Çavuşoğlu'ndan YPG'ye: YPG'nin Fırat Nehri'nin Doğusuna Geçmesi Gerekiyor

Ezgi Özkurt 29.08.2016

"Geçmediği takdirde 'hedef' olacaktır."

Çavuşoğlu'ndan YPG'ye: YPG'nin Fırat Nehri'nin Doğusuna Geçmesi Gerekiyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından, bakanlık konutunda ortak basın toplantısı düzenledi.

Suriye’nin Cerablus bölgesindeki Fırat Kalkanı Harekatı'na ilişkin son durumu değerlendiren Çavuşoğlu, "Gerek Cerablus, gerekse Afrin'den doğuya doğru başlatılan operasyonun amacı bu bölgeden DAEŞ terör örgütünü temizlemektir. Gördüğünüz gibi küçük bir kuvvetle bile DAEŞ terör örgütü kontrol ettiği şehirleri terk ediyor, kaçıyor" dedi.

Türkiye'nin yıllardır 'sadece hava operasyonlarıyla DAEŞ'i yenmenin mümkün olmayacağını' belirttiğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Karadan etkili operasyonlarla DAEŞ'i hem Irak'tan hem Suriye'den temizleyebiliriz. Bırakın koalisyonun içindeki 65 ülkeyi, bırakın 10 ülkeyi, 5-6 ülke bile bu konuda işbirliği yapsaydı bugüne kadar Suriye ve Irak'ta DAEŞ diye bir terör örgütü kalmazdı" diye konuştu.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Operasyonun yapıldığı Menbiç Cebi dediğimiz bölgede Araplar ağırlıklı olarak yaşıyor ve Türkiye'nin desteklediği bu operasyonun içindeki güçler de esasen bu bölgeden insanlar. Bu bölgelere burayı terk etmek zorunda kalan insanlar yerleştirilmeli, onlar yaşamalı. Ama YPG'nin amacı bu değil. YPG gittiği yerlerde kendisi gibi düşünmeyen Kürtler dahil herkesi göçe zorluyor, etnik temizlik yapıyor. Esasen bu operasyondan YPG, PYD'nin rahatsız olmasının PKK dahil sebebi budur. DAEŞ'le mücadele ettiğini söyleyen bir terör örgütü, DAEŞ'e yönelik diğer güçlerin yürüttüğü operasyondan neden rahatsız olsun? Madem ortak hedef DAEŞ, neden rahatsız oluyor? Burada, YPG'nin, hem ABD'nin söz verdiği gibi hem de kendilerinin açıkladığı gibi öncelikle, bir an evvel Fırat Nehri'nin doğusuna geçmesi gerekiyor. Geçmediği takdirde hedef olacaktır. Ama Münbiç ve diğer bölgelerdeki buralardaki Araplar tabi ki hedef değildir. Esasen hepimizin ortak amacı bu bölgeden DAEŞ'i temizlemektir."

Hollanda'daki Türk vatandaşları

Hollanda'da yaşayan Türklerin ikili ilişkilerde önemli rol oynadığını belirten Çavuşoğlu, "Son zamanda bazı gerginlikler ortaya çıktı. PKK'yı destekleyenler ya da FETÖ'cülerle, Türkiye’yi seven ve Türkiye'de yaşananlara karşı duyarlı olan vatandaşlarımız arasında bazı gerginlikler oldu" diye konuştu.

Çavuşoğlu, bu olumsuz tutumun değişmesinde merkezde siyaset yapan Hollanda'yı yöneten politikacıların negatif akımlara karşı sergilediği tutumun ve güçlü duruşun önemli rol oynadığını vurguladı.

"Avrupa'daki Türk toplumunun barışçıl gösteri hakkı unutulmamalı"

Hollandalı mevkidaşı Koenders'ın Türkiye'deki darbe girişiminden sonraki süreçte basın özgürlüğünün altının çizilmesinin önemli olduğuna ve Türkiye'de yaşananların Hollanda'ya taşınmaması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerinin ardından söz alan Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin Avrupa'daki vatandaşlarının bulunduğu ülkelerde uyum içinde yaşamalarını arzu ettiğini vurguladı.

Çavuşoğlu, terörle mücadeleye ilişkin gerek FETÖ gerek PKK konusunda AB üyesi ülkelerle ya da Türklerin yaşadığı ülkelerle yapılan işbirliğinin, buralarda yaşanan ya da yaşanacak olayları önleme bakımından çok etkili bir yöntem olduğunu söyledi.

İncirlik üssü

Çavuşoğlu, bir gazetecinin, geçen hafta Türkiye'yi ziyaret eden Almanya'nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth'un "Alman milletvekillerinin İncirlik Üssü'nü ziyaret etmesi konusunda ivme kazanıldığı" yönündeki açıklamasını hatırlatarak, bu konuda bir gelişme olup olmadığı yönündeki sorusuna şöyle yanıt verdi:

"Alman milletvekillerinin İncirlik'e yapmak istediği ziyaret, bundan sonra Almanya'nın atacağı adımlara bağlıdır. Eğer Almanya gerekli adımları atarsa biz böyle bir ziyaretin gerçekleşmesini sağlarız. Aksi takdirde kusura bakmasınlar, bizim tarihimizle haksız yere oynamaya çalışan kişilerin bizim hassas bölgelerimizi ziyaret etmesine izin vermeyiz. Bunu başından beri söylüyoruz, dolayısıyla bundan sonraki süreç Almanya'nın atacağı adımlara bağlıdır."

Hollanda'daki Türk toplumunun durumu

Hollanda'daki Türk toplumunun darbe girişiminden sonraki duygularının anlaşılır olduğunu ifade eden Koenders, "Ancak bir yandan da istikrarı tesis etmemiz gerekiyor. Türkiye'de yaşanan olayların, Hollanda'ya taşınmaması gerekiyor. Belki bu noktada toplumlar arasında anlayışı iyileştirmek için çalışmalıyız ve farklılıklarımızı bir şekilde gidermenin yollarını bulabiliriz diye düşünüyoruz" dedi.

Koenders, "Bir kez daha gerçekten geçen ay Türkiye'de yaşanmış bu olayın ne kadar önemli olduğunun altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kalkışma, darbe girişimi sonrasında mağdur olan herkesin yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bizler demokrasi için mücadele edenlerin, demokrasisini koruyanların yanındayız" diye konuştu.

Türkiye'nin Hollanda'daki Türk toplumuyla ilgili konulara müdahale ettiği yönündeki haberlere ilişkin bir soruya Koenders, Hollanda'da yaşayan Türklerin ne olup bittiğiyle ilgili hassasiyetleri olabileceği, bu hissiyatların Hollanda toplumuna tamamen taşınmaması gerektiği yanıtını verdi. Koenders, "Herhangi bir müdahale yok, olmamalı da. Sadece barışçıl bir şekilde bu hissiyatın farkında olmalıyız ve bunların olduğunu kabul etmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu.


Kaynak: AA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.