Bu Sizin Bildiğiniz GDO'lardan Değil

Ece Tuğran 21.07.2016

Nobel Ödüllü 110 bilim insanı, “GDO’lu bunlar, yeme” diyenlere karşı GDO’lu yiyecekleri savundular, Greenpeace’i anti-GDO kampanyalarına son vermeye çağırdılar.

Yıllardır devam eden GDO tartışmalarında ortaya atılan “GDO zararlıdır, hatta ölümcüldür” gibi yorumlara ithafen, 110 Nobelli bilim insanı, bu yorumların yanlış olduğunu söyleyen bir açık mektup yayınladı. Özellikle GDO karşıtı kampanyaları sebebiyle Greenpeace’i hedef alan mektupta, şu ifadelerle açıkça Greenpeace’i bu karşıt kampanyalarına son vermeye çağırdılar: “Biyoteknoloji kullanılarak geliştirilen GDO’lu gıdalar hakkında Greenpeace’i ve destekleyicilerini fikirlerini tekrar gözden geçirmeye davet ediyor, konu hakkında yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarını dikkate alarak GDO’lu ürünlere karşı olan kampanyalarını sonlandırmalarını öneriyoruz."

GDO konusunu son zamanlarda gündeme getiren, bu mektuba da en güçlü referansı veren olay "altın pirinç" üretimi. Bilim dünyasını ikiye bölen altın pirinç, kimilerine göre yararlı, kimilerine göre zararlı olan, pirincin genetiğinde birtakım değişiklikler yapılarak üretilen bir ürün. Mektupta altın pirinçle ilgili ifadelerde, GDO’nun yararlı olduğunu gösteren en büyük örnek olduğu, Beta Karoten A vitamini açısından oldukça zengin olduğu gibi cümleler yer alıyor. Hatta içerdiği A vitamini sayesinde, bu vitaminin eksikliği nedeniyle ortaya çıkan hastalıklara çare olacağı düşünülüyor. Dünya genelinde A vitamini eksikliği yüzünden gerçekleşen ölüm sayısı 1-2 milyon arasında. Ölümlerin büyük çoğunluğu 0-5 yaş arası çocuklarda görülüyor.

Bu Sizin Bildiğiniz GDO'lardan Değil

Bilim insanları, GDO’nun zararlı olmadığına elbette tek bir örnekle varmış değiller. Onlara referans olan bir başka örnekten bahsedelim. GDO’nun zararlı olup olmadığını araştırmak için yapılan yüzlerce kısa ve uzun dönem araştırmadan sonra, National Academy of Sciences 388 sayfalık bir rapor yayınlamış. Elde edilen sonuçlara bir bakalım:

  1. GDO ve kanser ilişkisi bulunamamıştır.
  2. GDO ve böbrek hastalıkları ilişkisi bulunamamıştır.
  3. GDO ve obezite ilişkisi bulunamamıştır.
  4. GDO ve alerji ilişkisi bulunamamıştır.
  5. GDO’lu besinlerin uzun dönemde bir sağlık defekti bulunamamıştır.
  6. GDO’nun çevreye ve tarım alanlarına zararı bulunamamıştır.

Görüldüğü üzere GDO’nun insan sağlığı üzerinde kanıtlanmış bir zararı bulunmamakta.

GDO’nun zararlarını elimine ettikten sonra, gelelim potansiyel faydalarına:

Besin değerinin artması

Özellikle üçüncü dünya ülkelerinin ceremesini çektiği açlık sorunu, 21. yüzyılda yaşamamıza rağmen halen insanlığın önemli bir problemi. GDO çalışmalarından biri de bu soruna çözüm bulabilmek adına yiyeceklerin besin değerini artırmak. Transgenik yöntemler sayesinde vücuda alınan yüksek besin değerli yiyecekler, kişiye daha fazla enerji ve bünyeye daha uzun tokluk hissi verebiliyor.

Besinlerin alerjik özelliklerinin azaltılması

Alerjik reaksiyonların büyük kısmından sorumlu olan soya, buğday, balık, yer fıstığı gibi besinlerin içinden, transgenik yöntemler kullanılarak alerjik maddelerin çıkarılması veya değiştirilmesi ile, bu besinlerin alerjik özelliklerinin azaltılması hedefleniyor.

Aşı üretimi

Başta Hepatit B aşısı olmak üzere birçok aşı GDO’lardan elde edilmekte. GDO’ların aşı üretimindeki bir diğer katkısı da “yenilebilir aşı” kavramı. Yenilebilir aşılar, özellikle aşı üretimi için kaynakların ve alt yapının yetersiz olduğu ülkelerde faydalı olmakta. Bu aşılar normalde tüketilen sebzelere ve meyvelere aktarılan ilave genler ile üretiliyor. Sebze ve meyveler, bu sayede ulaşılması kolay, ağızdan alınarak hızlı etki gösteren birer aşı haline geliyor.

Verim artırılması

Her bölge için geçerli olmasa da genetiğin modifiye edilmesi ile ekilebilir tarım alanları artmakta, böylece üretilebilecek potansiyel ürün miktarı da çoğalmakta. Yine açlık sorununa bir çözüm önerisi olarak ekilebilir alanları artırmanın yanı sıra, genetiği değiştirilmiş bitkiler, yetiştikleri alandaki yabani otlara ve zararlı böceklere karşı daha dirençli olup ürün kaybını azaltmaktalar.

Bu Sizin Bildiğiniz GDO'lardan Değil

Toparlamak gerekirse, GDO’lu ürünler bilinçli bir şekilde genetik değiştirmeler yaparak daha kaliteli, zengin içerikli ve bereketli hale getirilen ürünlerdir. Nobelli bilim insanlarının da belirttiği gibi, GDO’lu ürünler, birçok gelişmekte olan ülkeye hem ekonomi hem de sağlık alanlarında yardımcı olabilir. Ayrıca GDO çalışmaları kapsamında genetik alanda kaydedilen ilerlemeler bilime katkı sağlayarak bilimin tüm alt kollarına ulaşabilir.

Not: Bilim ve akademi dünyasında GDO konusuyla ilgili birbirine karşıt pek çok bilgi bulunuyor. Bu yazı GDO ile ilgili son verilerle birlikte konu hakkındaki farklı bakış açılarını sunmak için yazılmıştır.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.