Az Ünlü Rock&Roll Yıldızı Olmak #1

Oğuz Taktak 27.08.2016

Evet, ben az ünlü bir rock&roll yıldızıyım ve size hikayemi anlatmak istiyorum.

Şimdi siz “ulan sanki bana Mick Jagger?” diyebilirsiniz.
“Kardeş siyah tişörtü, deri montu çeken rock&roll yıldızı olmuyor yalnız” da diyebilirsiniz. Benim bunu bu denli rahatlıkla söylememin sebebi, 1999 yılında çıkardığımız ilk albümümüz, vermiş olduğumuz konserler, ardından gelen 5 albüm ve daha fazlası.

Az Ünlü Rock&Roll Yıldızı Olmak #1

Müziğe artık ıslık çalma noktasından bile uzak olduğumu da itiraf etmeliyim. Evet, ömrümün neredeyse üçte ikisini kapsayan müzikten öylesine uzaklaştım ki, sanırım benim durumumu en iyi anlatan şu şarkı.

Sene 1994.
Beyoğlu o zamanlar çok farklı bir yer ama “herkes takım elbise giyerdi” durumunda da değil yani. 70’lerde pavyonların, fuhuşun ve illegal adamların mesken tutuğu Beyoğlu, 80 Darbesi’nden sonra havasını kaybetti. Sonra, yani 90’larda, benim de içerisinde olduğum bir kuşak, Beyoğlu’nda boy göstermeye başladı. Bunda rahmetli Zeki Abi’nin Kemancı Barı’nın Galata Köprüsü yangınından sonra Beyoğlu’na taşınmasının büyük bir tetikleyici etken olduğunu söylemeden olmaz.

Az Ünlü Rock&Roll Yıldızı Olmak #1

O zamanlar Beyoğlu’nda Narmanlı Han’daki Deniz Kitap Evi’nde, Atlas Pasajı’ndaki Kod Müzik’te, Teşvikiye Camii önü plak tezgahlarında, sonrasında Akmar Pasajı’nda Zihni Abi’nin dükkanında müzik peşinde koşan bir tıfılken, karşıma çıkan güzel insanlarla birlikte bir grup kurup kafa ütülemeye karar verdik.

O yıllarda henüz Kurt Cobain hayatta ve tüm dünyayı donunda sallıyor. Darbeden yeni çıkmış Türkiye, Özal liberalleşmesiyle göreceli özgürlük kazanmış ve batıda çıkan plaklara artık eskiye nazaran daha kolay ulaşılabiliyor. Biz de stüdyolardayız. Birden “ya biz neden yalnızca birbirimizin kafasını ütülüyoruz ki, gidelim herkesin kafasını ütüleyelim” gibi parlak bir fikir geliyor aklımıza ve barlarda çıkıyoruz. Barlar dediğim, tuvalet kokusunu 100 metre öteden alabildiğiniz barlar. Sahnemiz pazar günleri ve gündüz saatlerinde.

Az Ünlü Rock&Roll Yıldızı Olmak #1

Başkalarının kafasını ütülemekten aşırı memnunuz ve ne hikmetse kafasını ütülediklerimiz de bu durumdan keyif alıyorlar.

Böyle Orta Çağ gibi ama değil gibi çağlarda Floransa’da filan doğmuş, o tıfıl dönemlerimiz o çağa denk gelmiş olsaydı, bence hiç şansımız yoktu. Düşünsenize, Rönesans dönemi, etrafta Leonardo Da Vinci ve ona benzer adamlar var. Birileri “ya keşke ağzının yarısı gülümseyen, yüzünün de bir kısmı somurtan bir kadın resmi olsa lan” deyip bunun eksikliğini hissetseydi, yine Leonardo yerdi o işin ekmeğini. Biz karşılayamazdık çünkü o talebi. Diyorum ya, iyi ki 90’ların ortasındaydık ve iyi ki Kurt Cobain müziğiyle herkesi donunda sallıyordu.

Artık nasıl güzel kafa ütülediysek sağda solda konuşulur olmuşuz. Ünümüz böyle böyle yayılmaya başladı. Ankara’da, Bursa’da, İzmir’de filan konser vermeye kadar gitti bu iş. “Oralara nasıl gidiyordunuz?” derseniz, çiftlik hayvanlarıyla dolu vagonlarda ve otobüslerin bagajlarında derim. Şaka değil, öylesine dönmek istiyoruz ki, otobüslerde yer olmamasını sorun etmeden 4 kişi bagajda İstanbul'a döndük. Gittiğimiz şehirlerde üniversite öğrencisi gençlerin evlerinde, hiç abartmıyorum, en az 10 kişi bir arada kalıp içki ve sigara dumanından kusarak yatıyorduk. Hiç konforlu değil, evet, ama çok eğleniyorduk lan. Çok mutluyduk.

Sonra çok acayip bir şey oldu ve dükkanında takıldığımız Kod Müzik bize bandrollu bir albüm teklifiyle geldi. Kod Müzik, o dönemin en havalı dükkanıydı. Önceki yapımları Baba Zula ve Replikas idi. Ama biz kendimizi müzisyenden ziyade “müziksever” olarak tanımlıyorduk ve her şeyi kurcalayarak müzik yapıyorduk. "Altından kalkabilir miyiz?" diye hiç düşünmeden 48 saat içinde ilk albümü kaydettik. Neden? Çünkü çok pankız.

İşte her şey o zaman değişti.

Konserlerin sayısı arttı ve artık gideceğimiz şehre uçakla gider olduk. Hatta otellerde kalıp konserden sonra duş bile alır olduk.

Biraz uzun oldu ve sadede gelmedim, farkındayım. Çünkü hikayem biraz uzun. Eğer sevdiyseniz, sizi yayınlayacağım bir sonraki yazım “Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Değildi”de bekliyor olacağım.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.