Botlardan Kurtuluyoruz, Ayaklar Fora!

Buse Akın 28.12.2017

Havalar ısınıyor, stiletto mevsimi açılıyor. Ancak sandalaletlere ve stilettolara geçmeden önce bu ayak bakım önerilerine göz atmakta fayda var.

Mart ayını geride bıraktığımız şu günlerde, hazır yaz da geliyorken kışlık botlardan, çizmelerden kurtulmaya oldukça az kaldı! Sokaklarda buzda karda kayma tehlikesi olmadan stilettolarımızı giyebiliriz, ayaklarımız üşümeden uzun uçuşan elbiselerimizi sandaletlerle kombinleyebiliriz. Biliyorum siz de benim kadar özlediniz yazlık kıyafetlerinizi; kabansız, ağır çizmeler olmadan dolaşmayı. O halde yaz gelmeden ayak bakımıyla ilgili vereceğim bir iki tavsiyeye göz atın derim!


Öncelikle en önemli maddemiz ayakkabı seçimi. Hangi modeli tercih ederseniz edin, özellikle topuklu ayakkabılarda, ayak numaranıza ve şeklinize uymayan bir ayakkabıyı asla almayın. O ayakkabıyı çok beğendim, biraz acıya değer diyor olabilirsiniz ama bu hem görünüş hem de sağlık açısından oldukça kötü bir seçim. Ondan sonra isyan bayrağını çeker, o ayakkabıyı çok sevdiğim için günlerce su toplamış ayaklarla acı mı çekmedim, topuklularla yürüyüşüm mü değişmedi, neler neler dersiniz. Yanlış bedende seçilen ayakkabılar ayakta nasır, su toplama, yara gibi oluşumlarla hem canınızı yakar hem de oldukça kötü bir görünüme sebebiyet verir. En sevdiğiniz diğer stilettomuzu daha rahat giymek için, bundan kaçınıyoruz.


Peki ayaklar bahara nasıl hazırlanmalı?


Özellikle kıştan çıkıp parmakları özgürlüğe kavuşturduktan sonra, ayaklarda kuruluk herkeste görülen bir problem. Bu problemi çözmek ve pamuk ayaklara sahip olmak için bol bol nemlendirmek şart. Bu nemlendirme sıklıkla kullanılan ayak bakım kremleriyle olabilir, ayrıca evde yapacağınız ılık pedikür suyunun da yardımı dokunur. Pedikür suyuna banyo tuzu eklemenin yanında limon suyu, karbonat eklemek de ayaklarınızı yumuşacık yapacaktır. Eğer topuklarınızda ölü deri ve sertleşme varsa, banyoda ponza kullanmanızı da şiddetle öneriyorum. Gerçekten sorun olduğunu düşünmediğiniz ayaklarınıza ponzayı kullanmanızı pek tavsiye etmem, ölmemiş deriyi öldürmeyelim, cildimizi tahriş etmeyelim, sevelim koruyalım. Kış süresince de çorapla uyumaya karşı çıksanız ve de içiniz sıkılıyor olsa bile belli aralıklarla yoğun nemlendirici, vazelin gibi kremler uygulayıp pamuklu çorap giyerseniz, sabah her şey farklı olacak.


Ayak peelingi de çok sık kullanılan yöntemlerden biri. Pedikür suyundan sonra hazır ürünler dışında çok bilinen toz şeker ve badem yağı karışımıyla da uygulamak mümkün. Eğer 'ponza taşına gerek yok fakat yine de ölü derilere savaş açıyorum' diyorsanız, peeling en güzeli. Yine cilde zarar vermeden, dairesel hareketlerle uygulayıp yumuşacık ayaklara kavuşmak mümkün.

Tırnakları sürekli ojeli tutmak, aynı ellerdeki gibi tırnak sararmasına neden oluyor. Arada bir ojesiz kalmakta ve nefes aldırmakta fayda var. Aynı şey ayaklar için de geçerli, tercihen pamuklu çoraplar giymek, uzun süre ayakkabıdan sonra ayaklara nefes aldırmak lazım.


Ayak kokusu için herkesin kendine göre uyguladığı birçok yöntem var. Ben bakım konusunda biraz deneme yanılma taraftarıyım, size de kendinize en uygununu bulmak için farklı ürünler ve yöntemler denemenizi tavsiye ediyorum. Aynı krem her ciltte aynı etkiyi yaratmıyor. Yine de ayak kokusu genelde ayakların terlemesiyle alakalı bir durum, ağız bakım suyu da buna oldukça iyi geliyor. Nasıl demeyin, alkol içeren ağız bakım suları, bakteri oluşumunu engellediği için ayaklarınıza da iyi gelebilir. Fakat ayaklarınızın temizliğine özen gösterip düzenli olarak nemlendirirseniz sorunu büyük ölçüde azaltırsınız. Bir de nemlendiriciden sonra antibakteriyel ya da ter önleyici içerikli ürünler kullanmak da bir tavsiye olabilir. Ben hiç denemedim ama elma sirkesi de oldukça yaygın yöntemlerden biri.

Buse Akın


Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.