Arabesk Müzik ve Resim Anlayışının Türkiye'deki Tarihsel Gelişimi - I

S. Emre Özcan 20.08.2016

Arabeskin sosyolojik ve etimolojik kökeni: Arabesk kimin müziği?

Arabesk Nedir?

Arabeskin Türk müziği ve resmindeki yerine geçmeden önce, kelime anlamına bakmak iyi olur. “Arabesk” kelimesinin karşılığı, TDK Sözlüğü’nde ilk olarak, “Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü” olarak geçer. “Arap” kelimesinin kökeni ise Türk Dili’nin Etimoloji Sözlüğü’nde “göçebe, konar göçer” anlamlarındadır.

Arabesk Müzik ve Resim Anlayışının Türkiye'deki Tarihsel Gelişimi - I

Sosyoloji profesörü Meral Özbek’se arabeski “çevreye uyumsuzluğun”, “yabancılaşmanın müziği” olarak alıntılar Popüler Kültür ve Orhan Gencebay Arabeski kitabında: Sadece bir müzik olayı olmayan arabesk, kente göçen, kent ortamıyla uyum kuramamış, kentsel yaşantıya katılamamış olan kır kökenli nüfusun kültürüdür. Kırdaki geleneksel ortamı kente taşıyan bu nüfusun, kırsal değerlerini bırakmamasının nedeni de bu uyumsuzluktur.

Arabesk Müzik ve Resim Anlayışının Türkiye'deki Tarihsel Gelişimi - I

Arabesk Kimin Müziği?

“Doğu motifli”, “kuralsız” ve “söz ağırlıklı” olan arabesk müzik, kentli kültürüne sırt çevirmeye, düşmanlık beslemeye başlayan nüfusun, kentte çekilen bu sıkıntıları, bu bunalımı, bu uyum kuramama olgusunu dile getirmek, haykırmak gereksinimini sağlayan bir “yığın kültürüdür”. Ama arabesk tam olarak “kent kültürüne sırt çeviren bir uyumsuzluk kültürü” olarak da algılanmamalıdır. Tam tersine, kent dinamiği ile belirlenen bir “anlam problemi” olduğunu kabul eden, ona yanıt getiren; bu yanıtıyla da bir yandan uyum, bir yandan da direnme taşıyan bir pratiktir. Günlük sorunlardan bir kaçış değil; gündelik pratikte var kalabilme gücünü sağlayan bir enerji kaynağı olarak, bir kültürel buluştur.

Arabesk Müzik ve Resim Anlayışının Türkiye'deki Tarihsel Gelişimi - I

Peki tüm bunlara paralel olarak arabesk müzik tam olarak kimin müziğidir? Nurdan Gürbilek bunun cevabını Vitrinde Yaşamak kitabında çok güzel veriyor: Arabesk, Gürbilek’e göre, şehre gelip köye dönme imkanı olmayan, "ne köylü ne şehirli olanın" müziğidir; çünkü arabesk şehirdeki "yabancı"ya, şehre yabancı olana seslenir. Yabancı, Simmel’in de dediği gibi "bugün gelip yarın kalan" kişidir; bugün gelip yarın gidemeyen, geri dönme imkanı olmayan kişi. Arabesk de işte o "yabancı"nın müziğidir. Hapse giren, çıktığında bıraktığı ortama geri dönme imkanı olmayan, hem içeride hem dışarıda olan devrimcinin müziği. Ama turistin bakışından farklı olarak hem "içerisi"ni hem de "dışarısı"nı içerebilir bakışı; farklı zamanlarda yaşanmış, farklı tarihleri olan kültürleri birer simge olarak yan yana getirerek. Arapça ya da Türkçe, kadercilik ya da devrimcilik, orada bir simge, bir görüntü olarak içerilmiştir. Başlangıçta yolda dinlenen bir müziktir arabesk, uzun yolda, şehirler arası otobüs terminallerinde, konaklama yerlerinde, şehir merkeziyle gecekondular arasında işleyen minibüslerde... Kısacası, ne “içerisi”, ne “dışarısı” olan yerlerde.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.