ABD - Küba İlişkisinin Tarihsel Süreci ve Günümüz

Oğuzcan Kervancı 10.09.2016

Yarım asırdan fazladır süren düşmanlık dostluğa dönüşüyor: ABD - Küba... İkili ilişkileri nasıl bozuldu ve günümüzde düzelmeye başladı mı?

Soğuk savaşta birbirlerine karşı olan ABD ve Küba, 18 ay süren gizli görüşmelerinden sonra 2014'ten beri ilişkilerini normalleştirmeye başladı. Buzların erimesinde önemli bir aşama da son günlerde atıldı. İki ülke arasında 1961'de kesilen tarifeli ticari uçuşlar geçtiğimiz haftalarda tekrar başladı. Bu uçuş ikili arasında turizm, ticaret gibi konularda da yeni bir sayfa açılması anlamına geliyor.

ABD ve Küba ilişkileri ne zaman ve nasıl bozuldu?

ABD - Küba ilişkilerindeki karışıklıkların başlangıç noktası soğuk savaşa dayanıyor. 1959 yılında Fidel Castro ve bir grup devrimci Havana'da ABD'nin desteklediği Fulgencio Batista yönetimini ele geçirdi. ABD yönetimi, Castro'nun politik düşüncelerine dair birtakım kaygı ve şüphelere sahip olsa da yeni hükümeti tanıdı. Ancak Castro yönetimi Sovyetler Birliğiyle birlikte sıkı ilişkiler kurmaya başladı ve ticareti artırdı. Bunların yanı sıra Amerika'dan alınan ürünlere yüksek vergiler koydu ve Amerikanlara ait mülkleri millileştirdi.

Amerika da buna ekonomik yaptırımlarla cevap verdi. John F. Kennedy başkanlığındaki ABD, Küba’ya seyahat kısıtlamaları getirdi ve tam ekonomik ambargo uyguladı. Örneğin Washington yönetimi, Küba için çok büyük bir öneme sahip olan şeker ithalatını keserek neredeyse bütün ihracatı da durdurdu. Bu gelişmelerin ardından iki ülke ilişkileri pamuk ipliğine dönmüş oldu.

ABD - Küba ilişkileri 1960’lı yılların başında gerilimin zirvesine tırmandı.

1961'de Amerika artık ikili bağları kopardı ve gizliden gizliye Castro rejimine son vermek için operasyonlara başladı. Bu amaçta özellikle iki tane olay dikkatimizi çekiyor. Bunlardan ilki, ABD'nin desteğini alan Küba'daki sürgünlerin Fidel Castro'yu devirmek için yaptığı “Domuzlar Körfezi Çıkarması”. Bu girişim başarısız oldu ve ABD - Küba arasındaki adı konmamış savaş halinin daha da tırmanmasıyla sonuçlandı. Bir diğer olay ise bizim de, yani Türkiye'nin de içinde yer aldığı 1962'deki "Küba Füze Krizi". Bu kriz, ABD'nin Türkiye'ye SSCB'nin de Küba'ya nükleer başlıklı füze yerleştirmesiyle başladı. Dünyada nükleer savaş tehlikesi oluşmuş ve dolayısıyla soğuk savaş döneminin de en çarpıcı olaylarından bir tanesi olmuştur.

ABD yönetimi, 1961-62’deki olayların devamında Küba’yı ekonomik ve siyasal olarak yalnızlaştırmayı görev edindi. SSCB’nin dağılmasından sonra bile 1992 Küba Demokrasi Yasası ve 1996 Helms-Burton Yasası ile ambargoyu daha da güçlü hale getirdi. Bu yasalarda Küba’da Castro’suz, özgür ve adaletli seçimle gelen demokratik bir hükümet başa gelmediği sürece ambargoların kaldırılmayacağı belirtildi. (Raúl Castro 2018’de Küba başkanlığını bırakacağını açıkladı).

Obama dönemiyle birlikte normalleşmeler başladı.

2009’da ABD Başkanlığına seçilen Barack Obama geldiği ilk günden beri Küba ile iyi ilişkiler kurmaya başlayacağının sinyallerini verdi. Geldiği sene de seyahat ve para transferiyle alakalı bazı kısıtlamaları kaldırdı ve aynı zamanda, telekomünikasyon şirketlerinin Küba’da daha fazla servis vermesi için izin verdi.

Derken…

Küba yönetimi casusluk yaptığı gerekçesiyle ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nda çalışan Alan Gross’u 2009’un sonlarına doğru Havana’da tutukladı. Gross’un görevi, Küba’daki küçük bir Yahudi topluluğu için iletişim ağlarını kuvvetlendirmekti. Küba yönetimi ise onu rejimi zayıflatmaya yönelik bir ajan olarak gönderildiğini düşünüyordu ve bunun sonucunda onu 15 senelik hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, Raúl Castro “Küba Beşlisi” olarak adlandırılan ve ABD’de yakalanan ajanların da serbest bırakılmasını istedi.

Bu olayın haricinde bu ilişki normalleşmesindeki bir başka engel ise 1982’den beri ABD'nin Küba’yı teröre destek veren ülkeler arasında tanımlamasıydı.

Düzelme zamanı geldi.

İnişli çıkışlı bir ilişkinin ardından 17 Aralık 2014’te Barack Obama ve Raul Castro kameralara yaptığı eş zamanlı açıklamada ilk defa tam anlamıyla diplomatik ilişkileri yeniden düzenleyeceklerini belirttiler. Bu açıklamaların ardından,

  • Küba Beşlisi tam anlamıyla ABD tarafından serbest bırakıldı.
  • Alan Gross ve ABD ajanı Rolando Sarraff Trujilo serbest bırakıldı.

Serbest bırakılmalar haricinde, ABD Küba’yı teröre destek verenler listesinden çıkardı. Aynı zamanda seyahat, bankacılık, iletişim gibi alanlarda pek çok kısıtlamanın kalkması için anlaşmalar yapıldı. Daha sonra ABD ve Küba, büyükelçiliklerini başkentlerde olmak üzere 20 Temmuz 2015’te açtı. Bu artık tam anlamıyla bir diplomatik yenilenme sürecinin sinyaliydi.

(Bu arada, Küba hükümeti elli yıldan fazla süren ticari kısıtlamaların kendilerine yaklaşık 1.126 trilyon dolar’a mal olduğunu hesaplamıştır.)

Son gelişmeler

20 Mart 2016’da, yaklaşık 88 yıl sonra, ilk defa bir ABD Başkanı Küba’yı ziyaret etti ve Raúl Castro başta olmak üzere oradaki halkla görüştü. (Bu ziyaret esnasında tabii ki protestolar yaşandı.)

Bir diğer gelişme ise yazının başlığında belirttiğim gibi on yıllar ardından ülkeler arasında ilk doğrudan tarifeli uçuşun gerçekleşmesiydi. Yaklaşık 150 yolcuyu taşıyan uçak, Küba’da Che Guavera’nın anıt mezarının bulunduğu Santa Clara kentine indi. Bundan önceki en son uçuş ise pervaneli bir uçakla yapılmıştı.

Diğer bazı başlıklar:

  • Seyahat edenler ABD kredi kartı ve banka kartlarını kullanabilecek,
  • ABD şirketleri bazı küçük firmalara yatırım yapabilecek.
  • ABD sigorta şirketleri Küba’yı ziyaret eden veya orada yaşayan halka seyahat, sağlık sigortası verebilecek.

Normalleşme, Küba’nın serbestleşmesinde çok kilit bir rol oynuyor. Hatta öyle ki yakın zamanda IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşların etrafında Küba'yı görmek çok büyük bir sürpriz olmayacaktır. Benim için ekonomiden daha önemlisi, dünya barışına da çok büyük bir katkıda bulunulduğunu söylemek gerekiyor. En sonunda dünya barışının bu örnekte olduğu gibi liderlerde olduğunu söylemek hiç de zor olmasa gerek. Unutmamak gerekir ki tarih gelişmek için yeni yollar arayan ve çıkmaz yollara etkili bir diplomasiyle girmeye cesaret eden politikacıları onurlandırır.

BU YAZARDAN

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.

Bu habere henüz site içi yorum yazılmamış.

Gazetemsi
Facebook'ta takip et Twitter'da takip et Youtube'da takip et Instagram'da takip et

©2016 Gazetemsi.com. Her hakkı saklıdır.