Aileniz Tarafından Ne Kadar Zehirlendiniz?

Venüslüler Ekibi 27.05.2018

Bugün sahip olduğumuz özelliklerin, verdiğimiz tepkilerin, yaşadığımız duyguların büyük bölümü, ailemizle ilişkilerimize dayanıyor. Çocuklarımız da bizim onlara kazandırdığımız özelliklerle büyüyecekler. Bu nedenle, bu yazıyı okumakta fayda var.

Aileler çok çeşitli nedenlerle çocuk sahibi olmaya karar verebiliyorlar. Eski anlayış 'yaşlandığımızda bize baksın'ken, günümüzün modern çiftleri, çocuklarını yatırımdan ziyade "kendini gerçekleştirme" aracı olarak görüyor. Muhakkak bu cümlenin ardından "Çocuk bir araç değildir" diye düşünenler çıkacaktır ama kişisel olarak, çocuk yapma kararının tamamen bencil nedenlerle verildiğine inananlardanım. Bu bencil nedenler arasında da 'dünyaya faydalı bir birey olsun'dan, 'benim yapamadıklarımı yapsın'a; tamamen anti-bencil görünen sebepler de bulunuyor. Ne var ki dünyaya bir insan getirmek, gerek hormonların ve pişmanlık kaygılarının dürtmesiyle, gerek idealist sebeplerle, gerekse "olması gereken şey" gibi göründüğü için olsun; anne babanın belirlediği bir amaca yönelik.



Yukarıdaki kısım tartışmaya açık olsa da kesin olan bir durum var: Ebeveynlerin davranışları, çocuğun bütün geleceğini etkiliyor ve dünyaya bir insan getirirken, onu yetiştirmek için anne ve babanın, elinden gelenin en iyisini yapması gerekiyor. Tabii ebeveynler de çocuk yetiştirirken büyük yanlışlar yapabiliyorlar; ne de olsa çocuklar kullanım kılavuzuyla gelmiyor.


Peki çocuğu zehirleyen bu yanlışlar nelerdir; toksik bir ebeveyniniz olduğunu nasıl anlarsınız? Aşağıda sıralayacağımız maddeleri genellikle filmlerde görüyoruz ama zehirli aileler aslında her yerde. Hatta belki kendi anne babamız bile bu özelliklerin bazılarına sahipti.


1. Sizin onlara bakmanızı beklerler.


Ebeveyn-çocuk ilişkisinde roller değişmişse, mesela bir anne, çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamak yerine, onun bakım ve ilgisine ihtiyaç duyuyorsa, zehirli bir ilişki gelişir. Basit bir örnek vermek gerekirse, bir anne 7 yaşındaki çocuğuna kahvaltı hazırlamak yerine ona "Kahvaltı hazır mı?" diye soruyorsa, sorumluluğunu yerine getirmeyen bir annedir. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk, kendi başının çaresine bakmayı öğrenir ama zor durumda kaldığında başkalarından yardım isteyemez. Veya tam tersi, sorumluluklarını hep başkalarının üstüne yıkmaya çalışır.


2. Onların duyguları her zaman sizinkilerden önemlidir.


Sağlıklı bir ortamda ebeveynler ve çocuklar birbiriyle empati kurar, baskı oluşturmaya çalışmaz ve birbirlerini kırmamaya özen gösterirler. Zehirli bir ailede ise ebeveynlerin sesi çok yüksek çıkar, talepleriyle çocuk üzerinde baskı kurarlar. Böyle bir aile yapısında sınırlara saygı duyulmaz. Kapattığınız kapı her an izinsiz bir şekilde açılabilir, toplantınız daha sonra konuşabileceğiniz bir konu için teklifsizce bölünebilir, uykunuzdan herhangi bir nedenle uyandırılabilirsiniz. Çünkü anne veya babanızın ihtiyacı ertelenemez, onların istekleri sizin yaşıyor olabileceğiniz her şeyden önemlidir. En basiti, konuşmaya ihtiyaç duyduğunuz için aradığınız anneniz, sizi dinlemek yerine o gün ağırladığı misafirleri anlatmaya başlayabilir. Karşı koymaya çalıştığınızda üzülür, öfkelenir veya size suçlu hissettirmeye çalışırlar. Buna maruz kalan çocuk duygularını bastırır. Bastırılan duyguların bir yerde patlaması ise kaçınılmazdır.


3. Problemlerini gizlemenizi isterler.


Bağımlılık problemi yaşayan ailelerde sıkça görülen bu sorun, pek çok "aile sırrı" doğurur. Bu sırlar ise çocukta utanç, izolasyon ve güven eksikliği yaratır. Örneğin alkolik bir baba, sızdığı için çocuğunun okul toplantısına gitmediyse ve ertesi gün "Öğretmenine babam kaza geçirdi de" diye yalan söyletirse, çocukta birden fazla kişilik probleminin gelişmesine neden olacaktır.


4. Yetişkin olmanıza izin vermezler.


Toksik ebeveynler, sizi kontrol altında tutmak için ya özgürlüğünüzü kısıtlar ya da size suçlu hissettirirler. Bir yetişkin olarak kendi kararlarınızı vermeye çalıştığınızda duygu sömürüsü yaparak, bazen aşırı strese girip gerçekten hastalanarak, kararınızdan dönmenizi sağlamaya çalışırlar. Bazı durumlarda ise, sizin kazandığınız ve kendi istediklerinizi gerçekleştirmenizi sağlayacak para onların kontrolünde olur. Ekonomik özgürlüğünüzü kazanmanıza engel olarak, vereceğiniz kararlara da engel olurlar. Bu ebeveynler çoğu zaman, yetişkin olacak yaşa gelmiş çocuklarına "küçük kız" muamelesi yapar, onların bağımsız bireyler olduğunu kabullenemezler. Eğer onların bir kopyası olmadıysanız muhakkak yanlış yapıyorsunuzdur; dolayısıyla da suçlusunuzdur.


5. Sizi iğnelerler.


Bazı ebeveynler "şakayla karışık" bir şekilde çocuklarının hatalarını veya eksiklerini ortaya dökerler. Çocuğun boyu, kilosu, komşunun kızı gibi becerikli olmaması, zekasının kendisine hiç çekmemesi gibi akla gelebilecek her konuda iğneleyici şakalar yapar, çocuğa kendisini her fırsatta yetersiz hissettirirler. "Ben sana müdür olamazsın demedim, adam olamazsın dedim" lafıyla özetlenebilecek bu duruma karşı koymaya çalışırsanız, size espri yeteneğinizin de hiç gelişmediği söylenir, bir kez daha iğnelenmişliğinizle kalırsınız. Bu ebeveynlerin "espri bombası" olmayanları ise küserler. Ne olduğunu sorduğunuzda "Yok bir şey!" diye cevap verir, pasif agresif davranışlarıyla sizi kontrol altına almaya çalışırlar.



Bu özelliklerin ötesinde, artık yetişkin bir insan olmanıza ve kendi hayatınızı kurmanıza rağmen anne veya babanızdan hala çekiniyor veya düpedüz korkuyorsanız, siz de aileniz tarafından zehirlenmişsiniz demektir.

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Old User
ten points 10
26.Şub
Beğen(0) Beğenme(0)
Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.