kadın ve erkek kullanıcılar için saat dörtte vardiya değişimi oluyor.

Indulge. Cleanse. Relax 🛀🏼 #istanbul #hamam #turkey #igersistanbul #ig_istanbul #istanbuldayasam #liveauthentic #traveldudes #passionpassport #vscocam #vsco #gununkaresi #gununfotografi #instatravel #kilicalipasahamam #spa #addictoftravel
Ayse Zengin (@addictoftravel) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Tophane’nin bu ilginç dokusuyla planlar yaparken karar vermeniz gereken bir husus da İstanbul Modern’in zamanlaması. Nusretiye’den sonra arada ziyaret edebilirsiniz ya da gün sonu eski yarımadanın üzerine akşam güneşinin indiği saatlere de bırakabilirsiniz. 2016 yılının sonuna kadar sanatçı ve zamanı temalı koleksiyon devam edecek.


Adil Fide



İstanbul’un fethini takiben Sultan’a gönüllü teslim politikası güden Galata’ya bir sözleşme ile özerk bir yapı verildi. Kendini Magnifica Communita di Pera (muhteşem Pera cemaati) olarak tanımlayan grubun statüsü neredeyse 1700’lere kadar sürdü. Galata surları içindeki nüfusta gayrimüslim çoğunluk devam etse de Boğaz ve Haliç’teki iki kapının dışına Fatih döneminde ilk inşa ettirilen tersane ve donanma tesisleri ile bu yakanın ilk müslüman mahalleleri kurulmuştu. Doğal şartlar da belli ki Tophane’yi işaret ediyordu denizcilere. 1600’lerden bir Fransız kaptanın notlarına baktığınızda, Tophane sahilinin derinlik ve akıntı bakımından denizciler için en uygun yer olduğunu görebiliyorsunuz. Hem top fabrikasına yakınlık dolayısı ile donanma hem de (modern zamanlarda liman Karaköy tarafına kaymadan önce) ticari gemi trafiği bu sahilde yoğunmuş.


Gezmek için buraya en güzel geliş yolu Boğazkesen’den iniş. Mesela eski Fransız Yetimhanesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Bu 67 numaralı büyük kapıdan girince çok güzel bir avlu göreceksiniz. Bina içinde müzelik bir kartonpiyer koleksiyonunu mesleğin gerçek ustasının atölyesinde ziyaret etmek gibi özgün bir başlangıç yapabilirsiniz. 1885’ten bugüne Beyoğlu’ndan ya da Boğaziçi’nden birçok meşhur binanın eski dekoratif parçaları burada toplanmış.

#kartonpiyermüzesi #istanbul #tophane #vscocam
orkun ozbay (@orkozby) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Tam Tophane sahiline varmak üzere olduğunuz köşede Yazıcızade Han bulunur. Han olarak geçer ama aslında altı dükkan, üstü ayrı konutlardan oluşan bir binadır. 1905 yılında eski konak ve hanların yerini alan apartmanların en estetik örneklerinden biridir. Bu geçiş dönemi yenilikçi yapısı süslemelerle bezeli cephelerinde hala eskinin cumba zevkini taşımaktadır. Özellikle yalılardaki cihannümaları andıran köşe cumbası dikkat çeker. Tophane-i Amire binası üzerinden sahile cepheli, tam köşeye konumlandırılmış apartmanın girişi Defterdar Yokuşu tarafındadır.

Friday Nightfever in Tophane💥💥#inspiration #design #fridaynight #fridaydesigns #decoration #interior #showroom #furniture #furnitureshowrooms#historicalbuildings #luxuryinterior
COTE DECO (@cotedecoturkey) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
City on fire. #istanbul #tophane #city #fire #instadaily #vsco #vscocam #photooftheday #photo #l4l #like4like #followme #bestoftheday #instalike #aniyakala #capture #evening #zamanidurdur #old #building
Ozan Yılmaz (@oznylmz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Hemen dip köşede Tophane-i Amire binası var. İlk halinin neye benzediğini bilmiyoruz ama Fatih devrinde bile burada bir tophanenin bahsi geçiyor. Devrin yerli İtalyan kökenli Levantenleri de Galata surlarının bu kısmına “Porta della Bombarde” demeye başlamışlar. Kanuni devrinde yenilendiğinin de izleri mevcut ki, Evliya Çelebi’nin dediğine göre, dışarıdan kale gibi görünürmüş. Daha sonra defalarca tamirat geçiren bugünkü yapı, 1743’te hem mimar hem topçubaşı olan (doğru kişi olduğuna şüphe yok!) Mustafa Ağa tarafından yapılmış. 1825’te son kez mahalledeki büyük dönüşüm esnasında bir yenilemeye tabi tutulan yapı, 1850’de top döküm işi tamamen Zeytinburnu’na taşındığında emekli olmuş. Nihayet 1992’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne devredilerek sergi salonuna dönüştürülmüş.

Tartışmasız, bu dökümhanenin en fotojenik kısmı kubbe üstü bacaları

Brick building is the 19th century makeover of former foundry. Now It's eight-domed ceiling shelters a very different endeavour; it hosts university and private art exhibitions
Semih Ertuna (@soulshakee) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


İçeride bir sergi

Turkish artist Devrim Erbil's exhibition "50 Years at the Academy" ends this Sunday, Nov 15. Get down to the Tophane-i Amire Cultural Center and take a look at his impressive work before the show closes. #devrimerbil #tophaneiamire #exhibition #İstanbul
The Guide Istanbul (@theguideistanbul) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Sahile indiğimizde biraz solda kalan Nusretiye Cami ile sınırı çizebiliriz. Zafer manasına gelen ismi, sultanın yeniçeri ocağını lağvetmesine bir göndermedir. Aslında 1823’teki büyük yangından sonra hazırlıklarına başlanmıştır. Ancak 1826’da bittiğinde, II. Mahmud’un yeni ordusunun yeni kışlalarının yanında bir tür zafer nişanesi gibi yükselmiştir. Mimarı daha sonra bütün sahil saraylarını inşa edecek olan Balyan ailesinden Kirkor Kalfa’dır. Mimari ve dekoratif üslubunda ise klasik Osmanlı planının barok ve ampir başta olmak üzere batılı akımlarla buluşması dikkat çeker.


Tophane limanından saat kulesi ve Nusretiye

Kaynak
Kaynak

Buradan Karaköy tarafına dönerseniz, parkın içinde Tophane Kasrı’nı göreceksiniz. Bugün ayakta olan İngiliz Konsolosluk binası dahil Beyoğlu’ndaki bir çok yapının mimarı William James Smith imzalıdır. 1850’lerde bir sahil kışlasının avlusu olan buraya, Sultan Abdülmecid için karşılama amaçlı bir misafirhane olarak yapılıştır.


Kot farkından önce

Tophane Kasrı (~1900. Sebah&Joaillier) #istanbul #TophaneKasri
İstanbul Tarihi (@guzelistanbultarihi) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Sonra

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Yüksekokulu..
Asuman Pişkinsoy Denizli (@cloudydoor) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bir sonraki eser ise Tophane Çeşmesi olarak bilinen I. Mahmud Çeşmesi. 1732’ye tarihlenen eser, şehrin en büyük meydan çeşmelerinden birisidir. Aynı dönemde yapılan altyapı çalışmaları sayesinde uzaklardan getirilip Taksim’den dağıtılan suların en gösterişli çıkış noktasıdır. Başka bir deyişle, Taksim Meydanı’ndaki makseme girdiğinizde gördüğünüz lülelerden biri suyu (Beyoğlu’nun diğer aşağıdaki mahallelerine olduğu gibi) buraya kadar yönlendirmekte. 19. yüzyılda kaybolan çatısı, eski görsellerdeki hali taklit edilerek 1950’lerde yapılmıştır.
Meydan çeşmeleri Osmanlı İstanbul’unda hep en büyük kamusal alanları etrafına toplamıştır. Burada da 1800’lerin başından bir gravür bulunuyor.

Kaynak

💧Tophane Fountai (photo via abbi61) #tophane #istanbul #türkiye #photo #photos #pic #pics #TagsForLikes #picture #pictures #snapshot #art #beautiful #instagood #picoftheday #photooftheday #color #all_shots #exposure #composition #focus #capture #moment
Hussein Slim (@husseinslim) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Kaynak

Çeşme ve cami, siyah/beyaz
#istanbul#architecture #architecturelovers #instagram #latergram #instagood #instalike #ottoman#tophane#sunset#architectureporn #baroque #turkey
Seda Debre (@sedadebre) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bu sahile, Galata’daki tebanın önemli bir kısmı gibi kendisi de İtalyan kökenli olan, esir olarak başladığı serüvenden mühtedi bir kaptan-ı derya olarak çıkan Kılıç Ali Paşa’dan daha iyi bir figür düşünülemezdi herhalde. 1550’lerde kaptanlık payesi alan Uluç Ali, yirmi yıl sonra 1572’de felaketle sonuçlanan İnebahtı Savaşı’nda donanmanın bir kanadını kurtarması sayesinde deniz kuvvetlerinin başı olur. Bu meşhur “kesilen sakalın yerine yenisinin çıkması“ olarak hatırlanan, donanmanın tamamen yenilenmesi hikayesi burada başlar. Bu girişimin biri sadrazam, diğeri amiral iki baş aktörünün ismiyle bugünün Galata’sının iki sahil köşesindeki iki cami tesadüf değildir. İkisi de tersane, kışla, liman, tophane gibi tesislerin bir parçası ya da uzantısı olarak yerleştirilmiştir. Diğer uç Azapkapı için de bu notları düşmüştük.

1570’lerde, yani Sinan Ayasofya’dan hevesini muhtemelen çoktan almışken, Ayasofya’nın biraz küçültülmüşü olan bu iç plan ilginç bir tercih olarak kafa karıştırır. Osmanlı camilerinde yaptıranın statüsü ile yapının ebatları, dekorasyon zenginliği ve konum açısından hep bir hiyerarşi görülür. Bu hiyerarşinin yukarı doğru en fazla zorlandığı mekanlardan biri bu Tophane’deki külliyedir. Bu kadar güzel bir yerde, en büyük sadrazamların yapılarıyla boy ölçüşecek biçim ve büyüklüktedir. İlaveten her tarafı renkli camlar, çini ve kaligrafik panellerle donatılmıştır. Bunu ancak, denizcilik konusundaki birikimi sayesinde Sultan III. Murad’ın kayırdığı bir kişi yapabilirdi. Sultanın ona, Topkapı hareminde şahsi odasının inşasının takibini bile emanet edecek kadar da itimadı vardı. Bu inşaatlarda filosunun, bu esirlikten gelme kaptanın elindeki forsalarının çok emeği vardır. Kim bilir, belki 1575’te esir düşen İnebahtı gazisi Cervantes de son anda fidyesi ödenmese muhtemelen buraya çalışmaya gelecekti...

Renkli cam ve kaligrafik çini panolarından bir örnek

#mirackandili #kandil #kilicalipasa #tophane #mimarsinan
Perfect and Simple (@bertucyo) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Benzerlik sebebiyle, Ayasofya 1830’lardaki büyük restorasyondan geçerken, aynı hatlı panelleri buraya da yaptırmışlar.

#Kaptan-I DeryaKılıçAliPaşaCamii #Tophane #Beyoğlu #İstanbul #Türkiye #
Özcan Yılmaz (@ozcnylmaz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Daha da uzatmadan külliyenin devam eden yapılarına göz atarsanız medresenin sürmekte olan bir restorasyona tabi olduğunu görürsünüz. Cumhuriyet’ten sonra 90’lara kadar Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından dispanser olarak kullanılmış. Tabii esas can sıkıcı nokta, zamanında kotun yükseltilmesi ile yapıların gömüldüğünün burada daha da belli olması. Hamam ise eskiden yine uzun süre metruk halde, evsizlerin kullandığı bir mekan imiş. Henüz geçtiğimiz yıllarda yenilendi ve bugün şehrin en popülerlerinden biri. Gitmek isterseniz bir uygunluk sorun. Kadın ve erkek kullanıcılar için saat dörtte vardiya değişimi oluyor.

Indulge. Cleanse. Relax 🛀🏼 #istanbul #hamam #turkey #igersistanbul #ig_istanbul #istanbuldayasam #liveauthentic #traveldudes #passionpassport #vscocam #vsco #gununkaresi #gununfotografi #instatravel #kilicalipasahamam #spa #addictoftravel
Ayse Zengin (@addictoftravel) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Tophane’nin bu ilginç dokusuyla planlar yaparken karar vermeniz gereken bir husus da İstanbul Modern’in zamanlaması. Nusretiye’den sonra arada ziyaret edebilirsiniz ya da gün sonu eski yarımadanın üzerine akşam güneşinin indiği saatlere de bırakabilirsiniz. 2016 yılının sonuna kadar sanatçı ve zamanı temalı koleksiyon devam edecek.


Adil Fide



İstanbul’un fethini takiben Sultan’a gönüllü teslim politikası güden Galata’ya bir sözleşme ile özerk bir yapı verildi. Kendini Magnifica Communita di Pera (muhteşem Pera cemaati) olarak tanımlayan grubun statüsü neredeyse 1700’lere kadar sürdü. Galata surları içindeki nüfusta gayrimüslim çoğunluk devam etse de Boğaz ve Haliç’teki iki kapının dışına Fatih döneminde ilk inşa ettirilen tersane ve donanma tesisleri ile bu yakanın ilk müslüman mahalleleri kurulmuştu. Doğal şartlar da belli ki Tophane’yi işaret ediyordu denizcilere. 1600’lerden bir Fransız kaptanın notlarına baktığınızda, Tophane sahilinin derinlik ve akıntı bakımından denizciler için en uygun yer olduğunu görebiliyorsunuz. Hem top fabrikasına yakınlık dolayısı ile donanma hem de (modern zamanlarda liman Karaköy tarafına kaymadan önce) ticari gemi trafiği bu sahilde yoğunmuş.


Gezmek için buraya en güzel geliş yolu Boğazkesen’den iniş. Mesela eski Fransız Yetimhanesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Bu 67 numaralı büyük kapıdan girince çok güzel bir avlu göreceksiniz. Bina içinde müzelik bir kartonpiyer koleksiyonunu mesleğin gerçek ustasının atölyesinde ziyaret etmek gibi özgün bir başlangıç yapabilirsiniz. 1885’ten bugüne Beyoğlu’ndan ya da Boğaziçi’nden birçok meşhur binanın eski dekoratif parçaları burada toplanmış.

#kartonpiyermüzesi #istanbul #tophane #vscocam
orkun ozbay (@orkozby) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Tam Tophane sahiline varmak üzere olduğunuz köşede Yazıcızade Han bulunur. Han olarak geçer ama aslında altı dükkan, üstü ayrı konutlardan oluşan bir binadır. 1905 yılında eski konak ve hanların yerini alan apartmanların en estetik örneklerinden biridir. Bu geçiş dönemi yenilikçi yapısı süslemelerle bezeli cephelerinde hala eskinin cumba zevkini taşımaktadır. Özellikle yalılardaki cihannümaları andıran köşe cumbası dikkat çeker. Tophane-i Amire binası üzerinden sahile cepheli, tam köşeye konumlandırılmış apartmanın girişi Defterdar Yokuşu tarafındadır.

Friday Nightfever in Tophane💥💥#inspiration #design #fridaynight #fridaydesigns #decoration #interior #showroom #furniture #furnitureshowrooms#historicalbuildings #luxuryinterior
COTE DECO (@cotedecoturkey) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
City on fire. #istanbul #tophane #city #fire #instadaily #vsco #vscocam #photooftheday #photo #l4l #like4like #followme #bestoftheday #instalike #aniyakala #capture #evening #zamanidurdur #old #building
Ozan Yılmaz (@oznylmz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Hemen dip köşede Tophane-i Amire binası var. İlk halinin neye benzediğini bilmiyoruz ama Fatih devrinde bile burada bir tophanenin bahsi geçiyor. Devrin yerli İtalyan kökenli Levantenleri de Galata surlarının bu kısmına “Porta della Bombarde” demeye başlamışlar. Kanuni devrinde yenilendiğinin de izleri mevcut ki, Evliya Çelebi’nin dediğine göre, dışarıdan kale gibi görünürmüş. Daha sonra defalarca tamirat geçiren bugünkü yapı, 1743’te hem mimar hem topçubaşı olan (doğru kişi olduğuna şüphe yok!) Mustafa Ağa tarafından yapılmış. 1825’te son kez mahalledeki büyük dönüşüm esnasında bir yenilemeye tabi tutulan yapı, 1850’de top döküm işi tamamen Zeytinburnu’na taşındığında emekli olmuş. Nihayet 1992’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne devredilerek sergi salonuna dönüştürülmüş.

Tartışmasız, bu dökümhanenin en fotojenik kısmı kubbe üstü bacaları

Brick building is the 19th century makeover of former foundry. Now It's eight-domed ceiling shelters a very different endeavour; it hosts university and private art exhibitions
Semih Ertuna (@soulshakee) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


İçeride bir sergi

Turkish artist Devrim Erbil's exhibition "50 Years at the Academy" ends this Sunday, Nov 15. Get down to the Tophane-i Amire Cultural Center and take a look at his impressive work before the show closes. #devrimerbil #tophaneiamire #exhibition #İstanbul
The Guide Istanbul (@theguideistanbul) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Sahile indiğimizde biraz solda kalan Nusretiye Cami ile sınırı çizebiliriz. Zafer manasına gelen ismi, sultanın yeniçeri ocağını lağvetmesine bir göndermedir. Aslında 1823’teki büyük yangından sonra hazırlıklarına başlanmıştır. Ancak 1826’da bittiğinde, II. Mahmud’un yeni ordusunun yeni kışlalarının yanında bir tür zafer nişanesi gibi yükselmiştir. Mimarı daha sonra bütün sahil saraylarını inşa edecek olan Balyan ailesinden Kirkor Kalfa’dır. Mimari ve dekoratif üslubunda ise klasik Osmanlı planının barok ve ampir başta olmak üzere batılı akımlarla buluşması dikkat çeker.


Tophane limanından saat kulesi ve Nusretiye

Kaynak
Kaynak

Buradan Karaköy tarafına dönerseniz, parkın içinde Tophane Kasrı’nı göreceksiniz. Bugün ayakta olan İngiliz Konsolosluk binası dahil Beyoğlu’ndaki bir çok yapının mimarı William James Smith imzalıdır. 1850’lerde bir sahil kışlasının avlusu olan buraya, Sultan Abdülmecid için karşılama amaçlı bir misafirhane olarak yapılıştır.


Kot farkından önce

Tophane Kasrı (~1900. Sebah&Joaillier) #istanbul #TophaneKasri
İstanbul Tarihi (@guzelistanbultarihi) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Sonra

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Yüksekokulu..
Asuman Pişkinsoy Denizli (@cloudydoor) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Bir sonraki eser ise Tophane Çeşmesi olarak bilinen I. Mahmud Çeşmesi. 1732’ye tarihlenen eser, şehrin en büyük meydan çeşmelerinden birisidir. Aynı dönemde yapılan altyapı çalışmaları sayesinde uzaklardan getirilip Taksim’den dağıtılan suların en gösterişli çıkış noktasıdır. Başka bir deyişle, Taksim Meydanı’ndaki makseme girdiğinizde gördüğünüz lülelerden biri suyu (Beyoğlu’nun diğer aşağıdaki mahallelerine olduğu gibi) buraya kadar yönlendirmekte. 19. yüzyılda kaybolan çatısı, eski görsellerdeki hali taklit edilerek 1950’lerde yapılmıştır.
Meydan çeşmeleri Osmanlı İstanbul’unda hep en büyük kamusal alanları etrafına toplamıştır. Burada da 1800’lerin başından bir gravür bulunuyor.

Kaynak

💧Tophane Fountai (photo via abbi61) #tophane #istanbul #türkiye #photo #photos #pic #pics #TagsForLikes #picture #pictures #snapshot #art #beautiful #instagood #picoftheday #photooftheday #color #all_shots #exposure #composition #focus #capture #moment
Hussein Slim (@husseinslim) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Kaynak

Çeşme ve cami, siyah/beyaz
#istanbul#architecture #architecturelovers #instagram #latergram #instagood #instalike #ottoman#tophane#sunset#architectureporn #baroque #turkey
Seda Debre (@sedadebre) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Bu sahile, Galata’daki tebanın önemli bir kısmı gibi kendisi de İtalyan kökenli olan, esir olarak başladığı serüvenden mühtedi bir kaptan-ı derya olarak çıkan Kılıç Ali Paşa’dan daha iyi bir figür düşünülemezdi herhalde. 1550’lerde kaptanlık payesi alan Uluç Ali, yirmi yıl sonra 1572’de felaketle sonuçlanan İnebahtı Savaşı’nda donanmanın bir kanadını kurtarması sayesinde deniz kuvvetlerinin başı olur. Bu meşhur “kesilen sakalın yerine yenisinin çıkması“ olarak hatırlanan, donanmanın tamamen yenilenmesi hikayesi burada başlar. Bu girişimin biri sadrazam, diğeri amiral iki baş aktörünün ismiyle bugünün Galata’sının iki sahil köşesindeki iki cami tesadüf değildir. İkisi de tersane, kışla, liman, tophane gibi tesislerin bir parçası ya da uzantısı olarak yerleştirilmiştir. Diğer uç Azapkapı için de bu notları düşmüştük.

1570’lerde, yani Sinan Ayasofya’dan hevesini muhtemelen çoktan almışken, Ayasofya’nın biraz küçültülmüşü olan bu iç plan ilginç bir tercih olarak kafa karıştırır. Osmanlı camilerinde yaptıranın statüsü ile yapının ebatları, dekorasyon zenginliği ve konum açısından hep bir hiyerarşi görülür. Bu hiyerarşinin yukarı doğru en fazla zorlandığı mekanlardan biri bu Tophane’deki külliyedir. Bu kadar güzel bir yerde, en büyük sadrazamların yapılarıyla boy ölçüşecek biçim ve büyüklüktedir. İlaveten her tarafı renkli camlar, çini ve kaligrafik panellerle donatılmıştır. Bunu ancak, denizcilik konusundaki birikimi sayesinde Sultan III. Murad’ın kayırdığı bir kişi yapabilirdi. Sultanın ona, Topkapı hareminde şahsi odasının inşasının takibini bile emanet edecek kadar da itimadı vardı. Bu inşaatlarda filosunun, bu esirlikten gelme kaptanın elindeki forsalarının çok emeği vardır. Kim bilir, belki 1575’te esir düşen İnebahtı gazisi Cervantes de son anda fidyesi ödenmese muhtemelen buraya çalışmaya gelecekti...

Renkli cam ve kaligrafik çini panolarından bir örnek

#mirackandili #kandil #kilicalipasa #tophane #mimarsinan
Perfect and Simple (@bertucyo) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Benzerlik sebebiyle, Ayasofya 1830’lardaki büyük restorasyondan geçerken, aynı hatlı panelleri buraya da yaptırmışlar.

#Kaptan-I DeryaKılıçAliPaşaCamii #Tophane #Beyoğlu #İstanbul #Türkiye #
Özcan Yılmaz (@ozcnylmaz) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Daha da uzatmadan külliyenin devam eden yapılarına göz atarsanız medresenin sürmekte olan bir restorasyona tabi olduğunu görürsünüz. Cumhuriyet’ten sonra 90’lara kadar Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından dispanser olarak kullanılmış. Tabii esas can sıkıcı nokta, zamanında kotun yükseltilmesi ile yapıların gömüldüğünün burada daha da belli olması. Hamam ise eskiden yine uzun süre metruk halde, evsizlerin kullandığı bir mekan imiş. Henüz geçtiğimiz yıllarda yenilendi ve bugün şehrin en popülerlerinden biri. Gitmek isterseniz bir uygunluk sorun. Kadın ve erkek kullanıcılar için saat dörtte vardiya değişimi oluyor.

Indulge. Cleanse. Relax 🛀🏼 #istanbul #hamam #turkey #igersistanbul #ig_istanbul #istanbuldayasam #liveauthentic #traveldudes #passionpassport #vscocam #vsco #gununkaresi #gununfotografi #instatravel #kilicalipasahamam #spa #addictoftravel
Ayse Zengin (@addictoftravel) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Tophane’nin bu ilginç dokusuyla planlar yaparken karar vermeniz gereken bir husus da İstanbul Modern’in zamanlaması. Nusretiye’den sonra arada ziyaret edebilirsiniz ya da gün sonu eski yarımadanın üzerine akşam güneşinin indiği saatlere de bırakabilirsiniz. 2016 yılının sonuna kadar sanatçı ve zamanı temalı koleksiyon devam edecek.


Adil Fide



BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.