Cumhurbaşkanı'ndan Mültecilere Yönelik Açıklama

İnci Vardar 21.09.2016

Cumhurbaşkanı, Birleşmiş Milletler toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa'nın mülteciler konusunda kötü bir sınav verdiğini belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) 71. Genel Kurul görüşmelerinde bulunan Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Barack Obama'nın ev sahipliğinde düzenlenen ‘Mülteciler’ konulu zirve için aile fotoğrafı çekimine katıldı. Aile fotoğrafı çekiminin ardından BM Genel Merkezi’ndeki Vesayet Konseyi Salonu’nda düzenlenen ‘Mülteciler’ konulu liderler zirvesi toplantısına geçen Cumhurbaşkanı, burada bir konuşma yaptı.

Mülteciler konusunda küresel krizin yaşandığı hassas bir dönemde bu zirveyi düzenleyen ABD Başkanına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı, yeryüzündeki mülteci sayısının her yıl yeni rekorlar kırdığına işaret ederek, “Suriye’de 6 yıla yakın zamandır devam eden iç savaşta bugüne kadar 600 bin kişi öldürülmüş durumda. Yaşadığı yerleri terk edenlerin sayısı 12 milyon, ülkeyi terk etmek zorunda kalanların sayısı 5 milyonu bulmuş durumda. Ülkesinden ayrılan Suriyelilerin yaklaşık 3 milyonunu ülkemizde misafir ediyoruz. Burada ifade ettiğim rakamların insan olduğunu unutmayalım. Şayet kendi ailemizden, kendi çevremizden empati yaparak bunca insanın yaşadığı dramı anlamaya çalışmazsak, sorunun çözümünü hızlandıramayız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı'ndan Mültecilere Yönelik Açıklama

"Mülteciler konusunda uluslararası toplum kötü bir sınav verdi"

“Cansız bedeni kıyılarımıza vuran Aylan bebeğin o acı görüntüleri hafızalarımızdan silinmemiş olmalı. Aynı şekilde Halep’teki bombalanan evinin yıkıntılarından çıkartılan ve bindiği ambulansta tüm masumiyetiyle oturan her tarafı kan-toz içerisinde Ümran bebeğin görüntüsünü de herhalde unutmadık” ifadelerine yer veren Cumhurbaşkanı, devamında şunları söyledi: “Avrupa ülkelerine gitmek için ölümüne yolculuğu göze alan bir mültecinin kucağında çocuğuyla birlikte umuda koşarken ayağına takılan çelmeyi de hatırlıyor olmalıyız. Bunlar yaşananların sadece birer örneğidir. Uluslararası toplum bu süreçte insani ve vicdani değerlere sahip çıkamayarak maalesef çok kötü bir sınav verdi. Bebeklerin, kadınların, sivillerin öldüğü, öldürüldüğü bir dünyada kimse masum kalamaz. Geçen her gün, her saat bu insani ve ahlaki yıkımın daha da arttığını biliyoruz. Zaten çok geç kaldığımız bu krizleri durdurmak için hemen, derhal ve kararlı bir tavırla harekete geçmeliyiz. Aksi takdirde imkanımız olduğu halde zulümleri önlemek için neden geç kaldığımızı gelecek nesillere ve tarihe anlatamayız, izah edemeyiz.”

Dünya çapında en fazla sığınmacı barındıran ülkelerden biri olarak neleri yaptıklarını ve nelerin yapılması gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşmak istediğini belirterek, Türkiye’nin insan merkezli bir anlayışla en başından itibaren sınırlarını zulümden kaçan herkese açtığını ve açmaya devam edeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı, “Ülkemize gelenlerin etnik kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine bakmadan herkese aynı duyarlılıkla yaklaştık. Halihazırda sayıları 3 milyonun üzerinde olan Suriyeli ve Iraklı sığınmacıların her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı'ndan Mültecilere Yönelik Açıklama

"Sığınmacıları kamp hayatına mahkum etmek istemiyoruz"

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin bugüne kadar sığınmacılar için faturalı olarak harcadığı paranın 12 milyar doları aştığını, bu tutar kadar da sivil toplum kuruluşları tarafından harcama yapıldığını hatırlattı ve şunları ekledi: “Buna karşılık tüm dünyadan aldığımız toplam destek sadece 512 milyon dolardır. Biz sığınmacıları kamp hayatına mahkum etmek istemiyoruz, çadır kentlerle, konteyner kentlerle bu süreci devam ettirmek istemiyoruz. Ve yaklaşık bu 3 milyonun içerisinden 300 bini şu anda çadır ve konteyner kentlerde misafir edilirken, diğerleri de değişik şehirlerimizde evlerde kalmaktadır. Sığınmacıların kendi ayakları üzerinde durabilmelerini sağlamak için şehirlerimizde yaşamalarına ve çalışmalarına da izin veriyoruz ve şu anda da onlar için vatandaşlık süreçlerini de başlatmış vaziyetteyiz. Tabii ki bu bir sosyal risk problemi de meydana getiriyor. Biz bu riski aldık ve bundan asla pişman değiliz. Bugüne kadar 15 bine yakın Suriyeliyi gerekli mesleki eğitimden geçirerek çalışma hayatına dahil ettik.”

Türkiye olarak her fırsatta göç ile kalkınma arasındaki güçlü bağa vurgu yaparak mülteci krizini uluslararası gündemin üst sıralarına taşımak için gayret gösterdiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı, “Geçtiğimiz yıl yaptığımız G-20 Dönem Başkanlığımızda ve geçen ay düzenlenen G-20 toplantısında bu konuyu gündeme getirdik. Küresel göç ve kalkınma forumu dönem başkanlığımız sırasında da bu meselede farkındalık artırıcı çalışmalar yürüttük. Geçtiğimiz Mayıs ayında ülkemizin ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen Dünya İnsani Zirvesi bu bakımdan tarihi bir toplantı oldu. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmaları sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı'ndan Mültecilere Yönelik Açıklama

"Türkiye'de 835 bin civarında okul çağında Suriyeli çocuk var"

Türkiye’de 835 bin civarında okul çağında olan Suriyeli çocuğun bulunduğu bilgisini veren Cumhurbaşkanı, kamu imkanları ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla bunlardan 310 bininin okulla buluşturulduğunu aktardı. Hedeflerinin, bir tane çocuğun bile eğitim hayatından, okuldan mahrum kalmaması olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, bunun için tüm ülkeleri ve ilgili sivil aktörleri Türkiye’nin bu çabalarına katkıda bulunmaya davet etti.

Cumhurbaşkanı, mültecilerin başka ülkelerde yaşama fırsatına sahip olmalarının önemine değinerek, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin yeniden yerleştirme sayıları için belirlediği hedeflere en kısa sürede ulaşılmasını umduğunu söyledi.

Türkiye içindeki Suriyelilere koruma sağlarken düzensiz göçün önlenmesine yönelik somut adımlar attıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 1 yıldır mülteci krizine karşı Avrupa Birliği’yle önemli bir işbirliği çerçevesi geliştirdik. Sorunun üstesinden yük ve sorumluluğu paylaşmak suretiyle gelebileceğimizi kabul ederek karşılıklı taahhütlerde bulunduk. Bu kapsamda aldığımız tedbirlerle 2015 Ekim’inde 7 bin olan günlük düzensiz göç rakamını son aylarda ortalama 50’ye kadar düşürmeyi başardık. Bu tablo, Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle olan mutabakatı çerçevesindeki taahhütlerini başarıyla yerine getirdiğini gösteriyor. Buna karşılık 18 Mart 2016’da varılan mutabakatta Avrupa Birliği tarafından ülkemize verilen sözler maalesef tutulmadı. Suriye krizinin başından beri yalnız bırakılan Türkiye, bir kez daha aynı akıbete duçar oldu. Biz bu meselenin üstesinden öyle veya böyle geliriz ve geleceğiz. Ama Avrupa Birliği başta olmak üzere uluslararası toplum böylesine temel bir insani krizde ortaya koyduğu tutarsızlığın hesabını ilânihaye veremez.”

Adil bir yük paylaşımı olmadan mülteci sorununun çözümü konusunda istenen hedeflere ulaşılamayacağının altını çizen Cumhurbaşkanı konuşmasını, “Bugünkü zirvenin yeni farkındalıklar oluşturarak yeni taahhütlere ve elbette bunların gerçekleşeceği günlere vesile olmasını diliyorum, herkesi saygıyla selamlıyorum" sözleriyle tamamladı.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.