Aztekler'den Günümüze Süper Besin: Avokado!

Amanda Aman 12.05.2016

Aztekler "bereket meyvesi" diye adlandırdı, İngilizce'de ilk kullanımı "timsah armudu", Hindistan ve Çin’de ise "tereyağı meyvesi".

Son yıllarda manav, pazar ve marketlere hızlı bir giriş yaparak mutfakların vazgeçilmezi haline gelen avokadonun anavatanı Orta Meksika. Türkiye’ye ise 70'li yıllarda, Kaliforniya'dan, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından deneme amaçlı getirildi. Günümüzde Antalya, Mersin, Muğla başta olmak üzere, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetiştiriliyor.


Klimakterik bir meyvedir avokado. Yani ağaç üzerinde olgunlaşmaya başlar fakat ağaçtan koparıldıktan bir süre sonra yenecek hale gelir. Tıpkı muz gibi.


Avokadonun kalorisi yüksek, fakat çok besleyici. İnsan sağlığı için bir mucize! Kalp dostu. İçerdiği doymamış yağ asidi oleik asit sebebiyle zeytinyağı ile kardeş sayılır ve tıpkı zeytinyağı gibi kanser ile bağlantılı genler üzerinde yararlı etkileri olduğu biliniyor. Süper gıda avokado, cilt için yararlı, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, yaraların iyileşmesine destek, zararlı toksinleri atmaya yardımcı.

Bir avokadonun beşte birinde, günlük lif ve K vitamini ihtiyacımızın %8'i bulunur. Kemik sağlığında kalsiyum ve D vitamini kadar önemli olan K vitamini, kalsiyum emilimini artırır ve vücuttaki kalsiyum atılımını azaltır. Lif ağırlıklı beslenmek ise sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanseri riskini azaltır. Aynı zamanda tok tutar. Muzdan daha fazla potasyum barındırır. Potasyum, çoğu kişide eksik olan önemli bir yapı taşıdır. Tansiyonu düşürür, kalp krizi ve böbrek yetmezliği riskini azaltır. Vücudun kesinlikle alması gereken 13 vitaminden çoğunu barındırır. İçerdiği B vitamini, hastalıklara ve enfeksiyon riskine karşı korur. Aynı zamanda A, D, K ve E vitaminlerinin emilimini kolaylaştırır. İçerdiği folik asit, beyine giden besleyici maddelerin iletimini bozan homosistein'in üretimini zorlaştırır. Homosistein fazlası aynı zamanda seratonin ve dopamin'in üretimini azaltır. Folik asit aynı zamanda hücre yenilenmesinde önemli rol oynar. Hamilelik döneminde de takviye edicidir. İçerdiği lutein ve zeaxanthin fotokimyasalları, özellikle göz ve çevresindeki dokular için elzemdir; ultraviyole ışınlarının verdiği zarar da dahil olmak üzere pek çok hasarı onarırlar.


Fakat tüm canlılar için yararlı değil. Yaprak, kabuk, gövde ve tohumu, kedi, köpek ve kuşlar için zehirlidir.

Küçük bir uyarı; lateks alerjiniz varsa avokado tüketmeyin!

Amanda Aman


Son yıllarda manav, pazar ve marketlere hızlı bir giriş yaparak mutfakların vazgeçilmezi haline gelen avokadonun anavatanı Orta Meksika. Türkiye’ye ise 70'li yıllarda, Kaliforniya'dan, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından deneme amaçlı getirildi. Günümüzde Antalya, Mersin, Muğla başta olmak üzere, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde yetiştiriliyor.


Klimakterik bir meyvedir avokado. Yani ağaç üzerinde olgunlaşmaya başlar fakat ağaçtan koparıldıktan bir süre sonra yenecek hale gelir. Tıpkı muz gibi.


Avokadonun kalorisi yüksek, fakat çok besleyici. İnsan sağlığı için bir mucize! Kalp dostu. İçerdiği doymamış yağ asidi oleik asit sebebiyle zeytinyağı ile kardeş sayılır ve tıpkı zeytinyağı gibi kanser ile bağlantılı genler üzerinde yararlı etkileri olduğu biliniyor. Süper gıda avokado, cilt için yararlı, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, yaraların iyileşmesine destek, zararlı toksinleri atmaya yardımcı.

Bir avokadonun beşte birinde, günlük lif ve K vitamini ihtiyacımızın %8'i bulunur. Kemik sağlığında kalsiyum ve D vitamini kadar önemli olan K vitamini, kalsiyum emilimini artırır ve vücuttaki kalsiyum atılımını azaltır. Lif ağırlıklı beslenmek ise sindirimi kolaylaştırır ve kolon kanseri riskini azaltır. Aynı zamanda tok tutar. Muzdan daha fazla potasyum barındırır. Potasyum, çoğu kişide eksik olan önemli bir yapı taşıdır. Tansiyonu düşürür, kalp krizi ve böbrek yetmezliği riskini azaltır. Vücudun kesinlikle alması gereken 13 vitaminden çoğunu barındırır. İçerdiği B vitamini, hastalıklara ve enfeksiyon riskine karşı korur. Aynı zamanda A, D, K ve E vitaminlerinin emilimini kolaylaştırır. İçerdiği folik asit, beyine giden besleyici maddelerin iletimini bozan homosistein'in üretimini zorlaştırır. Homosistein fazlası aynı zamanda seratonin ve dopamin'in üretimini azaltır. Folik asit aynı zamanda hücre yenilenmesinde önemli rol oynar. Hamilelik döneminde de takviye edicidir. İçerdiği lutein ve zeaxanthin fotokimyasalları, özellikle göz ve çevresindeki dokular için elzemdir; ultraviyole ışınlarının verdiği zarar da dahil olmak üzere pek çok hasarı onarırlar.


Fakat tüm canlılar için yararlı değil. Yaprak, kabuk, gövde ve tohumu, kedi, köpek ve kuşlar için zehirlidir.

Küçük bir uyarı; lateks alerjiniz varsa avokado tüketmeyin!

Amanda Aman


Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.