Delilik Dediğin Nedir Ki?

Ece Soylu 06.09.2016

Hepimiz az buçuk deliyiz aslında, bu ötekileştirmek niye?

Psikologları deli doktoru olarak gören bir milletin çocukları olarak, herkes bir miktar delidir desek garip karşılanmayız sanıyorum.

Deliliğin sözlük anlamı, gerçeklik ile hayali ayıramama olarak tanımlanıyor. Ancak gerçeklik tanımını yapmak da bir hayli zor olduğundan, bu tanımın ne derece tutarlı olduğu da düşünülmesi gereken ayrı bir nokta. Şu an gerçek olarak nitelendirdiğimiz her şey insan beyninin algılayabildiği boyutlardan ibaret. Yani gerçeklik tanımımız sadece kendi türümüzü kapsıyor. Beş duyu organımız ile algıladıklarımız bile kendi sınırlarımızda gerçeklikle buluşuyor. Böyle bir noktada, gerçekliği algılayamayanı deli ilan etmek de pek akla yatkın bir tutum olmuyor haliyle. Dünyadaki insan sayısı kadar farklı görüş ve düşünce bulunuyor. Her insanın kendi için yarattığı bir gerçeklik var ve bu da milyarlarca gerçeklik tanımı var demek oluyor. Hangisine uymayanı deli ilan edeceğiz şimdi?

Delilik Dediğin Nedir Ki?
Kaynak: Pinterest

Gerçeklik algısı, üstünde durulması gereken apayrı bir konu, bu nedenle mutlak realite arayışını bir kenara bırakıp kendi algımızın tutsağı olduğumuzu varsayarsak, deliliği bir yok sayma olarak tanımlayabiliriz. Yoksa sözde ideoloji ve çıkar uğruna çocukların öldüğü, okuyan insanların lanetlendiği, para uğruna vazgeçilen değerlerle beslenen bir dünyada hayatta kalmayı başarmak aklı selim sahibi insanların başarabileceği bir şey değil. Yani deli olmak; aklın sınırlarından çıkmak, tüm mantık kriterlerini yerle bir etmek demek. Takas sisteminin sistematikleştirilmesi gerektiğini düşünen insanlar tarafından oluşturulmuş para, insan elinden çıkma makineler ve yine insanlığın yaşamını kolaylaştırmak için oluşturduğu sayılardan oluşuyor. Yine aynı insanlar kendi oluşturdukları bu madde uğruna savaşlar verip tüm hayatlarını onun üzerine kuruyor. Kısaca, kendi yarattığı şeye bir mucizeymişçesine tapıyor. İnsanlar gelecek planlarını bu yaratılmış maddeyi elde etmek için yapıyor, niceleri onun uğruna hayallerini bırakıyor, ülke değiştiriyor, ailelerini görmeden ömür tüketiyor. Deli olmasak bunları yapar mıydık sizce?

Delilik Dediğin Nedir Ki?

Yapılan araştırmalara göre savaş dönemlerindeki nüfus artışı normal seyirdeki dönemlere göre çok daha fazla oluyormuş. İnsanların hayatları söz konusu olduğunda içgüdüleriyle hareket ettikleri bir gerçek. Üzerinize gelen bir arabayı gördüğünüzde kaçmanız evrimin mirası olan hayatta kalma içgüdüsüyle alakalı bir durum. Savaş gibi olağanüstü hal durumlarında da mantık yavaş yavaş izlerini silmeye başlıyor, o esnada beyniniz avaz avaz ‘hayatta kal!’ diye bağırıyor. Böyle bir ortamda başına düşecek bombadan sağ kalmanın ya da nereden geleceğini bilmediği kurşundan korunmanın yolunu bulamayan insanoğlu, hayatta kalmanın yolunu genlerini gelecek nesle aktarmakta buluyor. O çocuğun ne koşullarda büyüyeceği ya da hayatta kalıp kalamayacağı aktif olmayan mantık süzgecinden geçmiyor o esnada. Küçük bir ihtimal de olsa genlerini devam ettirebilme ihtimali modern homo sapiensimizin dürtülerini hayata geçiriyor. Yani, yıllardır bize tasvir edilen cehennemin vücut bulduğu bir ortamda yeni nesiller dünyaya getirmek akıl sağlığı yerinde olan insanların yapabileceği bir şey mi?

Kısaca, delilik günümüz insanlarını hayatta tutan yegane şey. Şu an dünya üzerinde olan sayısız mantıksız olayın açıklamasını ve buna katlanıp psikolojik sağlığını koruyan insanların varlığını açıklamanın başka bir yolu yok.

Bir de bilgelik ile deliliğin bir arada eritildiği felsefik kuramlar var. Asıl bilgelerin deliler olduğunu, delilerin gerçek bilgeler olduğunu söylerler. Delilerin çevrelerini düşünmeden hareket etmeleri ve doğruyu söylemeleri bu kuramlarda deliliği yüceltir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.