Dizi: Bir Sahaf Hikayesi: Black Books

Laird Raz Ludd 28.09.2016

Sahafların iç dünyasının edebiyatla süslendiği bir dizi mi istiyorsunuz? Başka kapıya! Bernard böyle şeylerden hiç hoşlanmaz...

Black Books için "Londra'daki bir sahafta geçen bir sit-com" demek, galaksi için "çoğunlukla boşluk" demek gibi birşey olurdu. Evet dizide herkes İngilizce konuşuyor, arada kitap almak isteyen insanlar görünüyor, hatta ve hatta fonda binlerce kitap olabilir ama bunlar Black Books'un belki de milyarda biri.

Dizi: Bir Sahaf Hikayesi: Black Books

Dizide Bernard, Manny ve Fran'in, bölüm başı ortalama 6 şişe şarap tüketirken, sizin benim gibi ortalama insanların dertten saymadığı ev temizliği, çamaşır yıkamak ve mafya babalarına okumayı öğretmek gibi sıradan işlerle boğuşmalarını görüyoruz. Tabii arada tavana yapışmış reçelli ekmekler veya vergi iade formlarından ceket yapmak gibi gayet normal şeyler de yok değil.

Geleceğin aydınlık yüzleri

Dizide heykeltraş eseri gibi güzel insanlar ve onların yumruk atarken bile serçe parmak kaldıracak kadar kibar davranışları yok. Bunun yerine, saçı başı birbirine girmiş İrlandalı alkolik bir karakteri (Bernard) Dylan Moran (kendisini oynayarak hayatının en kolay rolünü kapmış da olabilir gerçi), saç baş konusunda onunla yarışan, ancak şaşkınlıkta rakipsiz birini (Manny) Bill Bailey ve görünüş itibariyle nispeten daha düzgün olduğu algısını 3. saniyede alaşağı eden, fırın küreği elli Fran karakterini ise Tamsen Greig canlandırıyor.

Dizi: Bir Sahaf Hikayesi: Black Books

Dizi bu ilginç üçlünün yaşadıklarını anlatırken, seyirciyi pek de şaşırtmıyor. Birçok İngiliz sit-com'u gibi gülerken bacağımızı morartacak diyaloglar barındırmasının dışında, karakterlerin gündelik olaylar karşısında, Jüpiterli birine Kolbastı'yı anlatma çabasındaki bir balığın yaşadığına çok yakın bir acı ve çaresizlikle de güreşmesi, Black Books'a şaheser sıfatını kazandırıyor.

Şarap nedir?

Her güne ağzında yanmamış bir sigarayla, çığlık atarak başlayan Bernard için hayatın 3 unsuru vardır. Bunlar, kitaplar, şarap ve insan nefretidir. Manny için ise hayatın bazı unsurları olsa da bunlar sürekli yer değiştirdikleri için saymak zordur. Kesinlikle emin olduğu gerçekler ise, Bernard etrafta yoksa dükkanın aslında çok iyi iş yapabilen bir yer oluşu, Bernard etraftaysa şarap içileceği ve cehennemin küçük bir tatil beldesi olarak iyi bir yer olacağıdır. Fran ise yan dükkanı işletir ve Bernard'ın arkadaşı olmasının da işaret ettiği gibi, davranışları oldukça yanıltıcı olsa da dizide mantığın sesi olmaktan çok uzaktır.

Dizi: Bir Sahaf Hikayesi: Black Books

Bernard'ın kişisel bakım olarak kabul ettiği şeyler ve Black Books'un genel hali o kadar saçma ve "pis"tir ki, ne Fran'in kendi mutluluğunu hiçe sayarak insanlara yardım edişini ne de Manny'nin kaşıkla piyano çalabilmesini hakkıyla takdir edebilirsiniz.

Dizi: Bir Sahaf Hikayesi: Black Books

Müşteri - Raftaki Dickens'lar gerçek deri mi kaplı?
Bernard - Onlar gerçek Dickens.
Müşteri - Koltuklarım gerçek deri kaplı, kitapların onlara uyması lazım.
Bernard - Paranız deri kaplı mı?
Müşteri - Ne?
Bernard - Cüzdanım deri. Paranın ona uyması lazım.

gibi muhteşem diyalogları takiben matkap kullanılarak şarap açılmasının olağanlığı ise anneannemin "Bunlara her şey müstehak!" yorumuna sebep oldu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.