Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?

İnci Vardar 18.07.2016

Fotoğraflar ortada. Kimliklerinin saptanmasını ve yargılanmalarını sabırsızlıkla bekliyorum.

Yıllar önce izlediğim, Kaddafi’nin halkı tarafından linç edildiği sahneyi unutamıyorum. Bir de Hillary Clinton’ın buna "Wow!" diye tepki vermesini.

Clinton’ın tepkisi çok acımasız ama bir o kadar da insani gelmişti bana. Orada bir dram yattığını düşünmeden, yarı keyifli bir halde şaşırması, olaylardan çok uzakta olduğu, düşmanının ölümünü izlediğini düşününce normal gelmişti.

Beni asıl dehşete düşüren, Kaddafi’yi linç eden topluluktu. Vahşi, önü alınamaz, yıkıcı, ellerinden gelse bütün dünyayı yakabilecek bir topluluktu bu. O öfkeyle, gözünün üstünde kaş var diye herhangi birini öldürebilecek, saf deliliği temsil eden, "Saldırın!" komutunu aldıkları anda sorgusuz sualsiz saldıracak ve durmayacak insanlardan oluşuyordu.

Bu sahnenin çok benzerini 16 Temmuz 2016 sabahı gördük. Bu kez hedef, üzerinde asker üniforması olan gencecik insanlardı.

Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?

Daha 20 yaşında, nasıl bir kumpasa dahil olduğunu bilmeyen, her askerin yapması gerektiği gibi üstlerinin emirlerini uygulayan ve en önemlisi, silahlarını bırakıp teslim olmuş günahsız çocuklar, gözü dönmüş bir kalabalık tarafından linç edildi ve öldürüldü. Sorgusuz, sualsiz. O askerler, teslim olmadan önce, ellerinde silahlar olduğu halde kendilerine öfkeyle yaklaşan kalabalığa ateş etmezken, kendilerine hem yargıç hem de cellat görevi biçmiş bu insanlar, gözlerini kırpmadan boğaz kesebildiler.

Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?

Bunu hiçbiri bilmedi mesela.

Aslında Türk milleti askerini sever. Askeri yönetimi sevmese de darbecilerini bile yıllarca el üstünde tuttu. Peki şimdi ne oldu?

Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?

Cevap çok basit, kolayca özetlenebilecek bir yapıda değil ama öne çıkan iki nokta var. Birincisi, artık bu insanların, askerlerinden daha çok sevdikleri ve güvendikleri bazı kişi ve kavramların olması. İkincisi ise onlara bir görev verilmesi. Verilen görev sadece "sokağa çıkın" olsa bile, hali hazırda şiddete meyilli olan insanları tek bir psikopatın ateşlemesi, olayların kontrolden çıkması için yeterli olabilir. Gördüğümüz gibi, oldu da. Linç psikolojisiyle evlatlarımız dövüldü, öldürüldü, bir askere şu satırlar yazdırıldı. Yazıklar olsun!

Nasıl bir psikopattan bahsediyorum, biliyor musunuz? Aşağıdaki satırları yazabilecek kadar gözü dönmüş, en ufak bir vicdan kırıntısı taşımayan, aldığını sandığı yetkiye yürekten bağlı olan şöyle bir psikopattan bahsediyorum.

Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?
Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?
Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?

Bunların içleri kötü. Ahlakları yok. İnançları yalan. Bunlara insan demek, insanlığa hakaret etmek olur.

Ama bu psikopatın ve onun gibilerin bile linç edilmemesi gerekiyor. Onun cezasını biz vermemeliyiz. Verilecek cezayı sadece Allah’a da havale etmemeliyiz. Onu yargılamaya ve cezalandırmaya yetkili olan; duygularıyla değil, herkesi eşit bir şekilde kapsayan kanunlar doğrultusunda hareket eden kurumlar vermeli. Madem bu halk 16 Temmuz sabahı demokrasiyi darbeye teslim etmedi, yargıda eşitliği de hiçbir koşulda, hiçbir güce teslim etmemeli. Şu anda en büyük dileğim, o linç güruhunun içinde olan, fotoğrafları sosyal medyada paylaşılan vahşilerin saptanıp hak ettikleri cezayı almaları.

Bu Yaratıkların Cezası Ne Olacak?

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.