Çocuklukta Bağlanma Stilleri

İlişki kurmaya nasıl başlarız?

Sosyal gelişimin en temel konusu kişiler arası ilişkilerdir. Çocuklar değişik şekillerde birçok ilişki geliştirirler; anneleri, babaları, arkadaşları, öğretmenleri, kardeşleri vs. ile değişik yapılarda ilişkiler kurarlar. İlk kurulan ilişki genelde anne ile olur. Birçok çalışmada anne ile kurulan bu ilk ilişkinin, hayatın diğer dönemlerinde kurulacak olan diğer ilişkilerde bir belirleyici rol oynadığı belirtilir; aynı zamanda bebeğin bilişsel, sosyal ve duygusal gelişiminde de etkilidir. Bu sebeple kişinin hayatında önemli bir yere sahiptir. “Bağlanma” diyebileceğimiz bu ilk ilişkiyi, belirli bir kişiye yönelik duygusal bir bağ olarak tanımlarız. Bu ilişki, annenin, bebeğinin temel ihtiyaçlarını anlamasına ve bunları gidermesine yardım eder. Bağlanma davranışları da bu boyutta ortaya çıkar; bebek spesifik bir insana yönelik olarak fiziksel yakınlık kurma çabasındadır. Bu yakınlığı kurduğunda rahatlar ve güvende hisseder. Kuramadığında ise ayrılığa yönelik kaygı yaşar.

Yakınlık arayışı bağlanmanın temelidir. Çocuk tüm duyguları ile annenin yanında olmak ister. Anne, çocuğun bu tutum ve hislerini yorumlayıp karşılık verdiğinde çocuk, güveni ve korunmayı garantilemiş olur. Böylece anne, çocuk için, ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde gideren, çevreyi keşfederken ve tehlikelerle yüzleştiğinde sığınacağı güvenli bir limandır.

Çocuklukta Bağlanma Stilleri

Bağlanma Kuramı John Bowlby tarafından geliştirilmiştir. Bowlby’nin Türkçeye de çevrilmiş “Bağlanma” adlı kitabında, Psikolog Mary Ainsworth’un uyguladığı “Yabancı Ortam” tekniği ile çocukların bağlanma davranışlarından bahsedilir. Teknik şu şekilde tasarlanmıştır; oyuncaklarla dolu bir odada 12-18 aylık küçük çocukların önce annesiyle, sonra annesi olmadan ve ardından annesi döndükten sonra toplamda 20 dakika gözlenmesinden oluşur. Çocukların üç ayrı şekilde tepki verdikleri not edilmiştir.

Bazıları annelerinin yokluğunun farkındadırlar ancak geri geldiğinde onu karşılarlar ve gergin de olsalar çok fazla üzüntü göstermeden bunu atlatırlar. Bu çocukların anneleri çocuktan gelen ağlama, ses çıkarma, gülümseme gibi tepkilere yeteri kadar kısa zamanda cevap verir ve gerektiği şekilde avuturlar. Bu çocukların “güvenli bağlanan” çocuklar olduğu belirtilmiştir.

Güvensiz / kaçınan bağlanan çocuklar annelerinin yokluğuna tepki göstermez, geri geldiğinde iletişime geçmekten kaçınırlar. Bu çocukların anneleri psikolojik olarak ulaşılmazlardır. Çocuğun tepkilerine kayıtsız kalırlar ya da umursamaz davranırlar. Çocuk, anneden bir talepte bulunduğunda anne kendi işine devam eder ve çocuğunu duymaz.

Güvensiz / kaygılı bağlanan çocuklar ise anneden ayrılmaya ve bir yabancı ile kalmaya yoğun bir tepki gösterirler. Anne geri geldiğinde avunmaları çok güçtür. Anneye yapışan, yanında olsa bile ayrılıp etrafı keşfetmekte zorluk yaşayan çocuklardır. Bu çocukların anneleri kimi zaman gelen çağrılara olumlu yanıt verir, kimi zaman ise görmezden gelir, tutarsız davranırlar. Genelde çocuklarına müdahale ederler, yaptığı bir şeyi kesintiye uğratırlar.

Günlük hayatımızda bu modelleri düşünecek olursak, parka oyun oynamaya giden bir çocuğu hayal edebiliriz. Güvenli bağlanan bir çocuk muhtemelen arkadaşları ile oynarken arada annesini gözüyle kontrol edecek, orada olduğundan emin olup oyuna keyifle devam edecektir. Kaygılı bağlanan bir çocuk annesinin yanından ayrılmak istemeyecek, oyundan keyif almak yerine devamlı annesini kontrol etmekle meşgul olacaktır. Kaçıngan bağlanan bir çocuk ise çoğunlukla kendi başına kalacak ve annesinin çok da farkında olmayacaktır.

Çocuklukta Bağlanma Stilleri

Daha sonraki çalışmalarda dördüncü bir tip olarak dezorganize bağlanmadan bahsedilmektedir. Bu tip bağlanmada güvensizlik ile beraber çocuğun ne yapacağını bilemeyerek anneyi hem bir tehdit unsuru hem de sığınacak tek liman olarak gördüğü belirtilir. Genelde travmaya maruz kalmış çocuklardır.

Çocuklar, anneleri ile geliştirdikleri bu ilk ilişki modellerini hayatlarının ilerleyen zamanlarında diğer insanlarla girdikleri ilişkilerde de kullanırlar. Güvenli bağlanan çocukların, güvensiz bağlanan çocuklara nazaran ilerleyen yaşlarda kendine güven, yüksek benlik değeri, sorumluluk alma becerisi, yaratıcılığını ortaya koyabilme, hayatın zorluklarıyla baş edebilme gibi daha olumlu özelliklere sahip olacaklarını beklesek de yaş, kültür, cinsiyet, aile durumu gibi birçok değişkeni de göz önünde bulundurmamız gerekir. Yukarıda sayılan özellikler, sadece güvenli bağlanma ile açıklanamaz. Ancak yüksek düzeyde bir etkisi de bulunmaktadır.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.