Burning Man'de Katarsis Yaşamak

İnci Vardar 08.09.2016

Şu hayatta bir Burning Man görmemiş biri olarak, katılanları nasıl kıskanıyorum, anlatamam.

Burners.... Are you ready? #burningman #burningman2015 #burningmanusa #blackrockcity #playaplayfield
Burning Man (@burningman_2016) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Yansın bu dünya ulan. Yıl olmuş 2016, ben olmuşum 35, şu güne kadar bir Burning Man göremediysem yansın bu dünya!

Aslında çöl ortasında toza bulanmaya çok da meraklı değilim. Elektronik müziği de sevmem, benim "eyvallah, hacı olduk" dediğim yer Sonisphere'di. Seyahatten de çok hoşlanmam, hem yol uzun hem de hazırlanmaya üşeniyorum. Ama Burning Man 2016'da da bulunamadığıma biraz üzülüyorum. Şu hayatta felsefesi olan bir şeye dahil olabileydim iyiydi. Hem Mad Max gibi ortamlar da kuruyorlar... Fena mı olurdu şöyle komple metal parçalarından yapılmış bir arabaya otostop çekmek, sanata doymak, enstalasyona tırmanmak, kaç metrelik adamı yakarken aleve körükle gitmek?

Those days you just wanna be back in the dessert #burningman2015 #blackrockcity @andersovergaardphotography
Burning Man (@burningman_2016) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Burning Man Festivali neden bu kadar goygoylanıyor?

Gitmesek de görmesek de anladığım kadarıyla Burning Man'in öne çıkan iki özelliği var: Yıl boyunca fikirlerini hayata geçirmek için at gibi çalışan ve karşılığında ayı gibi kazanan beyaz yakalı birey, yılın katarsisini yaşayıp kop koplara doymak için Burning Man'e gidiyor. Kapitalizmin vahşi kalbinden kopup kendini paylaşım ekonomisinin güvenli kollarına bırakıyor. Biz bütün yıl çalııp bir haftalığına Bodrum'a gitme planları yaparken, elin Avrupalısı ve Amerikalısı karavanına atlayıp güle oynaya Nevada Çölü'nün cehennem sıcağına dalıyor. Ondan sonra artık neler sarıyorsa, burnuna neler çekiyorsa, günahı boynuna.

It's never far from my mind #burningman2015 #burningman #burnerbabes @nomadchicmx
Burning Man (@burningman_2016) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Burner babes coming out to play #burningman2015 #blackrockcity #burningman #burnerbabes
Burning Man (@burningman_2016) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Modern Komünizm gibi bir şey

Burning Man'in ikinci önemli özelliği de modern komünizm gibi bir şey olması. Burada olan biten her şey, temelde paylaşım ekonomisine dayanıyor. Her şey birlikte yapılıyor, herkes birbirine hediyeler veriyor, ortamlarda al gülüm ver gülüm bir hayat yaşanıyor. Satış matış yok mu peki? Var. Gelirler de bir yerlere bağışlanıyor.

Şehirli insanlar çöl şartlarında neye uğradığını şaşıracağı için, kendine yeterlilik büyük önem kazanıyor. Metalar yok, anında verilen kararlar var, hemen eyleme geçiliyor ve tüm bunlar bir arada yapılıyor. "En radikal haliyle kendini ifade etme" prensibi, hem giyim kuşam açısından hem de ortaya çıkan sanat eserleri bakımından görsel şölen yaratıyor. Bireysel sorumlulukları komün çalışmalarıyla birleştiren felsefenin en ilginç prensiplerinden biri de "geride iz bırakmamak". Bir hafta süren etkinliğin ardından, çölde kurulan şehir tamamen ortadan kayboluyor. Sanki onca insan oraya ayak basmamış, sahneler kurulup günlerce dans edilmemiş, metrelerce uzunluktaki bir adam yakılmamış, heykeller, tapınaklar, yerleştirmeler, steam-punk araçlar ve bisikletler orada hiç bulunmamış gibi oluyor. Peki o kadar el emeği, göz nuru sanat eseri neden cayır cayır gidiyor?

I love this place! #Burningman2016 #seamonsters #desertdweller
Isaac (@lil_patches15) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
the flames on the Spire of Fire Burning Man August 29, 2016 #bm16 #burningman #burningman2016
Oscar Bo (@oscarwhitecloud) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Geçiciliğin dayanılmaz hafifliği

Ecnebilerin 'ash to ash, dust to dust' dediği, Türkçede 'topraktan geldik, toprağa döneceğiz' olarak bildiğimiz söz, Burning Man Festivali'nde gerçek anlamını kazanıyor. Onca sanat, Nevada Çölü'nde küle dönüyor, toza karışıyor, zihinlerde bıraktığı izler ve nefis Burning Man fotoğrafları dışında yok olup gidiyor.

Şu müziğe gerçekten katlanamıyorum. Ağırlığımı bir ayağımdan diğer ayağıma verip anlamsızca sallanmak da hiç bana göre değil. Yine de gönül hediye piyasasının hakim olduğu, metaların meta olmaktan çıktığı, her şeye burnumu sokacağım ama bir o kadar da kendi hayatta kalma becerilerime güvenmek zorunda kalacağım, 'başka bir dünya mümkün' hayalime bir parça yaklaşacağım bir deneyim yaşamak istiyor.

Bunun için muhtemelen seneye Hollanda'ya gideceğim.

Ne alaka?

The Bonerpillar/// #burningman2016 #bone #metalaf #blackrock #NM #OR
5/9 (@5ive_9ine) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Seneye Burning Man Hollanda'da!

Sen tut Nevada Çölü'nden kalk, Atlantik Okyanusu'nu aş, Hollanda'nın Veluwe bölgesini ateşe ver!

29-31 Temmuz 2017'de, Amsterdam yakınında diyebileceğimiz (Trenle taş çatlasa 3 saattir. Hollanda dediğimiz yer zaten iki oda bir salondan hallice) Veluwe Burning Man Festivali'ne ev sahipliği yapacak.

Bekle beni Burning Man. O tarihlerde hâlâ buralardaysam, dünyayı yakmadan ölmüyorum!

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.