Bilmeyen Sığırlara “Toplu Taşımada Nasıl Oturmamalıyız” Dersi

Defne Taktak 24.08.2016

Yol boyunca bacaklarını sonsuzluğa açıp 2 koltuğu da kaplayanlar, evet size söylüyorum.

Giriş biraz ağır oldu, farkındayım. Ancak, özellikle kadınların bu büyük çilesine değinmeden geçemezdim. Şimdi kimse "ama erkeklerin anatomisi bıdı bıdı" demesin, benim lafım uzun boyları yüzünden bacaklarını dar koltuklara sığdırmakta zorlananlar ya da özel durumu olanlar değil. Benim lafım hödüklükten yapanlara, yazılı olmayan bazı toplumsal kuralları ısrarla öğrenmeyenlere.

Önce şurada bir anlaşalım.
Hiçkimse Jean-Claude Van Damme değil. Haa, olsa da Bağcılar-Taksim otobüsünde ya da metrobüste kendisine rastlamayız.

Bilmeyen Sığırlara “Toplu Taşımada Nasıl Oturmamalıyız” Dersi

Eğer herkesin ortak kullandığı toplu taşıma aracında yolculuk ediyorsan, ananın evinin salonunda oturur gibi oturamazsın güzel arkadaşım. Eh, bu yaştan sonra da kimse seni eğitmekle uğraşamayacağı için çok net tabirler kullanarak anlatacağım ben sana. Anlarsan ne ala, ama anlamazsan senin arkandan "sığır" ve "hödük" diye konuşacağız.

Bu sabah işe gelirken her zamanki gibi otobüse bindim. Boş bir koltuk kestirdim gözüme ve oraya doğru ilerledim. Koltuğun başına geldiğimde yandaki adamın bacaklarını neredeyse tüm otobüsün ağzına girecek kadar açtığını gördüm. Peşinen söyleyeyim, bu hödükler sabah sabah yanlarına benim gibi biri oturduğu için pişman olurlar. Pişman ederim çünkü.

Bilmeyen Sığırlara “Toplu Taşımada Nasıl Oturmamalıyız” Dersi

Eskiden bir süre kendi kendilerine anlamalarını beklerdim ama sonra "zaten farkında olsalar böyle otururlar mı?" kıvamına geldiğim için artık beklemeden başlıyorum arıza çıkartmaya. "Beyefendi, toparlanır mısınız?" diyerek parmaklarımla da bacaklarını işaret ettim. Söz konusu hödük lafımı ikiletmeden toparlandı.

Koltuğa oturdum, aradan bir kaç dakika geçmeden bizim hödük eski halini aldı. Likit sanki. Hemen yayılmaya başladı olduğu yerde. Bacaklar açıldı, kollar iki yana saçıldı. Tekrar uyardım: "Beyefendi, annenizin salonunda değilsiniz. Toparlanın lütfen!"

Hödüğümüz "öfff"lemeye başladı ama yine torparlandı. Sonra tekrar dağıldı, yine uyardım. Sonra yine dağıldı. İnanır mısınız, ineceğim yere gelene dek bu şekilde yolculuk ettim. Güne ne kadar saçma bir başlangıç yaptığımı anlamışsınızdır umarım. Siz bitti sanıyorsunuz ama bitmedi.

Otobüsten inip metroya bindim, aynı hödükten bir tane daha denk geldi. Çünkü çok fazlalar.

Bilmeyen Sığırlara “Toplu Taşımada Nasıl Oturmamalıyız” Dersi

Aynı uyarıları bu kez metro hödüğüne de yapmak durumunda kaldım. Metroda, üst kısımda ekranlar olur. Karşımdaki ekrana baktığımda yanımdaki dallamanın sonsuzluğa açılmış kapılar gibi açtığı bacakları ve tabii ki apış arası görünüyordu. Hem koltuğumda sıkıştırıyor, hem de tam karşımdaki ekrana apış arası yansıyor. Resmen çile.

Bilmeyen Sığırlara “Toplu Taşımada Nasıl Oturmamalıyız” Dersi

Hiç kimse edepsizliğine boyunun uzunluğunu bahane edemez arkadaş. Kimsenin malum vücut parçalarının 8 okka çekmediğini ve bacaklarının arasına sığmayacak devlikte olmadığını da biliyoruz, artistliğin alemi yok. Kimse bu tarz hödüklerden "piremses" gibi oturmasını zaten beklemiyor. Ama nerede olurlarsa olsunlar, hal ve tavırları diğer insanları rahatsız etmemeli. Görüntüleriyle rahatsızlık verdikleri yetmiyormuş gibi oturduğunuz koltuğa da, yani kişisel alanınıza da giriyorlar. Üzerine bir de yabancılarla temas etmenin insanı ne kadar rahatsız ettiğini de unutmayalım. Toplumdaki stresi azaltmaları için kendi sınırları içinde oturmayı öğrenmeli bu sığırlar.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.