Çelik Böyle Sertleşti - 1

Emre Aydın 12.09.2016

"Hangi konuda, ne kadar umutsuz hissedersen hisset, ilham alacağın bir Sovyet hikayesi mutlaka vardır."

Sizleri biraz gerilere götürmek istiyorum. Biraz eskiye, ta Sovyetler'e... Ve sizleri biri ile tanıştırmak istiyorum. Nikolay Ostrovski...

Rus edebiyatının bir döneminin (ki bu dönem genellersek Çarlık Rusya'sı zamanına denk gelir) "yukarıdan alınan emirler" ile şekillendiği yönünde eleştirilir. Bu eleştiriler SSCB zamanında da devam etmiştir ve özgün bir edebiyat hayatı olmadığı yönünde eleştirilere maruz kalınmıştır. Bu eleştirilerin doğru veya yanlış olması, içerikleri, yazı konumuzun dışında kalsa da büyük bir değişim geçiren Rusya'nın, edebiyat hayatına dair eleştiri konularının değişmemesi benim kafamda büyük bir soru işareti oluşturmuyor değil. Biz Nikolay Bey'e ve bu dönüşümde yer almasına geri dönelim.

Rus edebiyatında değişim dönemi

Rusya'da yaşamın tüm yapısı değişime uğruyordu. Milyonlarca insan gibi edebiyatçı aydınlar için de emek kahramanlığı, ilk beş yıllık planının uygulanması ve devrim süreçlerinin anılarını yayınlarda işlemek büyük önem kazandı. Sanatçılar halkın dinlemek, görmek ve okumak istediği eserler üzerine eğildiler. Nitekim değişen Rusya ile birlikte edebiyat da değişiyordu ve artık yepyeni konular, yepyeni tipten kahramanlarla, yani yaratıcı güçler tarafından ortaya çıkmaya başladı.

Tam da burada Nikolay Ostrovski devreye giriyor ve Sovyetler'in "yeni yaratıcı güçler"inden biri olduğunu söylemek gerekiyor.

Aslında Nikolay Ostrovski'nin biraz sonra anlatacağım yaşam hikayesinden sonra herhangi bir kurguya ihtiyaç kalmadan da yazabileceği gerçeğini göreceğiz ancak o, büyük bir titizlikle yeni kahramanlar üzerinden müthiş bir kurgu ile bir destanı anlatmayı da ihmal etmemiştir.


Çelik Böyle Sertleşti - 1

Nikolay Ostrovski kimdir?

Nikolay Ostrovski, 1904 yılında, Ukrayna'nın Ostroj Uyezdi bölgesinde doğdu. Yoksul bir işçi ailesinin çocuğuydu. Babası bira fabrikasında işçi, annesi ise aşçıydı. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'nın başında cephe gerisine göçtü. Burada okula başlayan ve oldukça meraklı bir öğrenci olan Nikolay, din dersinde sorduğu sorularla aynı zamanda bir papaz olan hocasını kızdırdı ve 1915 yılının sonbaharında geleceğin yazarı okuldan atıldı.

Burada kısaca bir araya girip Nikolay'ın okulda sorduğu ve atılmasına yol açan soruyu yazı dizisinin ikinci bölümünde kitabından örneklerle açıklayacağımı söylemem gerekiyor.

Ailesi yoksulluk içinde yaşadığından Nikolay, 12 yaşındayken kazancılık yapmaya, sonra da başka bir depoda çalışmaya başladı. Genç yaşına rağmen çok ağır işlerde çalışması onu bezdirmiyordu ve bir yandan da sürekli kitaplar okuyordu. En sevdiği kitaplar, Giovanyoli'nin "Spartaküs"ü ve Kravçinski'nin "Andrey Kojuhov" isimli romanlarıydı. 1919 yılında, 15 yaşında, gönüllü olarak iç savaşa katıldı. Daha sonra efsane olarak nitelendirilen Kotovski ordusunda savaştı. Daha 16 yaşına yeni girmiş bu delikanlı, çetin savaşlardan ve denemelerden geçti. 18 yaşına kadar durmadan bir o cephede, bir bu cephede savaştı ve çok ağır bir şekilde yaralandı. Sağ gözünü kaybetti, bunun üzerine ordudan mecburen terhis edildi ancak bu terhis sonrasında da sivil olarak ÇEKA organlarında görev aldı ve haydut çeteleriyle savaştı. Kiev'e odun taşımak için yapılan demir yolu hattının inşaatında çalıştı. Ostrovski'nin gençlik yılları inanılmayacak kadar zor geçiyordu. Bazen giyecek ayakkabısı, yiyecek yemeği dahi olmuyordu ama o bütün zorlukları yeniyor, hayatını yeni baştan kurmak için güç buluyordu...

Yazının ilk bölümüne burada son veriyorum. Zira bundan sonrası Ostrovski'nin yazarlık kariyerine giden yolda çok önemli bir dönüm noktası ve ilham kaynağı. Buraya kadar olan bölümde sizlere Ostrovski'nin hem Çarlık geleneği okulunda gördüğü muameleyi hem de içinde oluşan devrim aşkını (ki bu aşk, o zamanın birçok yoksul ailesinde geçerli olacak şekilde ekonomik etkenler etrafında örülmüş bir aşktı) anlattım. Yine de takdir edilesi mücadelelerle geçmiş ilk gençlik yıllarından sonra ordudan terhis edilmesi ve Komünist Parti'ye üye olması ile birlikte yaşamında yeni bir dönem başlamıştı.

Ostrovski, çeliğe su verip sertleştirmeye başlamıştı...

Çelik Böyle Sertleşti - 1

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.