Bu Tsunami Tüm Dünyayı Vuracak

Ece Tuğran 29.07.2016

Tüm dünyayı alarma geçiren "Gri Tsunami"ye çok mu yakınız?

Gri Tsunami, (uluslararası adıyla Silver Tsunami) grinin 60 yaş ve üstü popülasyonu, tsunaminin ise kendi kelime anlamını temsil ettiği, 1980’lerde ortaya çıkan fakat yaklaşık son on yıldır dünyanın bir hayli dikkatini çeken bir kavram, bir metafor.

Nasıl ortaya çıktı?

Dünya nüfusu çeşitli önlemler alınmasına karşın sürekli artmakta. Önlemlerin işe yaramadığını söyleyemeyiz, özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan aile planlaması politikası ile son yıllarda doğum oranları oldukça az. Fakat dünyanın nüfus artışı halen durağanlaşmış değil, aksine dengesiz bir şekilde gittikçe artmaya devam ediyor. Silver Tsunami’yi ortaya çıkaran en önemli etmen de bu “dengesizlik”. Daha açık bir ifadeyle, Silver Tsunami tehlikesinin ortaya çıkış nedeni, doğum ve ölüm oranlarının dengesizliği. Dengesizliğin sebebi ise azalan doğum oranının yanı sıra gelişen tıp sayesinde artan ortalama yaşam süresi.

Neden tehlike oluşturuyor?

Dünya 2013’teki sayıma göre 7.9 milyar insanı barındırıyor. Bu rakamın 2030’da 8.5, 2050’de 9.6, 2100’de ise 11.2 milyara ulaşması bekleniyor. Dengeli bir artış olsa bile dünyanın sınırlı kapasitesini doldurmaya devam ediyoruz. Bir de üstüne bu artışın dengesizliği ciddi bir tehlike oluşturuyor. Dengesizlik derken, 2020’de yaşlı nüfusun 0-5 yaş arası çocuk nüfusunu geçeceğinden, hatta 60 yaş ve üstü nüfusun 2050’ye kadar ikiye, 2100’e kadar üçe katlanacağından bahsediyoruz. Bu durum ülkelere şu tehlikeleri oluşturuyor:

  • Halihazırda bu tehlikeyle çoktan karşılaşmış olan Almanya ve Japonya’nın yaşadığı gibi, yaşlı nüfus artışı ülkede iş gücünün yetersizliğine sebep oluyor.
Bu Tsunami Tüm Dünyayı Vuracak
Kaynak: diservices.com
  • Yaşlı nüfusun bir kısmı bakıma muhtaç insanlardan oluşuyor. Örneğin, dünyada 85 yaş üstü insanların %30’u bilişsel hastalıklarla mücadele etmekte. Bu rakamın 2030’da 75.6, 2050’de 135.5 milyona çıkması bekleniyor. Üstelik bilişsel hastalıkların yanı sıra fiziksel rahatsızlıklardan dolayı da bakıma muhtaç bir yaşlı nüfus kesimi var. Herhangi bir rahatsızlıktan dolayı devlet hastanelerini en çok ziyaret eden kesim de elbette yaşlı nüfus. Bu sebeplerden dolayı yaşlı nüfusun artışı ülkelerin sağlık sektöründeki personel ve malzeme ihtiyacını, dolayısıyla sağlık giderlerini artıracak. Uzun lafın kısası, yaşlı nüfusun devlete gideri, ödedikleri vergiden çok daha fazla olacak. Bu açığı kapatma görevi de elbette çalışanlara düşecek. “Silver Tsunami” sebebiyle çalışanların ödedikleri vergiler artacak, emeklilik yaşı yükselecek.
Bu Tsunami Tüm Dünyayı Vuracak
Amerika verilerine göre 2010 yılı sağlık giderleri. Kaynak: growth-works.com
Bu Tsunami Tüm Dünyayı Vuracak
Sağlık sektöründe artması beklenen rakamlar. Kaynak: healthxchange.com

Şimdilik “Silver Tsunami”nin ilk hedefi Avrupa olacak gibi görünüyor. Bunun sebebi, dünya nüfusunun %10’unu içinde bulunduran Avrupa’nın gittikçe yaşlanması. Hatta ortalama yaşam süresinin uzamasına ve dünya nüfusunun sürekli artmasına rağmen, Avrupa’da aynı durum geçerli olamıyor; nüfus azalıyor. Çünkü Avrupa’da yaşam süresi ne kadar uzun olursa olsun, doğum oranı nüfusu aynı düzeyde tutmak için bile yeterli değil. Göç almaya da pek sıcak bakmayan Avrupa’da genç nüfus hızla azalıyor. Birleşmiş Milletler’in 2015 verilerine göre Avrupa’da 60 yaş üstü insanlar nüfusun %24’ünü oluşturuyor. Tüm dünyada 80 yaşın üstünde olan insanların ise %28’i Avrupa’da yaşıyor. Bu oranlar ile Avrupa dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip. Doğum oranını artıracak teşvikler ile nüfus dengelenmeye çalışılsa da bu uzun vadeli bir çalışma. Avrupa’nın kısa zamanda dengeye kavuşması için göç kavramına ısınması şart.

Bu Tsunami Tüm Dünyayı Vuracak
Kaynak: retiredamericans.org

Türkiye’de ise durum Avrupa’ya göre bir nebze daha yavaş ilerlemekte. Her ne kadar doğum oranı son 50 yılda 5.4’ten 2.1’e inmiş olsa da Türkiye’nin nüfusu halen artıyor. Fakat bu nüfusun yaşlanmadığı anlamına gelmiyor. TÜİK verilerine göre 2050 yılında Türkiye’de orta yaşın 40 olması ve ortalama yaşam süresinin 79 yıla çıkması bekleniyor. Bu verilerden çıkarılan sonuç: Azalan doğum oranı ve yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Türkiye demografik yaşlanma sürecine girmiş bulunmakta. 1990 yılında Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun oranı %4’ken, 2013’te %8’e çıktı. Bu oran Avrupa’daki %24 oranından bir hayli az olsa da artış hızı bakımından tehlikeli. Batı ülkelerinin 30-40 yılda yaşadığı değişimi Türkiye yaklaşık 20 yılda tamamladı. Aslına bakarsanız, Türkiye’de yaşlanma hızının endişesi Cumhurbaşkanı'nın en az 3 çocuk talebi ile gündeme getirilmişti. Fakat Türkiye’nin en az 3 çocuk ile yaşlanmaya çözüm bulması için önce istenen doğum oranını kaldırabilecek bir altyapıya ulaşması gerekiyor.

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.