Çin Kuantum Teknolojili Uydusunu Fırlattı

Gökbey İnaç 02.09.2016

Çin, kuantum teknolojili yeni uydusunu yörüngeye gönderdi ve denemelere başladı.

Geride bıraktığımız haftanın teknoloji alanındaki en büyük olayı, Çin’in uzaya gönderdiği kuantum teknolojili uydusu Micius oldu. (Micius milattan önce yaşayan Çinli bir bilim adamının ismi.) Micius’un bu kadar yankı yaratmasının sebebi ise kuantum teknolojisini kullanarak oluşturulmuş, asla hack’lenemeyecek bir iletişim teknolojisine sahip olması.

Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan siber güvenlik ve iletişim güvenliği önümüzdeki 50 yılda bu alanda yapılacak gelişmelerin çok önemli olacağını gösteriyor. Çin de bunu öngörmüş ve diğer ülkelerin yerde denediği bu sistemi uzaya göndererek daha büyük oynadığını göstermiş.

Peki bu teknoloji nasıl çalışıyor?

Süper pozisyonlama ve kuantum karmaşası (Superpositioning ve Quantum Entanglement)

Süper pozisyonlama, kuantum parçacıklarının aynı anda birden farklı durumda, halde olması demek. Yani bir parçacık beyaz ise aynı anda siyah da olabiliyor. Kuantum karmaşası ise 2 farklı kuantum parçacığının tek bir halde olması ve eş zamanlı olarak birbirlerinin hallerini almaları anlamına geliyor. Yeterince karmaşık bir durum yani. Böylece kuantum parçacıkları kriptolandığında kırılması imkansız bir şifre haline geliyorlar. Kuantum parçacıkları ise atom altı parçacıklar olan fotonlardan oluşuyor.

Özetle, Çin ve Avusturya ortaklığında gerçekleştirilen bu deneysel proje sonuç verirse, asla kırılamayacak bir iletişim teknolojisi geliştirmiş olacaklar ve muhtemelen önümüzdeki yıllarda bu, Çin’i olduğu halinden çok daha büyük ve güçlü hale getirebilecek bir teknoloji olacak.

Bu teknoloji nereden geliyor?

Aslında sorunun cevabı da basit, tabii ki kuantum bilgisayar teknolojisi bu kriptoplama sistemini sağlıyor. Peki kuantum bilgisayar sisteminin normal bilgisayar sistemlerinden farkı nedir diye sorarsanız şöyle:

Normal bilgisayar sistemleri binary dijital bilgisayar sistemleridir, 0 ve 1 prensibine göre çalışırlar ve transistörler üzerine kuruludurlar. Kuantum bilgisayarlar ise kuantum verileri üzerine kuruludur, 0 ve 1 bir yerine süper pozisyonlama (superpositioning) haldeki veriler üzerinde işlem yaparlar.

Kuantum bilgisayar çalışmaları Paul Benioff ve Yuri Manin tarafından 1980 yılında başlatıldı ve bu çalışmalar günümüzde halen devam ediyor. Hatta son 1 yıldır Amerika, Avrupa ve Çin arasında bu alanda yapılan çalışmalarda adeta bir yarış söz konusuydu ki, Çin ve Avusturya bu yarışta uzaya gönderdikleri uydu ile büyük bir fark yarattılar.

Özetlemek gerekirse, kuantum bilgisayar teknolojisi gelecekte kullanacağımız ve şu an kullandığımız bilgisayar teknolojilerinden çok daha ötede bir teknoloji olacak ve bir önceki yazımda belirttiğim teknolojik tekillik atılımına katkıda bulunacağını düşündüğüm ve bahsettiğim süper yapay zekayı üretebilecek bilgisayar teknolojisinin kuantum bilgisayar teknolojisi olacağını düşünüyorum.

Bu konuda izlemenizi önerdiğim bir video da var Bu videoda D-Wave isimli şirketin yöneticisi Geordie Rose (Bu arada D-Wave NASA ve Google’a kuantum bilgisayar sistemleri ve yapay zeka konusunda hizmet veren bir şirket) yakın gelecekte kuantum bilgisayar sistemleri sayesinde şu an çözülemeyen ve milyonlarca olasılıktan oluşan problemlerin cevabını bulabileceğimizden ve sahip olduğumuz teknolojiyi bir üst mertebeye taşıyabileceğimizden bahsediyor.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere!

Geride bıraktığımız haftanın teknoloji alanındaki en büyük olayı, Çin’in uzaya gönderdiği kuantum teknolojili uydusu Micius oldu. (Micius milattan önce yaşayan Çinli bir bilim adamının ismi.) Micius’un bu kadar yankı yaratmasının sebebi ise kuantum teknolojisini kullanarak oluşturulmuş, asla hack’lenemeyecek bir iletişim teknolojisine sahip olması.

Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan siber güvenlik ve iletişim güvenliği önümüzdeki 50 yılda bu alanda yapılacak gelişmelerin çok önemli olacağını gösteriyor. Çin de bunu öngörmüş ve diğer ülkelerin yerde denediği bu sistemi uzaya göndererek daha büyük oynadığını göstermiş.

Peki bu teknoloji nasıl çalışıyor?

Süper pozisyonlama ve kuantum karmaşası (Superpositioning ve Quantum Entanglement)

Süper pozisyonlama, kuantum parçacıklarının aynı anda birden farklı durumda, halde olması demek. Yani bir parçacık beyaz ise aynı anda siyah da olabiliyor. Kuantum karmaşası ise 2 farklı kuantum parçacığının tek bir halde olması ve eş zamanlı olarak birbirlerinin hallerini almaları anlamına geliyor. Yeterince karmaşık bir durum yani. Böylece kuantum parçacıkları kriptolandığında kırılması imkansız bir şifre haline geliyorlar. Kuantum parçacıkları ise atom altı parçacıklar olan fotonlardan oluşuyor.

Özetle, Çin ve Avusturya ortaklığında gerçekleştirilen bu deneysel proje sonuç verirse, asla kırılamayacak bir iletişim teknolojisi geliştirmiş olacaklar ve muhtemelen önümüzdeki yıllarda bu, Çin’i olduğu halinden çok daha büyük ve güçlü hale getirebilecek bir teknoloji olacak.

Bu teknoloji nereden geliyor?

Aslında sorunun cevabı da basit, tabii ki kuantum bilgisayar teknolojisi bu kriptoplama sistemini sağlıyor. Peki kuantum bilgisayar sisteminin normal bilgisayar sistemlerinden farkı nedir diye sorarsanız şöyle:

Normal bilgisayar sistemleri binary dijital bilgisayar sistemleridir, 0 ve 1 prensibine göre çalışırlar ve transistörler üzerine kuruludurlar. Kuantum bilgisayarlar ise kuantum verileri üzerine kuruludur, 0 ve 1 bir yerine süper pozisyonlama (superpositioning) haldeki veriler üzerinde işlem yaparlar.

Kuantum bilgisayar çalışmaları Paul Benioff ve Yuri Manin tarafından 1980 yılında başlatıldı ve bu çalışmalar günümüzde halen devam ediyor. Hatta son 1 yıldır Amerika, Avrupa ve Çin arasında bu alanda yapılan çalışmalarda adeta bir yarış söz konusuydu ki, Çin ve Avusturya bu yarışta uzaya gönderdikleri uydu ile büyük bir fark yarattılar.

Özetlemek gerekirse, kuantum bilgisayar teknolojisi gelecekte kullanacağımız ve şu an kullandığımız bilgisayar teknolojilerinden çok daha ötede bir teknoloji olacak ve bir önceki yazımda belirttiğim teknolojik tekillik atılımına katkıda bulunacağını düşündüğüm ve bahsettiğim süper yapay zekayı üretebilecek bilgisayar teknolojisinin kuantum bilgisayar teknolojisi olacağını düşünüyorum.

Bu konuda izlemenizi önerdiğim bir video da var Bu videoda D-Wave isimli şirketin yöneticisi Geordie Rose (Bu arada D-Wave NASA ve Google’a kuantum bilgisayar sistemleri ve yapay zeka konusunda hizmet veren bir şirket) yakın gelecekte kuantum bilgisayar sistemleri sayesinde şu an çözülemeyen ve milyonlarca olasılıktan oluşan problemlerin cevabını bulabileceğimizden ve sahip olduğumuz teknolojiyi bir üst mertebeye taşıyabileceğimizden bahsediyor.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere!

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.