Azerbaycan Müziğine Ufak Bir Yolculuk - 2

Barlas Sicimoğlu 10.09.2016

Kardeş ülkenin müzik kültürü hakkında nelere vakıfız? Serinin ikinci yazısında Alihan Samedov'dan, Aygün Kazımova'dan, Azerin'den ve Eurovision'dan bahsettik.

Azerbaycan müziğini ele aldığımız ilk yazımızda, muğam kültüründen ve Alim Kasımov’dan bahsetmiştik. Murtaza Mammadov ya da nam-ı diğer “Bülbül” ve onun izinden giden oğul Polad Bülbüloğlu da konuklarımız arasındaydı. İlk yazımızın tamamlayıcısı özelliğindeki bu yazımızda ise konuk sayımızı biraz artırıyoruz. Tabii Azeri müzisyenlerinin çalışmalarına aşırı derinleme inmediğimiz, yine özet bilgilendirme maiyetinde ele aldığımız bir yazıyla karşınızdayız. (Derinleme yaptığımız takdirde yazılara sığmama durumu söz konusu olabilir, nihayetinde zengin bir kültürle karşı karşıyayız.) Az girizgah, çok iş diyerek sizleri Kafkasya’ya yapacağımız ikinci yolculuğa davet edelim.

Azerbaycan Müziğine Ufak Bir Yolculuk - 2
Alihan Samedov'un Babylon'da verdiği konserden bir kare. (Görsel kaynağı: alihansamedov.com)

Özellikle 'Sen Gelmez Oldun' ile tanınan Alihan Samedov ismi ülkemizdeki gerçek müzikseverlerin hayatlarında en az bir kez işittiği, Türkiye’de hatırı sayılır çalışmalara imza atmış bir isim. Ama onun ismini hiç duymamış olanlar bile, üflediği balabanı illa ki yolda, çarşıda veya müzik marketlerde duymuş ve hayranlığını dışa vurmuştur.

Azerilerin “balaban”, Ermenilerin “duduk” olarak nitelendirdikleri ve iki tarafın da üzerinde iyelik iddia ettiği bir müzik enstrümanı balaban. (Ülkemizde bu çalgı mey olarak da biliniyor.) Ermenilerin Civan Gasparyan ile uluslararası alanda temsil olduğu bu müzik aletinin icrasında, Azerilerin gururu ise Alihan Samedov. Samedov uluslararası alandaki temsilleriyle beraber, kariyerinde ülkemizi önemli bir yere koymuş durumda. Sıkça Türkiye’deki çeşitli festivallere ve organizasyonlara katılan Alihan Samedov’un “Balaban 1”den başlayıp “Balaban 8”e kadar geldiği ve aralarında “Ala Turka”daki gibi bizim klasik müziğimizden parçalar da sunduğu bir albüm koleksiyonu bulunuyor. Dikkatli müzikseverlerin hatırlayacağı üzere Alihan Samedov, yıllar önce Keremcem’in ilk parladığı ve bizlere kendini tanıttığı parça olan “Nerelere Gideyim”in introsunda da balaban performansıyla bizlere kendisini hayran bırakmıştı.

Müzik konusunda “virtözlük” mertebesini çoktan haketmiş olan Alihan Samedov’un, sizleri şaşırtacak bir yönü daha var. Samedov, aynı zamanda profesyonel bir satranç oyuncusu. Şahsen paylaşacağım üzere, kendisi ilkokul yıllarında İlhami Ahmed Örnekal’dayken dersimize girmiş ve bizlere Kasparov’la olan maç anılarından bahsetmişti. Böylesine çok yönlü bir sanatçının öğrencisi olmak o zamanlar çocuk aklımızla pek vurmasa da şimdi gerçekten insanı onore ediyor. Alihan Samedov’un ayırdığımız kısmı, kendisinin en çok bilinen icralarından biriyle kapayalım istedim. Alihan Samedov’un resmi YouTube hesabından kaynaklı paylaşacağımız “Sen Gelmez Oldun”, onun etkili performasıyla tekrardan kulaklarımızın pasını silmesini sağlarken, balaban enstrümanının da insanı derinden etkileyen yönünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Azeri müziği demişken, Aygün Kazımova’yı hatırdan geçirmezsek gerçekten büyük saygısızlık yapmış oluruz. Kendisi, Erkan Özerman’ın bir demeciyle birlikte Azeri müziğinin “diva”sı olarak anılıyor ve günümüz Azeri pop müziğinin öncüsü olarak kabul ediliyor. Yani anlayacağınız üzere ülkesinde son derece yüksek bir popülariteye sahip. Bu popülaritenin sonucu olarak ülkedeki bütün yüksek profilli yarışmaları öyle ya da böyle Aygün Kazımova’ya uğramakta. Azerbaycan’ın “Yetenek Sizsiniz” uyarlamasında jüri üyeliğinde bulunan, Azerbaycan “Best Model”ının yapımcılığını üstlenen bir isim Aygün Kazımova. Ülkedeki hatırı o kadar yüksek ki, kendisine 2012 yılında diplomatik pasaport verildi. (Ülke farketmeksizin, bir pop şarkıcısının diplomatik pasaport almış olması bana son derece ilginç geldi.)

Aygün Kazımova, ülkesindeki popülaritesinin yanında Snoop Dogg ile düet yaparak Azeri popunu uluslararası boyutta temsil etme şansını elde etti. “Coffee from Colombia” şarkısının versiyonlarından oluşan albümün, Azeri kardeşlerimizin “as bayrakları as” modunda gezmelerini sağladığı kesin. Kazımova’nın uluslararası boyutta ülke organizasyonlarında boy gösterdiğini de vurgulayalım. (Avrupa Oyunları meşalesini taşıma, 2012 yılındaki U17 Kadın Futbolu Dünya Kupası açılış şarkısını seslendirme Aygün Kazımova’nın uluslararası yüz olma durumlarından bazıları.)

Hiç şüphesiz ki Aygün Kazımova Azerilerin pop alanında bir numaralı divası. Ama Azerilerin başka bir “diva” özellikli sanatçıları daha mevcut. Azerin, özellikle Kazakların organizasyonunda gerçekleşen ama Asya’nın Eurovision’u olarak da nitelendirebileceğimiz “Asya’nın Sesi” yarışmasında 2001 yılında birinci geldikten sonra ülkesinde hızlı bir yükselişe geçti ve ülkesinin popüler seslerinden biri oldu. Azerin’i diğer sanatçılardan ayıran bir detay ise milliyetçi ve vatansever yanının bir hayli yüksek oluşu. (Askeri açıdan yüzbaşı rütbesinin dahi bulunduğunu söyleyelim.) Bu yönünü ortaya çıkarması bazı kesimlerden eleştiri alsa da Azerin ses rengi olarak gerçekten çok duru bir sese ve çok önemli bir yeteneğe sahip. “Çırpınırdı Karadeniz”, en azından bir kez Azerin’in sesinden dinlenmeli.

Azerbaycan Müziğine Ufak Bir Yolculuk - 2
Azerin Bolu'da konser verirken. (Görsel kaynağı: bolu.bel.tr)

Türkiye’de kaç nesil Eurovision ile büyüdü, kaç nesil günlerce bir çocuğun oyuncağını beklediği gibi ülkemizi kim temsil edecek diye ulusal Eurovision finallerini bekledi, kaç nesil finallerde puan hesaplamaları yaparak sabahladı... Bizim çok daha önceden beri geçtiğimiz bu yollardan yaklaşık son 10 senedir Azeri kardeşlerimiz de geçiyor. Aslına bakarsanız, başarı olarak da çıtayı çok kısa zamanda son derece yükseğe koydular.

Eurovision Şarkı Yarışması’nın startını vermelerinden çok kısa bir süre sonra Eldar Gasımov ve Nigar Jamal, “Running Scared” ile ülkelerine birincilik onurunu yaşattılar. 2008’de Elnur Hüseynov ile Samir Cevadzade Azerbaycan’ı ilk Eurovision Şarkı Yarışması finalinde “Day After Day” ile 8. yapmış, ardından beş sene boyunca Azerbaycan Eurovision’da ilk 5’ten aşağı inmemişti (her sene ilk 5 içerisinde ayrı bir derece.) 2013’te Ferid Mammadov, “Hold Me” ile ikinciliği ülkeye getirdikten sonra son üç senedir yüksek dereceler elde edemiyorlar. Ama Azerbaycan’da Eurovision’un toplumsal bir heyecan yarattığı ve aynı bizdeki gibi “milli bir mesele” şeklinde takip edildiği gerçek. Şahsen Azerilerinin Eurovision temsillerinin içinde, bana Aysel Teymurzade ve Azeri asıllı İsveçli popçu Arash Labaf’ın 2009’da seslendirdiği “Always” her zaman ayrı bir keyif vermiştir. O nedenle bu yazıda yazarlık hakkımı kullanarak, sizlerle bu parçanın Eurovision’un resmi YouTube hesabından alınmış final performansını paylaşmak istiyorum. (Teşekkürler!)

Azeri müziğinin inceliklerini ve Azeri müzik kültürünü, iki yazı neticesinde ufak da olsa bir tanıma fırsatı edindik. Azerbaycan’ın müzik kültürü, bu iki yazının çok daha ötesinde bir derinliğe ve imgelem gücüne sahip. Amacımız sizleri, tıpkı İran Geleneksel Müziği yazımızda olduğu gibi, bu müzik kültürüyle tanıştırmak ve size bir merak aşılamaktı. Umarım okudukça keyif aldığınız bir yazı olmuştur.

(Kapak görseli: alihansamedov.com)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.