Artık Deri Bile Akıllı

Bihter Kartheuser 25.04.2016

Akıllı telefonlar, akıllı saatler, akıllı evler, akıllı mutfak aletleri, akıllı arabalar... Akıllı olmayan ne kaldı?

2000'li yıllara girdiğimiz zamanki milenyum coşkusunu hatırlayanlar vardır aranızda. Yalnızca bir yüzyılın dönüşümüne değil aynı zamanda da bir bin yılın dönüşümüne tanıklık ettik, ediyoruz. Cep telefonları bile hayatımıza henüz girmişti, şimdi aradan yalnızca on beş yıl geçmişken geldiğimiz noktaya bir bakın! Orta Çağ'daki bilimsel ve teknik gelişmelere bakarsak, on yıllara, hatta yüzyıllara yayılan gelişmeler, bugün günler ve aylar içerisinde gerçekleşiyor. On beş yıl önce bugün gelinecek noktayı ancak bilim kurgu filmlerinde görebilirdik. Şimdi ise tam da bir bilim kurgu filminin içinde gibiyiz.


Bir yandan günlük yaşamımızı kolaylaştıracak çok sayıda teknolojik ürün piyasaya sürülürken, diğer yandan da sağlık alanında inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Şüphesiz bu gelişmeler çok sayıda hastaya yaşam umudu verirken, birçok engelli bireyin de günlük yaşantısını kolaylaştırarak engellerini ortadan kaldırıyordur.



Uzuvları bir sebeple kesilmiş bireylerin düşünceleriyle kontrol edilebildiği protez uzuvları biliyoruz. Peki ya bu uzuvlar aynı zamanda bireyin duyularıyla da algılamasını sağlayacak akıllı deriyle kaplıysa... Stanford mühendisleri tarafından geliştirilen akıllı deri, insan derisinden bin kat daha duyarlıydı. Basınca duyarlı derinin yanı sıra kendi kendini iyileştirebilen deri de geliştirilmişti.


Fotoğraf: Kim et al./Nature Communications


Güney Koreli bilim insanlarının geliştirdiği akıllı deri ise şimdiye kadar üretilmiş en akıllı yapay deriydi; gerçek deri gibi esnek, basınca, ısıya ve neme duyarlı bir yapay deri... Araştırmacılar bir sonraki aşamanın, prostetik eli kapladıkları yapay deriyi hastanın sinir sistemine arayüzle ekleyerek, yapay derinin algıladığı hisleri kişinin de algılayacağını söylüyor.


Fotoğraf: University of Tokyo, Someya Group


Akıllı deri transparan, silikon ve esnek bir madde olan polydimethylsiloxane'den elde ediliyor. Maddenin içine yerleştirilmiş silikon şeritler sıkışma ve gerilme oluğunda elektrik üretiyor böylece dokunsal bir geri bildirim elde ediliyor. Aynı şekilde bir nesnenin sıcak ya da soğuk olduğuyla ilgili de geri bildirim alınabiliyor. Kapasitörlerden yapılmış nem sensörleri, kapasitörlerdeki depolama oranı değiştiğinde ortamdaki nemi algılayabiliyor. Prostetik cihazların ve yapay derinin doğal hissedebilmesi için ısı profillerinin insan beden ısısıyla eşleşmesi ve kontrol altında tutulması gerekiyor.


Bugün gelinen aşama ise, prostetik uzuvların sinir sistemine bağlanabileceğinin sinyallerini veriyor. Japon bilim insanlarının geliştirdiği e-deri sayesinde organlardaki oksijen değerleri ölçülebiliyor. Böylece operasyon sırasında ve sonrasında hastanın kanındaki oksijen değerinin ölçülmesi bekleniyor. E-deri; insan vücudunun ince-film elektronikleriyle belli belirsiz tabakalar halinde elektronik ögelerle donatılmasını mümkün kılacak. Bu bir bakıma elektronik bir cihazın giyilmesi gibi, ancak ince, konforlu ve yumuşak oluşu bu giyilme hissini ortadan kaldırıyor. Robot insana çeyrek kala!


Bihter Kartheuser


2000'li yıllara girdiğimiz zamanki milenyum coşkusunu hatırlayanlar vardır aranızda. Yalnızca bir yüzyılın dönüşümüne değil aynı zamanda da bir bin yılın dönüşümüne tanıklık ettik, ediyoruz. Cep telefonları bile hayatımıza henüz girmişti, şimdi aradan yalnızca on beş yıl geçmişken geldiğimiz noktaya bir bakın! Orta Çağ'daki bilimsel ve teknik gelişmelere bakarsak, on yıllara, hatta yüzyıllara yayılan gelişmeler, bugün günler ve aylar içerisinde gerçekleşiyor. On beş yıl önce bugün gelinecek noktayı ancak bilim kurgu filmlerinde görebilirdik. Şimdi ise tam da bir bilim kurgu filminin içinde gibiyiz.


Bir yandan günlük yaşamımızı kolaylaştıracak çok sayıda teknolojik ürün piyasaya sürülürken, diğer yandan da sağlık alanında inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Şüphesiz bu gelişmeler çok sayıda hastaya yaşam umudu verirken, birçok engelli bireyin de günlük yaşantısını kolaylaştırarak engellerini ortadan kaldırıyordur.



Uzuvları bir sebeple kesilmiş bireylerin düşünceleriyle kontrol edilebildiği protez uzuvları biliyoruz. Peki ya bu uzuvlar aynı zamanda bireyin duyularıyla da algılamasını sağlayacak akıllı deriyle kaplıysa... Stanford mühendisleri tarafından geliştirilen akıllı deri, insan derisinden bin kat daha duyarlıydı. Basınca duyarlı derinin yanı sıra kendi kendini iyileştirebilen deri de geliştirilmişti.


Fotoğraf: Kim et al./Nature Communications


Güney Koreli bilim insanlarının geliştirdiği akıllı deri ise şimdiye kadar üretilmiş en akıllı yapay deriydi; gerçek deri gibi esnek, basınca, ısıya ve neme duyarlı bir yapay deri... Araştırmacılar bir sonraki aşamanın, prostetik eli kapladıkları yapay deriyi hastanın sinir sistemine arayüzle ekleyerek, yapay derinin algıladığı hisleri kişinin de algılayacağını söylüyor.


Fotoğraf: University of Tokyo, Someya Group


Akıllı deri transparan, silikon ve esnek bir madde olan polydimethylsiloxane'den elde ediliyor. Maddenin içine yerleştirilmiş silikon şeritler sıkışma ve gerilme oluğunda elektrik üretiyor böylece dokunsal bir geri bildirim elde ediliyor. Aynı şekilde bir nesnenin sıcak ya da soğuk olduğuyla ilgili de geri bildirim alınabiliyor. Kapasitörlerden yapılmış nem sensörleri, kapasitörlerdeki depolama oranı değiştiğinde ortamdaki nemi algılayabiliyor. Prostetik cihazların ve yapay derinin doğal hissedebilmesi için ısı profillerinin insan beden ısısıyla eşleşmesi ve kontrol altında tutulması gerekiyor.


Bugün gelinen aşama ise, prostetik uzuvların sinir sistemine bağlanabileceğinin sinyallerini veriyor. Japon bilim insanlarının geliştirdiği e-deri sayesinde organlardaki oksijen değerleri ölçülebiliyor. Böylece operasyon sırasında ve sonrasında hastanın kanındaki oksijen değerinin ölçülmesi bekleniyor. E-deri; insan vücudunun ince-film elektronikleriyle belli belirsiz tabakalar halinde elektronik ögelerle donatılmasını mümkün kılacak. Bu bir bakıma elektronik bir cihazın giyilmesi gibi, ancak ince, konforlu ve yumuşak oluşu bu giyilme hissini ortadan kaldırıyor. Robot insana çeyrek kala!


Bihter Kartheuser


2000'li yıllara girdiğimiz zamanki milenyum coşkusunu hatırlayanlar vardır aranızda. Yalnızca bir yüzyılın dönüşümüne değil aynı zamanda da bir bin yılın dönüşümüne tanıklık ettik, ediyoruz. Cep telefonları bile hayatımıza henüz girmişti, şimdi aradan yalnızca on beş yıl geçmişken geldiğimiz noktaya bir bakın! Orta Çağ'daki bilimsel ve teknik gelişmelere bakarsak, on yıllara, hatta yüzyıllara yayılan gelişmeler, bugün günler ve aylar içerisinde gerçekleşiyor. On beş yıl önce bugün gelinecek noktayı ancak bilim kurgu filmlerinde görebilirdik. Şimdi ise tam da bir bilim kurgu filminin içinde gibiyiz.


Bir yandan günlük yaşamımızı kolaylaştıracak çok sayıda teknolojik ürün piyasaya sürülürken, diğer yandan da sağlık alanında inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Şüphesiz bu gelişmeler çok sayıda hastaya yaşam umudu verirken, birçok engelli bireyin de günlük yaşantısını kolaylaştırarak engellerini ortadan kaldırıyordur.



Uzuvları bir sebeple kesilmiş bireylerin düşünceleriyle kontrol edilebildiği protez uzuvları biliyoruz. Peki ya bu uzuvlar aynı zamanda bireyin duyularıyla da algılamasını sağlayacak akıllı deriyle kaplıysa... Stanford mühendisleri tarafından geliştirilen akıllı deri, insan derisinden bin kat daha duyarlıydı. Basınca duyarlı derinin yanı sıra kendi kendini iyileştirebilen deri de geliştirilmişti.


Fotoğraf: Kim et al./Nature Communications


Güney Koreli bilim insanlarının geliştirdiği akıllı deri ise şimdiye kadar üretilmiş en akıllı yapay deriydi; gerçek deri gibi esnek, basınca, ısıya ve neme duyarlı bir yapay deri... Araştırmacılar bir sonraki aşamanın, prostetik eli kapladıkları yapay deriyi hastanın sinir sistemine arayüzle ekleyerek, yapay derinin algıladığı hisleri kişinin de algılayacağını söylüyor.


Fotoğraf: University of Tokyo, Someya Group


Akıllı deri transparan, silikon ve esnek bir madde olan polydimethylsiloxane'den elde ediliyor. Maddenin içine yerleştirilmiş silikon şeritler sıkışma ve gerilme oluğunda elektrik üretiyor böylece dokunsal bir geri bildirim elde ediliyor. Aynı şekilde bir nesnenin sıcak ya da soğuk olduğuyla ilgili de geri bildirim alınabiliyor. Kapasitörlerden yapılmış nem sensörleri, kapasitörlerdeki depolama oranı değiştiğinde ortamdaki nemi algılayabiliyor. Prostetik cihazların ve yapay derinin doğal hissedebilmesi için ısı profillerinin insan beden ısısıyla eşleşmesi ve kontrol altında tutulması gerekiyor.


Bugün gelinen aşama ise, prostetik uzuvların sinir sistemine bağlanabileceğinin sinyallerini veriyor. Japon bilim insanlarının geliştirdiği e-deri sayesinde organlardaki oksijen değerleri ölçülebiliyor. Böylece operasyon sırasında ve sonrasında hastanın kanındaki oksijen değerinin ölçülmesi bekleniyor. E-deri; insan vücudunun ince-film elektronikleriyle belli belirsiz tabakalar halinde elektronik ögelerle donatılmasını mümkün kılacak. Bu bir bakıma elektronik bir cihazın giyilmesi gibi, ancak ince, konforlu ve yumuşak oluşu bu giyilme hissini ortadan kaldırıyor. Robot insana çeyrek kala!


Bihter Kartheuser


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.