Davranış Bilimi Açısından Ödül ve Ceza

Laird Raz Ludd 26.09.2016

Ödül ve ceza nedir? Nasıl işe yararlar? Nasıl uygulanmalıdırlar?

Otoriteye gücünü veren ve kuştan balığa kadar her canlının eğitiminin temelini oluşturan ödül ve ceza olgularını açıklayacağım. Davranış bilimi, davranışın sebepleri ile değil, doğrudan kendisiyle ilgilendiği için bu terimlerin günlük kullanış şeklini değil bilimsel anlamını anlatacağım. Bu yazıdan sonra kedilerinize bile numara öğretebileceksiniz.

Ödül ve ceza nedir?

Ödül ve ceza, Burrhus Frederic Skinner tarafından 1938 yılında '' edimsel şartlanma''nın temelleri olarak tanımlanmışlardır. Bir davranışın tekrarlanması için yapılan işlere ödül, tekrarlanmaması veya azalması için yapılan şeylere ise ceza denir. Pozitif ve negatif olarak ikişer şekilde tanımlanırlar. Genelde böyle dendiğinde olumlu veya olumsuz şeklinde anlaşılsa da aslında doğrusu bir şey vermek (pozitif) veya almaktır (negatif).

Davranış Bilimi Açısından Ödül ve Ceza

Yani bir işin yapılması için birine bir şey vermeye pozitif ödüllendirme ve bir şey almaya negatif ödüllendirme denir. Normalde anladığımız ödül aslında pozitif ödüldür. Negatif ödül ise olumsuz veya istenmeyen bir hal veya etkenin ortadan kalkması için yapılan davranıştır.

Ceza konusunda da durum benzerdir. İstenmeyen bir davranışın tekrar görülmemesi için bir şey vermeye pozitif ceza, almaya ise negatif ceza denir. Yani davranışı tekrarlamamak için hoşumuza gitmeyen bir şeyin (acı, açlık veya üşüme gibi) olması pozitif cezalandırma, aynı şey için sevdiğimiz bir durumun sona ermesine (veya erdirilmesine) ise negatif cezalandırma denir.

Örnekle çok daha kolay anlaşılır bunlar.
Çocuğunuz odasını topladığında ona çikolata verirseniz bu pozitif ödüllendirmedir. Çocuğunuz çikolata edinmek için odasını toplama davranışını tekrarlayacaktır. Yetişkin biri üzerinden örnek vermek gerekirse, gittiğiniz bir barda çok eğlendiyseniz o bara tekrar gitme olasılığınız yüksek olur diyebiliriz.
Davranış Bilimi Açısından Ödül ve Ceza

Soğuk havada kalın giyinirseniz bu negatif ödüllendirmeye örnek olacaktır. Burada "alınan" üşüme hissidir. Yani kişi üşümemek için ileride kalın giyinecektir. ''E tabi öyle olur, aptal değiliz'' dediğinizi duyar gibiyim. O zaman şu çarpıcı örneği düşünün. Uzun süredir bağımlı olan bir eroinman artık eroinin keyif vermesi nedeniyle değil, yoksunluk krizine yakalanmamak için alışkanlığına devam eder.

Çocuğunuz küfür ettiğinde ona vurursanız. Bu çocuğunuzun dayak yememek için küfretmemesini sağlayacağından pozitif cezalandırma olur. Çocuğunuzla fazla uğraştığımı fark ettim, özür dilerim... Ödüllendirmedeki bar örneğine dönersek, tahmin ettiğiniz üzre, atıyorum Kalpazankaya'da restoranda dayak yerseniz, bir daha oraya gitme davranışında bulunmazsınız.

Negatif cezalandırma ise yanlış yere park ettiğinizde para cezası almanız gibi örneklenebilir. Para vermemek için doğru yere park etmeye çalışırsınız. İlla çocuk örneği istiyorsanız, sizin için endişelensem de, yaramazlık yapınca en sevdiği oyuncağına el koymayı veya televizyon seyretmesine izin vermemeyi sunabilirim. Oyuncağından veya televizyondan ayrılmamak için yaramazlık yapmayacaktır çocuk.

Ödül ve ceza nasıl çalışır?

Şayet eğitmeye çalıştığınız veya davranışını kontrol etmeye çalıştığınız kişi küçük yaşta bir çocuk, bebek veya hayvan değilse, en çabuk kullanım yöntemi doğrudan x yaparsan y olur ya da tam tersi x yapmazsan y olur gbi bir açıklamayla giriş yaparak olur.

Tabii bu şart değildir. Biyolojik varlıklar, bilinçsiz olarak, en rahat ettikleri ve en az enerji harcadıkları şekilde hareket etmeye meyillidirler. Bu şu anlama gelir: Varlığın (insan olmak zorunda değil) istediğimiz şekilde hareket etmesi için hedeflediğimiz davranışa yakın şeyler yaptığında aşama aşama ödüllendirilir veya cezalandırılır ve bir önceki davranışa verilen ceza veya ödül kesilir. Buna ''pekiştirme tarifesi'' denir ve ödül ya da cezanın sıklığına ve şiddetine göre planlanırlar.

Buna en iyi örnek ise Skinner'ın kendisinden gelmekte. 2. Dünya Savaşı sırasında gemilere bomba taşıması için güvercin kullanmak gibi dahiyane bir fikir geliştiren ordu Skinner'ı görevlendirir. Ancak güvercinler yemek atıldığında gelmekte, atılmadığında kimseyi umursamamaktadırlar. Skinner aşama aşama, önce güvercin kafasını biraz çevirdiğinde yem atarak, daha sonra iyice döndüğünde atıp az döndüğünde atmayarak, sonunda güvercinlere üniversiteyi bitirtmiştir. Şaka yaptım. Bu kadar ciddi yazmaya alışık değilim; içimdeki öğretmen canlandı o yüzden sizi sınamak istedim. Neyse neticede güvercinlerden katil yaratılmamıştır ancak pekiştirme tarifelerinin ne denli güçlü olduğunu anlamamızı sağlamıştır.

Yukarıdaki paragraf pozitif ödüllendirmeye örnek. Bir de negatif cezalandırmaya bakalım. Bu örnek de gerçek ancak kişi kim bilmiyorum, ben de öğretmenimden duydum. Bir davranış bilimi profesörünün ders anlatırken hep tahtaya dönük, sol kolu uzanmış ve eli açık şekilde tahtaya dayalı ve sağ ayağının havada olduğunu fark ederler. Daha sonra anlaşılır ki öğrencileri dersi normal anlattığında hiç ilgi göstermemiş ancak sonunda bu pozu alana kadar adım adım ilgilenir gibi görünerek onu başarısız bir eğitmen olduğu hissinden kurtarmışlar. İşin ilginç yanı ise profesör, konunun uzmanı olmasına rağmen, bu durumun farkında bile değildir!

Ödül ve ceza nasıl kullanılmalıdır?

Ceza da ödül de davranıştan hemen sonra verilmelidir. Ertelenmesi halinde daha sonraki davranışlarla bağdaştırılırlar. Yani yatağınızın kedi çişi koktuğunu fark ettiğinizde yavrucağı tutup ıslak yere burnunu sürtmek sadece sizi tatmin eder. Kediniz ise büyük ihtimalle sizi gördüğü için cezalandırıldığını düşünecek ve gidip başkasının kedisi olacaktır.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise tutarlılıktır. Yani bir davranıştan bir kere cezalandırılan veya ödüllendirilen kişi hareketi tekrarladığında aynı sonucu almazsa sadece kontrol eden kişi orada olduğu zaman davranışı gösterir (veya göstermez). Buna ek olarak boş vaat veya tehditler eğiticiye duyulan güveni kaldırır ve gücünü yok eder.

Davranış Bilimi Açısından Ödül ve Ceza

Öte yandan bir davranışın görülmesi için davranışın tersini cezalandırabilir veya davranışın kendisini ödüllendirebilirsiniz. Sonuç aynı olacaktır. Bu gerçek, davranış bilimciler ve terapist eğitmenler arasında bir bölünmeye yol açmıştır. Bir grup cezalandırmayı insani bulmazken, bir diğer grup ise ikisinin aynı çizginin iki ucu olduğunu ve şiddetleri azaltıldığında birbirinden ayırt edilemez olduğunu savunmaktadır.

Durum basit olarak şöyledir: Cezalandırma çok hızlı ve kesin bir şekilde işlerken tek bir davranışı pekiştirir ve ceza olasılığı ortadan kalktığında eski duruma geri dönülmesi kuvvetle muhtemeldir. Ödüllendirme daha yavaş sonuca ulaştırsa da eğitilen varlık hareketin benzerlerini kapsayacak şekilde genişleterek (yani genelleştirme yaparak) davranışını değiştirir ve bu hal kalıcıdır. Örneğin çocuğunuz (çok üzgünüm) montunu asmadığı için azar işitirse (pozitif ceza) hemen montunu asar, ancak sadece montunu asar ve siz evde yokken o mont yerde kalacaktır. Montunu astığı için teşekkür edip öperseniz (ya da öpülmeyi sevmiyorsa şeker de kullanabilirsiniz) sadece montunu değil, bütün kıyafetlerini olmaları gereken yere koyacak ve daha sonra bu davranış sabitlenecektir.

Birkaç tüyo ile yazımı sonlandırmak istiyorum. Çocuğunuzu takdir ettiğinizde ona sevdiği yiyeceği veya oyuncağı verin (yiyecekler en güçlü ödüldürler). Klasik şartlanma sonucu (Pavlov'u herkes biliyordur) sizin onayınızı edindiği ödülle bağdaştıracaktır. Bu şekilde büyüdüğünde, aferin dediğinizde çok daha mutlu olacaktır.

Yetişkinler söz konusu olduğunda ise kumarhaneleri örnek alarak bir pekiştirme tarifesi oluşturabilirsiniz. Bu tarifede ödül düzensiz olarak verilir ancak asla ceza verilmez; kişi büyük ödülü hayal ederek "oynamaya" devam eder. Bu şekilde insanları kendinize bağımlı hale getirebilirsiniz (ki bunu aşk zannetmeleri sık karşılaşılan bir durumdur).

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.