Aile İçi İletişim Çatışmaları

Sağlıklı ilişkiler çatışmaların ele alınıp yapıcı bir şekilde çözümlenmeye çalışıldığı ilişkilerdir.

İkili ilişkilerde yaşadığımız iletişim çatışmalarını belirleyen birçok faktör bulunmaktadır. Algılarımız, kişiliğimiz, duygularımız, düşüncelerimiz, sosyal konumumuz, iletişim becerilerimiz gibi birçok faktör, iletişim çatışması yaşamamıza zemin hazırlayabilir. Sanılanın aksine çatışmalar, ilişkiyi yıpratmaz. Çatışmaya verilen tepkiler ilişkiyi yıpratır ya da güçlendirir. Thomas Gordon, Etkili Anne-Baba Eğitimi adlı kitabında çatışmayı, ilişkideki gerçeğin ortaya serildiği an olarak tanımlar. Bu, bir ilişkinin sınandığı andır der. Sağlıklı olmayan ilişkilerdeki çatışmalarda bitmemiş meseleler, kapanmamış konular, sarılmamış yaralar bir anda ortaya çıkıverir. Gerçekten de, aile içinde televizyon kumandasından başlayan tartışma düğündeki masa örtüsünün rengine kimin karar verdiğine kadar uzar. Geçmiş anılar canlanır, o günkü duygular aynı tazelikle hareketlenir. O gün yapılamamış kavgalar, bugün yemek sofrasında yapılmaya çalışılır.

Sağlıklı ilişkiler, çatışmasız ilişkiler değildir

Çatışma yaşamın bir parçasıdır ve sanki hiç olmaması gerekiyormuş gibi, çok kötü bir şeymiş gibi davranılmamalıdır.

Hiç kavga etmeyen, hiç problem yaşamayan çift, aile, ebeveyn-çocuk yoktur çünkü insanların düşünce, istek ve gereksinimleri farklıdır ve bu da çatışmaya zemin hazırlar. Kocasının her söylediğine boyun eğen bir kadın düşünün. Görünürde aralarında hiç çatışma yoktur ama duygu ve düşüncelerini rahatlıkla paylaşabildikleri bir ilişkileri de yoktur. Evde çok sakin olan bazı çocukların okulda birçok problem çıkardıklarına tanık oluruz. Aile ile bunu konuşunca evdeki ebeveyn otoritesinin aslında çocuğun gerçekliğini baskıladığını ve bu modeli okulda ortaya çıkardığını öğreniriz. Aslında aile çocuğun okuldaki davranışlarına çok şaşırır. Çünkü çocuk evde kendini ortaya koymak adına sesini çıkartmamaktadır. Burada da gerçek bir ilişkiden bahsetmek zordur. Yani kısaca şunu söylemek mümkündür: Sağlıklı ilişkiler çatışmasız ilişkiler demek değildir. Çatışmaların ele alınıp yapıcı bir şekilde çözümlenmeye çalışıldığı ilişkilerdir. Çatışmaların nasıl yapıcı bir şekilde çözüleceği ya da çatışmadan nasıl daha güçlenerek çıkılacağı çatışmaların çözümüne nasıl yaklaşılacağı ile ilgilidir.

Aile İçi İletişim Çatışmaları

Aslında neden çatışırız?

Gerek aile içinde gerek sosyal hayatta çatışmaların bir soruna dönüşmesinin temelinde yatan şey kişilerin farklı istek ve ihtiyaçlarda olmaları değil, birbirlerinin istek ve ihtiyaçlarına karşı duyarsız olmalarıdır. Yani, ben pizza yemek istiyorum ve eşim salata yemek istiyorsa, ben onun salata yeme isteğine ve o da benim pizza yemek isteğime duyarlı olduğu müddetçe çatışmanın yıkıcı olmama ihtimali mevcuttur. Bunun yanı sıra kendi varlığımızı ortaya koymak için, isteklerimizi kabul ettirmek için, geçmiş meseleleri kapatamadığımız için, karşımızdakini dinlemediğimiz ya da anlamadığımız için çatışırız.

Hepimizin bir çatışma şekli vardır. Çatışmayı bir savaşa çeviren ve ilişkiyi yıpratan yöntemler, kavga edip zor kullanmak, baskı uygulamak, fiziksel şiddet kullanmak, iki taraftan birinin diğerinin haklı olduğunu kabul edip geri çekilmesi ile çatışmayı sonlandırması gibi yöntemlerdir. Çatışırken ilişkiyi güçlendiren yöntemler ise iş birliği yapmak, gerektiğinde uyum sağlamak, iki tarafında kazanacağı şekilde sorunu yapılandırmak gibi yöntemlerdir.

Aile İçi İletişim Çatışmaları

Günlük hayattan bir örnek…

Günlük hayatımızdan bir örnek vermek istiyorum. Ayşe’nin yapması gereken ödevleri olduğu halde televizyonun başından kalkmadığını ve annesinin de bunu bir sorun olarak kabul ettiğini düşünelim. Çatışma annenin aslında doğru olan şeyi kızına yaptırmaya çalışması ile başlar. Anne önce sakince ödevini hatırlatır. Ayşe televizyonu bırakmaz. Sonra anne sesinin tonunu yükseltir. Ayşe yine umursamaz. En sonunda anne, Ayşe’nin yanına gelip sert ve otoriter bir şekilde hemen televizyonu kapamasını, çok sinirli olduğunu, ceza vereceğini söyler. Ayşe korkarak televizyonu kapatıp ödevinin başına geçer. Bu durumda çatışma başlamadan biter gibi gözükse de aslında Ayşe annesine boyun eğmiş ve onun doğru olduğuna inandığı şeyi yaparak aslında içinde çatışmıştır. Ama korkusundan fazla üsteleyememiştir. Yani aslında ilişki, bir tarafın kazanıp diğer tarafın kaybettiği bir savaşa dönüşmüştür. Görüldüğü gibi çatışmanın illa da bağırarak ya da kavga ederek gerçekleşmesine gerek yoktur.

Bu konuyu yapıcı bir şekilde çözüp ilişkiyi kuvvetlendirmek mümkündür. Çocuklar sorumluluklarını öğrenirken ailelerinden destek alırlar. Ödev yapmak da kazanılacak bir sorumluluktur. Ayşe’nin zaten bu sorumluluğu bildiği varsayımıyla hareket edersek, annesinin ona ödevlerini hatırlatmasına bile gerek yoktur. Eğer ödevlerini yapmamayı seçerse sonuçta karşılaşacakları Ayşe’nin sorumluluğundadır. Bu durum, herhangi bir güç savaşına girmeden konuşulup çözülebilir.

Bir sonraki yazıda insanların çatışma çözme stratejilerinden bahsetmek üzere yazımı sonlandırıyorum.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.