Başbakan Yardımcısı, Neden OHAL İlan Edildiğini Açıkladı

Ezgi Özkurt 22.07.2016

3 ay süre ile ilan edilen OHAL, 1,5 ay içerisinde son bulur mu?

Başbakan Yardımcısı, Çankaya Köşkü'nde gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"1- 1,5 ay içerisinde işimizi bitirip bu süreci, atmamız gereken adımları atarak tamamlarız."

OHAL ilanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:

"Amacımız olağanüstü hali mümkün olduğu kadar kısa tutmaktır. İnşallah 3 aya dahi gerek kalmadan, 1- 1,5 ay içerisinde işimizi bitirip bu süreci, atmamız gereken adımları atarak tamamlarız ve Türkiye tamamıyla normale dönmüş olur.

Türkiye, geçen yıl 20 Temmuz'dan bu yana 2 terör örgütü, PKK'nın ve DAEŞ'in son derece yoğun saldırısı altındadır. Şimdi bunlardan daha büyük bir tehlike arz eden ve onlardan farklı olarak kamu kurum ve kuruluşlarının içine, her yere sirayet etmiş olan bir ve artık bazı saflar diyordu 'bunlar nasıl terör örgütü ilan ediyorsunuz silahları mı var?' Evet milletten gasp ettikleri uçakları, helikopterleri, tankları, ağır silahları olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Şimdi böyle bir örgütle de eş zamanlı mücadele etmek mecburiyetindeyiz. Dolayısıyla burada çok hızlı karar almak, çok seri hareket etmek durumundayız. Devletin işleyişini ve etkinliğini artırmak mecburiyetindeyiz. Onun için bir OHAL uygulamasına ihtiyaç olduğu ortaya çıktı ve bu karar alındı."

"Bu, millete karşı değil, devlet için yapılmış bir OHAL'dir."

Bugüne kadar birçok kez OHAL ilan edildiğine değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Hemen hemen bu OHAL'lerin tamamı millete karşı ilan edilmiş OHAL'lerdi. Bu millete karşı değil, devlet için yapılmış bir OHAL'dir. Yani devletin içerisinde örgütlenmiş bir çeteye karşı yapılmış olan OHAL'dir. Milletimiz şundan emin olsun, asla ve asla günlük hayatını etkileyecek hiçbir uygulama olmayacaktır. Bunun garantisini ve sözünü veriyoruz. Temel hak ve özgürlüklerden vatandaşımız bakımından hiçbir geri adım atılmayacaktır. Demokratik kazanımlarımızdan en ufak şekilde taviz verilmeyecek, geri adım atılmayacak. Aynı şekilde serbest piyasa kurallarının işlemesi, ekonomik kurum ve kuruluşların kendi kuralları çerçevesinde hareket etmesi bakımından en ufak bir taviz, kısıtlama olmayacak. Bu anlamda vatandaşlarımız günlük hayatlarına devam edecek."

Başbakan Yardımcısı, Neden OHAL İlan Edildiğini Açıkladı

Anayasanın 120. maddesinde 4 nedenle OHAL ilan edilmesinin mümkün olduğuna işaret eden Kurtulmuş, bunlardan birini, birinci maddenin ikinci bendinde olan hususu gerekçe olarak kullandıklarını söyledi. Darbeye teşebbüsün bu kapsamda yer aldığını vurgulayan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:


"Biz sadece bu maddeden dolayı ilan ediyoruz OHAL'i. Ekonomi kararlarında, diğer toplumsal kararlarda hiçbir şekilde OHAL uygulama gerekçemiz olmayacak. Bundan sonraki süreçte şimdiye kadar nasıl topyekun durduk, siyaset, iktidar, muhalefet, parlamento, parlamento dışı, medya kuruluşları, sivil toplum kuruluşları çok büyük oranda bir bütün olarak durduysak, bundan sonraki süreçte de ana amacımız bütün bu toplumsal birliğin, bütünlüğün sağlanmasıdır. Hiçbir başka partiden arkadaşımızın, vatandaşımızın rahatsız olmaması, toplumdaki farklı hayat tarzları, siyasi kanaatler, düşüncelere sahip hiçbir vatandaşımızın rahatsız olmayacağı bir uygulamayı ortaya koymaya çalışacağız. İnşallah 40-45 gün içerisinde bu uygulamasının sona erdirilmesine hep beraber şahit olmayı ümit ediyoruz."

"OHAL, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı değildir."

Fransa'da da OHAL ilan edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"OHAL sonrasında Fransa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesine dayanarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sözleşmesini iptal etmişti, daha doğrusu askıya almıştı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesi, olağanüstü hallerde yükümlülüklerin askıya alınmasını düzenliyor. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka genel bir tehlike halinde her yüksek sözleşmeci taraf, yani her üye ülke, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.

Dolasıyla burada belki en çok sizlerin de gündemine gelecek husus OHAL'in Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olup olmadığıdır. Hayır, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı değildir. Sözleşmenin 15. maddesi gereği aynen Fransa'nın uyguladığı gibi Türkiye'de bu maddeye istinaden buradaki yükümlülüklerinin diğer uluslararası yükümlülüklerle çelişmemesi kaydıyla bu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi askıya alacaktır. Burada demokratik kazanımlarından asla geri adım atılmayacağını bir kere daha ifade etmek istiyorum. Türkiye zor bir süreci sürdürüyor, inşallah sonu Türkiye için iyi olacaktır."


Kaynak: AA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.