Ay Bu Çocuk Yerinde Durmuyor!

Venüslüler Ekibi 08.05.2018

Hiperaktif çocukla tatil zor. İyi de biz bu çocuk yüzünden bir güneş yüzü göremeyecek miyiz? Merak etmeyin, bunun da çözümü var.

Eskiden hiperaktivite diye bir şey yoktu. Çocuk yaramazlık yaparsa, göz belertme, bir tane patlatma, kolundan tutup şöyle bir sarsma gibi basit yöntemler kullanılıyordu ve çocuğun yerinde duramaz hali düpedüz şımarıklık olarak adlandırılıyordu.

Artık modern aileleriz. Çocuğumuzdan öğrenecek çok şeyimizin olduğunu düşünüyor, dayağa kesinlikle karşı çıkıyoruz. Buraya kadar tamam. Gerçekten de çocuklarımızı dövmeyelim. Ama bir yandan da düşünce yapısı ve enerji düzeyi bizimkinden tamamen farklı, sebep-sonuç ilişkisini bizim kadar kuramayan bir küçük insanla karşı karşıya olduğumuzu unutmayalım. Peki arada bir kolundan tutup sarsmayacak mıyız? Hayır. Bunu yapmayabiliriz, çünkü eğitimin başka yolları da var.

Hiperaktif çocuk nasıl oluyor?


Hiperaktivitenin başlıca özellikleri aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve istekleri erteleyememe gibi özetlenebilir. Yani siz deniz kenarında bir restoranda sakin bir akşam yemeği yemek isterken, çocuğunuz fırt diye masanın altından kaçtıysa ve ani bir yüzme dürtüsüyle kendini sulara attıysa; üstüne üstlük siz arkasından kendinizi parçalarcasına bağırırken hiç umursamadıysa, o çocuğa hiperaktif diyebiliriz.

Çocuğu sudan çıkardıktan sonra “Ya ölseydin?! Sen benim aklımı çıkarmak için mi geldin dünyaya?!” diye bağırıp iki tokat atmadan önce bir durun, derin bir nefes alın. Biraz sakinleştiniz mi? Çocuğu da korkuttunuz az önce, onu da sakinleştirin. Sonra oturtun karşınıza, onunla konuşun. Tabii bu arada çocuğunuz hiperaktif olduğu için yerde bulduğu solucanla ilgileniyor olacak. İsmini söyleyerek, otoriter bir ses tonuyla dikkatini çekin. Herhangi bir şekilde yumuşamayacağınızı, kontrolün sizde olduğunu ve bizzat kendisiyle konuştuğunuzu anlasın. Ondan sonra, kesinlikle kendinizi kaybedip bağırmaya başlamadan, neden böyle bir şey yapmaması gerektiğini anlatın. Bir diğer deyişle, ona patronun kim olduğunu gösterin!

Kontrolü kaybederseniz, çok şey kaybedersiniz.

Sadece hiperaktif çocukla konuşurken değil, her tür çocukta kendinizi kaybetmemeniz büyük önem taşıyor. Ona ne kadar endişelendiğinizi, üzüldüğünüzü, öfkelendiğinizi sert bir dille anlatmanızda sakınca yok. Ancak ne kadar bedbaht olduğunuzu hissettirirseniz, çocuğunuz farkında bile olmadan bunu size karşı kullanacak, ya istediği zaman sizi sinirlendirecek ya da sizden korkmaya başlayacaktır.

Dövüşe dövüşe değil, konuşa konuşa anlaşmaya başladığınıza göre; ona mantığınızı açıklama zamanınız gelmiş demektir. Çocuğunuza, endişenizin sebepsiz veya keyfi olmadığını, davranışlarının nasıl sonuçlar doğurabileceğini, bir yetişkine anlatır gibi anlatın. Eğer çocuğunuz için zararlı olmayacaksa, sonuçları ona bizzat gösterin.

Örneğin çocuğunuz, sadece halı üzerindeki desenleri farklı renklerde hayal edebilecek yaratıcılığa sahip olduğu için, bütün halınızı koca bir kavanoz reçelle boyadı. Önce halıyı temizlemenize yardım etmesini sağlayıp onu iyice yorun, bu işin ne kadar zor olduğunu anlasın. O yorgunlukla uyuyup uyandıktan sonra da sanatsal yeteneklerini geliştirmesi için ona gerekli malzemeleri verin, sıkılana kadar sanat yapsın.

Her şeyden önemlisi, hem fiziksel hem de düşünsel olarak, çocuğunuzdan daha kuvvetli olduğunuzu unutmayın. Kontrollü olması gereken o değil, sizsiniz.

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Old User
aaaa
19.Şub
Beğen(0) Beğenme(0)
Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.