Devrim Otomobilleri – 3

Cengiz Özer 23.08.2016

Devrim Otomobilleri'nin halkın önüne çıkışı ve akıbeti.

29 Ekim 1961 sabahı Ankara’ya ulaşan iki Devrim Otomobili, otomobil ve motosikletlerden oluşan eskortlar eşliğinde hemen alelacele Meclis’e doğru hareket eder. Çünkü Devlet Başkanı Cemal Gürsel orada bekliyordur. Fakat o hengamede, o kalabalıkta ve büyük ölçüde kraldan çok kralcı olan bazı bürokratların acele ettirmesi yüzünden otomobiller konvoydan ayrılarak benzin istasyonuna gidip benzin ikmali yapamazlar.

Meclis’e ulaşırlar. Fakat otomobillerde, özellikle de siyah renkli otomobilde yok denecek kadar az benzin vardır. Hemen alelacele bir bidon benzin bulurlar fakat huni yoktur! Projede görev alan ve aynı zamanda siyah renkli otomobilin direksiyon koltuğunda oturan Rıfat Serdaroğlu’nun gazete kağıdından hemen orada yaptığı huni ile bidondaki benzini araca koymaya çalışırlar. Ancak benzin, gazete kağıdından yapılmış huniyi ıslatarak hamur kıvamına sokar ve bozar. Bunun üzerine yine projede görev alan mühendislerden Kemalettin Vardar hemen avuçlarını huni gibi benzin kapağına doğru tutar ve bidondaki benzini depoya koymaya çalışırlar. Lakin o anda Cemal Gürsel’in Meclis merdivenlerinden otomobillere doğru yürüyor oluşunun yarattığı telaştan ve aceleden benzini koyamazlar, benzin yerlere dökülür. Cemal Gürsel otomobilin yanına gelip bindiğinde Rıfat Serdaroğlu yapacak bir şey kalmadığı için çaresizlik içinde direksiyon koltuğuna oturur.

29 Ekim 1961 sabahı Ankara’ya ulaşan iki Devrim Otomobili, otomobil ve motosikletlerden oluşan eskortlar eşliğinde hemen alelacele Meclis’e doğru hareket eder. Çünkü Devlet Başkanı Cemal Gürsel orada bekliyordur. Fakat o hengamede, o kalabalıkta ve büyük ölçüde kraldan çok kralcı olan bazı bürokratların acele ettirmesi yüzünden otomobiller konvoydan ayrılarak benzin istasyonuna gidip benzin ikmali yapamazlar.

Meclis’e ulaşırlar. Fakat otomobillerde, özellikle de siyah renkli otomobilde yok denecek kadar az benzin vardır. Hemen alelacele bir bidon benzin bulurlar fakat huni yoktur! Projede görev alan ve aynı zamanda siyah renkli otomobilin direksiyon koltuğunda oturan Rıfat Serdaroğlu’nun gazete kağıdından hemen orada yaptığı huni ile bidondaki benzini araca koymaya çalışırlar. Ancak benzin, gazete kağıdından yapılmış huniyi ıslatarak hamur kıvamına sokar ve bozar. Bunun üzerine yine projede görev alan mühendislerden Kemalettin Vardar hemen avuçlarını huni gibi benzin kapağına doğru tutar ve bidondaki benzini depoya koymaya çalışırlar. Lakin o anda Cemal Gürsel’in Meclis merdivenlerinden otomobillere doğru yürüyor oluşunun yarattığı telaştan ve aceleden benzini koyamazlar, benzin yerlere dökülür. Cemal Gürsel otomobilin yanına gelip bindiğinde Rıfat Serdaroğlu yapacak bir şey kalmadığı için çaresizlik içinde direksiyon koltuğuna oturur.

Devrim Otomobilleri – 3
Devrim Otomobilleri – 3

Cemal Gürsel, direksiyondaki mühendis Rıfat Serdaroğlu’na Anıtkabir’e sürmesini söyler. Otomobil çalıştırılır, siyah renkli Devrim Otomobili ancak birkaç yüz metre gidebilir. Akabinde motor bir an tekler ve durur. Cemal Gürsel direksiyondaki Serdaroğlu’na “Ne oldu?” diye sorar. Serdaroğlu da “Benzin bitti paşam” diye cevap verir. Bunun üzerine Cemal Gürsel o meşhur sözünü söyler: “Garp kafasıyla otomobil yaptınız ama Şark kafasıyla benzin koymayı unuttunuz!”

Devrim Otomobili dendiği zaman çoğu kişi olayı buraya kadar bilir. Lakin devamı pek bilinmez…

Siyah renkli otomobile Cemal Gürsel’in binip hareket edildiği esnada diğer mühendisler bej renkli Devrim Otomobili'ne benzin ikmalini başarabilmişlerdir. Siyah otomobil benzini bitip durunca hemen bej renkli Devrim’i siyah Devrim’in yanına getirirler ve Cemal Gürsel bej renkli Devrim’e biner. Hiçbir şey olmamışçasına önce Anıtkabir’e, ardından hipodroma giderler. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılırlar ve halk, Devrim’i görünce sevinçten gözyaşı döker! Halk, Devrim’e sahip çıkmış, onu bağrına basmıştır.

Fakat 30 Ekim sabahı her ne olduysa birçok gazete Devrim Otomobili aleyhinde yazılar yayımlarlar. “Devrim Yolda Kaldı”, “Devrim Yürümedi”, “Milletin Parası Boşa Harcanmamalıydı”, “Biz Bunu Zaten Söylemiştik” gibi manşetler atarlar.

Hiçbir tecrübeye sahip olmadan, hiçbir ön hazırlık olmaksızın sadece masaya koyulan ve emir mahiyetindeki bir proje, önceki yazılarda da belirttiğimiz gibi o dönemin kısıtlı iktisadi ve teknik imkanlarına rağmen 129 gün içinde tamamlanmıştır. O denli kısıtlı imkanlara ve daha üretim aşamasında dahi basında çıkan aleyhte, moral bozucu birçok habere rağmen bu ülkenin mühendis ve işçileri 129 günde dört adet Devrim Otomobilini imal etmişlerdir. Fakat her ne olduysa proje seri üretime geç(e)memiş ve üretilen otomobillerden üçü hurdaya ayrılmıştır.

Bugün Eskişehir’de TÜLOMSAŞ müzesinde sergilenen bej renkli Devrim Otomobili, tarihe tanıklık eden, elimizde kalan tek Devrim’dir ve üretiminin üzerinden elli yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ çalışmakta, hâlâ yürümektedir…

Cemal Gürsel, direksiyondaki mühendis Rıfat Serdaroğlu’na Anıtkabir’e sürmesini söyler. Otomobil çalıştırılır, siyah renkli Devrim Otomobili ancak birkaç yüz metre gidebilir. Akabinde motor bir an tekler ve durur. Cemal Gürsel direksiyondaki Serdaroğlu’na “Ne oldu?” diye sorar. Serdaroğlu da “Benzin bitti paşam” diye cevap verir. Bunun üzerine Cemal Gürsel o meşhur sözünü söyler: “Garp kafasıyla otomobil yaptınız ama Şark kafasıyla benzin koymayı unuttunuz!”

Devrim Otomobili dendiği zaman çoğu kişi olayı buraya kadar bilir. Lakin devamı pek bilinmez…

Siyah renkli otomobile Cemal Gürsel’in binip hareket edildiği esnada diğer mühendisler bej renkli Devrim Otomobili'ne benzin ikmalini başarabilmişlerdir. Siyah otomobil benzini bitip durunca hemen bej renkli Devrim’i siyah Devrim’in yanına getirirler ve Cemal Gürsel bej renkli Devrim’e biner. Hiçbir şey olmamışçasına önce Anıtkabir’e, ardından hipodroma giderler. Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılırlar ve halk, Devrim’i görünce sevinçten gözyaşı döker! Halk, Devrim’e sahip çıkmış, onu bağrına basmıştır.

Fakat 30 Ekim sabahı her ne olduysa birçok gazete Devrim Otomobili aleyhinde yazılar yayımlarlar. “Devrim Yolda Kaldı”, “Devrim Yürümedi”, “Milletin Parası Boşa Harcanmamalıydı”, “Biz Bunu Zaten Söylemiştik” gibi manşetler atarlar.

Hiçbir tecrübeye sahip olmadan, hiçbir ön hazırlık olmaksızın sadece masaya koyulan ve emir mahiyetindeki bir proje, önceki yazılarda da belirttiğimiz gibi o dönemin kısıtlı iktisadi ve teknik imkanlarına rağmen 129 gün içinde tamamlanmıştır. O denli kısıtlı imkanlara ve daha üretim aşamasında dahi basında çıkan aleyhte, moral bozucu birçok habere rağmen bu ülkenin mühendis ve işçileri 129 günde dört adet Devrim Otomobilini imal etmişlerdir. Fakat her ne olduysa proje seri üretime geç(e)memiş ve üretilen otomobillerden üçü hurdaya ayrılmıştır.

Bugün Eskişehir’de TÜLOMSAŞ müzesinde sergilenen bej renkli Devrim Otomobili, tarihe tanıklık eden, elimizde kalan tek Devrim’dir ve üretiminin üzerinden elli yıldan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ çalışmakta, hâlâ yürümektedir…

Devrim Otomobilleri – 3
Devrim Otomobilleri – 3

“Devrim Otomobilleri” yazı dizimizdeki görseller Devrim Arabası.com'dan alınmıştır.

“Devrim Otomobilleri” yazı dizimizdeki görseller Devrim Arabası.com'dan alınmıştır.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.