Astroloji ve Bilim

Ece Soylu 05.10.2016

Astrolojiye bilimsel açıdan yaklaşırsak, gazetelerin burç sayfalarını okumayı bırakmamız gerekebilir.

Pek yakında hayatınızın aşkını bulacağınızı, finansal açıdan parlak günlerin geldiğini ya da kariyerde yükselişe hazır olmanız gerektiğini söyleyen burç yorumlarınızı okuyup sevinçle sayfayı kapattıysanız, hevesinizi kursağınızda bırakacak birkaç bilgiyle karşınızdayız. TDK tarafından ‘yıldız falı’ olarak tanımlanan astrolojinin, tanımından da anlaşılacağı üzere hiçbir bilimsel dayanağı yok. Dolayısıyla astrolojinin bilim dalı olup olmadığını tartışan milyonlar nefesini boşuna tüketiyor.

Pek yakında hayatınızın aşkını bulacağınızı, finansal açıdan parlak günlerin geldiğini ya da kariyerde yükselişe hazır olmanız gerektiğini söyleyen burç yorumlarınızı okuyup sevinçle sayfayı kapattıysanız, hevesinizi kursağınızda bırakacak birkaç bilgiyle karşınızdayız. TDK tarafından ‘yıldız falı’ olarak tanımlanan astrolojinin, tanımından da anlaşılacağı üzere hiçbir bilimsel dayanağı yok. Dolayısıyla astrolojinin bilim dalı olup olmadığını tartışan milyonlar nefesini boşuna tüketiyor.

Astroloji nasıl ortaya çıktı?

Astroloji nasıl ortaya çıktı?

Astroloji ve Bilim
Astroloji ve Bilim
Kaynak: Pinterest
Kaynak: Pinterest

Gök olaylarına bakarak kehanetlerde bulunmak, ilk uygarlıkların varlığından beri süre gelen bir alışkanlıktır. Ancak bu gökyüzü gözleme olayı sadece doğaüstü güçlerin toplumları cezalandırmak için deprem yaratacağı öngörüsünde bulunmak için değil, yıldız konumlarına bakarak gelecek mevsimi tahmin etmek veya hava durumunu gözlemlemek gibi amaçlara da hizmet etmiştir. Güneş’in ışığıyla ısındıklarını anlayan, yağmur suyunun bitkilerini büyüttüğünü gören ilk insanlar için Güneş de su da birer Tanrı’ydı. Dolayısıyla doğada gerçekleşen tüm olayların nedeni yukarılarda bir yerlerde var olan ilahi bir güç veya güçlerdi. Şimdiki astroloji ve astronomi kavramlarının birbirine karıştığı ilk zamanlarda, gözlem yapabilme bilgiye ulaşabilmek için tek yoldu. Yıldızların haritasını çıkararak o gün gerçekleşen olayları not alan ilk Mezopotamya uygarlıkları, yıldızların benzer konumu aldıkları zamanlarda yine aynı olayların yaşanacağı öngörüsünde bulunarak kehanetler ortaya atmaya başladılar. Daha sonraki dönemlerde ilk teleskobun icadı ve dinlerin ortaya çıkmasıyla Tanrı’ya bakış açsının değişmeye başlaması, astronominin bilimsel bir alan olarak astrolojiden ayrılmasına yol açtı.

Gök olaylarına bakarak kehanetlerde bulunmak, ilk uygarlıkların varlığından beri süre gelen bir alışkanlıktır. Ancak bu gökyüzü gözleme olayı sadece doğaüstü güçlerin toplumları cezalandırmak için deprem yaratacağı öngörüsünde bulunmak için değil, yıldız konumlarına bakarak gelecek mevsimi tahmin etmek veya hava durumunu gözlemlemek gibi amaçlara da hizmet etmiştir. Güneş’in ışığıyla ısındıklarını anlayan, yağmur suyunun bitkilerini büyüttüğünü gören ilk insanlar için Güneş de su da birer Tanrı’ydı. Dolayısıyla doğada gerçekleşen tüm olayların nedeni yukarılarda bir yerlerde var olan ilahi bir güç veya güçlerdi. Şimdiki astroloji ve astronomi kavramlarının birbirine karıştığı ilk zamanlarda, gözlem yapabilme bilgiye ulaşabilmek için tek yoldu. Yıldızların haritasını çıkararak o gün gerçekleşen olayları not alan ilk Mezopotamya uygarlıkları, yıldızların benzer konumu aldıkları zamanlarda yine aynı olayların yaşanacağı öngörüsünde bulunarak kehanetler ortaya atmaya başladılar. Daha sonraki dönemlerde ilk teleskobun icadı ve dinlerin ortaya çıkmasıyla Tanrı’ya bakış açsının değişmeye başlaması, astronominin bilimsel bir alan olarak astrolojiden ayrılmasına yol açtı.

Astrolojinin neden bilimsel bir geçerliliği yok?

Astrolojinin neden bilimsel bir geçerliliği yok?

Astroloji ve Bilim
Astroloji ve Bilim
Kaynak: Pinterest
Kaynak: Pinterest

Astrolojiyi bilimin sınırlarından içeri sokmayan ilk şey bilimin kendi tanımıdır. Bilim ancak deney ve gözlem yoluyla tekrar tekrar ispatlanabilir olguları içinde barındırabilir. Astrolojik tahminlerin ispatlanma yolu olmadığından bilim olarak sınıflandırmamız imkansızdır. Kaldı ki mevcut bir ispatı tekrar tekrar yapmamız gerekirdi. Bir diğer tutarsızlık yaratacak nokta, astrolojinin çok geniş bir etki alanından söz etmesidir. Dünya üzerindeki her bir insanın yıldızların konumundan etkilendiğini öne sürdüğünüzde, bir kişi dahi yaptığınız öngörüye uymamışsa geçerliliğini yitirir. Dayanaklarınız için insanları farklı kategorilere sokmanız veya etki alanı dışında kalmaya sebep olacak etkileri de ispatlamanız gerekir. Özetle, geleceği bildiğinizi ispatlamanın herhangi bir yolu olmadığından astrolojiyi ispatlamanız da imkansızdır.

Astrolojiyi bilimin sınırlarından içeri sokmayan ilk şey bilimin kendi tanımıdır. Bilim ancak deney ve gözlem yoluyla tekrar tekrar ispatlanabilir olguları içinde barındırabilir. Astrolojik tahminlerin ispatlanma yolu olmadığından bilim olarak sınıflandırmamız imkansızdır. Kaldı ki mevcut bir ispatı tekrar tekrar yapmamız gerekirdi. Bir diğer tutarsızlık yaratacak nokta, astrolojinin çok geniş bir etki alanından söz etmesidir. Dünya üzerindeki her bir insanın yıldızların konumundan etkilendiğini öne sürdüğünüzde, bir kişi dahi yaptığınız öngörüye uymamışsa geçerliliğini yitirir. Dayanaklarınız için insanları farklı kategorilere sokmanız veya etki alanı dışında kalmaya sebep olacak etkileri de ispatlamanız gerekir. Özetle, geleceği bildiğinizi ispatlamanın herhangi bir yolu olmadığından astrolojiyi ispatlamanız da imkansızdır.

Peki, astrolojinin bilim olup olmadığı tartışmaları neden hala sürüyor?

Peki, astrolojinin bilim olup olmadığı tartışmaları neden hala sürüyor?

Astroloji ve Bilim
Astroloji ve Bilim
Kaynak: Avanse
Kaynak: Avanse

Astroloji ve bilim ikilisi tartışmaları ihtimaller üzerinden sürmeye devam ediyor. Tüm evrenin atom ve atom altı parçacıklardan oluştuğu ve tüm bu parçacıkların hareketlerinden kaynaklanan enerjinin varlığı bilimsel bir gerçek. Tüm evrenin aynı yapıda olduğu düşünüldüğünde evrendeki her bir madde de enerji olarak birbirine bağlı demektir. Astrolojinin bilimsel olduğunu öne sürenler de bu temel fizik gerçeğinden yola çıkıyor, evrende her şey birbirine bağlıysa uzaydaki yıldız hareketlerinin insanlar üzerinde etki yaratması da kaçınılmazdır. Ancak, fizik konusuna çok aşina değilsek mantıklı bulabileceğimiz bu yaklaşım, fiziğin matematiksel boyutunda geçerliliğini yitiriyor.

Astroloji ve bilim ikilisi tartışmaları ihtimaller üzerinden sürmeye devam ediyor. Tüm evrenin atom ve atom altı parçacıklardan oluştuğu ve tüm bu parçacıkların hareketlerinden kaynaklanan enerjinin varlığı bilimsel bir gerçek. Tüm evrenin aynı yapıda olduğu düşünüldüğünde evrendeki her bir madde de enerji olarak birbirine bağlı demektir. Astrolojinin bilimsel olduğunu öne sürenler de bu temel fizik gerçeğinden yola çıkıyor, evrende her şey birbirine bağlıysa uzaydaki yıldız hareketlerinin insanlar üzerinde etki yaratması da kaçınılmazdır. Ancak, fizik konusuna çok aşina değilsek mantıklı bulabileceğimiz bu yaklaşım, fiziğin matematiksel boyutunda geçerliliğini yitiriyor.

Temel kuvvetler, astrolojinin geçersizliğinin bilimsel kanıtı.

Temel kuvvetler, astrolojinin geçersizliğinin bilimsel kanıtı.

Astroloji ve Bilim
Astroloji ve Bilim
Kaynak: Pinterest
Kaynak: Pinterest

Doğada kanıtlanmış 4 temel kuvvet bulunuyor. Zayıf ve güçlü nükleer kuvvetler atom içi kuvvetler olup madde boyutunda etki etmeyen kuvvetlerken, yerçekimi ve elektromanyetik kuvvet etki alanı madde boyutunda gerçekleşen iki kuvvettir. Yıldızlar ve Dünya göz önünde bulundurulduğunda elektromanyetik kuvvet de geçerliliğini yitiriyor, çünkü elektromanyetik kuvvetin etki alanı yıldızlar ile Dünya arasındaki mesafede etkili olacak kadar güçlü değil. Dünya merkezinin manyetik alan etkisi atmosferi bile aşmadan son buluyorken, bizden milyarlarca kilometre uzaklıktaki bir yıldızın üzerimizde kayda değer bir etki yapması imkansız. Göz önünde bulundurabileceğimiz son kuvvet, yerçekimi kuvveti. Ancak yerçekimi kuvveti de yıldızlar ile dünya arasındaki mesafede oldukça küçük bir etkiye sahip. Yine de nano boyuttaki sayılara denk bir etkinin dahi bir şeyleri değiştirebileceğini göz önünde bulundursak bile, bu sefer de dünya üzerinde bize daha yakın olan milyarlarca maddenin etkisini de hesaba katmamız gerekecektir. Her bir binanın, dünya üzerindeki her bir insanın üzerinizdeki yerçekimi etkisini hesaplayıp yıldızları da hesaba katarak bir sonuca ulaşmanız oldukça zordur. Zaten böyle bir hesaplamada yıldızları hesaba katmak son derece gereksiz olacaktır, etrafımızda etki alanına girdiğimiz o kadar nesne varken, yıldızların etkisi matematiksel olarak bile dikkate değer bir değişiklik yapmayacaktır. Sonuç olarak son umudumuz yerçekimi kuvveti de astrolojiyi bilim sınıfına sokamadı.

Kısaca, şu an varlığını bildiğimiz kuvvetler ve bilimsel verilerle astrolojiyi gerçeklik payı olmayan bilim dışı bir uğraş olarak tanımlıyoruz. Varlığından haberdar olmadığımız farklı kuvvetlerin etkisiyle gerçekleşen olaylar olma ihtimali tabii ki var ancak yine kanıtlayamadığımız sürece bir şey ifade etmiyor. O yüzden astroloji 21. yüzyıl için sadece hurafe sıfatını alabiliyor.

Doğada kanıtlanmış 4 temel kuvvet bulunuyor. Zayıf ve güçlü nükleer kuvvetler atom içi kuvvetler olup madde boyutunda etki etmeyen kuvvetlerken, yerçekimi ve elektromanyetik kuvvet etki alanı madde boyutunda gerçekleşen iki kuvvettir. Yıldızlar ve Dünya göz önünde bulundurulduğunda elektromanyetik kuvvet de geçerliliğini yitiriyor, çünkü elektromanyetik kuvvetin etki alanı yıldızlar ile Dünya arasındaki mesafede etkili olacak kadar güçlü değil. Dünya merkezinin manyetik alan etkisi atmosferi bile aşmadan son buluyorken, bizden milyarlarca kilometre uzaklıktaki bir yıldızın üzerimizde kayda değer bir etki yapması imkansız. Göz önünde bulundurabileceğimiz son kuvvet, yerçekimi kuvveti. Ancak yerçekimi kuvveti de yıldızlar ile dünya arasındaki mesafede oldukça küçük bir etkiye sahip. Yine de nano boyuttaki sayılara denk bir etkinin dahi bir şeyleri değiştirebileceğini göz önünde bulundursak bile, bu sefer de dünya üzerinde bize daha yakın olan milyarlarca maddenin etkisini de hesaba katmamız gerekecektir. Her bir binanın, dünya üzerindeki her bir insanın üzerinizdeki yerçekimi etkisini hesaplayıp yıldızları da hesaba katarak bir sonuca ulaşmanız oldukça zordur. Zaten böyle bir hesaplamada yıldızları hesaba katmak son derece gereksiz olacaktır, etrafımızda etki alanına girdiğimiz o kadar nesne varken, yıldızların etkisi matematiksel olarak bile dikkate değer bir değişiklik yapmayacaktır. Sonuç olarak son umudumuz yerçekimi kuvveti de astrolojiyi bilim sınıfına sokamadı.

Kısaca, şu an varlığını bildiğimiz kuvvetler ve bilimsel verilerle astrolojiyi gerçeklik payı olmayan bilim dışı bir uğraş olarak tanımlıyoruz. Varlığından haberdar olmadığımız farklı kuvvetlerin etkisiyle gerçekleşen olaylar olma ihtimali tabii ki var ancak yine kanıtlayamadığımız sürece bir şey ifade etmiyor. O yüzden astroloji 21. yüzyıl için sadece hurafe sıfatını alabiliyor.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.