Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi

Barlas Sicimoğlu 07.09.2016

Bu sene Kupa 2'de de, en az Şampiyonlar Ligi kadar heyecanlı maçlar izlemeye hazır olun. UEFA Avrupa Ligi yazı serimizin ilkinde A, B, C, D gruplarını ele aldık.

Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi
Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi

UEFA Avrupa Ligi, grup aşamasında perdelerini gelecek hafta 48 takımla açıyor. Bu turnuvanın ezelden beri Şampiyonlar Ligi’nin gölgesinde kaldığı yadsınamaz bir gerçek. Ama Kupa 2’de de her sene bazı maçların (özellikle ilerideki eleme turlarında) en az Kupa 1’dekiler kadar çekişmeli ve zevkli geçtiğine şahit olduk. Mesela geçen sene Liverpool’un Dortmund karşısında 3-1 geriden 4-3 öne geçerek rakibini saf dışı bıraktığı çeyrek final rövanş maçı, uzun süre hafızalardan silinmeyecektir. Bizzat Amsterdam Arena tribünlerinden izlediğim, Fenerbahçe’nin kıl payı kaçırdığı ve Chelsea'nin kupayı kaldırdığı 2012-13 UEFA Avrupa Ligi finali de Ivanovic’in son dakika golüyle izleyenlere “final gibi final” dedirtmişti. Genellikle bu turnuvanın grup aşaması futbolseverler tarafından “ordövr” muamelesi görse de UEFA Avrupa Ligi kura çekiminde gruplarda bu sene Şampiyonlar Ligi ayarında birçok takımın yer aldığını gördük. Manchester United, Roma, Zenit, Shakhtar Donetsk gibi takımlar UEFA Avrupa Ligi gruplarında futbolseverlerle buluşacaklar. Bizim için ise, bu seneki UEFA Avrupa Ligi grupları, belki de son senelerin en keyiflisi olacak. Çünkü ilk defa grup aşamasına üç takımla katılma hakkı elde ettik, üstelik ikisi Anadolu temsilcisi. Bu sefer lafı Şampiyonlar Ligi yazılarımızdaki kadar uzatmadan, izninizle Kupa 2’nin grup değerlendirmelerine geçiş yapalım.

UEFA Avrupa Ligi, grup aşamasında perdelerini gelecek hafta 48 takımla açıyor. Bu turnuvanın ezelden beri Şampiyonlar Ligi’nin gölgesinde kaldığı yadsınamaz bir gerçek. Ama Kupa 2’de de her sene bazı maçların (özellikle ilerideki eleme turlarında) en az Kupa 1’dekiler kadar çekişmeli ve zevkli geçtiğine şahit olduk. Mesela geçen sene Liverpool’un Dortmund karşısında 3-1 geriden 4-3 öne geçerek rakibini saf dışı bıraktığı çeyrek final rövanş maçı, uzun süre hafızalardan silinmeyecektir. Bizzat Amsterdam Arena tribünlerinden izlediğim, Fenerbahçe’nin kıl payı kaçırdığı ve Chelsea'nin kupayı kaldırdığı 2012-13 UEFA Avrupa Ligi finali de Ivanovic’in son dakika golüyle izleyenlere “final gibi final” dedirtmişti. Genellikle bu turnuvanın grup aşaması futbolseverler tarafından “ordövr” muamelesi görse de UEFA Avrupa Ligi kura çekiminde gruplarda bu sene Şampiyonlar Ligi ayarında birçok takımın yer aldığını gördük. Manchester United, Roma, Zenit, Shakhtar Donetsk gibi takımlar UEFA Avrupa Ligi gruplarında futbolseverlerle buluşacaklar. Bizim için ise, bu seneki UEFA Avrupa Ligi grupları, belki de son senelerin en keyiflisi olacak. Çünkü ilk defa grup aşamasına üç takımla katılma hakkı elde ettik, üstelik ikisi Anadolu temsilcisi. Bu sefer lafı Şampiyonlar Ligi yazılarımızdaki kadar uzatmadan, izninizle Kupa 2’nin grup değerlendirmelerine geçiş yapalım.

Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi
Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi

A Grubu: Sarı Kanarya, Kırmızı Şeytana Karşı

A Grubu: Sarı Kanarya, Kırmızı Şeytana Karşı

A Grubu, bu sene Kupa 2’de biz Türk futbolseverleri çok yakından ilgilendiren gruplardan bir tanesi. Zira sarı lacivertli temsilcimiz Fenerbahçe, bu grupta Manchester United, Feyenoord ve Zorya Luhansk ile son 32’ye kalma mücadelesi verecek. İlk bakışta İngiliz devi Manchester United’ın bırakın grubu, turnuvada çok net favori olduğu adeta bağırıyor. “Sırf karizma” Jose Mourinho’yu takımın teknik patronluğuna getiren, fazlalık oyuncularından kurtulan, Ibrahimovic ve Pogba gibi iki “bomba” transferin yanında Mkhitaryan gibi patlayıcı özelliği yüksek bir ileri uç oyuncusunu kadrosuna katan Rooney’li, Depay’lı, De Gea’lı Manchester United, lige de tabiri caizse fişek gibi başladı ve ilk 3 haftada 3 galibiyet aldı. Manchester United forması dahi sahalarda her zaman rakiplerini korkutmaya yeterken, böylesine bir Manu’yu Fenerbahçe’nin grubunda görmeyi isteyenimiz yoktur diye düşünüyorum. Ama atlamamamız gereken önemli bir konu var ki o da Mourinho’nun bu turnuvayı ne kadar dikkate alacağı. Zira yıllardır demeçlerinden ve tavrından anladığımız üzere, Kupa 1’e alışık ve her zaman onun hayalini kuran bir Mourinho’ya Kupa 2 biraz dar gelebilir. Öte yandan Premier Lig’de kendini bir kez daha kanıtlamak Mourinho’nun öncelikleri arasında olacaktır. Fenerbahçe’nin Manu deplasmanının oynanacağı tarihin de, Manu’nun Premier Lig’deki Liverpool ve Chelsea mücadelelerinin tam ortasında olduğunu belirtelim. Hiç şüphesiz konsantrasyonu düşük ve yıldızlarının yedekte oturacağı bir Manchester United, grupta Fenerbahçe’nin işine gelecektir.

A Grubu, bu sene Kupa 2’de biz Türk futbolseverleri çok yakından ilgilendiren gruplardan bir tanesi. Zira sarı lacivertli temsilcimiz Fenerbahçe, bu grupta Manchester United, Feyenoord ve Zorya Luhansk ile son 32’ye kalma mücadelesi verecek. İlk bakışta İngiliz devi Manchester United’ın bırakın grubu, turnuvada çok net favori olduğu adeta bağırıyor. “Sırf karizma” Jose Mourinho’yu takımın teknik patronluğuna getiren, fazlalık oyuncularından kurtulan, Ibrahimovic ve Pogba gibi iki “bomba” transferin yanında Mkhitaryan gibi patlayıcı özelliği yüksek bir ileri uç oyuncusunu kadrosuna katan Rooney’li, Depay’lı, De Gea’lı Manchester United, lige de tabiri caizse fişek gibi başladı ve ilk 3 haftada 3 galibiyet aldı. Manchester United forması dahi sahalarda her zaman rakiplerini korkutmaya yeterken, böylesine bir Manu’yu Fenerbahçe’nin grubunda görmeyi isteyenimiz yoktur diye düşünüyorum. Ama atlamamamız gereken önemli bir konu var ki o da Mourinho’nun bu turnuvayı ne kadar dikkate alacağı. Zira yıllardır demeçlerinden ve tavrından anladığımız üzere, Kupa 1’e alışık ve her zaman onun hayalini kuran bir Mourinho’ya Kupa 2 biraz dar gelebilir. Öte yandan Premier Lig’de kendini bir kez daha kanıtlamak Mourinho’nun öncelikleri arasında olacaktır. Fenerbahçe’nin Manu deplasmanının oynanacağı tarihin de, Manu’nun Premier Lig’deki Liverpool ve Chelsea mücadelelerinin tam ortasında olduğunu belirtelim. Hiç şüphesiz konsantrasyonu düşük ve yıldızlarının yedekte oturacağı bir Manchester United, grupta Fenerbahçe’nin işine gelecektir.

Dirk Kuyt Feyenoor forması giyiyor

Gruptaki diğer rakip Feyenoord ise Fenerbahçe teknik patronu Dick Advocaat’ın çok yakından tanıdığı bir ekip. Hollandalı teknik adam, 3 sene önce AZ Alkmaar’ın başındayken sıkça Feyenoord ile karşılaşmıştı. O sene ligi ikinci sırada bitiren Feyenoord’un şu andaki Feyenoord’a göre daha formda ve daha iyi bir kadroya sahip olduğunu belirtsek yeridir. Ama sarı lacivertlilerin geçen seneki Ajax maçlarında çok zorlanarak kazandığını hatırlarsak, Hollanda takımlarına karşı hiçbir zaman maçların “çantada keklik” geçmediğini anlayabiliriz. Dick Advocaat’ın oyunculuğunda Feyenoord’un ezeli rakibi Sparta Rotterdam’da top koşturmuş olması ve Fenerbahçe taraftarlarının çok sevdiği Dirk Kuyt’un bu sefer Feyenoord formasıyla Kadıköy’de maça çıkacak olması ilginç detaylar.

Zorya Luhansk ise ismiyle veya cismiyle şu ana kadar pek karşılaşmadığımız, grubun zayıf halkası. Luhansk şehrinin, Ukrayna İç Savaşı’nın en yoğun yaşandığı şehirlerden biri olması, tıpkı Shakhtar Donetsk gibi bu takımın da çok zor zamanlardan geçtiğini bizlere gösteriyor. İç savaş nedeniyle maçlarını Zaporijya kentinde oynayan Zorya, geçen sene o zor şartlarda lig sıralamasında 4. olarak Avrupa Ligi’ne direkt grup aşamasından dahil oldu. Halihazırda Ukrayna Ligi’nde 6 haftada 4 galibiyet alan takım, çok tanımasak da “bizi hafife almayın” mesajı göndermiyor değil. Ama Fenerbahçe, oyun ritmini yakalar ve konsantrasyonunu tam olarak Avrupa’da gösterebilirse Feyenoord ve Zorya’yı rahatlıkla geride bırakabilecek düzeyde. Hatta bana göre Mourinho’nun çıkardığı kadro ve takımın maçlara odaklanma düzeyine göre, Manu bu grupta ikinci olursa şaşırmamak gerekir.

Dirk Kuyt Feyenoor forması giyiyor

Gruptaki diğer rakip Feyenoord ise Fenerbahçe teknik patronu Dick Advocaat’ın çok yakından tanıdığı bir ekip. Hollandalı teknik adam, 3 sene önce AZ Alkmaar’ın başındayken sıkça Feyenoord ile karşılaşmıştı. O sene ligi ikinci sırada bitiren Feyenoord’un şu andaki Feyenoord’a göre daha formda ve daha iyi bir kadroya sahip olduğunu belirtsek yeridir. Ama sarı lacivertlilerin geçen seneki Ajax maçlarında çok zorlanarak kazandığını hatırlarsak, Hollanda takımlarına karşı hiçbir zaman maçların “çantada keklik” geçmediğini anlayabiliriz. Dick Advocaat’ın oyunculuğunda Feyenoord’un ezeli rakibi Sparta Rotterdam’da top koşturmuş olması ve Fenerbahçe taraftarlarının çok sevdiği Dirk Kuyt’un bu sefer Feyenoord formasıyla Kadıköy’de maça çıkacak olması ilginç detaylar.

Zorya Luhansk ise ismiyle veya cismiyle şu ana kadar pek karşılaşmadığımız, grubun zayıf halkası. Luhansk şehrinin, Ukrayna İç Savaşı’nın en yoğun yaşandığı şehirlerden biri olması, tıpkı Shakhtar Donetsk gibi bu takımın da çok zor zamanlardan geçtiğini bizlere gösteriyor. İç savaş nedeniyle maçlarını Zaporijya kentinde oynayan Zorya, geçen sene o zor şartlarda lig sıralamasında 4. olarak Avrupa Ligi’ne direkt grup aşamasından dahil oldu. Halihazırda Ukrayna Ligi’nde 6 haftada 4 galibiyet alan takım, çok tanımasak da “bizi hafife almayın” mesajı göndermiyor değil. Ama Fenerbahçe, oyun ritmini yakalar ve konsantrasyonunu tam olarak Avrupa’da gösterebilirse Feyenoord ve Zorya’yı rahatlıkla geride bırakabilecek düzeyde. Hatta bana göre Mourinho’nun çıkardığı kadro ve takımın maçlara odaklanma düzeyine göre, Manu bu grupta ikinci olursa şaşırmamak gerekir.

Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi
Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi

B Grubu: İntikam Ateşi

B Grubu: İntikam Ateşi

B Grubu, UEFA Avrupa Ligi eşleşmelerinin "greko" gruplarından biri olarak dikkat çekiyor. Yunan ekibi Olympiakos ve Güney Kıbrıs’tan APOEL Lefkoşa, iki aynı kültürün temsilcisi olarak bu grupta birbirlerine rakip oldular. Tabii Kazak temsilcisi Astana, muhtemelen kuraya katılan takımlardan hiç kimsenin istemeyeceği bir rakipti ve bu gruba kısmet oldu. Bu istememezlik, geçen sene Galatasaray’dan da çok iyi biliyoruz ki, kadro kalitesiyle değil lokasyonunun uzaklığıyla alakalı. Astana takımı, en büyük kozu olan saha avantajı (ya da uzaklık avantajı da diyebiliriz) ile bu grupta kendi sahasında üç takımdan da puan alacaktır. (Geçen sene Kupa 1’de Atletico, Benfica, Galatasaray üçlüsünden hiçbirinin Kazakistan’dan galibiyetle dönemediğini hatırlatalım.) Özellikle iç sahadaki APOEL ve Young Boys, Astana’nın hedef maçları olacak. Ama aynı konsantrasyonu Astana’ya karşı APOEL takımında da görmemiz çok yüksek ihtimal. Geçen sene Şampiyonlar Ligi play-off’unda Astana, Güney Kıbrıs temsilcisi APOEL’i Lefkoşa’daki maçın son dakikalarında bulduğu golle saf dışı bırakmış ve Kazaklara tarihlerinin ilk Şampiyonlar Ligi sevincini yaşatmıştı. Kaderin cilvesine bakın ki bu iki takım bu sene Kupa 2'de aynı gruba düştü. O tarz futbol ülkelerinin takımlarının Şampiyonlar Ligi’nde temsil görmesi, şüphesiz o ülkelere büyük gurur ve heyecan yaratıyor. APOEL oyuncuları, geçen sene rakiplerinin kendilerini elemelerinin bünyelerinde yarattığı intikam duygusunu bu sene Astana maçlarında sonuna kadar ortaya koyacaktır. (Oyuncularda intikam duygusu o denli harlı olmasa da, ben Lefkoşa’daki maçta APOEL taraftarlarının intikam ateşini en yüksek derecede tutacaklarına eminim.)

B Grubu, UEFA Avrupa Ligi eşleşmelerinin "greko" gruplarından biri olarak dikkat çekiyor. Yunan ekibi Olympiakos ve Güney Kıbrıs’tan APOEL Lefkoşa, iki aynı kültürün temsilcisi olarak bu grupta birbirlerine rakip oldular. Tabii Kazak temsilcisi Astana, muhtemelen kuraya katılan takımlardan hiç kimsenin istemeyeceği bir rakipti ve bu gruba kısmet oldu. Bu istememezlik, geçen sene Galatasaray’dan da çok iyi biliyoruz ki, kadro kalitesiyle değil lokasyonunun uzaklığıyla alakalı. Astana takımı, en büyük kozu olan saha avantajı (ya da uzaklık avantajı da diyebiliriz) ile bu grupta kendi sahasında üç takımdan da puan alacaktır. (Geçen sene Kupa 1’de Atletico, Benfica, Galatasaray üçlüsünden hiçbirinin Kazakistan’dan galibiyetle dönemediğini hatırlatalım.) Özellikle iç sahadaki APOEL ve Young Boys, Astana’nın hedef maçları olacak. Ama aynı konsantrasyonu Astana’ya karşı APOEL takımında da görmemiz çok yüksek ihtimal. Geçen sene Şampiyonlar Ligi play-off’unda Astana, Güney Kıbrıs temsilcisi APOEL’i Lefkoşa’daki maçın son dakikalarında bulduğu golle saf dışı bırakmış ve Kazaklara tarihlerinin ilk Şampiyonlar Ligi sevincini yaşatmıştı. Kaderin cilvesine bakın ki bu iki takım bu sene Kupa 2'de aynı gruba düştü. O tarz futbol ülkelerinin takımlarının Şampiyonlar Ligi’nde temsil görmesi, şüphesiz o ülkelere büyük gurur ve heyecan yaratıyor. APOEL oyuncuları, geçen sene rakiplerinin kendilerini elemelerinin bünyelerinde yarattığı intikam duygusunu bu sene Astana maçlarında sonuna kadar ortaya koyacaktır. (Oyuncularda intikam duygusu o denli harlı olmasa da, ben Lefkoşa’daki maçta APOEL taraftarlarının intikam ateşini en yüksek derecede tutacaklarına eminim.)

Turnuvada jetlag etkisi

Astana kadro kalitesi olarak kendi ülkesinde zirvede bulunsa da yıldız oyuncularının geçen sene PTT 1.Lig takımlarında ilk 11’e zor girdikleri gerçeği var. APOEL ise La Liga patentli İspanyol defans Lago ile kadrosunu güçlendirdi. Yunan Ligi Alpha Ethniki'nin gerçek anlamda "imparatoru" Olympiakos, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde İsrail ekibi Beerşeva'ya elenerek büyük şaşkınlık yaratmıştı. Olympiakos’un bu grupta, her ne kadar Astana deplasmanında puan kaybedeceğini düşünsem de, Alejandro Dominguez önderliğindeki kadrosunun diğer maçlardaki performansıyla birinci olarak son 32’ye kalifiye olacağını düşünüyorum. (Geçen seneyi Trabzonspor'da geçiren Marko Marin ve Cardozo bu sene Pire ekibinde mücadele verecek.)

İsviçre temsilcisi Young Boys, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde Shakhtar Donetsk’i 2-0 yenildiği maçın 2-0 kazandığı rövanşı sonucunda, penaltılarla elemeyi başarmıştı. Ama play-off’da Mönchengladbach karşısında iki maçta 9 gol yemekten kurtulamadılar. Bu gruptan ikinci çıkacak takımı belirleyen kilit maç, Astana’nın APOEL ve Young Boys maçları olacaktır. Kadro kalitesi olarak sonda gelse de bitmeyen uçak mesafesi ve 12. oyuncusu “jetlag” ile Astana’nın ikinciliğe daha yakın olduğu inancındayım. Kazak futbolunda Shakter Karagandı’dan aldığı bayrağı, Astana daha da yukarılara taşıyabilecek mi? Yoksa APOEL, intikam ateşini körükleyerek Astana’yı geride mi bırakacak? Göreceğiz.

Turnuvada jetlag etkisi

Astana kadro kalitesi olarak kendi ülkesinde zirvede bulunsa da yıldız oyuncularının geçen sene PTT 1.Lig takımlarında ilk 11’e zor girdikleri gerçeği var. APOEL ise La Liga patentli İspanyol defans Lago ile kadrosunu güçlendirdi. Yunan Ligi Alpha Ethniki'nin gerçek anlamda "imparatoru" Olympiakos, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde İsrail ekibi Beerşeva'ya elenerek büyük şaşkınlık yaratmıştı. Olympiakos’un bu grupta, her ne kadar Astana deplasmanında puan kaybedeceğini düşünsem de, Alejandro Dominguez önderliğindeki kadrosunun diğer maçlardaki performansıyla birinci olarak son 32’ye kalifiye olacağını düşünüyorum. (Geçen seneyi Trabzonspor'da geçiren Marko Marin ve Cardozo bu sene Pire ekibinde mücadele verecek.)

İsviçre temsilcisi Young Boys, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde Shakhtar Donetsk’i 2-0 yenildiği maçın 2-0 kazandığı rövanşı sonucunda, penaltılarla elemeyi başarmıştı. Ama play-off’da Mönchengladbach karşısında iki maçta 9 gol yemekten kurtulamadılar. Bu gruptan ikinci çıkacak takımı belirleyen kilit maç, Astana’nın APOEL ve Young Boys maçları olacaktır. Kadro kalitesi olarak sonda gelse de bitmeyen uçak mesafesi ve 12. oyuncusu “jetlag” ile Astana’nın ikinciliğe daha yakın olduğu inancındayım. Kazak futbolunda Shakter Karagandı’dan aldığı bayrağı, Astana daha da yukarılara taşıyabilecek mi? Yoksa APOEL, intikam ateşini körükleyerek Astana’yı geride mi bırakacak? Göreceğiz.

Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi
Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi

C Grubu: Batı Avrupalılar ve Kardeş Kabala

C Grubu: Batı Avrupalılar ve Kardeş Kabala

UEFA Avrupa Ligi C Grubu, ağırlığı Avrupa’nın batısı olarak belirlenmiş bir grup. Özellikle üç takım, Anderlecht, Saint Etienne ve Mainz birbirine çok yakın deplasmanlar. Kardeş ülke Azerbaycan’ın temsilcisi Kabala ise bu üçlüye göre bayağı alakasız bir lokasyonda konumlanmış durumda. Kabala’nın kadro kalitesi diğer üç takıma göre çok aşağıda olsa da, Astana’nınkine benzer bir mesafe avantajına sahip olduğunu söylesek yeridir. Kayserispor yıllarından tanıdığımız tecrübeli kaptan Reşad Sadıgov ve bir dönem Ankaragücü’nde oynayan Theo Weeks, Kabala’nın en önemli kozları. Ama rakipleri gerçekten isim sahibi takımlar ve kardeşlerimizin Avrupa Ligi C Grubu’nda işleri çok zor. Mainz ve Saint Etienne, kadro kalibresi olarak birbirlerine yakın takımlar ve ben bu iki takımın birbirleriyle oynayacağı maçlardan ciddi olarak beraberlik kokusu alıyorum. (Kuponculara duyurulur ama berabere bitmezse sorumluluk almam, ona göre!) Mainz geçen sezon Bundesliga gibi zorlu bir ligi 6. sırada bitirdi. Mainz kadrosunda tanıdık isimler dikkat çekiyor. Euro 2016’da milli takımımızın kadrosunda yer alan Yunus Mallı, geçen sezonu Galatasaray’da geçiren Jose Rodriguez, iki sezon Kayserispor’da başarılı bir oyun çıkaran Henrique Sereno bu isimler arasında. Geçen seneki yıldızları Baumartlinger’i ise Leverkusen’e gönderdiler.

UEFA Avrupa Ligi C Grubu, ağırlığı Avrupa’nın batısı olarak belirlenmiş bir grup. Özellikle üç takım, Anderlecht, Saint Etienne ve Mainz birbirine çok yakın deplasmanlar. Kardeş ülke Azerbaycan’ın temsilcisi Kabala ise bu üçlüye göre bayağı alakasız bir lokasyonda konumlanmış durumda. Kabala’nın kadro kalitesi diğer üç takıma göre çok aşağıda olsa da, Astana’nınkine benzer bir mesafe avantajına sahip olduğunu söylesek yeridir. Kayserispor yıllarından tanıdığımız tecrübeli kaptan Reşad Sadıgov ve bir dönem Ankaragücü’nde oynayan Theo Weeks, Kabala’nın en önemli kozları. Ama rakipleri gerçekten isim sahibi takımlar ve kardeşlerimizin Avrupa Ligi C Grubu’nda işleri çok zor. Mainz ve Saint Etienne, kadro kalibresi olarak birbirlerine yakın takımlar ve ben bu iki takımın birbirleriyle oynayacağı maçlardan ciddi olarak beraberlik kokusu alıyorum. (Kuponculara duyurulur ama berabere bitmezse sorumluluk almam, ona göre!) Mainz geçen sezon Bundesliga gibi zorlu bir ligi 6. sırada bitirdi. Mainz kadrosunda tanıdık isimler dikkat çekiyor. Euro 2016’da milli takımımızın kadrosunda yer alan Yunus Mallı, geçen sezonu Galatasaray’da geçiren Jose Rodriguez, iki sezon Kayserispor’da başarılı bir oyun çıkaran Henrique Sereno bu isimler arasında. Geçen seneki yıldızları Baumartlinger’i ise Leverkusen’e gönderdiler.

Kilit maçlar Mainz ile Saint Etienne arasında

Saint Etienne ise geçen sene G Grubu’nda Lazio ile beraber son 32’yi görmüş, son 32 turunda ise Basel’e iki maç sonunda deplasman golü dezavantajıyla elenmişti. Büyük çoğunluğu Fransız vatandaşı kadroda forvet Nolan Roux ve orta saha Lemoine, geçen seneden bu yana formda isimler. Anderlecht ise iki sene önce Galatasaray maçlarında şahit olduğumuz aşırı genç ve gelecek vadeden kadrosunu biraz daha tecrübelendirdi. Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Rostov’a teslim olsalar da Avrupa Ligi play-off’unda Slavia Prag’a acımadılar ve gruplara adlarını yazdırdılar. Bu grubun kilit maçları, Mainz ile Saint Etienne arasında oynanacak maçlar olacaktır bana göre. C Grubu’nun Anderlecht’in çok daha rahat olmayan bir şekilde birinci olacağı, kardeş Kabala’nın ise (her ne kadar gönlümden onlar geçse de) ilk ikiye girmesinin çok zor olduğu bir grup olduğu kanaatindeyim.

Kilit maçlar Mainz ile Saint Etienne arasında

Saint Etienne ise geçen sene G Grubu’nda Lazio ile beraber son 32’yi görmüş, son 32 turunda ise Basel’e iki maç sonunda deplasman golü dezavantajıyla elenmişti. Büyük çoğunluğu Fransız vatandaşı kadroda forvet Nolan Roux ve orta saha Lemoine, geçen seneden bu yana formda isimler. Anderlecht ise iki sene önce Galatasaray maçlarında şahit olduğumuz aşırı genç ve gelecek vadeden kadrosunu biraz daha tecrübelendirdi. Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Rostov’a teslim olsalar da Avrupa Ligi play-off’unda Slavia Prag’a acımadılar ve gruplara adlarını yazdırdılar. Bu grubun kilit maçları, Mainz ile Saint Etienne arasında oynanacak maçlar olacaktır bana göre. C Grubu’nun Anderlecht’in çok daha rahat olmayan bir şekilde birinci olacağı, kardeş Kabala’nın ise (her ne kadar gönlümden onlar geçse de) ilk ikiye girmesinin çok zor olduğu bir grup olduğu kanaatindeyim.

Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi
Avrupa Ligi'nde Heyecan Başlıyor: A, B, C, D Gruplarının Analizi

D Grubu: Eski Dostlarımız

D Grubu: Eski Dostlarımız

D Grubu, geçen sene kendi ligini beklenmedik şekilde Kupa 1 kotasının dışında bitiren bir Şampiyonlar Ligi takımına sahiplik yapıyor. Rus ekibi Zenit, bu grupta kadro kalitesi ve Mircea Lucescu faktörüyle AZ Alkmaar, Maccabi Tel Aviv ve Dundalk’ın çok önünde bir kalibreye sahip. Geçen sene Şampiyonlar Ligi’nde inanılmaz bir grup performansı gösteren Zenit takımı 6 maçta 5 galibiyet ile son 16’ya kalmış ama Hulk’un müthiş füzesine rağmen Benfica’ya elenmekten kurtulamamıştı. Bu sene Hulk yılda yaklaşık 20 milyon € alacağı Çin takımı Shangai SIPG’de mücadele edecek ama Axel Witsel önderliğinde Zhirkov, Danny, Dzyuba, Javi Garcia’lı kadro bu grup için fazlasıyla yeterli. (Hulk transferinin Zenit’e de 56 milyon € kazandırdığını belirtelim.) Ama Zenit’in hiç şüphesiz bu sene en önemli transferi, gruptaki “eski dostlarımız"dan ilki Mircea Lucescu. Her ne kadar Lucescu’nun teknik adamlık kariyerinin sonuna doğru geldiği bu yıllarda Zenit’e sırf maddi nedenler için geldiği söylense ve takım Rusya Ligi’ne bu sene istediği gibi başlayamasa da (5 maçta 2 galibiyet 3 beraberlik), ben Zenit’in rahat bir şekilde grup lideri olarak son 32’ye kalacağını düşünüyorum. Bu kupanın eski şampiyonlarından olan Zenit, bu sezon da turnuvanın favorileri arasında olabilir. Grupta ikinciliğe en yakın aday ise AZ Alkmaar. Geçen senenin patlama yapan oyuncusu Vincent Janssen’i Tottenham’a gönderen Hollanda temsilcisi, Hollanda Milli Takımı’nın değişmezi Jan Vlaar önderliğinde sağlam bir savunma hattına sahip. Geçen seneki lig dördüncülüğünde önemli pay sahibi Van Overeens ve Henriksen gibi oyuncular, bu sene de kadroda.

D Grubu, geçen sene kendi ligini beklenmedik şekilde Kupa 1 kotasının dışında bitiren bir Şampiyonlar Ligi takımına sahiplik yapıyor. Rus ekibi Zenit, bu grupta kadro kalitesi ve Mircea Lucescu faktörüyle AZ Alkmaar, Maccabi Tel Aviv ve Dundalk’ın çok önünde bir kalibreye sahip. Geçen sene Şampiyonlar Ligi’nde inanılmaz bir grup performansı gösteren Zenit takımı 6 maçta 5 galibiyet ile son 16’ya kalmış ama Hulk’un müthiş füzesine rağmen Benfica’ya elenmekten kurtulamamıştı. Bu sene Hulk yılda yaklaşık 20 milyon € alacağı Çin takımı Shangai SIPG’de mücadele edecek ama Axel Witsel önderliğinde Zhirkov, Danny, Dzyuba, Javi Garcia’lı kadro bu grup için fazlasıyla yeterli. (Hulk transferinin Zenit’e de 56 milyon € kazandırdığını belirtelim.) Ama Zenit’in hiç şüphesiz bu sene en önemli transferi, gruptaki “eski dostlarımız"dan ilki Mircea Lucescu. Her ne kadar Lucescu’nun teknik adamlık kariyerinin sonuna doğru geldiği bu yıllarda Zenit’e sırf maddi nedenler için geldiği söylense ve takım Rusya Ligi’ne bu sene istediği gibi başlayamasa da (5 maçta 2 galibiyet 3 beraberlik), ben Zenit’in rahat bir şekilde grup lideri olarak son 32’ye kalacağını düşünüyorum. Bu kupanın eski şampiyonlarından olan Zenit, bu sezon da turnuvanın favorileri arasında olabilir. Grupta ikinciliğe en yakın aday ise AZ Alkmaar. Geçen senenin patlama yapan oyuncusu Vincent Janssen’i Tottenham’a gönderen Hollanda temsilcisi, Hollanda Milli Takımı’nın değişmezi Jan Vlaar önderliğinde sağlam bir savunma hattına sahip. Geçen seneki lig dördüncülüğünde önemli pay sahibi Van Overeens ve Henriksen gibi oyuncular, bu sene de kadroda.

Şota, İsrail'e pozitif enerji veriyor

İsrail temsilcisi Maccabi Tel Aviv ise Hajduk Split’i penaltılara kalan rövanş maçında mağlup edip UEFA Avrupa Ligi gruplarına adını yazdırdı. Onlar da dünyayı saran akıma dayanamayıp en önemli yıldızları Eren Zahavi’yi yükselen Çin furyasına kurban verdiler. Maccabi Tel Aviv’in bu seneki teknik patronu ise gruptaki ikinci “eski dostumuz” ve biz bu eski dostumuzu aslında çok seviyoruz. Haberi olmayan futbolseverler çok şaşıracaktır ama Maccabi’nin bu seneki teknik patronu, Şota Arveladze. Uzun seneler Süper Lig’imizi esprileriyle ve pozitif enerjisiyle şenlendiren Şota, o naif esprilerini artık İsrailli futbolseverlere sergiliyor olmalı. Şota’nın Süper Lig’imizden Maccabi’ye giderken yanında Haris Medunjanin ve Oscar Scarione’yi de alıp götürdüğünü söyleyelim. Maccabi’nin kadrosunda dikkat çeken bir diğer isim ise Liverpool’un eski yıldızı, 36 yaşındaki Yossi Benayoun. Grubun en zayıf halkası İrlanda ekibi Dundalk, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde BATE Borisov’u saf dışı bırakarak büyük bir sürprize imza atmıştı ama play-off’da Legia’ya karşı tutunamadılar. Bir sürpriz olmazsa grubu sonuncu bitireceklerdir. Eski dost Şota’yla birlikte daha dikkatli izleyeceğimiz Maccabi Tel Aviv, geçen sene bir Şampiyonlar Ligi deneyimi edinmiş olsa da AZ Alkmaar’a karşı biraz daha geride. Yine de bu iki takımın grupta ikinci olmak için, sonuna kadar mücadele vereceği aşikar.

Şota, İsrail'e pozitif enerji veriyor

İsrail temsilcisi Maccabi Tel Aviv ise Hajduk Split’i penaltılara kalan rövanş maçında mağlup edip UEFA Avrupa Ligi gruplarına adını yazdırdı. Onlar da dünyayı saran akıma dayanamayıp en önemli yıldızları Eren Zahavi’yi yükselen Çin furyasına kurban verdiler. Maccabi Tel Aviv’in bu seneki teknik patronu ise gruptaki ikinci “eski dostumuz” ve biz bu eski dostumuzu aslında çok seviyoruz. Haberi olmayan futbolseverler çok şaşıracaktır ama Maccabi’nin bu seneki teknik patronu, Şota Arveladze. Uzun seneler Süper Lig’imizi esprileriyle ve pozitif enerjisiyle şenlendiren Şota, o naif esprilerini artık İsrailli futbolseverlere sergiliyor olmalı. Şota’nın Süper Lig’imizden Maccabi’ye giderken yanında Haris Medunjanin ve Oscar Scarione’yi de alıp götürdüğünü söyleyelim. Maccabi’nin kadrosunda dikkat çeken bir diğer isim ise Liverpool’un eski yıldızı, 36 yaşındaki Yossi Benayoun. Grubun en zayıf halkası İrlanda ekibi Dundalk, Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde BATE Borisov’u saf dışı bırakarak büyük bir sürprize imza atmıştı ama play-off’da Legia’ya karşı tutunamadılar. Bir sürpriz olmazsa grubu sonuncu bitireceklerdir. Eski dost Şota’yla birlikte daha dikkatli izleyeceğimiz Maccabi Tel Aviv, geçen sene bir Şampiyonlar Ligi deneyimi edinmiş olsa da AZ Alkmaar’a karşı biraz daha geride. Yine de bu iki takımın grupta ikinci olmak için, sonuna kadar mücadele vereceği aşikar.

Kupa 2’de A, B, C, D gruplarını analiz ettik. Yolumuz daha uzun. Serinin diğer yazılarında kalan 8 grubu da irdeleyeceğiz. Yazımızdan keyif aldığınızı ümit ederek, diğer iki Avrupa Ligi değerlendirme yazısında buluşmak üzere diyorum.

(Yazıdaki tüm görseller, UEFA Avrupa Ligi resmi twitter hesabı @EuropaLeague'den alınmıştır.)

Kupa 2’de A, B, C, D gruplarını analiz ettik. Yolumuz daha uzun. Serinin diğer yazılarında kalan 8 grubu da irdeleyeceğiz. Yazımızdan keyif aldığınızı ümit ederek, diğer iki Avrupa Ligi değerlendirme yazısında buluşmak üzere diyorum.

(Yazıdaki tüm görseller, UEFA Avrupa Ligi resmi twitter hesabı @EuropaLeague'den alınmıştır.)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.