Ayrılık Kaygısı

Belirli bir yaştan sonra çok da normal sayılmayan ayrılık kaygısını önemseyin.

Okullar açıldıktan sonraki ilk haftalar, daha yeni okula başlamış, okula alışmaya çalışan çocukları ve ailelerini gözlemlediğimde en kolay uyum sağlayanların annesinin kapıdan el sallayarak uğurladığı, "akşam altıda seni almaya geleceğim" gibi net bir ifade ile çocuğundan ayrılan aileler olduğunu fark ederim. Bunun aksine okul kapısında çocuğun okula girmesi için ikna etmeye çalışan, dil döken, yüzünde çocuktan daha yoğun bir kaygı ifadesi taşıyan ailelerin, bir o kadar uyum sağlamada zorluk yaşadıklarını gözlemlerim. Tam da bu noktadan yola çıkarak, okullar yeni açılmış ve okula alışma dönemi başlamışken, "ayrılık kaygısı" hakkında konuşmanın faydalı olduğunu düşünüyorum.

Ayrılık kaygısı nedir?

Özellikle yakın birinden ayrılma ile şekillenen kaygıya ayrılık kaygısı denir. Ayrılık kaygısı, çocuğun bağlandığı kişiden ayrı kaldığında yaşadığı, gerçekçi bir sebebe dayanmayan çok yoğun kaygıdır. Bu yoğun kaygının altında annesine ya da kendine bir zarar gelmesinden endişelenme gibi sebepler yatabilir. Kaygının yoğunluğuna bağlı olarak psikosomatik sıkıntılar baş gösterebilir; karın ağrısı, mide bulantısı, kas ağrısı gibi. Ayrılık konulu rüyalar, devamlı annenin peşinde dolaşma, gece uykularında huzursuzluk, yalnız uyuyamama, hiçbir somut tehlike yokken bile anneden ayrı kalamama, okul fobisi yaşama, tek başına bir şeyler yapmaktan keyif alamama, terk edilme korkusu, yalnız kalma korkusu şeklinde günlük belirtiler çok yoğundur. Çocuk böyle bir durumda kaldığında öfke nöbetine girer, çığlık atar, ağlar, yalvarır.


Ayrılık Kaygısı

Ayrılık Kaygısı Nasıl Ortaya Çıkar?

Çocuğun anneden ayrılmaya tepki vermesi belli koşullarda, belli zaman dilimlerinde ve belli şartlarda normaldir. Ancak eğer bu kaygı çocuğun yaşamının kalitesini engellemeye, sosyalleşmesinin önünde bir set oluşturmaya başlamışsa bir sorun olarak görülebilir. Çocuğun bir yakınından ayrıldığı için kaygı duyması belirli bir gelişim düzeyine ulaştığını bize gösterir. Yaklaşık 4-6 aylıkken başlayan ve 2-3 yaşlarında en zirve noktaya ulaşan bu kaygı normal koşullarda giderek azalır ve söner. Çocuğun ona bakım veren birinden ayrı kaldığında strese girmesi, endişelenmesi ya da annesinin kucağından yabancı birinin kucağına verildiğinde tepki göstermesi hemen her çocukta rastlanan ve son derece evrensel süreçlerdir. Fakat akılda tutulması gereken şudur: 2-3 yaşlarından itibaren çocukların ayrılık kaygısı ve yabancı korkusu azalır. Bu da bize ayrılık kaygısının neden 4-5 yaş civarı ortaya çıktığında ele alınması gereken bir durum olduğunu göstermiş olur. Yalnız kalmaktan korkmak, annenin yanında olmak istemek, terk edilmekten endişe etmek son derece insani ve normalken, eğer sosyal hayatı, okul düzenini, arkadaşlarla ya da diğerleri ile olan ilişkileri bozuyorsa bu, sağlıklı ve normal değildir. Yani annesi markete gittiği için kapıda ağlayan 1 yaşındaki bir çocukla, 4 yaşındaki bir çocuğun yaşadığı şeyi aynı gözle değerlendiremeyiz.

Schaefer ve Eisen, Separation Anxiety in Children and Adolescents isimli kitaplarında ayrılık kaygısının gelişimini tanımlarken bağlanmanın üzerinde dururlar. Daha önceki bir yazımda bağlanmadan bahsetmiştim. Buna göre kaygılı ve kaçıngan bağlanma ile ayrılık kaygısı arasında bir bağlantı bulunmakta olduğu bir çok çalışmada savunulmaktadır.


Ayrılık Kaygısı

Çocuklar Neden Ayrılık Kaygısı Geliştirirler?

  1. Çocuğun, ayrılıp geri geldiğinde annenin orada olmayacağına dair geçmişe dayanan tecrübeleri olmuş olabilir. Anne evden haber vermeden gitmiştir, çocuk çok uzun süre anneden ayrı kalmıştır.
  2. Anne farkında olmadan çocuğun kendisinden ayrışmasına izin vermiyor olabilir. Aslında ayrılık kaygısını pekiştiren, annenin kendi panik yaşantısıdır.
  3. Ev içinde çocuğun bağımsızlaşmasına, sorumluluk almasına engel olunuyor olabilir. Böylece çocuk kendini özgürce ifade etmeyi deneyimlemez, anneye bağımlı olmaya başlar ve o yanında yokken nasıl davranacağını öğrenemez.
  4. Çocuklar ayrılık ile başa çıkmayı, ancak ayrılığı yaşarlarsa öğrenirler. Çocuğun ayrılığa verdiği şiddetli tepkilere, hep yanında kalarak cevap verilirse çocuk ayrılıkla baş edemez.

Ayrılık Kaygısı Yaşayan Çocuğa Nasıl Yardım Ederiz?

  1. Ayrılık kaygısını yaşayan sadece çocuk değil, aynı zamanda annenin kendisidir. Bu sebeple öncelikle annenin, bunun bir sorun olduğunu fark etmesi gerekir.
  2. Söylendiği saatte gelinmesi, gidilmesi çok önemlidir. Böylece çocuk güvenmeyi öğrenir.
  3. Çocuğun anneden ayrıldığında yaşayacağı duygular önceden konuşulursa, çocuk bu duyguların daha fazla farkında olur. Yaşadığı şiddetli kaygı yüzünden oluşan korku daha az olur.
  4. Ayrılık deneyimleri yaşaması gerekir. Ama bunlar tolere edilebilir ölçüde olmalıdır.
  5. Çocuğun anneden ayrılıp yanında kaldığı kurum ya da kişiye annenin de inanıp güvenmesi önemlidir. Çünkü çocuk ancak o zaman güvenebilir.
  6. Dört hafta süre ile ayrılığa verilen tepkilerde herhangi bir azalma olmuyorsa, çocuk gittikçe daha da kaygısını artırıyorsa vakit kaybetmeden bir uzmandan destek almak gerekir.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.