Barcelona: Herkesin Yaşaması Gereken Bir Deneyim

Bener Onar 14.03.2017

Yapılması gereken her şeyiyle, görülmesi gereken her yeriyle kapsamlı bir Barcelona rehberinin ilk bölümü...

Bazı şehirleri tek yazıda yazmak neredeyse imkansız. Şehrin kendisine de ayıp olur! Yeme-içme-gezme üçlüsünü bir potada eriten Barcelona da bunlardan biri. Önce şehri kısaca bir tanıyalım...

Barcelona: Herkesin Yaşaması Gereken Bir Deneyim

Barcelona'nın merkezi yani Taksim Meydanı, Catalunya Meydanı'dır... Ona açılan caddeler ise bulunulması gereken lokasyonlar... Bu meydana yakınsanız şanlısınız. Böylece yaya olarak birçok yere ulaşabilme şansınız olacak.

Catalunya Meydanı'ndan yukarı doğru çıkan en hareketli cadde Passeig de Gracia yani Gracia Geçidi. 150 yıl önce Gracia diye bir köyü şehre bağlayan bu yol şimdi şehrin içinde kalmış küçük, sevimli ve daha çok “entellerin” oturduğu bir mahalle! Oraya giden yol da, şehrin en işlek caddelerinden biri. Alışveriş içinse Passeig de Gracia'nin üzeri ideal. Bu cadde yetmezse daha yukarıda Avenida Diagonal'i deneyebilirsiniz.

Ünlü mimar Gaudi'nin en güzel eserleri de burada. Biraz yukarıdaki La Pedrera'ya mutlaka bir uğrayın, müzeyi gezin, terasa çıkın. Bunu yapınca zaten adamın diğer eserlerine de kayıtsız kalamayacak Parc Guell ile Sagrada Familia'yi da görmek isteyeceksiniz.

Barcelona: Herkesin Yaşaması Gereken Bir Deneyim

Sürekli yürüdüğünüzde ayaklarınızın adeta bir oto-pilot modunda sizi La Rambla'ya götürdüğünü fark edeceksiniz. Rambla, Catalunya Meydanı’yla denizi bağlayan caddedir ve oraya da rahatlıkla İstiklal Caddesi diyebiliriz. Rambla’nın ortasındaki geniş kaldırımda önünüze her şey çıkabilir: pandomimcilerden jonglörüne, çiçek hatta kuş satıcısına kadar geniş bir yelpaze sizi bekliyor. Bu kadar turistik bir yerde cüzdanlara çantalara dikkat edelim. Eğlencemiz, tadımız kaçmasın!

Rambla'dan denize doğru inerken genelde sol tarafta kalan daracık sokakları sakın es geçmeyin. Şehrin balık pazarı La Bouqeria ise sağda kalacak. Mutlaka bir uğrayın. Balıkçı tezgahlarında çalışanları izlemek bile büyük bir zevk.

Soldaki sokaklardan Ferran uzerinde 23 numarada ressam, yazar-cizer tayfasının takıldığı Cafe Schilling kahve molası vermek için ideal. Akşam bir içkiye için uğranabilir.

“Cafe” demişken, adım başı karşınıza sayısız seçenek çıkacak ama ünlü İspanyol ressam Picasso'nun gençlik yıllarında takıldığı bugün hala 1897’deki gibi korunan El 4 Gats güzel bir tercih. Menüsündeki resmi de 18 yaşındayken Pablo üstadımız yapmış. İçeride restoranı olan mekanda Orujo Gallec diye bir likör var işte ondan uzak durun! “4 Kedi”yi, Catalunya Meydanı'na yakın, Montsiu Sokağı'nda bulacaksınız.

Barcelona: Herkesin Yaşaması Gereken Bir Deneyim

Geldik yeme-icmelere doyamadım diyenlere! Şehrin eski balikci mahallesi Barceloneta'nın (Küçük Barcelona) sahilindeki balıkçı lokantalarının hepsi standarttır ve hayal kırıklığına uğratmazlar. Girin birine oturun ve pulpo gallego (Galiçya usulü ahtapot), chipirones (mürekkep balığı yavrusu), jamon (ispanyol jambonu) ve kalamar soyleyin. Salatalar vasat, hiç o top girmeyin. Direkt paellaya girişin, parmaklara dikkat! Bir dönem Türkiye’de de denenen ama tutmayan kovada midye (mejillones ala marinera) da güzel gider doğrusu.

El Nou Ramonet (Carbonell 5), Los Caracoles (Escudellers 14) size bu bölgede tavsiye edeceğimiz iki mekan olacak. El Nou Romanet’nin karidesi ve kalamarı eşsiz. Beyoglu'ndaki eski meyhaneleri andıran Los Caracoles’in etleri de bir hayli başarılı.

-Arkası yarın!-

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.