Aşk Mars’ı Affeder mi?

Özge Kaya 03.10.2016

Görün bakın aşk insana neler yaptırıyor, nelerden vazgeçiriyor...

Aşk Mars’ı Affeder mi?

3 yıl önce, Mars'a yerleşecek insan kolonisi kurmak amacıyla geliştirilen Mars One projesine seçilen tek İtalyan olan Pietro Aliprandi’nin karşısına hiç beklemediği bir engel çıktı: AŞK.

10 yıl sonra yapılması planlanan Mars yolculuğu için tam 200.000 aday arasından seçilen 100 kişi arasında yer alan İtalyan doktor Pietro Aliprandi, aşık olduğu kadını bırakmamak için bu hakkından vazgeçti.

Hayat işte.

Sen tut, yüz binlerce kişi arasından seçilen 100 şanslı kişiden biri ol, Mars’a gidebilmek için hayatındaki her şeyden vazgeçmeyi, aileni, arkadaşlarını bir daha görmemeyi göze al; aşk ancak o zaman gelsin kapını çalsın.

“Aşk, Mars’tan daha değerli”

Mars One projesine kabul aldıktan sonra tanıştığı Elena’ya kör kütük aşık olan Pietro Aliprandi Facebook hesabında şu açıklamayı yapmış:

“Mars’a gitmek için, dünyanın her tarafından pilotlar, doktorlar, mühendisler ve fizikçilerden oluşan o olağanüstü ekibin bir parçası olmaya kararlıydım. Ancak aynı zamanda, ne kadar denesem de Elena’nın olmadığı bir geleceği de hayal edemiyordum. Mars One projesini bırakmak bende sakat kalmışım hissi uyandırdı. Sanki kendimin %49'u olan maceracıyı, %51'im olan sevgilinin Dünya'da kalabilmesi için geride bırakmak zorunda kalmışım gibi. Bu kararı vermem zor olmadı. Restoranda tatlı seçmek zor olabilir ama benim verdiğim gibi kararlar zaten cevaplarıyla birlikte gelen şeyler. Benim için zor olan, bu kararı kabullenmekti. Ama eninde sonunda bu tip deneyimler bizi daha güçlü kılıyor.”

“İki kere ayrılmayı denedik.”

Ama Pietro Mars’a olan aşkından da hemen vazgeçmemiş. Öncesinde iki kere Elena ile ayrılmayı da denemişler ama ikisinde de başaramayıp birbirlerine geri dönmüşler.

“Bunu yapamadık ve birbirimize geri döndük. Şu an benim için yaşadığımız kara parçasındaki şeylere inanmak daha önemli hale geldi. Bu nedenle, Mars yolculuğu organizatörlerini aradım ve şunu söyledim: Aşkım için bu misyondan vazgeçiyorum.”

Elena da sağduyulu hatunmuş yani, çocuğun hayaline saygı duyup hayatından çıkmayı denemiş en azından. Ben olsam “Beni de götür” diye tuttururdum.

Dost acı söylermiş.

Arkadaşları da bu konuda fikirlerini belirtmekten geri durmamış tabi. Pietro’yu bir kenara çekip “Olum bak yanlış yapıyorsun” demişler.

Tam öyle değil de işte biraz daha kibarcası:

“Elena ile ilk büyük kavganda, bu hayalinin peşinden koşmadığın için pişmanlık duyacaksın.”

Ama aşk laftan anlamıyor işte. Elena ve Pietro çoktan evlilik planları yapmaya başlamışlar.

Yani bana soracak olursanız da Pietro biraz acele etmiş. Sonuçta yolculuğa nereden baksan 10 sene var. 10 seneye kim öle kim kala. 10 sene sonra baktın hala gül gibi geçinip gidiyorsunuz bir bahane uydurup gitmeyiverirsin. Sensiz gidemeyecekler mi Mars’a?

Ama tabii, arka plandaki diğer nedenler Pietro konuştukça ortaya çıkmaya başlıyor.

“Evimi özlemekten de korktum”

Haksız da sayılmaz şimdi. Davulun sesi uzaktan hoş geliyor. Uzay yolculuğu yapmak, Mars’a yerleşen ilk insanlardan biri olmak falan güzel şeyler de tarih yakınlaştıkça insana bir korku da gelir tabi. Hiçbir şey özlemesen ev yemeğini özlersin. Ben de hiçbir şeyden korkmasam Marslı (Martian) filmindeki gibi sürekli patates yemek zorunda kalmaktan korkardım.

Ne diyelim, sonuç olarak Pietro oyunu Elena ve ev yemeğinden yana kullanmış. Bize de onlara Dünya’da mutluluklar dilemek düşer.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.