Belli Bir Kalıba Girmekten Kaçan Erkek Sorunsalı

İrem Çamarası 07.07.2016

Aslında ilişkide “kalıba girmek” olmaz ama bazı erkekler için bağlanmak, tam olarak “kalıba girmek” demek…

Her an konuştuğun erkek arkadaşın “sevgililik” konusu her açıldığında konuyu değiştiriyorsa, yıllardır sevgilin olan partnerin “evlilik” lafını duyduğu an baygınlık geçiriyorsa bu yazı tam olarak seni anlatıyor demektir.

Bir arkadaşımın uzun zamandır görüştüğü birisi vardı. Dışarı çıkarken bile haber vermesi gerektiği, neredeyse her gün beraber oldukları, kızın hayallerini listeleyip hepsini gerçekleştirmeye çalışan birisiydi. Düzenli ilişkisi olan kişiler bile onların ilişkisine imrenerek bakabilirdi. Fakat büyük bir sorun vardı; ilişkileri yoktu. Dışarıdan bakan herkes “siz sevgilisiniz” derken, kız ne olduklarını bilmiyordu. Bunu sorma gibi bir olayı da yoktu, çünkü cevap alamadığını daha öncesinde görmüştük. 2 yıl boyunca bu durum böyle devam etti. Kızın yorulduğu zamanlarda söylediği “Her şey zamanla oturacak” oluyordu ama zamanla oturan hiçbir şey yoktu. Kız seviyordu ve bu yüzden hayatından çıkaramıyordu. 2 yıl sonunda artık ciddi bir konuşma yapmaya karar verdiğinde ise, hepimiz çocuğun onu kaybetmeyi göze alamayacağını düşünürken, çocuk kızın hayatından çıkmayı tercih etmişti.

Belli Bir Kalıba Girmekten Kaçan Erkek Sorunsalı

Peki, bu adamın derdi neydi?

Tabii ki kızlar olarak yuvarlak masa toplantısı yapmayı es geçmedik ve böyle davranan erkeklerin psikolojisini çözmeye çalıştık. Bu çalışmamızda aynı olayın evlenmeyi bekleyen partnerler arasında gerçekleştiğini de gördük. Bazı erkeklerin kendilerini bir ilişki adı altında ya da bir evlilik olayında hayal ettiklerinde bile sanki bir odaya kapatmışsın gibi hissettiğini öğrendik. Bir “kalıba girmek” onlara göre değil. Size göre gayet duygusal bir olay olan, hatta isim konulduğunda hiçbir şeyin değişmeyeceğini bildiğiniz, sadece kelimeden ibaret olan olaylar, onlar için kabus niteliğini taşıyor.

Ne yapmalıyız ya da ne yapmamalıyız?

Ne yapmalısınız kısmı için, eğer düzeleceğini ya da sabrınızın olduğunu düşünüyorsanız, beklemenizi öneririm. Eğer sizi yıpratmıyorsa, isim konulmadan da yaşadıklarınız sizi mutlu ediyorsa, zaten sizin için de ciddiyet sıkan bir olaysa, zamanla her şeyin gerçekten oturacağını düşünüyorsanız, anın tadını çıkarmanızı ve birbirinizle dolu dolu vakit geçirmeye devam etmenizi destekliyorum.

Fakat; sizin için isim önemliyse, beraber olduğunuz kişiyi herkese “sevgilim” diye tanıtmak istiyorsanız, ilişkinizin artık evlilik boyutuna geçmesini istiyorsanız ve bu durum sizi yıpratmaya başladıysa, önceliğinizin kendiniz olduğunu hatırlatmalıyız. Binlerce kez konuştuğunuz, uyardığınız partneriniz, siz saçınızı başınızı yolma durumuna geldiğinizde bile hala aynı şekilde devam ediyorsa, birkaç ay içinde düzelmesini beklemek sadece hayalden ibarettir.

Durum tam olarak böyleyken, öncelikle durup sizin kendiniz için gerçekten ne istediğinize karar vermeniz, daha sonrasında da ilişkinize bu isteğiniz doğrultusunda devam etmeniz gerekiyor.

İrem Çamarası


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.