Darbe Girişimi Engellendi

İnci Vardar 16.07.2016

15 Temmuz'u 16 Temmuz'a bağlayan gece bunları yaşadık...

Demokrasinin sadece 'sandık' demek olmadığı, halkın seçiminin çok daha büyük bir şeyi ifade ettiği bilinen bir gerçek. Dün gece, şimdiye kadar sadece teorik olarak inandığımız bu durumun pratiğe nasıl dönüştüğünü gördük. Halk, darbe girişimi üzerine, yaptığı seçimin arkasında durmak ve askeri vesayeti püskürtmek için sokaklara döküldü. İnandığı kavramları savunmak için 161 kişi hayatını verdi, 1440 kişi de yaralandı.

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi, saat 22.00 civarında alçaktan uçan helikopter sesleri ve İstanbul'u Anadolu'ya bağlayan her iki köprünün de geliş yönünde trafiğinin durdurulmasıyla, öncelikle sosyal medyada bir hareketlilik başladı. 'Darbe mi oluyor?' sesleri yükseldiyse de Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer hükümet görevlilerinin tutuklanmamış olması nedeniyle, teröre dair büyük bir istihbarat alınması üzerinde de duruluyordu. Çok geçmeden, Başbakan televizyon kanallarına bu olayın bir 'darbe kalkışması' olduğu ve muhakkak durdurulacağı yönünde demeç verdi. Saatler gece yarısını gösterirken, haber kanallarına TSK'dan bir e-posta gönderildi. Devlet yönetimine el konulduğunu bildiren e-postanın içeriği, asker tarafından basılmış olan devlet televizyonu TRT'den okutuldu, kısa bir süre sonra da yayın kesildi.

Darbe Girişimi Engellendi

Önce Atatürk Havalimanı, Genelkurmay Başkanlığı gibi belli başlı yerlerde tanklar görüldü. TSK tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildiği bildirildi. Bunun üzerine halk, banka ATM'leri ve bakkallarda uzun kuyruklar oluşturdu.

Çok geçmeden mevcut ve eski hükümet yetkilileri birer birer özel televizyon kanallarına telefonla bağlanarak açıklamalarını yaptı; girişimin emir komuta zincirinde gerçekleştirilmediğini ve 'korsan' olduğunu, sokağa çıkma yasağına itibar edilmemesi gerektiğini belirttiler. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere pek çok yetkili, halkı sokağa çıkmaya ve silahlı askerlere karşı koymaya teşvik etti. Böyle bir çağrı, şimdiye kadar hiçbir darbede veya darbe girişiminde yapılmamıştı.

Saat 01.00 sularında 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Güler, darbe girişiminde bulunanların küçük bir grubu temsil ettiğini ve gerekli önlemlerin alındığını bildirdi.

Gece boyunca camilerden ezan okundu ve müezzinler ilk kez halkı camiye değil, sokağa çağırdı.


Kısa sürede binlerce kişi, ellerinde Türk bayraklarıyla sokaktaydı. Askere, kışlaya dönmesine yönelik sloganlar atıyor, tanklara tırmanıyor, artık tankların terk etmiş olduğu Atatürk Havalimanı'na giriyor, Boğaz Köprüsü'nü yürüyerek geçmeye çalışıyorlardı.

Sonra asker, halkın üzerine ateş açtı.

Ancak ölümler bu olaydan önce başlamış, saat 02.00 sularında Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na düzenlenen saldırı sonucunda 17 polis hayatını kaybetmişti.

Yine aynı saatlerde, askeri darbe girişiminin, bir süre önce Genelkurmay adli müşavirliği görevinden alınan Albay Muharrem Köse başkanlığında planlandığı bilgisi verildi.

3. Kolordu Komutanı Orgeneral Erdal Öztürk, TSK'nın, milletin iradesine saygılı olduğunun altını çizerek, bağlandığı televizyon kanalından askere kışlalarına çekilmesi emrini verdi.

Saat 02.30 sularında darbe girişimin püskürtüldüğü yönünde haberler alındı. Ancak İstanbul ve Ankara'da hala savaş uçaklarının sesleri duyuluyor, halk ise sosyal medyadan patlamaya benzer seslerin duyulduğunu haber veriyordu.

İlerleyen saatlerde patlama sesleri teyit edildi, hatta canlı yayında savaşa benzer görüntüler izledik. Milletvekillerinin bir kısmı da TBMM'ye gitmiş, televizyon kanallarıyla canlı telefon bağlantısı kurmaya başlamıştı.

Saat 2.45 civarında, o saate kadar rehin tutulduğu sanılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın, görevinin başında olduğu bildirildi.

Sonra yine inanılmaz bir olay gerçekleşti. Darbe girişiminde bulunan korsan TSK grubu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombaladı!

Saat 03.00 sularında Başbakan, darbe girişimcilerine karadan ve jetlerle karşılık verileceğini bildirdi.

Silah, bomba ve jet uçaklarının sesleri devam ederken, bir grup asker, Doğan Medya Center binasına girdi. CNN Türk ve Kanal D'de yayın kesildi. Daha sonra asker, Hürriyet'e yöneldi. Aynı dakikalarda Ankara Gölbaşı’ndaki TÜRKSAT binasında iki polis hayatını kaybetti.

Saat 04.00 civarında, Atatürk Havalimanı'na iniş yapmış olan Cumhurbaşkanı halka seslendi. Milleti yeniden havalimanlarına ve meydanlara davet etti. Bu olayın Allah'ın bir lütfu olduğunu ve bu sayede TSK'nın temizleneceğini sözlerine ekledi.

04.30 sularında ise Doğan Medya Center'a baskın düzenleyen askerler göz altına alınmış, yayın yeniden başlamıştı.

Saat 05.00'i gösterdiğinde ise Başbakan, o sırada 130 kişinin tutuklu olduğunu bildiriyor, 'Bu çeteyi çökerteceğiz, başka yolu yok' diyordu.

Saat 05.30'a yaklaşırken, havalimanındaki işleyişin normale döndüğü ve uçuşların 06.00 itibariyle başlayacağı bildirildi. Bununla birlikte Ankara'da, 17'si polis olmak üzere 47 kişinin hayatını kaybettiği bilgisi de kanallara ulaştı.

Saat 06.00'a yaklaşırken çatışma haberleri gelmeye devam ediyordu. Bunlardan en önemlisi de Cumhurbaşkanı'nın kaldığı oteldeki çatışmada bir polisin hayatını kaybetmesiydi.

Bundan dakikalar sonra, Beştepe'ye F-16'ların iki bomba attığı haberi geldi. Genelkurmay bölgesinde çatışmalar devam ediyor, Ankara'dan dumanlar yükseliyordu.

Saatler 06.45'i gösterirken, Boğaz Köprüsü'nü tutan askerlerin teslim olduğu; saatlerdir kendisinden haber alınmayan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın yerine vekalaten 1’inci Ordu Komutanı Ümit Dündar'ın getirildiği haberi verildi.

Saat 07.05'te ise TSK'nın web sitesinden, 'Türk Silahlı Kuvvetleri, Yurtta Sulh Harekatı'na kararlı şekilde devam etmektedir' bildirisi yayımlandı.

Ancak aynı saatlerde Adalet Bakanı, Türkiye genelinde 336 kişinin gözaltına alındığını bildiriyor, İstanbul’daki Türk Telekom santralindeki askerlerin teslim olduğu haberi veriliyordu.

Saat 07.30 sularında 3. Ordu Harekat Kurmay Başkanı Tuğgeneral Ekrem Çağlar Erzincan'da göz altına alınmış, Fetullah Gülen'den ise darbeyi kınadığına dair bir mesaj gelmişti.

Saat 08.00'a yaklaşırken Reuters, Genelkurmay Başkanlığı'nın hükümet yanlısı güçlerin kontrolüne geçtiğini bildirdi. Gece saatlerinde MİT tarafından görevinin başında olduğu bildirilen ancak rehin tutulmakta olduğu sonradan anlaşılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın kurtarıldığı, 08.30 sularında açıklandı.

Saat 09.10'da Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı’nda askerlerin teslim olduğu bildirildi.

Olayla ilgili askerler hakkında vatana ihanet suçundan işlem başlatılırken, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu, bir televizyon kanalına, 'Darbecilere idam cezası verilmesini masaya getireceğiz' açıklamasında bulundu.

Şimdilik gelişmeler bu kadar.

Bu noktadan sonra neler olacağını bilmiyoruz. Ancak emin olduğumuz tek bir şey var: Şimdiye kadar durum ne olursa olsun, Türkiye, dün geceden itibaren eski Türkiye değil.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.