Bekle Bizi Avrupa! Seneye 4 Takım Geliyoruz!

Umut Tarı 18.05.2016

Temsilcilerimiz hakkında değerlendirmelerimizi yaptık ve umuyoruz ki, Final Four oynayan dört takımın dördü de bizden olur.

Basketbol ülkemizde gelişmeye devam ettikçe, başarılarımız da aynı seviyede artıyor. Bundan 3-4 yıl önce insanların çok büyük bir kısmı basketboldan gram zevk almaz iken, bugün geldiğimiz seviye muazzam, hatta olağanüstü. Basketbol salonları derbiler dışında boş kalırken, şimdi çoğunlukla Avrupa maçları olsun, Türkiye maçları olsun, seyirci sayısı çok daha arttı. Tabii ki bu gelişmeler Avrupa'da hızla yükselmemize ve birçok ligden çok daha iyi kadrolar kurmamıza yardımcı oldu. Basketbolumuzun buralara gelmesinde en önemli rolü oynayan iki takımımız Ülkerspor ve eski adıyla Efes Pilsen idi. Ülker Fenerbahçe ile birleşti. Efes Pilsen Anadolu Efes ismini aldı ve bu iki takımımız hala Avrupa'da şampiyonluğa oynuyor.


Takımlarımıza gelecek olursak, öncelikle bu sahneye daha yeni adım atmaya başlayan, son bir iki sezondur ortalıklarda olan Darüşşafaka Doğuş takımından bahsetmek lazım. 2 sezon önce ligde bile bulunmayan Darüşşafaka, Doğuş Grubu'nun da yatırımları ve desteği sayesinde çok hızlı yol katetti ve 2 sezonda Euroleague sahnesine çıkmayı başardı. Tabii Euroleague grubunun resmi sponsoru olan Doğuş Grubu'nun bunda etkisi yok desek yalan olur. Darüşşafaka, kadrosunda yerli ve yabancı birçok önemli oyuncu bulundursa da bir türlü istenen seviyeye gelemedi. Bunda birçok oyuncunun gerçekten çok fazla olmasının etkisi büyük. Sadece 4 (PF) ve 5 (C) numaralı pozisyonda toplamda 9 oyuncusu bulunan takım, istikrarda ve yükselen performansı korumada çok zorlanıyor çünkü hata yaptığı an yerine girebilecek oyuncu sayısı gereğinden fazla sayıda.


Her şeye rağmen Darüşşafaka, Euroleague'e katıldığı ilk sezonda Top 16'ya kalarak bana göre başarıyı yakaladı. Top-16'ya katıldıktan sonra bazı maçları da kafa kafaya oynayan temsilcimiz, bir galibiyet alsa da gelecek için umut veriyordu. Daha şimdiden gelecek sezon için çok önemli isimlerle adı geçen Darüşşafaka Doğuş, bakalım gelecek sezon hangi takviyeleri yapıp nerelere kadar gidebilecek.

Tahmin: Doğru eklemeler olursa Top-8 görebileceğimizi düşünüyorum.


Anadolu Efes'ten bahsedecek olursam; son bir iki sene dışında ülkemizin Avrupa'ya açılan kapısı ve ülkemiz basketbolu için simge takımlardan olduğunu ve hep zirveye oynadığını söyleyebilirim. Anadolu Efes bu sene de çok iddialı bir kadro kurmasına karşın, koç Ivkovic yönetiminde son 8'e kalamadığı için Efes yöneticileri tarafından kovuldu. Ivkovic'in Avrupa'nın en saygıdeğer ve önemli koçlarından olduğunu ve şu an Fenerbahçe'yi çalıştıran Obradovic'in hocası olduğunu unutmamak gerek. Buna rağmen Avrupa'da kötü gidişin faturası ona kesildi ve takımdan gönderildi. Anadolu Efes de ayrılması muhtemel oyunculara rağmen çok önemli isimlerle görüşüyor hem koç hem de oyuncu olarak. Bakalım seneye doğru eklemeler ve doğru sistemi oynatan bir koç bulup Final Four, hatta Eurolague şampiyonluk ipini göğüsleyebilecek mi? Bu arada lig daha bitmese de Anadolu Efes ve Fenerbahçe'nin Euroleague A Lisansı bulunduğu için her sezon doğrudan katılıyorlar. Sebebi, Avrupa'nın en önemli takımlarından olması.

Tahmin: Doğru koç ve oyuncularla Final Four, hatta şampiyonluk bile beklemekteyim.


Galatasaray'a dönersek, adeta rüya gibi bir sezon geçirdi sarı kırmızılı takım Ergin Ataman önderliğinde. Avrupa'nın en büyük 2. kupasını ülkemize getiren temsilcimiz, bunu 8 kişilik rotasyon ve rakiplerine göre daha düşük bir bütçeyle yaptı. Galatarasay seneye basketbol şubesinin bütçesini yarı yarıya düşürmeyi düşünse de Ergin Ataman ve oyuncuları kupayı alarak adeta karşı çıkıyor ve daha büyük bir bütçe ile neler yapabileceklerini gösteriyorlardı. Galatasaray aslında Euroleague'den davet almamıştı fakat Eurocup'ı kazanan temsilcimiz, bu sezon doğrudan Eurolague'de oynama fırsatı bulacak.


Galatasaray'a büyük saygı duymamız gerek. Net bir 5 numarası bile bulunmayan takım, Stephan Lasme'nin 5 oynayarak gösterdiği inanılmaz savaşçı ruhuyla birlikte rahat etse de Lasme kenara geldiğinde zaman zaman zorlanıyordu. Konumuza dönecek olursak; düşük bütçe fakat doğru oyuncu ve sistemle oynayan Galatasaray çok önemli bir başarıya imza attı. Bakalım seneye daha da
yükselecek bütçesi ve Ergin Ataman'ın oynatacağı sistem ile en fazla nerelere ulaşabileceğiz?

Tahmin: Eğer sisteme uyacak görev oyuncuları ve bir ya da iki yıldız alınırsa Top-8 çok çok rahat gelir.


Fenerbahçe'den bahsedecek olursam da takım bu sene geçen seneki kimliğinden çok farklı bir oyun yapısı ile oynuyor. Geçen sene Final Four'a kalan temsilcimiz, bu sene bir kez daha Final Four'a kalarak bunu gerçekleştiren ilk Türk takımı oldu. Temsilcimiz Final Four ile yetinmedi. CSKA ile final de oynadı, hatta bununla da yetinmedi ve 21 sayı geriden gelip son topta ribaunt alamayarak maçı maalesef uzatmaya götürdü ama hakemlerin de yardımıyla şampiyonluğu CSKA'ya kaptırdı. Tüm bu olanlara rağmen Fenerbahçe'ye teşekkürü borç biliriz basketbolseverler olarak. Fenerbahçe seneye yine önemli bir bütçe ile Avrupa'da yola çıkacaktır kuşkusuz. Bakalım Obradovic ve öğrencileri bir kez daha Final Four, bir kez daha final ve belki de bir şampiyonluk kazanabilecek mi?

Tahmin: İki sezondur Final Four oynayan takımımız iki ya da üç doğru transfer ile şampiyonluğu kazanabilir.

Tüm bu değerlendirmeler dışında umuyoruz ki, Final Four oynayan dört takımın dördü de bizden olur sevgili Bıyıklılar.

Bakalım seneye takımlarımız nereye kadar gidip neler yapabilecek? Basketbolla kalın, hoşça kalın.


Umut Tarı


Basketbol ülkemizde gelişmeye devam ettikçe, başarılarımız da aynı seviyede artıyor. Bundan 3-4 yıl önce insanların çok büyük bir kısmı basketboldan gram zevk almaz iken, bugün geldiğimiz seviye muazzam, hatta olağanüstü. Basketbol salonları derbiler dışında boş kalırken, şimdi çoğunlukla Avrupa maçları olsun, Türkiye maçları olsun, seyirci sayısı çok daha arttı. Tabii ki bu gelişmeler Avrupa'da hızla yükselmemize ve birçok ligden çok daha iyi kadrolar kurmamıza yardımcı oldu. Basketbolumuzun buralara gelmesinde en önemli rolü oynayan iki takımımız Ülkerspor ve eski adıyla Efes Pilsen idi. Ülker Fenerbahçe ile birleşti. Efes Pilsen Anadolu Efes ismini aldı ve bu iki takımımız hala Avrupa'da şampiyonluğa oynuyor.


Takımlarımıza gelecek olursak, öncelikle bu sahneye daha yeni adım atmaya başlayan, son bir iki sezondur ortalıklarda olan Darüşşafaka Doğuş takımından bahsetmek lazım. 2 sezon önce ligde bile bulunmayan Darüşşafaka, Doğuş Grubu'nun da yatırımları ve desteği sayesinde çok hızlı yol katetti ve 2 sezonda Euroleague sahnesine çıkmayı başardı. Tabii Euroleague grubunun resmi sponsoru olan Doğuş Grubu'nun bunda etkisi yok desek yalan olur. Darüşşafaka, kadrosunda yerli ve yabancı birçok önemli oyuncu bulundursa da bir türlü istenen seviyeye gelemedi. Bunda birçok oyuncunun gerçekten çok fazla olmasının etkisi büyük. Sadece 4 (PF) ve 5 (C) numaralı pozisyonda toplamda 9 oyuncusu bulunan takım, istikrarda ve yükselen performansı korumada çok zorlanıyor çünkü hata yaptığı an yerine girebilecek oyuncu sayısı gereğinden fazla sayıda.


Her şeye rağmen Darüşşafaka, Euroleague'e katıldığı ilk sezonda Top 16'ya kalarak bana göre başarıyı yakaladı. Top-16'ya katıldıktan sonra bazı maçları da kafa kafaya oynayan temsilcimiz, bir galibiyet alsa da gelecek için umut veriyordu. Daha şimdiden gelecek sezon için çok önemli isimlerle adı geçen Darüşşafaka Doğuş, bakalım gelecek sezon hangi takviyeleri yapıp nerelere kadar gidebilecek.

Tahmin: Doğru eklemeler olursa Top-8 görebileceğimizi düşünüyorum.


Anadolu Efes'ten bahsedecek olursam; son bir iki sene dışında ülkemizin Avrupa'ya açılan kapısı ve ülkemiz basketbolu için simge takımlardan olduğunu ve hep zirveye oynadığını söyleyebilirim. Anadolu Efes bu sene de çok iddialı bir kadro kurmasına karşın, koç Ivkovic yönetiminde son 8'e kalamadığı için Efes yöneticileri tarafından kovuldu. Ivkovic'in Avrupa'nın en saygıdeğer ve önemli koçlarından olduğunu ve şu an Fenerbahçe'yi çalıştıran Obradovic'in hocası olduğunu unutmamak gerek. Buna rağmen Avrupa'da kötü gidişin faturası ona kesildi ve takımdan gönderildi. Anadolu Efes de ayrılması muhtemel oyunculara rağmen çok önemli isimlerle görüşüyor hem koç hem de oyuncu olarak. Bakalım seneye doğru eklemeler ve doğru sistemi oynatan bir koç bulup Final Four, hatta Eurolague şampiyonluk ipini göğüsleyebilecek mi? Bu arada lig daha bitmese de Anadolu Efes ve Fenerbahçe'nin Euroleague A Lisansı bulunduğu için her sezon doğrudan katılıyorlar. Sebebi, Avrupa'nın en önemli takımlarından olması.

Tahmin: Doğru koç ve oyuncularla Final Four, hatta şampiyonluk bile beklemekteyim.


Galatasaray'a dönersek, adeta rüya gibi bir sezon geçirdi sarı kırmızılı takım Ergin Ataman önderliğinde. Avrupa'nın en büyük 2. kupasını ülkemize getiren temsilcimiz, bunu 8 kişilik rotasyon ve rakiplerine göre daha düşük bir bütçeyle yaptı. Galatarasay seneye basketbol şubesinin bütçesini yarı yarıya düşürmeyi düşünse de Ergin Ataman ve oyuncuları kupayı alarak adeta karşı çıkıyor ve daha büyük bir bütçe ile neler yapabileceklerini gösteriyorlardı. Galatasaray aslında Euroleague'den davet almamıştı fakat Eurocup'ı kazanan temsilcimiz, bu sezon doğrudan Eurolague'de oynama fırsatı bulacak.


Galatasaray'a büyük saygı duymamız gerek. Net bir 5 numarası bile bulunmayan takım, Stephan Lasme'nin 5 oynayarak gösterdiği inanılmaz savaşçı ruhuyla birlikte rahat etse de Lasme kenara geldiğinde zaman zaman zorlanıyordu. Konumuza dönecek olursak; düşük bütçe fakat doğru oyuncu ve sistemle oynayan Galatasaray çok önemli bir başarıya imza attı. Bakalım seneye daha da
yükselecek bütçesi ve Ergin Ataman'ın oynatacağı sistem ile en fazla nerelere ulaşabileceğiz?

Tahmin: Eğer sisteme uyacak görev oyuncuları ve bir ya da iki yıldız alınırsa Top-8 çok çok rahat gelir.


Fenerbahçe'den bahsedecek olursam da takım bu sene geçen seneki kimliğinden çok farklı bir oyun yapısı ile oynuyor. Geçen sene Final Four'a kalan temsilcimiz, bu sene bir kez daha Final Four'a kalarak bunu gerçekleştiren ilk Türk takımı oldu. Temsilcimiz Final Four ile yetinmedi. CSKA ile final de oynadı, hatta bununla da yetinmedi ve 21 sayı geriden gelip son topta ribaunt alamayarak maçı maalesef uzatmaya götürdü ama hakemlerin de yardımıyla şampiyonluğu CSKA'ya kaptırdı. Tüm bu olanlara rağmen Fenerbahçe'ye teşekkürü borç biliriz basketbolseverler olarak. Fenerbahçe seneye yine önemli bir bütçe ile Avrupa'da yola çıkacaktır kuşkusuz. Bakalım Obradovic ve öğrencileri bir kez daha Final Four, bir kez daha final ve belki de bir şampiyonluk kazanabilecek mi?

Tahmin: İki sezondur Final Four oynayan takımımız iki ya da üç doğru transfer ile şampiyonluğu kazanabilir.

Tüm bu değerlendirmeler dışında umuyoruz ki, Final Four oynayan dört takımın dördü de bizden olur sevgili Bıyıklılar.

Bakalım seneye takımlarımız nereye kadar gidip neler yapabilecek? Basketbolla kalın, hoşça kalın.


Umut Tarı


Basketbol ülkemizde gelişmeye devam ettikçe, başarılarımız da aynı seviyede artıyor. Bundan 3-4 yıl önce insanların çok büyük bir kısmı basketboldan gram zevk almaz iken, bugün geldiğimiz seviye muazzam, hatta olağanüstü. Basketbol salonları derbiler dışında boş kalırken, şimdi çoğunlukla Avrupa maçları olsun, Türkiye maçları olsun, seyirci sayısı çok daha arttı. Tabii ki bu gelişmeler Avrupa'da hızla yükselmemize ve birçok ligden çok daha iyi kadrolar kurmamıza yardımcı oldu. Basketbolumuzun buralara gelmesinde en önemli rolü oynayan iki takımımız Ülkerspor ve eski adıyla Efes Pilsen idi. Ülker Fenerbahçe ile birleşti. Efes Pilsen Anadolu Efes ismini aldı ve bu iki takımımız hala Avrupa'da şampiyonluğa oynuyor.


Takımlarımıza gelecek olursak, öncelikle bu sahneye daha yeni adım atmaya başlayan, son bir iki sezondur ortalıklarda olan Darüşşafaka Doğuş takımından bahsetmek lazım. 2 sezon önce ligde bile bulunmayan Darüşşafaka, Doğuş Grubu'nun da yatırımları ve desteği sayesinde çok hızlı yol katetti ve 2 sezonda Euroleague sahnesine çıkmayı başardı. Tabii Euroleague grubunun resmi sponsoru olan Doğuş Grubu'nun bunda etkisi yok desek yalan olur. Darüşşafaka, kadrosunda yerli ve yabancı birçok önemli oyuncu bulundursa da bir türlü istenen seviyeye gelemedi. Bunda birçok oyuncunun gerçekten çok fazla olmasının etkisi büyük. Sadece 4 (PF) ve 5 (C) numaralı pozisyonda toplamda 9 oyuncusu bulunan takım, istikrarda ve yükselen performansı korumada çok zorlanıyor çünkü hata yaptığı an yerine girebilecek oyuncu sayısı gereğinden fazla sayıda.


Her şeye rağmen Darüşşafaka, Euroleague'e katıldığı ilk sezonda Top 16'ya kalarak bana göre başarıyı yakaladı. Top-16'ya katıldıktan sonra bazı maçları da kafa kafaya oynayan temsilcimiz, bir galibiyet alsa da gelecek için umut veriyordu. Daha şimdiden gelecek sezon için çok önemli isimlerle adı geçen Darüşşafaka Doğuş, bakalım gelecek sezon hangi takviyeleri yapıp nerelere kadar gidebilecek.

Tahmin: Doğru eklemeler olursa Top-8 görebileceğimizi düşünüyorum.


Anadolu Efes'ten bahsedecek olursam; son bir iki sene dışında ülkemizin Avrupa'ya açılan kapısı ve ülkemiz basketbolu için simge takımlardan olduğunu ve hep zirveye oynadığını söyleyebilirim. Anadolu Efes bu sene de çok iddialı bir kadro kurmasına karşın, koç Ivkovic yönetiminde son 8'e kalamadığı için Efes yöneticileri tarafından kovuldu. Ivkovic'in Avrupa'nın en saygıdeğer ve önemli koçlarından olduğunu ve şu an Fenerbahçe'yi çalıştıran Obradovic'in hocası olduğunu unutmamak gerek. Buna rağmen Avrupa'da kötü gidişin faturası ona kesildi ve takımdan gönderildi. Anadolu Efes de ayrılması muhtemel oyunculara rağmen çok önemli isimlerle görüşüyor hem koç hem de oyuncu olarak. Bakalım seneye doğru eklemeler ve doğru sistemi oynatan bir koç bulup Final Four, hatta Eurolague şampiyonluk ipini göğüsleyebilecek mi? Bu arada lig daha bitmese de Anadolu Efes ve Fenerbahçe'nin Euroleague A Lisansı bulunduğu için her sezon doğrudan katılıyorlar. Sebebi, Avrupa'nın en önemli takımlarından olması.

Tahmin: Doğru koç ve oyuncularla Final Four, hatta şampiyonluk bile beklemekteyim.


Galatasaray'a dönersek, adeta rüya gibi bir sezon geçirdi sarı kırmızılı takım Ergin Ataman önderliğinde. Avrupa'nın en büyük 2. kupasını ülkemize getiren temsilcimiz, bunu 8 kişilik rotasyon ve rakiplerine göre daha düşük bir bütçeyle yaptı. Galatarasay seneye basketbol şubesinin bütçesini yarı yarıya düşürmeyi düşünse de Ergin Ataman ve oyuncuları kupayı alarak adeta karşı çıkıyor ve daha büyük bir bütçe ile neler yapabileceklerini gösteriyorlardı. Galatasaray aslında Euroleague'den davet almamıştı fakat Eurocup'ı kazanan temsilcimiz, bu sezon doğrudan Eurolague'de oynama fırsatı bulacak.


Galatasaray'a büyük saygı duymamız gerek. Net bir 5 numarası bile bulunmayan takım, Stephan Lasme'nin 5 oynayarak gösterdiği inanılmaz savaşçı ruhuyla birlikte rahat etse de Lasme kenara geldiğinde zaman zaman zorlanıyordu. Konumuza dönecek olursak; düşük bütçe fakat doğru oyuncu ve sistemle oynayan Galatasaray çok önemli bir başarıya imza attı. Bakalım seneye daha da
yükselecek bütçesi ve Ergin Ataman'ın oynatacağı sistem ile en fazla nerelere ulaşabileceğiz?

Tahmin: Eğer sisteme uyacak görev oyuncuları ve bir ya da iki yıldız alınırsa Top-8 çok çok rahat gelir.


Fenerbahçe'den bahsedecek olursam da takım bu sene geçen seneki kimliğinden çok farklı bir oyun yapısı ile oynuyor. Geçen sene Final Four'a kalan temsilcimiz, bu sene bir kez daha Final Four'a kalarak bunu gerçekleştiren ilk Türk takımı oldu. Temsilcimiz Final Four ile yetinmedi. CSKA ile final de oynadı, hatta bununla da yetinmedi ve 21 sayı geriden gelip son topta ribaunt alamayarak maçı maalesef uzatmaya götürdü ama hakemlerin de yardımıyla şampiyonluğu CSKA'ya kaptırdı. Tüm bu olanlara rağmen Fenerbahçe'ye teşekkürü borç biliriz basketbolseverler olarak. Fenerbahçe seneye yine önemli bir bütçe ile Avrupa'da yola çıkacaktır kuşkusuz. Bakalım Obradovic ve öğrencileri bir kez daha Final Four, bir kez daha final ve belki de bir şampiyonluk kazanabilecek mi?

Tahmin: İki sezondur Final Four oynayan takımımız iki ya da üç doğru transfer ile şampiyonluğu kazanabilir.

Tüm bu değerlendirmeler dışında umuyoruz ki, Final Four oynayan dört takımın dördü de bizden olur sevgili Bıyıklılar.

Bakalım seneye takımlarımız nereye kadar gidip neler yapabilecek? Basketbolla kalın, hoşça kalın.


Umut Tarı


Basketbol ülkemizde gelişmeye devam ettikçe, başarılarımız da aynı seviyede artıyor. Bundan 3-4 yıl önce insanların çok büyük bir kısmı basketboldan gram zevk almaz iken, bugün geldiğimiz seviye muazzam, hatta olağanüstü. Basketbol salonları derbiler dışında boş kalırken, şimdi çoğunlukla Avrupa maçları olsun, Türkiye maçları olsun, seyirci sayısı çok daha arttı. Tabii ki bu gelişmeler Avrupa'da hızla yükselmemize ve birçok ligden çok daha iyi kadrolar kurmamıza yardımcı oldu. Basketbolumuzun buralara gelmesinde en önemli rolü oynayan iki takımımız Ülkerspor ve eski adıyla Efes Pilsen idi. Ülker Fenerbahçe ile birleşti. Efes Pilsen Anadolu Efes ismini aldı ve bu iki takımımız hala Avrupa'da şampiyonluğa oynuyor.


Takımlarımıza gelecek olursak, öncelikle bu sahneye daha yeni adım atmaya başlayan, son bir iki sezondur ortalıklarda olan Darüşşafaka Doğuş takımından bahsetmek lazım. 2 sezon önce ligde bile bulunmayan Darüşşafaka, Doğuş Grubu'nun da yatırımları ve desteği sayesinde çok hızlı yol katetti ve 2 sezonda Euroleague sahnesine çıkmayı başardı. Tabii Euroleague grubunun resmi sponsoru olan Doğuş Grubu'nun bunda etkisi yok desek yalan olur. Darüşşafaka, kadrosunda yerli ve yabancı birçok önemli oyuncu bulundursa da bir türlü istenen seviyeye gelemedi. Bunda birçok oyuncunun gerçekten çok fazla olmasının etkisi büyük. Sadece 4 (PF) ve 5 (C) numaralı pozisyonda toplamda 9 oyuncusu bulunan takım, istikrarda ve yükselen performansı korumada çok zorlanıyor çünkü hata yaptığı an yerine girebilecek oyuncu sayısı gereğinden fazla sayıda.


Her şeye rağmen Darüşşafaka, Euroleague'e katıldığı ilk sezonda Top 16'ya kalarak bana göre başarıyı yakaladı. Top-16'ya katıldıktan sonra bazı maçları da kafa kafaya oynayan temsilcimiz, bir galibiyet alsa da gelecek için umut veriyordu. Daha şimdiden gelecek sezon için çok önemli isimlerle adı geçen Darüşşafaka Doğuş, bakalım gelecek sezon hangi takviyeleri yapıp nerelere kadar gidebilecek.

Tahmin: Doğru eklemeler olursa Top-8 görebileceğimizi düşünüyorum.


Anadolu Efes'ten bahsedecek olursam; son bir iki sene dışında ülkemizin Avrupa'ya açılan kapısı ve ülkemiz basketbolu için simge takımlardan olduğunu ve hep zirveye oynadığını söyleyebilirim. Anadolu Efes bu sene de çok iddialı bir kadro kurmasına karşın, koç Ivkovic yönetiminde son 8'e kalamadığı için Efes yöneticileri tarafından kovuldu. Ivkovic'in Avrupa'nın en saygıdeğer ve önemli koçlarından olduğunu ve şu an Fenerbahçe'yi çalıştıran Obradovic'in hocası olduğunu unutmamak gerek. Buna rağmen Avrupa'da kötü gidişin faturası ona kesildi ve takımdan gönderildi. Anadolu Efes de ayrılması muhtemel oyunculara rağmen çok önemli isimlerle görüşüyor hem koç hem de oyuncu olarak. Bakalım seneye doğru eklemeler ve doğru sistemi oynatan bir koç bulup Final Four, hatta Eurolague şampiyonluk ipini göğüsleyebilecek mi? Bu arada lig daha bitmese de Anadolu Efes ve Fenerbahçe'nin Euroleague A Lisansı bulunduğu için her sezon doğrudan katılıyorlar. Sebebi, Avrupa'nın en önemli takımlarından olması.

Tahmin: Doğru koç ve oyuncularla Final Four, hatta şampiyonluk bile beklemekteyim.


Galatasaray'a dönersek, adeta rüya gibi bir sezon geçirdi sarı kırmızılı takım Ergin Ataman önderliğinde. Avrupa'nın en büyük 2. kupasını ülkemize getiren temsilcimiz, bunu 8 kişilik rotasyon ve rakiplerine göre daha düşük bir bütçeyle yaptı. Galatarasay seneye basketbol şubesinin bütçesini yarı yarıya düşürmeyi düşünse de Ergin Ataman ve oyuncuları kupayı alarak adeta karşı çıkıyor ve daha büyük bir bütçe ile neler yapabileceklerini gösteriyorlardı. Galatasaray aslında Euroleague'den davet almamıştı fakat Eurocup'ı kazanan temsilcimiz, bu sezon doğrudan Eurolague'de oynama fırsatı bulacak.


Galatasaray'a büyük saygı duymamız gerek. Net bir 5 numarası bile bulunmayan takım, Stephan Lasme'nin 5 oynayarak gösterdiği inanılmaz savaşçı ruhuyla birlikte rahat etse de Lasme kenara geldiğinde zaman zaman zorlanıyordu. Konumuza dönecek olursak; düşük bütçe fakat doğru oyuncu ve sistemle oynayan Galatasaray çok önemli bir başarıya imza attı. Bakalım seneye daha da
yükselecek bütçesi ve Ergin Ataman'ın oynatacağı sistem ile en fazla nerelere ulaşabileceğiz?

Tahmin: Eğer sisteme uyacak görev oyuncuları ve bir ya da iki yıldız alınırsa Top-8 çok çok rahat gelir.


Fenerbahçe'den bahsedecek olursam da takım bu sene geçen seneki kimliğinden çok farklı bir oyun yapısı ile oynuyor. Geçen sene Final Four'a kalan temsilcimiz, bu sene bir kez daha Final Four'a kalarak bunu gerçekleştiren ilk Türk takımı oldu. Temsilcimiz Final Four ile yetinmedi. CSKA ile final de oynadı, hatta bununla da yetinmedi ve 21 sayı geriden gelip son topta ribaunt alamayarak maçı maalesef uzatmaya götürdü ama hakemlerin de yardımıyla şampiyonluğu CSKA'ya kaptırdı. Tüm bu olanlara rağmen Fenerbahçe'ye teşekkürü borç biliriz basketbolseverler olarak. Fenerbahçe seneye yine önemli bir bütçe ile Avrupa'da yola çıkacaktır kuşkusuz. Bakalım Obradovic ve öğrencileri bir kez daha Final Four, bir kez daha final ve belki de bir şampiyonluk kazanabilecek mi?

Tahmin: İki sezondur Final Four oynayan takımımız iki ya da üç doğru transfer ile şampiyonluğu kazanabilir.

Tüm bu değerlendirmeler dışında umuyoruz ki, Final Four oynayan dört takımın dördü de bizden olur sevgili Bıyıklılar.

Bakalım seneye takımlarımız nereye kadar gidip neler yapabilecek? Basketbolla kalın, hoşça kalın.


Umut Tarı


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.