Ahmet Altan Serbest, Mehmet Altan Tutuklandı

İnci Vardar 22.09.2016

Geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan gazeteci - yazar Ahmet Altan ve kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan hakkında karar verildi.

Ahmet Altan Serbest, Mehmet Altan Tutuklandı

15 Temmuz darbe girişimine ilişkin tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen gazeteci - yazar Ahmet Altan serbest bırakılırken, kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan ise tutuklandı. 10 Eylül'de gözaltına alınan iki kardeş dün akşam Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılarından Can Tuncay'a 4,5 saat ifade veren Altan kardeşler "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs", "Örgüt propagandası yapmak" ve "Örgüte yardım ve yataklık" suçlarından tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, gazeteci - yazar Ahmet Altan'ın serbest bırakılmasına karar verirken kardeşi Prof. Dr. Mehmet Altan hakkında ise tutuklama kararı verdi.

Mehmet Altan'ın savunması

İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği'nde hakim karşısına çıkan Mehmet Altan ifadesinde, "Fetullah Gülen'i tanırım. Yüz yüze bir heyetle gazetecilik amacıyla görüşmüşlüğüm vardır. Fetullah Gülen'in nihai hedefinin ne olduğunu bilmiyorum. Hakkımdaki örgüt üyeliği iddiasını kabul etmiyorum. Gülen'in elini öptüğüme dair iddiada bulunulmuş ise de iddia sahibi özür dilemiştir. Evimde 6 adet bir dolarlık banknot bulunmuştur. Bunlardan birisi 1990 yılında basılmıştır ve kullanılmayacak vaziyettedir. Diğer 5 adet bir dolarlık banknot ise cüzdanımda bulundu. Bu paraların yurt dışına çıktığımda kullanıyordum. 2012 yılında gazetede yazılar yazıyordum. 2016 yılının Ocak ayına kadar herhangi bir gazetede çalışmadım. Bu tarihten sonra "Özgür Düşünce" isimli gazetede köşe yazarlığı yaptım. Bu gazete 15 Temmuz tarihinden önce kendiliğinden kapanmıştır. Ben gazetenin kimin kontrolünde olduğunu bilmiyorum. Benim darbe girişimine katılmam söz konusu değildir. Darbe aleyhine kitaplar yazmıştım. 28 Şubat sürecinde mağdur olduğum için şahsım komisyona davet edilmiştir. 14 Temmuz 2016 günü "Can Erzincan TV'deki programda dile getirdiğim husus yasama, yürütme, yargıya ilişkindir. Darbe olacağından haberim yoktu. O televizyon konuşmasından kastettiğim yapı devlet organlarıdır" dedi.

Ahmet Altan'ın sübliminal mesaj verdiği iddia edilmiş

Ahmet Altan Serbest, Mehmet Altan Tutuklandı

Serbest bırakılan Ahmet Altan ise ifadesinde şunları dediği öğrenildi:

"Hakkımdaki gözaltı ve arama kararında sübliminal mesaj vermek suretiyle FETÖ örgütüne destek verdiğim iddia edilmiştir. Sübliminal kelimesinin anlamı insan bilincinin algılamadığı mesajları bilinçaltına yerleştirme anlamına gelmektedir. Bu durum skandal niteliktedir. Bilinçaltına hükmetmem nedeniyle tutuklanmam isteniyor. Yine hakkımda balyoz davasına destek olmamdan dolayı örgütün faaliyetlerine katkıda bulunduğum iddia edilmektedir. Balyoz davasıyla ilgili yargılama sonucunda verilen beraat kararının bir kısmı temyiz edilmiştir ve halen Yargıtay'da görüşülmeyi beklemektedir. Bu nedenle Balyoz davasının bir kumpas davası olduğu kabul etmek mümkün değildir. Cumhurbaşkanı da Adalet Bakanı da darbe girişimi olduğunu kabul etmişlerdir. Bu nedenle bu iddialar doğru değildir. Uzun süredir yazarlık yapmaktayım ve 2012 yılına kadar da gazetecilik yapmıştım. Yazdığım yazılardaki amacım kötü giden devlet yönetiminin düzeltilmesine hizmet edecek yazılardır. Cumhurbaşkanını ya da hükümeti eleştirmem beni darbeci yapmaz."

Ahmet Altan, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

"Hayatım boyunca darbecilere karşı çıkmışımdır. Bu nedenle darbecilerle birlikte olmam mümkün değildir. Yazmış olduğum iki adet yazıda kötü gidişatı eleştirmeye yöneliktir. Yazılardan bir kısmı alınmıştır bu yüzden farklı anlam yüklenmiştir. yazdığım yazılar uyarı yazılarıdır. Basın özgürlüğü kapsamındadır. Ben Ağır Ceza Mahkemesi'nde şu an 52 yıl hapis istemiyle yargılanmaktayım ona rağmen kaçmadım. Halen buradayım. Örgüt üyesi değilim. İddiaları kabul etmiyorum. Fetullah Gülen ile hiç görüşmedim. Kendisini sadece basından tanırım. Amacının ne olduğunu bilmiyorum. Darbe girişimini FETÖ Terör Örgütünün gerçekleştirdiğini Genelkurmay Başkanının açıklamalarından biliyorum. Savunmam bundan ibarettir."

Ahmet Altan'ın her hafta Pazar günleri ikametine en yakın polis karakoluna giderek imza atmasına karar veren mahkeme Ahmat Altan'ın yurt dışına çıkışını yasakladı.

Ahmet Altan Serbest, Mehmet Altan Tutuklandı

Basın özgürlüğü kamu yararını hedeflemelidir ve sınırsız değildir

Mahkeme, Mehmet Altan ile ilgili bölümde şu ifadelere yer verdi:

Şüpheli basın mensubu olması nedeniyle gazeteci faaliyeti çerçevesinde görüşlerini ifade ettiğini belirtmiştir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaat özgürlüğü ve özellikle düşünceyi açıklama özgürlüğü önemli bir yer alır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. Maddesi'nde güvence altına alınmış olan bu özgürlük Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin de bir çok kararına konu olmuştur. Mahkemenin çeşitli kararlarında belirtildiği üzere 'Düşünceyi açıklama özgürlüğü sadece devletin veya toplumun benimsediği görüşleri değil, toplumun yadırgadığı hatta kaygı verici bulduğu düşünceleri de kapsar. Basının özgürlüğü birçok uluslararası belgede ve birçok devletin Anayasasında düzenlenmiş ve güvence altına alınmıştır. 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da basın özgürlüğü Anayasa'nın 'Temel haklar ve ödevler' başlığını taşıyan ikinci kısmında yer almış ve 'Kişinin Hakları ve ödevlerine ilişkin ikinci bölümde 28-32 maddeler arasında düzenlenmiştir. Bundan başka Anayasa'nın 22. maddesinde Haberleşme Hürriyeti", 25. ve 26. maddelerinde "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti" ile "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" yer almıştır. Demokratik toplumlarda basının en önemli görevi kamu yararını ilgilendiren olay ve konularda haber vermek, açıklamalar yapmak, eleştiri ve değer yargıları sunmak suretiyle toplumu aydınlatmak ve kamuoyu oluşturmaktır. Ancak her özgürlük gibi basın özgürlüğü de sınırsız değildir. Bizzat Anayasa'da ve Basın Kanunu'nda basın özgürlüğünün sınırları belirlenmiştir. Basın özgürlüğü kamu yararını hedeflemelidir. Bu anlamda olmak üzere kamuoyunu ilgilendirmeyen, güncel olmayan, gerçeğe aykırı olan, kişisel kin ve intikam aracı olarak kullanılan sansasyon amacına hizmet eden, kendisine rakip olan kişi ya da kurumları çökertmeye çalışan açıklamalar kamu yararına yönelik olamaz. Askeri darbeye zemin hazırlamak maksadıyla propaganda mahiyetinde yıllar boyunca süreklilik arz edecek şekilde görüş bildirmek, yayın yapmak ve tek yanlı olarak bilgilendirmelerde bulunmanın 'Haberleşme Hürriyeti', 'Düşünce ve kanaat hürriyeti ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi konusunda herhangi bir izahata gerek bulunmamaktadır."


Kaynak: DHA

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.